6 Aralık 2013 Cuma

Bir donemin daha sonu...

Dunya tarihinde kocaman bir donemin daha sonu.
Ne guzeldir 95 yasina kadar yasayabilmek.
Ne acidir en guzel 27 yilini hapiste gecirmek.
Ne mutludur ardinda dunyanin dort bir yaninda ismini anan insanlar birakmak.
Ve ne onurludur inandigin seyler icin savasmis ustelik o savasi buyuk olcude kazanmis olup da bu dunyadan gocmek...


Hiç kimse ten renginden, geçmişinden veya dininden dolayı bir diğerinden nefret ederek dünyaya gelmez! İnsanlar nefret etmeyi öğrenirler ve eğer nefreti öğrenebiliyorlarsa o zaman onlara sevmeyi de öğretebiliriz, zira sevgi karşıtına nazaran insan kalbine daha doğal gelir.

5 Aralık 2013 Perşembe

Bugun bana guzel

Sabah ise surunerek geldim. Hatta dun aksamdan bugun stresi vardi ustumde. Saat 9:30'dan 17:30'a kadar kesintisiz sayisizca toplanti. Sayisi var aslinda 10 tam 10 tane toplantim vardi bugun. Ben nasil dertlenmeyeyim aksamdan :) Oyle arka arkayaydi ki toplantilar yemek yiyecek vakit de olmayacakti ogle yemegi icin sandvic falan hazirladim kendime aksamdan. 

Bir de yine bilmem ne firtinasi gelmis Avrupaya. Adini okudum ama unuttum. Neyse ben firtinayi gormedim de hava dune nazaran baya soguk olacakmis baktim internetten. Aman dedim ise gitmesi bir dert, gun boyu toplanti baska bir dert, aksam firtina artacakmis eve donmesi bambaska bir dert. Oyle iste sabah ise surunerek geldim. Hatta ayaklarim geri geri gitti bile diyebilirim.

Ama hayat surprizlerle doluymus anladim. Korkunc gecmesini bekledigim gun su ana kadar oldukca sessiz ve guzel gecmesin mi :) Bir kere sabah hic tren falan beklemedim. Ben platforma ayagimi bastim trenin kapisi onumde acildi. Dolayisiyla en son istasyona varip, ilk trene binen ve oturan insan ben oldum. Varan 1 yeay!!!

Trenden indim ofise yurumeye basladim. Isiklardan gecmem gerekiyor. Niye bilmem cok uzun sure kirmizi isik yanan ve beklemekten insani sinir eden bir yer. Hava da soguk. Ama sabah isiklara yaklastim ve yesil isik yanmasin mi? Varan 2 yeay!!! 

Ofise geldigimde saat 8:30du. Hani biraz erken geleyim de bir kahve cay icecek vakit  olsun demistim. Bilgisayari actim bir baktim ki 09:30 toplantisi iptal. Itiraf ediyorum sabah 10dan once konulan toplantilara gicik oluyorum. Bildigin gicik. Iste o iptal mailini gorunce ben bir sevinmisim anlatamam. Cayimi aldim bir keyif yapmisim sabah oh! Varan 3 yeay!!!

Gun icinde surprizler devam etti. 11 toplantisi iptal. Kaldi mi sana 8 toplanti. Eh tabi bir de cay icip maillere bakacak zaman da cikti mi :) Varan 4 yeay!!!

12deki toplanti 1 saat surecekti yarim saatte toparladik. Biraz acele etmis olabilirim :) Oldu mu sana bana ogle tatili. Hazirladigim sandvici falan takmadim. Gittim soyle keyiflice bir ogle yemegi yedim. Firsatlari degerlendirmeli. Varan 5 yeay!!!

14'deki yarim saatlik toplanti da iptal olunca bloguma da yazivereyim dedim. Hah iste su an iptal olan 14 toplantisinin bosalan vaktini degerlendirmekteyim :) Benim icin en buyuk keyif. Varan 6 yeay!!!

Velhasil kelam dedigim gibi, korkunc gecmesini bekledigim gun oldukca sakin keyifli bir gun oluverdi. Gun boyu toplantilardan maillere bakamayacagimdan ve ne yazik ki iclerinde mutlaka bugun halletmem gerekenler olacagindan aksam en erken 8 de cikarim derken, gelen mailler cevaplandi, isler yapildi, ustune blog bile yazildi. Daha ne olsun ama degil mi. Bugun bana guzel vallahi :)

Bir sey var yalniz. Donus yolunda trenlerde sorun varmis. Umarim bugunun tum guzelleigi aksam yollarda surunerek gecmez. Gecmez gecmez. Insallah aksam da rahat rahat giderim :) Yani umarim :) 

Kaldi onumde 4 toplanti. Onlari da hallettim mi Gulcin duser yola.

Bugun vallahi bana guzel ya :) Darisi diger gunlerin basina. Supaneke dinimiz amin :)

4 Aralık 2013 Çarşamba

Londra'da... Holland Park...

Londra'da en cok sevdigim seylerden biri parklar. Sehir cok kalabalik. 
Ve bazen gercekten cok yorucu. 
Hele Hollanda'nin sakinliginden sonra bazen benim icin gercekten cok yorucu... 


Ama iste parklar var ya o parklar...
Onlar insanin yorgunlugunu atmasina yardimci oluyorlar. 


Bizim evin cok yakininda da bir park var: Holland Park. 
Evet koskoca Londra'da sen biz git adinda Hollanda gecen yerlere yakin otur :) 
Cekti demek ki ne yapayim :) 


Bizim evin yakininda bu park var biliyorum ama ne zamandir parki bulamiyorum. 
Saka yapmiyorum. Gercekten bulamiyorum. 
Koca park yahu insan nasil bulamaz. 
Ama bulunmayinca bulunmuyor iste :)


Haritadan bakiyorum hemen yurume mesafesi 5 dakika. 
Ama yola cikiyorum, dolan dolan parki bulabilene askolsun. 
Neyse ki gecen gun Ozan bulmus parkin girisini.
Pazar gunu de beraber gittik ama ben kendim bulabilecek miyim henuz emin degilim.


Uzun uzun yuruduk parkta Pazar sabahi.
Oyle uzun yurumusuz ki kahvaltiya gidelim diye yola cikmistik, ogle yemegine yetistik. 
O kadar yani.
Iyi oldu. Iyi geldi.
Selale bile vardi parkta.
Sonra kopekler, kediler, tavus kuslari...


Parkin disina ciktiniz mi evet, kalabalik Londra hayati.
Arabalar, otobusler, insanlar insanlar...
Ama parkin ici butun Londralilar icin bir siginak.
Ustelik bir tane de degil bir suru var boyle park Londra'da.
Evet dunyanin en buyuk, en kalabalik sehirlerinden birinde...
Demek ki isteyince oluyor.
Iyi ki biz de HOlland Parkin yarisi bile olmasa da Istanbulumuzda varolan parkimiz icin birakin park kalsin demisiz.
Ve diyoruz hatta...
Boyle guzel seyleri bizim de Istanbulda yasamaya hakkimiz var sonucta...


Bir firsat bulsam da gitsem yine park oyle guzeldi ki...

3 Aralık 2013 Salı

Mevsimlik isci olmak istiyorum

Deli gibi uykumun oldugu bir gunle daha karsindayim sevgili blogum. 
Gecenlerde bir yerde okudum. Canlilarin en akillisi ayilar, kis uykusunu bulmuslar diyordu. Bence de!
Dogadaki hersey mevsimden mevsime farklilik gosteriyor.
Kuslar mesela baharda yazda daha cok otuyor.
Agaclar kisin yapraklarini dokuyorlar ki bir sonraki bahar yaz icin guc toplasinlar.
Derelerin debisi dusuyor kisin, havanin isisi. 
Ayilara deginmiyorum bile.

Ama bir de biz insanogluna bak.
Her mevsim ayni duzeyde performans gostermemiz bekleniyor.
Yaz-kis-bahar-kar-yagmur-camur... Doga kosullari ne olursa olsun sabahin esselatinda ise gelip, aksamin korune kadar calismamiz ve mumkunse artan ama hic olmadi azalmayan bir performansla calismamiz isteniyor.
Isteniyor da e bu doga kosullarina aykiri. Bakiniz yukarida verdigim ornekler. 


Ofis hayatini sera hayatina benzetmek de mumkun tabi. 
Mevsimsel farkliliklarin en az indirildigi bir nevi akvaryum.
Disarisi kis evet. Ama ofisin sinirlari icine girdiginizde yaz-kis farki kaliyor mu?
Malesef kalmiyor.

Ofis sinirlarini ayarliyor olabilirler de ya bizim vucut sinirlarimiz?
Sizi bilmem ama benim vucudum mevsimler arasinda enerji bakimindan hakikaten farklilik gosteriyor.
Gunesi gordum mu enerjik bir insanim. Bulutlar ustumuze dogru inmeye basladi mi mumkunse birakin beni uyuyayim. 
Velhasil kelam beni bu yilin 12 ayi ayni tempoda calisma isi bana cok uymuyor.
Disarida mevsimler akiyor.
Yahu agaclar yaprak dokuyor. Bazen bahar dallari aciyor. Bazen gunes isinlari dunyanin bu kismina da daha dik aciyla geliyor.
Neden bizim hayatlarimizin hep ayni kalmasi bekleniyor?


Iste o yuzden mevsimlik isci olmak istiyorum. 
Yani yilin belli zamanlari calisayim, cok calisayim tamam ama belli zamanlarinda da kimse dokunmasin bana. 
Uyuyayim mesela.
Ya da tatil yapayim.
Evet ya tatil yapayim.

Oyle bir sansim olsa yazin bos olmayi tercih ederdim sanirim.
Oh gezerdim. Oh yuzerdim butun yaz.
Kisin da calisirdim.

Bir saniye! Bu mantikla ayilara ozenmek olmadi ama.
Ustelik simdi kis olduguna gore calismam da lazim. 
Mantigim bile kisin uyumama izin vermiyorsa sirket nasil versin ya.
Durun ben en iyisi calisayim.

Yine de mevsimlik isci olmak fena bir fikir degil ha?

2 Aralık 2013 Pazartesi

Cuma keyfi



Cuma gunlerini cok seviyorum. 
Ve hatta Cuma gunlerine bayiliyorum. 
Cuma gunleri cok mutlu, cok neseli, cok havamda oyle cok seyler oluyorum. 
Gecen Cuma da oyleydim. Uzun zamandir elimde olmayan bir luksum vardi gecen Cuma gunu: 
kendime ayiracak vakit. 

Aklimdan planlar gecti. 
Acaba alisverise mi ciksam? 
Yoksa yuruyus mu yapsam?
Arkadaslarimla mi bulussam?
Yalniz basima bir kahve icmeye mi gitsem?
Hepsi harika planlardi. 
Hangisine karar verirsem vereyim, eminim bir sekilde guzel vakit gecirecek ve mutlu olacaktim.
Ama ben hicbirini yapmadim gecen Cuma gunu.

Onun yerine cektim pijamalarimi ustume.
Bir mercimek corbasi haziraldim kendime.
Sonra bir iki mum yaktim salonda.
Bir de turk filmleri buldum internette.
Ve oylece uzandim koltukta.


Mercimek corbasini sicak bir cay takip etti.
Ah Nerede filmini Gulen Gozler.
Arada gozlerim kapandi daldim gittim uykuya, arada filmler beni guldurdu de guldurdu.
Iste oyle 2-3 saat uzanmisim koltukta.
Vallahi cok ama cok iyi geldi.

Cuma gunlerini seviyorum.
Gecen Cumayi daha cok seviyorum.
Bir de bu haftanin Cumasi da gelsin diye iple cekiyorum.
Sahi daha Pazartesi degil mi :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails