Bu Ispanya
cok guzel memleket. Havasi guzel, yemegi guzel, binalari guzel. Seviyorum
Ispanyayi. Daha sadece iki sehrini gordum Ispanya’nin. Madrid ve Barcelona.
Ikisini de seviyorum. Hatta bir kez gezmek, iki kez de is icin gittigim
Barcelonayi her gidisimde daha cok seviyorum.
Bir kere son iki seferdir kis aylarinda gittim Barcelona’ya. Birinde Subatti ve hava 18 dereceydi. Bu sefer Aralik 15 derece. Su Kuzey Avrupa soguklarindan sonra cennet cennet. Ayni Turkiyem gibi.
Sonra ne zaman gitsem midem bayram ediyor. Hic ac kalmadim hic. Bir sabah otelde kahvaltiya yetisemedim. Ne gam. Ofiste alalade bir sandvic alivereyim dedim. Ekmegin ustune domates suruyorlar, peynir. O kadar. Ama nasil lezzetli anlatamam. Sabah aksam yersin yani. Oglen de ondan yedim ben mesela.
Aksam yemekleri benim icin esittir tapas. Ufak porsiyonlar halinde gelen o cesit cesit yemeklerin herbirine ayri ayri bayliyorum. Benim bu sefer ki favorilerim patatas bravas, pimientos (vazgecilmezim), kroket ve grajanho (emin degilim boyle yazildigindan) denilen sandvicler oldu. Ah bir de olur da siz de benim favori restoranlarimdan biri olan El Vaso de Oro' ya giderseniz tuna baligi ve peynir tabagini kesinlikle denemenizi tavsiye ederim.
Yazinin
basindan itibaren Barselonadaki vaktimin tamamini yemek yiyerek gecirmis gibi
gorunsem de ve bunun dogruluk payi olsa da yok yok sadece yemek yemedim.
Oncelikle calistim. Malum gidiz nedenimiz is. 2 gun kapandik odaya toplantilar
toplantilar. Sizi bir sey soyleyeyim mi daha bir de bunlar iyi gunlerimiz. Of
ki ne of :)
Gecen gun Sittirellaya da yaziyordum. Is seyahatlerinden pestil gibi donuyorum. Ama sebep sadece is ya da yol falan degil. Aksamlari ofisten cikip oteline gel dinlen degil mi? Yook ben dolaniyorum da dolaniyorum. Sabah uyu da dinlen degil mi? Yok ben mumkunse sabah da erkenden kalkip dolaniyorum da dolaniyorum. Sonra is seyahatleri neden yorucu? Neden acaba :)
Bu ara seyahtler cok ust uste olunca gitmeden ne otel ne de cevresi hakkinda en ufacik bir fikrim bile yoktu. Ilk aksam projeden arkadasimla dur etrafta ne varmis acaba diye oylesine yuruken bir anda karsimiza Casa Batllo cikmasin mi? Gaudi'nin muhtesem binasi. 3. Gorusum. Her gordugumde baska bir seviyor, binaya bakarken baska seyler goruyorum.
Aslinda Barcelonayla ilgili hangi kaynaga baksaniz bu binayi
gorebilrisiniz. Sanirim ve bence hakederek Barcelonadaki en unlu yapilardan
biri. Aslinda baya islek bir caddede bir apartman. Hani insan gidince yahu bu
kadar guzel bir sey boyle bir yerde ilginc diye de dusunmuyor degil.
Evet 3, kez
gordum casa Battloyu ama bir kere bile icine girmedim. Ici de disi kadar guzel
ve etkileyiciymis. Su siteden fotograflarina baktim evet kesinlikle cok guzel. Aslinda
her gidisimde grime sansim vardi icine zira sanirim aksam 9a kadar ziyarete
acik. Ama iceri girmek 26 euro. Evet evet 1 yetiskin 26 euro. Ne kadar dogrudur
bilmem ama saniriyorum 5 sene kadar once bu binayi bir sirket satin almis ve
iste ondan sonra bilet fiyatlari firlamis gitmis. 5 sene once gitsek
Barcelonaya iyiymis.
Deger mi? Muhtemelen deger. Ama bilmem ben simdilik girmemeyi tercih ediyorum. Laf aramizda hele aksamlari isiklandirildiginda disaridan binayi izlemenin verdigi keyif yetiyor bana. Tavsiye ederim tam karsisindaki bankalara outrun ve keyfini cikarin.
Deger mi? Muhtemelen deger. Ama bilmem ben simdilik girmemeyi tercih ediyorum. Laf aramizda hele aksamlari isiklandirildiginda disaridan binayi izlemenin verdigi keyif yetiyor bana. Tavsiye ederim tam karsisindaki bankalara outrun ve keyfini cikarin.
Aslinda
karsi kaldirimdan da bakmak istiyorum da onunde kocamannn bir agac var. Vallahi
karsi kaldirimdan binayi kapatiyor goremiyorum. Elin adami Casa Batllonun
onundeki agaci bile kesmesin biz taksimde agac birakmayalim aferin. Of tutamiyorum bak yine kendimi.
Hikaye dogru mudur bilmem ama duydugum kadarila bu ev boyle yapilmamis direk. Normal bir binaymis aslinda. Josep Batlló’nun eviymis. O da zamanin unlu zenginlerinden biri. Yanindaki evi sahibi Belcika evlerinden esinlenip dizayn ettirince o da Gaudiye gitmis. Benim evim Onunkinden guzel olsun. Goster sanatini demis. Gaudide iste o siradan evi bu hale getirmis. Hikaye dogru mu bilmiyorum ama dogruysa bu sahane eseri bir kiskancliga borcluyuz yani. Ah bir de Gaudinin muhtesem dehasina tabi. Bayiliyorum, bakmaya doyamiyorum.
Bu Barcelona gezisinde hakikaten hatiri sayilir bir zamani oturup Casa batlioyu izleyerek gecirmis olsam da sehirdeki Christmas isiklari arasinda yuruyecek zamani da buldum. Vurdum kendimi yollara otelden La Ramblaya kadar yurudum. Her yer isil isil. Cok guzel suslemisler Barcelonayi.
Daha once de soylemistim ya bana La Rambla bahane sagindaki solundaki kucuk sokaklar sahane. Her bir sokak ayri isiklandirilmis. Hicbir dukkana girmedim. Ben oyle isiklara baka baka avare avare yurudum yollarda.
Bir de her zaman ki duragim marketime gidip meyve suyumu ictim ve olasi sarap keyiflerimiz icin peynirlerimi aldim. Bir gun beni ulkeler arasinda peynir tasimaciligindan enselerlerse fena bir insan degildir aslinda, malda mulkte gozu yok sadece konu peynir olunca dayanamiyor der misiniz? Simdiden bir savunma hazirlayip koyayim kenara diyorum o ulkeden bu ulkeye peynir tasimaktan kendimi alamiyorum :)
Bir aksam
da sahilde yurudum Barcelona’da. La Rambladan Barcelonataya kadar yavas yavas
salina salina yurudum. Palmiyeler var yolda bir suru. Ve hala yesillerdi
biliyor musunuz? Yesil Palmiyeler, 15 derece hava ve bir yandan arada burnuma
gelen deniz kokusu. Farkettim ki deniz kokusunu ozlemisim.
Ve farekettim ki bu sefer Barcelonayi bana Turkiyeyi hatirlattigi icin daha cok sevdim. Iste gittim geldim. Sadece calismadim biraz da eglendim. Simdi yine baslasin Londra gunleri…
Ve farekettim ki bu sefer Barcelonayi bana Turkiyeyi hatirlattigi icin daha cok sevdim. Iste gittim geldim. Sadece calismadim biraz da eglendim. Simdi yine baslasin Londra gunleri…






























