14 Temmuz 2014 Pazartesi

Yeniden Dene!

Blog dedigin de boyle bir sey be blogsever arkadasim,.
Arada blogun yazari gelip icini dokuyor.
Biz blogseverlere de o ic dokmeleri dinlemek, dinlemek, dinlemek dusuyor.
Blogsever olmak da zor bak. Kolay degil.
Sanki kendi derdin azmis gibi gel bir de iki keyiflenmek icin okudugun blogda dert dinle.
Olacak is degil.
Ama ne yaparsin oluyor iste.

Bu Gulcin var ya bu Gulcin dun aksam, yok gece, yok yok be sabah 5te cikti ofisten.
5 diyorum bak.
Hani hava aydinlanmis oluyor.
Ay dede yerini gunese birakiyor falan.
O kadar gec yani.

Ve ne oldu biliyor musun onca emek hicbir ise yaramadi.
Yani proje tamamlanamadi da.
Hatta sabah 4:30da aldigimiz kararla yaptigimiz kadari da geri cekildi.
Yani bu sabah sanki dun verdigimiz onca emek hic olmamis gibi.
Basladigimiz yere donduk.
Ustelik onca insan bu projenin bu sabah bitmis olmasini beklerken. 
Tahmin edecegin uzere hic de eglenceli bir durum degil :) 

Kismet.
Hayat.
Hayirlisi.
Elbet bu proje de bitecek.
Bitmeyen proje mi var canim.
Her iste bir hayir var.
gibi onlarca cumle yazabilirim.
Hicbiri bulundugumuz durumu degistirmese de, onca emegi geri getirmese de, bizi bu halde kurtaramasa da soylenecek baska ne var ki...
Calismaya devam.
Hayirlisi.

Hem Samuel Beckett ne demis de tenisci Wawrincka koluna dovme yaptirmis...
ever tried, ever failed, no matter, try again, try harder, fail again, fail better
denedin ve yenildin mi? onemi yok. yeniden dene, daha guclu dene, yeniden yenil, ama daha iyi yenil...

Displaying photo.JPG

Biz de denedik ve yenildik.
Ama onemi yok...
Yeniden deneyecegiz.
Daha guclu deneyecegiz.
Ve umarim bu sefer yenilmeyecegiz.

Motivasyonum yerinde de uykum var bak onu inkar edemeyecegim :)
Haydi ben calismaya
Bana sans dilerseniz pek hora gecer. :)
Haydi size de iyi haftalar efendim :)

10 Temmuz 2014 Perşembe

Bugun bunu cok sevdim

Sadece sevmedim.
Bayildim, bayildim!

Hasan Amca marangoz.
Cok fonksiyonlu bir kanape icat etmis.
Izlemeye baslamadan once ne ola ki bu dedim.
Sonra izledikce svedim sevdim.

Bir kere bence her eve lazim bir sey yapmis amcam.
Hele her Londra evine kesinlikle lazim bir sey.

Turkiyede evler genis amcacim sen bu icadi Londraya gonder bak nasil patlayip gidiyor :)
Haydi siz de izleyin Hasan amcami :)


Bu arada arkada bulasik makinasi yerlestiren teyzemle bir konusmak istedim ben :)
Neler anlatir kimbilir :)

8 Temmuz 2014 Salı

Kos Gulcin Kos!


Bundan 3 yil belki de biraz daha fazla onceydi, biz Ozanla bir gercegi kabul ettik:
Spor salonuna para odemekle saglikli, sportif, fit vs. olunmuyordu. 
Bu gercegi kabullendigimiz gun hayatimizda yeni bir donem basladi. 
Spor salonu uyeliklerimiz iptal edilirken, ironik bir sekilde spor hayatimizin daha buyuk bir parcasi haline geldi. 
Nasil mi?
Sokakta kosarak!

Ya da soyle diyeyim, mesele kosmaksa, hele Hollanda’da illa spor salonuna gitmek gerekmedigini anlayarak. Bana kalsa bunu anlamazdim elbette ama Ozan sagolsun bu projeyi de hayata gecirmek konusunda israrci oldu. Spor salonu uyeliklerimizi iptal ettigimiz hafta elinde bir kosu plani ile geldi eve. Iste tam da soyle bir planla.



Programin amaci, 1 dakikadan baslayip yavas yavas kosma suresini arttirarak 30 dakikaya kadar kosabilir hale gelmek. 

Benim programa ilk tepkimse su oldu:
Bu ne Ozan ya! Ben zaten ciksam 15-20 dakika rahat kosarim!

 Bu kendime yersiz guvenim ettigim buyuk sozler, keza Ozan beni ikna etmeye calisirken bu programin cok sacma oldugunu bile soylemistim, evet soylemistim; kosmaya ilk ciktigimiz gun itinayla tarafimdan geri yutuldu! Ilk on adimin sonunda soylediklerimden pisman olmus, programi yazana minnettar olmaya bile baslamistim. Neden mi?

1. Bir kere spor salonunda kosmakla sokakta kosmak arasinda dunya kadar fark vardi. Sokakta kosarken o surekli ileriye gitme ivmesi insani yorgunluktan bitiriyordu.

2. Acik havada oksijeni alan, ve muhtemelen acik havaya cok aliskin olmayan cigerler kosarken resmen oksijenden yaniyordu. Gercekten!

3. Ve programin ilk adimindaki 1 dakika kosarken cok uzun! 2 dakika ise yuruken cok kisaydi :)

Birlikte yaptigimiz ilk kosu sonunda ben de kabul etmistim, sokakta kosacaksak bir program takip edip, vucudu hirpalamadan duzene sokmak sartti. 
Evin tum bieyleri olan Ozan ve ben bu gercekte birlesince bu kosu programi da hayatimizin bir parcasi oldu.
Yani benim hayatimin kucuk, Ozanin hayatininsa buyuk bir parcasi.
Arkadas ne irade varmis adamda!
Bir insan hic aksatmadan bir programa uyar mi?
Uydu!
Ben uymadim :) 
Cogu zaman ya yorgundum, ya hava soguktu, ya kosasim yoktu, ya hasta hissediyordum. 
Ya ya ya.. 
yani bahanem coktu :) 
Ozaninsa azmi coktu :)

Ve 1-2 yilin sonunda bu minik kosu prgraminin hayatimizda yarattigi degisiklikler soyle oldu:
- Bir kere biz Hollandalilar 6 dan sonra cok sokakta olmuyor saniyorduk. Yanilmisiz. Adamlar barda restoranda degilmis evet megerse kosuyorlarmis :)
- Kosmak Hollandalilar tarafindan kabul edilme surecinde cok onemli bir adimmis. Herkes mi gulumser, herkes mi selam verir kosarken insanlara. En cok kosarken entegre olmus hissettik eminiz :) Durum Ingilterede de ayni :)
- Bu kosu program bitti ama kosmak artik bizim evde en cok tecih edilen spor. Tabi ki daha cok Ozan tarafindan. Ben oyle findiktan fistiktan takiliyorum iste :)
- Duzenli kosunca ve duzenli beslenince hayat kalitesi artiyormus kesinlikle. Hatta insan azmederse kilo bile verebiliyormus. Azmederse diyorum ama. Mesela Ozan kosmaya basladigimiz ilk 2 yilin sonunda 15 kilo verdi. Ben kosmaya basladiktan sonra 2 kilo aldim.
Ben bir yerde yanlis yapiyorum ama neyse :)

Bu yaziyi niye mi yazdim?
Cunku su adim madim pesinde kosarken ben yeniden kosmanin guzelligini kesfettim. Resmen insanin ustundeki kotu enerji kosarken azaliyor. Ne guzel! Hah iste tam da o yuzden ben dun kendimce en uzun araliksiz kosumu yaptim. 5 km/ 35 dakikada.

Evet kosanlar icin cok kucuk bir rakam, Ozan 2-3 yildir fazladir bundan daha uzun kosuyor mesela. Ama olsun benim icin buyuk bir rakam mutluyum :) 

4 Temmuz 2014 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim

Always look on the bright side of life!
Her zaman hayatin parlak taraflarina bak!
du dup du dup du dup du dup du dup


Cok seviyorum bu sarkiyi ben.
Oyle polyanna falan oldugumdan degil.
Tamam sozleri guzel de ben en cok o islik caldiklari kismi seviyorum.
Ve hayata amannn diyorum
du dup du dup du dup du dup du dup
:)
Hayata tam da du dup demeye ihtiyacim var su ara.
O yuzden bugun de boyle :)

Diyor ki parcada...
Hayattaki bazi seyler kotu olabilir.
Hatta bunlar seni gercekten cildirtabilir. 
Ve hatta bazi seyler sana kufur bile savurtturabilir. 
Hayatin cilveleriyle ugrasirken
Bosver sikayet etme. 
Onun yerine Islik cal!
Bak goreceksin bu yaptigin herseyin iyi gitmesine yardimci olacak!

Iste bu yuzden sen gel....
Her zaman hayatin parlak taraflarina bak.
Her zaman hayatin aydinlik taraflarina bak.
du dup du dup du dup du dup du dup

E oyleyse...
haftasonuna girerken haydi o zaman hep bilrikte
du dup du dup du dup du dup du dup :)

1 Temmuz 2014 Salı

Gulcin ofisten bildiriyor: Karmakarisik

Londrada-toplu-tasima-kullanirken-basiniza-gelebilecek-aksilikler serisinden sahneler yasadigimiz bir sabahin daha sonunda ise gelmis bulunuyorum sevgili blogsever arkadasim. 
Saat 09:35.
Normalde de 8de ise gelen bir insan degilim ama bu saate kadar kahvemi cayimi icip maillerimi okumus olmayi tercih ederim tabi.
Neyse. Neyse!

Bu Londra var ya bu Londra trafik ve ulasim konusunda Istanbul'u aratmayabilir soyleyeyim. 
Ha tabi trenler olmasa. 
Bir de metro. 
Hatta teleferik bile var sehrin gobeginde. 
Thames'in bir kiyisindan digerine gecmek icin yapmislar. Ben daha kullanmadim kendisini. Cok da akillica bir yatirim olmadigini soyleyenler de var. Ama yani sehirde sehir ici ulasim icin teleferik bile var mi? Var!

Bence Istanbul'a da yapmalilar bundan. 
Vallahi bak. 
Sariyerden bilmem nereye kopru yapacaklarina teleferik yapsalardi bence. 
Oh bogazin ustunden salina salina gecerdik.
Mesire yeri gibi olurdu. Agaclara baka baka suzulurduk havada.
Fena mi yani?

Mesela Macka parkindan Taksime giden bir teleferik vardi eskiden. 
Bilmem hala duruyor mu?
Guzel seylerin omru uzun olmuyor ya emin olamadim hala var midir?
O teleferik sahane bir seydi bence.
Ben ki yuksekten hele hele teleferikten cok korkan bir insanim.
Ama olsun yine de sahaneydi.
Mackada calisiyordum o ara.
Trafige girmeden hop atla teleferige. Oh daha buyuk bir luks, rahat olabilir mi Istanbul'da sorarim size?

Kucukken Izmirde Balcova'da da bir Teleferik vardi.
Hatta o teleferigin ciktigi dagin adi da teleferikti.
Boyle yazinca cok karisik oldu yahu!
Soyle de diyebilirim:
Balcova'da trafik dagi vardi ve ona da teleferikle cikilirdi.
Bak Gulcin duzgun cumle kurunca anlatmasi da kolay oluyormus degil mi?
Hah iste o teleferik daginin tepesinde bir baraj golu vardi. Etrafinda da kendin pisir kendin ye konseptli piknik alanlari.
Cok guzeldi.
Yani oraya ulasana kadar olan teleferik yolculugu benim icin zahmetli olsa da bence orasi cok guzeldi.
Temiz hava, yesillik, trafik araba gurultusu yok. Ye ic oyna!
Guzeldi ya omru uzun olmadi iste.
Kapandi gitti.
Yeniden  acilacakmis galiba.
Haydi insallah!
Iste teleferikten korktugumu ben ilk orada anlamistim sevgili blogsever arkadasim.

Anneannem goturmustu beni oraya. 
Ay benim anneannem cok komik kadindi yahu.
Yolla gezsin.
Ayakkabisi kapida.
Kime cektigim belli galiba :)
Anneannem ay Gulcin teleferik ne harika diye kahkahalar atiyor.
Ben, kafami anneannemin omzuna gommusum, anneanne sallaniyor buuu diye tirtir titriyorum.
Cok uyumlu bir ikiliymisiz canim :)

Yillar sonra Ozanla bir Isvicreye gitmistik.
Dondum o yaziya baktim da sanirim bu blogun en sevdigim yazilarindan biri, bak iyi geldi okumak :)
Teleferik konusuna donersem, korkuyorum elimde degil.
Sallaniyor cunku.
Bir de bir film izlemistim zamaninda. 
Genc bir cift kar tatiline gitmisler. Teleferikte kaliyorlardi. Donma tehlikesi geciriyorlardi.
Sonunda oglan teleferikten atliyordu yardim getirecegim diye.
Ama bacaklari kiriliyordu.
O asagida surunuyor. Kiz yukarida bir basina.
Uwww!
Nasil korkmayayim ha nasil korkmayayim?
Bu muhabbete burada son vermek istiyorum yoksa bir daha teleferik'e binemeyebilirim :)

Ben ne yaziyordum ya?
Bak vallahi unuttum!
Dondum yazinin basina baktim da hatirladim :)
Hah diyormusum ki Istanbul'a da teleferik yapsinlar.
Vallahi yapsinlar.
Kopru yapacaklarina teleferik yapsinlar daha iyi.
Ben korkuyorum falan ama alisiriz napalim yani.

Bir de asil diyordum ki...
Londrada-toplu-tasima-kullanirken-basiniza-gelebilecek-aksilikler serisinden sahneler yasadigimiz bir sabahin daha sonunda ise gelmis bulunuyorum sevgili blogsever arkadasim. 
Bu sabah trenler iptal mi olmadi?
Yolda bozulup mu kalmadi?
Gulcin bambaska istasyonlarda inip ise yurumek zorunda mi kalmadi?
Oldu. Hepsi oldu sevgili blogsever arkadasim.
Hayir bilsem evden o kadar aceleyle cikmazdim.
Vallahi Ozani bile opmeden kosa kosa dustum yola.
Acele ettigime degmedi ona yanarim :)

Simdi bu yazinin boyle karman corman, boyle sacma sapan olmasina bir anlam verebildin degil mi?
Evet daha sabahtan yorgunum.
Yoksaaa cok anlamli seyler yazarim bilirsin :)))
Toplu tasima zor!
Evet, zor. Ama bak saat 09:50 ve ben 4500 adim atmisim.
Eee olumlu bir tanecik yani da olsun degil mi ama?

Haydi sana da bana da iyi gunler.
Bu arada korkuyorum falan ama teleferik guzel sey. 
Manzarali falan.
Kopru yapacaklarina teleferik yapsinlar bence.
Evet evet bence oyle. :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails