8 Kasım 2013 Cuma

Tutuyooooruzzz!

Sittirellanin ozel istegi uzerine Tuttuuuuuk! baslikli bir yazi yazmak isterdim ama henuz konrati imzalamadigimizdan Tutuyooooruzzz! yazabiliyorum. Bugun 3'te gidiyoruz kontrati imzalamaya. Suradaki cumbali ev :) Insallah yanlis bir karar vermemisizdir insallah yolunda gider her sey... Yarin ev temizlenecek zira onlarin temiz dedigi ev bizce temiz degil tabi ki. Bir girmeden iyice temizlensin istedik. Sonra Pazartesi sabahi da esyalar gelecek. Sonra yerlesecegiz ve bitti :) Insallah yani :)

Yalniz sunu da soylemeden gecemeyecegim yemin ediyorum kus kadar akil yok bizde. Ne bende ne Ozanda. Olani da zaten su tasinma ev arama surecinde yitirdik bence. Hatta yitirdik, kesin bilgi. Yoksa 16-17 Kasim haftasonunu yani hemen bir sonraki haftasonunu Rotterdamda gecirecek olmamiz baska bir seyle aciklanamaz. Delilik. Baska bir sey degil. Ama kabul edin, delilik bazen akilliliktan guzeldir :)

Her sey benim gecen haftalarda Rotterdama gitmemle basladi. Ben anladim Ozanin da ici gitti ben giderken. Sabah varip da telefonu actigimda soyle bir mesaj vardi telefonda. Rotterdamimiza selam soyle... Sonra ben dondum, konustuk, fotograflara baktik. Hic ozlemisim gibi gelmiyordu ama sen gidince ozledim dedi. Erkeklerle kadinlar farkli iste. Ben hep ozlemisim gibi geliyor, hep aklimda. Onlar da ozluyor aslinda. Ama iste hissedilenler farkli. Bir ara gidelim dedik. Iyi gelir bize.

Dedik. Iyiydi dedigimiz de. O bir aranin bu kadar yakin olacagini dusunmemistik tabi. Sen benim yine acil bir toplanti icin Rotterdama gitmem gerekmesin mi? Burada soyle bir parantez acmak istiyorum. Acil toplanti ne ya? Allahaskina ozel sektordeki acil toplantilarin mantigini biri bana aciklayabilir mi? Sanirsin bir canli enfaktus gecirmis de, yana yakila Avrupanin dort bir yanindan ona mudahale etmeye Rotterdama gidiyoruz. Git Allahaskina. Tamam isimizi ciddiye alalim falan da, boyle acil toplantim var tripleri bana cok komik geliyor. Haydi toplanalim yoksa dunyamiza bilmem kac bin kilometre hizla bir goktasi carpacak. Kos kos kos Rotterdama kos :) Ay neyse bu konuda cok konusurum ben en iyisi parantezi kapatayim.

Iste oyle bir acil! toplanti munasebetiyle benim yeniden Rotterdama gitmem gerektigi ortaya cikti gecen hafta. O zaman daha eve ne zaman tasinacagimiz belli degil, kontrat falan yok tabi ortada. Ozanin da aslinda bir ara is icin gitmesi lazimdi. O da ben onu one alayim mi haftasonu kalalim mi dedi. Esenle Baris da ya gelin cok super egleniriz dedi. Sen biz bir gaza gelmisiz, biletler elimizde.

Buraya kadar cok guzel, ne kadar hos Gulcin tatil yapin iste degil mi? Eh bulundugumuz kosullari dusunursek degil :) Cunku haftasonu ve pazartesi eve tasiniyoruz biz degil mi? Yani insallah. Hani makul mantikli sinirlarda bizim yerlesmemiz lazim degil mi? Yani insan yeni eve tasininca ilk haftasonu gezmeye mi gider canim? Kir dizini evini yerlestir. Iki gezme de cekmece duzenle. Ve bunun gibi pek cok sey geciyor kafamdan. Velkain elimizde biletler.

Amannn ne yapayim ya. O ev illa yerlesecek. Zaten canim annem herseyi utuledi de yolladi. Cikarip koyucaz yavas yavas iste. Ha bir haftasonu once, ha bir haftasonu sonra. Yerlesiriz nasilsa. Diye diye avuturyorum kendimi. Saka bir yana bir hava degisikligi iiyi gelecek ikimize de bence. Hem sirketlerden geliyorken biletler, nasil gezmezin bizim akli evveller degil mi? Firsatlari degerlendirmek lazim. Zamanlama biraz kotu ama olsun :)

Iste boyle onumuzdeki gunlerde benden ses cikmazsa bili ki ya tasiniyorum, ya ucuyorum. Allahim akil versin. Eh iste delilik bizimki baska bir sey degil :)

6 Kasım 2013 Çarşamba

Ev gelismeleri

Neredeyse bir aydan fazla zamandir her aksam, her haftaasonu ev bakmakla gecti zamanimiz. Surada da yazmistim zaten. Londrada ev kiralamak basli basina bir mucadeleymis anladim, anladik. Hic kolay degil. Hakikaten. Hatta gecen gun Ozana dedim ki eger birine cok kizarsam, cok kafami bozarsa "Allah seni Londrada kisitli butceyle ev  bakmak zorunda biraksin" diyecegim. Bana sorarsaniz bir insanin basina gelebilecek en fena seylerden biri :)

Ciddi sekilde umutsuzluga dustugum zamanlar cok oldu. Hatta bir aksam, bir emlakci bizi bir eve goturdu. Hic unutmuyorum bir de yanlis evin numarasini vermis bize. Saatlerce anahtarla yanlis evin kapisini acmaya ugrasti. Sonra baskalarini aradi asil gidilecek evin numarasini ogrendi falan. Acemi. Iste o evden ciktiktan sonra ben resmen agladim. Evet evet agladim. Vallahi.

Ev cok guzel bir sokakta eksi bir Londra evinin ucuncu katindaydi. Sokak cok guzel ama daha binadan iceri girip merdivenlerden cikarken bile icime fenalik basmaya basladi. Duvarlar yikilmaya baslamis. Muhtemelen bir tehlike sinirina ulasmis ki egim, araya egimi olcecek cetveller koymuslar. Eve bir ciktik ki ev dedigi adamin bildigin 1 oda. Odayi 3e bolmusler mutfak, banyo, yatacak yer. Kalorifer yok. Soguk, halilari eski, nemden kokmus resmen. Ve kirasi, o evin bile kirasi bizim Hollandadaki evimizin neredeyse iki kati. Yemin ediyorum bayilacagim sandim. Bir de emlakci bize evi tutturmaya calisiyor. Bu eve bu para istenir mi diyorum. Ee burasi Londra diyor. Al o Londrani sen...

o evin bence cok guzel sokagi...

Iste o aksam moralim cok bozuldu. Oyle bir yerde yasamak istemedim. Evet cok daha kotu yerlerde yasayanlar var, biliyorum. Allah herkesin yardimcisi olsun. Nankorluk ya da simariklik yapmak degil derdim. Ama oyle bir anda geride biraktigini dusunuyor insan. Bizim cok guzel bir evimiz vardi. Ustelik bu evlerden daha da ucuzdu. Niye geldik ki buraya biz... 

Sanirim Londraya geldigimizden beri yasadigim en kotu aksam oydu. Gordugumuz en kotu ev de orasiydi. Sonraki gunlerde sunu anladim ayni butceyle cok daha guzel evler de bulunabiliyor. Umutsuzluga kapilmamak, emlakcilarin oyununa gelmemek lazim. Bir sekilde o evleri de insanlara tutturmaya calisiyorlar iste...

Komik seyler de yasadik ev ararken. Mesela emlakcilarin anahtar savasi gibi. Resmen birbirlerinden anahtar kaciriyorlar. Randevuya 5 dakika kala ariyorlar, kusura bakmayin anahtari bulamiyoruz. Neden? Baska emlakcilar evi kendisi kiralasin da komisyonu kendisi alsin diye anahtari saklamis! Ya da daha fenasi, seni eve goturuyor elinde bir anahtar var ama o anahtar kapiyi acmiyor. Neden? Cunku birisi anahtarlari degistirmis :) Bildigin rezillik :) Bir yandan da acidim emlakcilara artik nasil bir komisyon savasi varsa.

her ev arayanin dostu site :)

Bir de mustemilat hikayesi var ki sormayin. Holland Villas Road diye bir yer var burada. Hayatimda gordugum en guzel villalar o yolda siralanmis. Kapilarinda ucer dorder tane bentley falan var hepsinin. Biz de tam aksam yemegi zamani gittik orada ev bakmaya. Soyle yuruken evlerin icine bir baktim mutfakta ascilar, masalarin basinda hizmetciler falan var. Tobe! Ozanla emlakciyi beklerken burada bize ne gosterebilirler acaba diye konusup duruyoruz. Hayir bir onceki aksam o yukarida baktigimiz odayi gormusuz, tamam elbette bizim de tutabilecegimiz daha guzel evler var ama ayni butceyle bize villa verecek degiller heralde :) 

Degillermis gercekten. O yolda bize villalardan birinin altinda kucuk bir ev gosterdiler. Bugune kadar izledigimiz film ve dizilere itinaden Ozanla o gunden beri biz o evi msutemilat diye aniyoruz :) Saka bir yana gordugumuz en temiz evlerden birydi. Hatta buldum resmini de ekledim buraya. Gercekten cok guzeldi. Ici yenilenmis, gicir gicir. Tarafsiz bir gozle bakinca hakikaten cok guzel bir evdi. Ama yani hissiyati fena. Ust katta hanimefendi yasiyormus bir basina! Zaten yilin buyuk kisminda Ingiltere disinda oluyormus. O disaridayken bize orayi verseler iyi de vermiyorlarmis :) Hayir kadindan hanimefendi diye bahsedince benim gozumde film sahneleri canlandi zaten :) Bir sey degil, muzik acsak asagiya iner kesin gogsunde kocaman brosu ve kafasinda topuzuyla :)



Bize evi hizmetkar teyzemiz gezdirdi. Ay nasil tatli. Bayildim kendisine. Dur sana bahceyi gostereyim dedi. Gordum ben bahceyi dedim. Yok dedi karanlikta gorememissindir. Gorememisim hakliymis. Isiklari bir yakti. Aman yarabbi bir Hyde Park da evin bahcesi resmen. Ama bize yasakmis orasi. Orasi hanim efendininmis. Ev guzeldi ama bizim evimiz degildi sanirim. Ikimiz de istemedik o evi. Bir de laf aramizda korktuk! Zira bizim hizmetkar teyze ayriliyormus isten emekli oluyormus. Sanirim hanimefendi Ozani sofor beni de ahci yapacakti. Duydu tabi mutfaktaki maharetimi :)

Daha neler gorduk neler. Icinde 3 tane cinli kizin yasadigi hayatimda gordugum en daginik ev mi dersin (o evi gordukten sonra hayatta bizim evlerimize daginik, pis falan demem artik), saniyoruz bir sanatcinin yasadigi cok guzel dosenmis ama cok kucuk ev mi dersin, apartman daireleri, eski londra evleri mi dersin. Gorduk de gorduk iste.  Sunu soyleyebilirim ki emlakcilara sorarsaniz hersey Excellent, Fantastic, Lovely. Hepsi bunlari ezberlemis. Les eve gitsen de Excellent, fantastic, lovely. Guzel eve gitsen de. Yani sonunda emlakcilari hic ama hic dinlememeyi ogrendik. Sitelere eklenen resimlerde evler hep cok genis, temiz ve ferah. Nasil oynuyorlarsa fotograflarla. Iste o fotograflara kanmamayi ogrendik

bir baska elimiz gozumuz olan site
Bir de mesela Londarada kiralarin haftalik oldugunu (bildigin sacma), council tax deilen bir sey oldugunu ve bunun yillik 1000 pound civarinda oldugunu, sonra evin elektrik, su, gaz tuketimini gosteren EPC gostergesinin onemli oldugunu vs. vs. vs. ogrendik. Velhasil kelam bu ev arama sureci cok zor, cok yorucu ve ayni zamanda cok ogretici oldu.

Ve sonunda... Icimize nispeten de olsa sinen bir ev bulduk. Ev su son bir ayda gordugumuz en guzel evlerden biri. Temiz, ici yenilenmis. Umuyoruz bize sorun cikarmayacak bir ev. Bizim basta yaptigimiz hesaplara gore malesef daha pahali. Icimize sinmeyen kisimlardan biri bu. Ama yapilacak bir sey yok. O sevmedigim emlakcinin dedigi gibi It is London. Ne yazik ki. O yuzden bunu bir tarafa koyduk. Baktiklarimiz icinde, emsalleri arasinda ygun bir fiyat diye kendimizi avutmaya basladik. 

Evi tuttuk diyemiyorum daha. Cunku kontrati imzalamadik. Burada kontrat imzalanmadan once ciddi bir referans arastirmasi yapiliyor. Onun bitmesini bekliyoruz. Ama bu hafta icinde haber almamiz lazim umarim. Hayatimda hic bu kadar incelenmemistim galiba :)

Iste tum bu incelemeler biterse bizim artik bir evimiz olacak. Insallah huzurla oturacagimiz, insallah mutlu olacagimiz bir ev. Hala surec tamamlanmadigindan gozumuz su yukariya ekledigim sitelerde. Hala ev aramayi birakmadik ama ilk kez bir evi tutmaya bu kadar yaklastik. O yuzden hemen size de haber vereyim dedim :) 



Iste gozumuz bu cumbali evin ustunde. Haydi hayirlisi olsun bakalim :)

5 Kasım 2013 Salı

Evet yine sinirliyim

Ozanla universitede 3. sinifin basindayken baslamisti iliskimiz. Guzel gunlerdi. Cok guzel gunler. Ikimiz de kampuste yurtta kaliyorduk. Bazen cok vaktimiz olurdu cok cok gorusurduk. Ama bazen gunlerce birbirimizi gormedigimiz olurdu. Cunku sanildigi uzere universite ogrencilerinin hayati da hep lay-lay-lomla gecmiyordu. Isimiz, gucmuz, dersimiz, arkadaslarimiz vardi. Tesadufen yolda karsilastigimiz olurdu bazen. Vaktin var mi bir cay icelim mi? Insanin boyle bir cumleyle kalbi kus gibi atar mi yahu. Atardi.  Guzel gunlerdi, cok guzel gunler. 


Iste o guzel gunlerden tam 6 yil sonra evlendik biz Ozanla. 6 yil boyunca hep birlikteydik. Hic ara vermedik iliskimize. Hic hayatlarimiza baskalari dahil olmadi. Ozanin Hollanda'da benim Turkiyede oldugum 2 yil disinda hep ayni sehirde yasadik. Evet, belli bir zamandan sonra evlenecegimizi dusunuyorduk. Ama hic hemen evlenmeyi planlamadik. Ve simdi dusunuyoruz da iyi ki daha erken evlenmedik. Hatta erken bile evlendik, keske 1-2 sene sonra evlenseydik 

Neden mi? Cunku o 6 yilda biz buyuduk. Cunku daha once evlenseydik, acik ve net soyluyorum 2 sene icinde bosanmis olurduk. Zira cok genctik. Muhtemelen her anlasmazligimizda evlenmeyi sorunlarin temeli sayar, en ufak seyde bile iste evlendik de o yuzden boyle oldu derdik. Biz evlenmeden kavgamizi da ettik. ozurumuzu de diledik. Birlikte yasamayi, beraber bir hayati paylasmayi ogrendik. Ha simdi kavga etmiyor muyuz? Ediyoruz tabi ki. Ama anlasmazliklarimizin temel sebebinin evlilik olmadiginin farkina varabilecegimiz yasara geldik.

Niye mi keske daha sonra evlenseydik diyorum? Cunku 2 yil ayri kalmistik evenmeden once. 2 yil ayri yerlerde baska insanlar olmustuk. Keske hemen evlenmeyip o baska insanlar halimizle yine birlikte olsaydik. O baska insanlar halimizle yine beraber bir hayat paylasmayi ogrenseydik evlenmeden once. O zaman evliligimizin ilk yillarini cok daha keyifli gecirirdik.

Evliligin kurallari yok. O yuzden iste ben mesela Ozan ve ben adina konusabiliyorum bu konuda. Ben bizim evliligimizi biliyorum cunku. Baskasi mesela daha erken evlenip cok mutlu olabilir. Baskasinin boyle hazirlik sureclerine ihtiyaci olmayabilir. Baskasi da mesela hic evlenmeden de cok mutlu olabilir. Zira evlilik illa olmasi gereken bir sey degil ve hep soyledigimiz gibi herkesin hayat parametreleri baska. Genel gecer kurallarla yasanamayacak seyler cok hayatta.

E o zaman, universitede evlenenin kredi borcunu silmek ne Allah askina? Vallahii gecip karsilarina haykirmak istiyorum. Dalga mi geciyorsunuz? Siz kimi neye tesvik ediyorsunuz? Siz kotu bir evliligin insani nelere surukleyebilecegini biliyor musunuz? Kadrolasma yuzunden is bulamayip, kredi borcunu ailesi odemek sorunda kalan ve bundan kurtulmak icin evlendirilmesi muhtemel insanlarin yasayacagi buhrani dusunebiliyor musunuz? Kotu bir evliligin' hele ki kolayca degistiremeycekseniz hayatinizi, insanin intihara bile surukleyebilecegini goruyor musunuz?

Aman ne var canim olmazsa bosanirlar diyenlere de bir durun diyorum. Bir durun. Bekara bosanmak kolay ama malesef bosanmak o kadar kolay degil. En azindan herkes icin. O yuzden biz etrafimizdaki cocuklara yahu evlenmeyin, durun bir calisin, onunuzde yillar var derken bir yandan evlenenin kredi borcunu silecegiz diyenlere afdersiniz YUH diyorum.

Insan caniyla oynuyorsunuz. genclerin hayatiyla oynuyorsunuz. Ve bir de su yonden bakarsaniz o korumaya calistiginiz evlilik kurumunun da karizmasini yerlebir ediyorsunuz. Zira borctan kurtulmak icin yapilan evliligin 'buyu'su kalmaz. Hani soyleyeyim o 'kutsal evlilik kurumunuzu' da bu tutumunuzla kesinlikle lekeliyorsunuz.

Ben evlilik halini seven bir insanim. Soran herkese de istiyorsaniz evlenin diyorum. Ama istiyorsaniz. Zamani gelince. Zamanin sizin icin geldigine inaninca. Daha erken degil. Baska seyler icin degil. Hele hele kredi borcunu sildirmek icin hic degil. 

Ayrica bir sekilde o kredi borclarini silecek bir butce rahatligi varsa hukumetin mumkunse hepsini birden silsin rica edelim. Ya da en azindan eskisi gibi faizi kaldirsin. Esitlik bunu gerektirir. Evlenenin borcunu silip evlenmeyeninkini ceza gibi beyaz esyaya endeksli katlamayi degil.

Evet yine sinirliyim.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Londra Gozlemleri 5

Gunler bir bir geciyor. Alisiyoruz. Duraktan eve giden yola alisiyoruz. Ise giderken saatlece yolda olmaya alisiyoruz. Markette esyalarin dizilisine alisiyoruz. Insanlarin konustuklarini anlamaya alisiyoruz. Adim adim, yavas yavs Londrada yasamaya alisiyoruz. Her sey an be an daha normal geliyor gozume. Oyle olur ya hep. Once yabancisindir, sonra alisirsin, sonra bir parcasi olursun gittigin yerdeki hayatin. Hayatin dogal akisi bu. Biz de o akisa kapilip gidiyoruz. Ama yine de hala etrafimizda gorsugumuz seylere sasiriyoruz...


Gozlem 10: Trenlerde cok cok cok fazla charity reklami var.
Charityler buradaki yardim kurumlari. henuz tam olarak inceleme sansim olmadi ama anladigim kadariyla ingilterede cok fazla yardim kurumu var. Cocuklar icin, hayvanlar icin, yaslilar icin. Bu anlamda isleyisi biraz daha anlarsam burada beni mutlu edecek seyler bulabilecegimi dusunuyorum. Hollanda da dileden dolayi, yani Hollandaca bilmedigim icin katilamiyordum hic boyle seylere. Burada insallah katilma sansim olur. Iste trenlerde o charitylerin reklamlari var. Hem de cok. Hemen hemen her trende 2-3 tane reklam goruyorum. Bazilarindan hoslanmadigimi belirtmek zorundayim ama arastiracagim bakalim neymis bu charitylerin asli gorecegim :)

Gozlem 11: Fish and chips guzel bir sey
Ingiliz mutfagiyla cok da tanistik mi emin degilim. Binbir cesit ulkeden yemek var burada. Japon, Hint, Fransiz, Italyan. yediklerimizden hangisi Ingiliz mutfagina giriyor girmiyor emin olamiyorum bazen. Mesela Ingiliz Biftegi diyorlar. BIldigin et. Izgara yapip getirmisler. Izgara etin Ingilizi, Fransizi nasil farkli oluyor ben cok anlayamiyorum. O yuzden su ana kadar yediklerimiz icinde Ingiliz Mutfagi diye etiketleyebilecegim tek sey Fish and Chips. 

Saniyorum, henuz tarifine bakmadim, baligi birali bir sosa batirip kizartiyorlar. Yaninda da patates kizartmasi ve bezelye puresi. Gayet basit, Ama bildiginiz harika! Bayildim ben bu fish and chipse. Bizim evin yakininda da cok guzel yapan bir yer var. Yandim! Zira tahmin edebileceginiz uzere hic de kalori bakimindan masum bir sey degil. Tamam balik yiyorum diye kendini bir yere kadar kandiriyor da isan. Bir yere kadar :) Hemen spor yapmaya baslamam alzim hemen :)


Gozlem 12: Disarida yemek yemek nispeten ucuz sayilabilir
Gecici bir yerde oturmamiz ve hemen hemen her aksam ve her haftasonu ev bakiyor olmamiz sebebiyle, bu ara cok yemek yapamadik evde. Daha cok disaridan yemek zorunda kaldik. Cok memnun degiliz bu halde. Ne kadar pratik olursa olsun surekli disaridan yemek yemek kesinlikle sagliksiz bir sey. Ama ne yapalim mecburduk. Bu arada yemek yapmamak ve mutfak toplamamak isime de geldi tabi ne yalan soyleyeyim :) 
Iste bu disarida cok yemek yedigimiz donemin sonunda gordum ki Londra'da makul mantikli fiyatlara  disarida yemek yemek mumkun. 

Aslinda Istanbul ile cok benzer sayilabilir. Hani Istanbul'da disarida 1 liraya da doyarsin 100 liraya da. Hani ucuza da cok sahane yemekler yersin ama cok abartili mekanlar da vardir ya. Hah iste Londra da tam oyle. Ucuza da cok guzel, lezzetli yemekler var. Boyle tika basa doyup, gayet de uygun fiyatlar odeyip kalabiliyorsunuz masadan. Ama bir yandan cok pahali yerler de var. O yuzden sokakta yuruken onune gelen bir yere girmektense onceden arastirma yapmak faydali olabilir. Hani hesap gelince sok olmamak acisindan.

Hollanda boyle degildi. Hollanda da ucuz ile pahali arasindaki fiyat farki cok fazla degildi. O yuzden cok ucuza yemek yemek de cok mumkun olmuyordu. Ama Londra bu konuda bir Istanbul bana sorarsaniz efendim :)

Burada kullandigim bir site www.toptable.co.uk. Restoran aramak, taramak ve ozellikle haftasonlari icin rezervasyon yaptirmak konusunda faydali. Zira sanirim haftasonlari burada evinde yemek pisiren yok. Rezervasyon yaptirmazsan masa bulabilene askolsun :)


Gozlem 13: Sarap pahali
Bir konudan cok muzdaribim! Yemek keseye gore bulunabiliyor cok sukur. Ama sarap? O iste yok. Bu ulkede sarap bildiginiz pahali. Markette bile pahali. Bira ucuz evet. Ama ben sarap tercih eden bir insan oldugumdan bunun bana bir faydasi yok. Bu konuda Hollandayi cok ozleyecegime eminim. En guzel saraplar bile ucuzdu Hollandamda benim. Burada oyle degil.
Ogrendigimiz kadariyla burada yerel bira sirketlerini korumak uzere, saraba ozel bir vergi ugulaniyor. O yuzden de saraplar pahali oluyor. Allahim dunyanin neresine gidersen git kurtulamiyorsun su vergilerden yahu!


Bu Gulcin de kendini yemeye icmeye vermis diyorsunuz muhtemelen degil mi :) Yok yok bu yaziya boyle gozlemler denk gelmis. Yoksa cok dikkat ediyorum yediklerime ictiklerime diyecegim de olmayacak. Hem yemeden de olmuyor ki. Insanin yemesi lazim ki ev arayabilsin degil mi :) Gunde neredeyse 8 saat yurup ev ararken ne yapayim kendimi yemeye veriyorum. Sonra evlerin halini gorunce de bir kadeh sarap iceyim diyorum. Diyorum da sarap pahali :))

Soz soz yerlesik duzene gecelim ben de yeniden saglikli beslenecegim. Bu blogun sayfalarini Bir Ebru Salli, bir Taylan Kumeli tavsiyeler sayfasina cevirecegim :) Ya da cevirmesem de iyi olabilir bence hani hepimizin ruh sagligi acisinadan :)

Neyse farkettiyseniz, pazartesi sabahi calismamak icin elimden geleni yapiyor, uzun uzun blog yaziyorum. Bir nevi pazartesi sendromuyla basetme sekli. Ama isler beni, isler sizi bekler. Ben o yuzden burada bu uzun ve anlamsiz yazima son veriyor sizlere bol keyifli bir hafta diliyorum efendim. Haydi iyi haftalar :)

1 Kasım 2013 Cuma

Bugun de buna cok guldum


Bir anda karsima cikti.
Tam 10 dakikadir buna bakip bakip guluyorum.
Vallahi gozumden yas geldi gulmekten :)
Biz, evet hala ev ariyoruz :)
Bir yandan calisiyoruz, cok calisiyoruz. O yuzden bu aralar bu sessizligim.
Oyle iste.
Ama ayrintilari gulmekten yazamiyorum bile.
E hadi bugun de boyle olsun Gulcince :)



Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails