En son Haziran ayinda gitmistim Turkiyeye. Tam da gezi olaylarinin patladigi zamanlar. Her duyguyu "en" yasadigimiz donemler. Aradan 9 kocaman ay gecti. Biz o dokuz kocaman ayda ulke degistirdik, yeni bir ulkede yeni bir hayat basaldik. O dokuz kocaman ayda Turkiyede de cok sey degisti. Ve evet o dokuz kocaman ayin sonunda Turkiye biraz baska artik sanki. Bunu oraya gidince biraz daha iyi anladim.
Bu baskalik cogu zaman guzel. Ama bazen de dusundurucu. Mesela sokaktaki insanlarin ne kadar gergin oldugunu bu gidisimde daha iyi anladim. Yurudugunuz yolda, oturdugunuz kafede bir gerginlik var. Iliklerinize kadar hissediyorsunuz bunu. Ha biz burada huzurlu muyuz degilsiz tabi ki ama icine girdigimiz ortamlar bizim kadar gergin de degil tabi ki. Turkiyedeki gerginlikteki artis belki biraz secim etkisi. Biraz da tabi Berkin'in hepimizi sarsan gidisi. Ama ne bileyim hani soyle huzurla ardarda gecen saatler yok sanki artik sokakta. Gecen bir secim arabasi sinirinizi oynatabiliyor. Ya da yolda oylesine yuruken karsiniza cikan bir duvar yazisi bogazinizi dugumleyebiliyor. Bu kotu demiyorum. Ama dusundurucu.
Buradayken evet gundemden kopmuyoruz. Sagolsun sosyal medya. Ben hakikaten sosyal medyaya hayranim. Hayatimin en onemli parcalarindan biri diyebilirim. Ama Turkiyedeyken bir baska turlu etkileniyorsun sosyal medyadan. Hani ben hep soyle dusunuyordum; burada olmasan bence sosyal medyayi bu kadar kullanmam. Yok kesinlikle yanlis. Bilakis Turkiyedeyken insan sosyal medyaya bagimli oluyor sanirim. Cunku televizyonlar yalanci. Gazeteler yanli. Sosyal medya disinda beyninize bir seyleri empoze etmeye calisan bir suru sey var. Ve o bilgi kirliliginden kacabileceginiz tek yer sanirim sosyal medya. O da ne kadar kacilirsa... Sosyal medyadaki bilgi kirliligi de az degil ki. Bunca yalan, dolan ve tarafli bilginin etrafimizda olmasi dusundurucu...
Sanirim gunluk hayatin en buyuk parcasi basbakanin konusmalari olmus artik Turkiyede. Burada takip etmiyor muyuz? Ediyoruz elbette. Dinlemedigim cok az konusmasi vardir kendilerinin. Hatta arada Ozan'a diyorum ben bugun azarimi istmedim dur acayim da dinleyeyim. Yalan mi? Her konusmasinda azarlamiyor mu bizi? Ama Turkiyedeyken bu his de bir baska. Surekli bir yerden basbakan cikiyor ve surekli sirekli insanlari azarliyor sanki. Burada ben kendim istedigimde acip dinliyorum konusmasini yani azarlanacagimi bilerek oturuyorum bilgisayarin basina. Oradaysa isteginizin disinda, evinizde, gittiginiz kafede, orada burada surekli bir basbakan azarina muhatap kalma durumu var sanki. Iste bu gercekten dusundurucu...
En fenasi sanirim sokakta bile hissettiginiz bolunmusluk hissi. Iste buna nasil uzuldugumu anlatacak cumlelerim yok benim. Izmir gorece gorusu belli bir tarafta yogunlasmis bir sehir. Ama orada bile toplu alanlarda konusurken dinlendiginizi hissediyorsunuz. Yorum yaparken bazen geriliyorsunuz. Ne bileyim bir taraf hali gelmis ki sokaga iste asil bu dusundurucu...
Benim hislerim biraz abartili biliyorum. Hassas gunler gecirirken bir de kisa bir sure kalinca Turkiyede bazi seylere duygusal yaklastigimi kabul ediyorum. Ama iste boyle hissettim Turkiye'de. Sanirim halimiz hakikaten dusundurucu...







