9 Temmuz 2013 Salı

Ic dokme...

Canim blogum,

Geri geldik. Hollandaya donduk. Baya oldu aslinda ama ben yeni yazabiliyorum. Ruzgar gibi gecti Turkiye gunleri. Istanbuldaydik, baska yerlerdeydik arkdaslarimizi gorduk, ailelerimizi gorduk ve ismdi geri donduk. Insan oglu kus misali iste bir orada bir burada.

Oyle ozlemisim ki Turkiye'yi. Oyle ozlemisim ki Istanbul'u nasil iyi geldi bu ziyaret bana anlatamam. Orada olmak, insanlarla konusmak, oraya dahil olmak. Hic dinlenemedim ama civi gibiyim diyeyim sana; sen gerisini anla.

Biz Turkiyedeyken cok sey oldu. Hani suraya alt alta yazsam, olaylari bilmeyen biri gelse okusa inanamaz hepsinin sadece bir iki haftada yasandigina. Biz inanamakla kalmiyoruz birebir yasiyoruz iste bunlarin hepsini desek ne derler bize acaba?

Biz Turkiyedeyken bize soylenen de cok sey oldu. Soyleler, boyleler, bunu istiyorlar sunu soyluyorlar. Bir suru sey. Ama iclerinden bir tanesi vardi ki o iste beni kalbimden vurdu. Kirildim be blogum. Vallahi bak incindim. Dediler ki bunlar Turkiye'yi sevmiyorlar. Iste bunu duyunca ben bildigin burkuldum.

Sevmiyormusuz Turkieye'yi. Iyiligini istemiyormusuz. Nasil seviyorum ben Turkieyeyi bir bilseler blogum. Burnumun diregi sizlayarak seviyorum ben Turkiyeyi. Gozlerimi kapattigimda sokaklarini gorecek kadar ozleyerek. Gittigim envai cesit memleketin her kosesinde ondan bir parca, ona benzeyen minnacik olsun bir yer bulmaya calisarak seviyorum ben Turkiyeyi. Onlarca insan yahu bakin rahatiniza donmeyin sakin buralara derken, o rahati falan gormeyip donmeyi dusunecek kadar seviyorum ben Turkiyeyi. Burada herkese onume cikan herkese ulkemi anlatarak, bikmadan usanmadan sorduklarina cevap vererek, onlar da oraya gitsinler bir de mutlu ayrilsinlar diye cabalayarak seviyorum ben Turkiyeyi. Ozleyerek seviyorum, icimde ta icimde ozleyerek, her firsatta yola duserek, sokaklarinda yuruyup, havasini icime cekmek icin bikmadan usanmadan imkanlar yaratmaya calisarak seviyorum ben Turkiyeyi.

Ama sevmiyor dediler. Onlar bu ulkeyi sevmiyorlar. Cok kirildim be blogum, cok uzuldum inan. Ama oyle dendi diye sevmiyor olacak degilim ya. Her gunumu Turkiye ile ozlem gidererek gecirdim ben tatilde. Habire fisildadim memleketimin kulagina sen soylenenlere inanma olur mu ben seni cok ama cok seviyorum diye... 
Bugunluk bu kadar ama Turkiyedeki gunlerimiz yakinda Gulcince'de...

Bir de vicdanlarin dinlenecegi, herkesin elindeki yetki ve gucu dogru kullanmayi dusunecegi hayirli Ramazanlar herkese...

4 Temmuz 2013 Perşembe

Bugun de bunu cok sevdim...

Annem yazliga bir salincak alalim cok istemisti. 
Itiraf ediyorum ben de almayalim, balkonu daraltir, bunaliriz demistim. 
Yanilmisim. 
Keske daha once alsaymisiz. 
Bu salincak yazlikta cok guzel, cok keyifli bir seymis. 
Gecen yil anladim. 


Su salincakta okudugum kitabin keyfi baska hicbir seyde olmadi.
Su salincakta ettigimiz muhabbetin haddi hesabi olmadi. 
Iste o sohbetlerin birinde anneme bu salincak sari beyaz da ne guzel olur anne deme gafletinde bulundim.
Ben sadece hayal kuruyordum.
Yoksa yesili de cok sevmistim, annem sahane yastiklar da dikmis ona. 
Harika gorunuyordu.
Ama hayal iste...
Hani boyle sari beyaz cizgili bir salincak olsa, boyle yesil cimlerin ustunde tatli tatli dursa.
Hayal iste...

Bu sene yazliga gittigimde ne goreyim...
Annem yememis icmemis hayallerimi gercek yapmis:)
Bana sari beyaz cizgili salincak yapmis.
Yetmemis ustune tatli tatli yastiklar yapmis :)


Fikir benden, uygulama annemden :)
Yesil kiliflar da hala bizimleler tabi ki degistire degistire kullanacagiz efendim.
Bir ara tek tek yastiklari da cekesim var ama bugun dayanamadim bu halini hemen ekleyeyim istedim.
Iste ben bugun de bunu sevdim :)

2 Temmuz 2013 Salı

Kahrolsun bagzi seyler!

Ne uzun bir ara oldu bu sefer. Hem de neredeyse surekli bilgisayar basindayken. Ama olmadi yazamadim.  Yazacak cok seyim var. Turkiye yazilari yazacagim yazacagim ama musadenizle once yine Geziyi yazacagim. Cunku sanirim bu tatilin en guzel yanlarindan biri Istanbul'da olmakti. Tam bir bucuk yil sonra yeniden istanbulda olmak. Derin derin nefesler alip Istanbul havasini yeniden icimize cekebiliyor olmak. Yeniden Istanbulun bir parcasi olmak. Ve elbette Gezi Parkinda olmak...

Gezi Parki oyle guzeldi ki... Gercek olamayacak gibi. Baska bir dunya gibi. Karsi olanin belki de tahammul edemeyecegi gibi. Tahammul edemediler de zaten. Yuzum guldu benim Gezi'de. Gozlerim doldu. Icimde umutlar yeserdi. Gozlerimden yaslar suzuldu. 


Gencecik cocuklar vardi Gezide. Umutlu halleri, birbirleriyle yardimlasmalari, dunya dolusu gulumsemeleriyle oyle guzellerdi ki...
Biri oturmus biskuvilere nutella suruyordu gelen gecene vermek icin. 
Biri bostana fide dikmekle mesguldu gezidekiler icin. 
Biri agacin ustundeki hamaga tirmaniyordu Geziye renk katmak icin. 
Oyle guzellerdi ki...


Yasli teyzeler amcalar vardi Gezide. Gururlu bakislari, merakli sorulari, endiseli ama cesaret veren sozleriyle oyle guzellerdi ki...
Biri bahcesinde salatalik yetistiriyormus, o gunun mahsulunu toplamis gelmis Gezideki cocuklar yesin diye. 
Biri torununu merak etmis atlamis gelmis nasil oldugunu gozleriyle gorsun diye. 
Biri haberlerde izlediklerine kendisi gormeden inanmak istememis ben gidip gorecegim demis. 
Oyle guzellerdi ki...


Kucucuk cocuklar vardi Gezide. O gun oradaki resim atolyesine katilmak icon gelmis kucucuk cocuklar. Coskulariyla, sevincleriyle, gulusleriyle oyle guzellerdi ki...
Biriyle kanvasa baris isareti cizdik, digeriyle kocaman bir agac. 
Biri annesinin kucaginda merakla etrafi izlerken yanagindan makas alanlara gulumsedi. 
Biri dedesinin omzunda bizimle karsiliklidokturuverdi. 
Oyle guzellerdi ki...



 Soylenen her seye ragmen Gezi halkindi biz oradayken. 
Parkin arkasina bostan kuran; nane maydanoz ne varsa eken halkin. 
Benim de soyleyecek sozum var ev islerine gidenlere de sendikalar sahip ciksin diyen halkin. 
Elimden gelen bu kurabiye yaptim geldim, hep beraber yiyelim diyen halkin. 
El birligiyle cop toplayan bir yanda kitap okuyan, obur yanda gitar calan, kurduklari dershanede ders veren, yahu siz burada ne yapiyorsunuz diyene derdini sabirla anlatan, 
cadirlar duzenli dursun diye sabirla ugrasan, 
yolda yururken birine carpsa donup defalarca ozur dileyen (gercekten!), anlatilanlara inat halk gibi olan halkindi ben oradayken Gezi. 
Oyle guzeldi ki... 
Oyle guzeldi ki...




Oradaydik, mutluyduk, hatta mutluluktan agladim bile ben be Gezide. Sohbet ettik, sarki soyledik, etrafi izledik... Sonra arkadaslarim yillardir gormedigim arkadaslarim beni gormeye geldi. Istanbulun en guzel, en coskulu bulusma yeriydi Gezi. Sadece muzikten birbirimizi duyamiyoruz diye bir yemek yiyip gelelim istemistik. Tam biz cikarken merdivenin basinda maske satan cocuk "Alir misin abla" dedi. Bu parka, park bu haldeyken mudahale olmaz dedik. Tesekkur edip gectik maskeci cocugun yanindan. 

Tum gun sarkilar soyledigimiz, resimler yaptigimiz parkin kapisindan disari ciktik. Biz cikarken pusette bebekleri, yasli amcalari, teyzeleri genclerle birlikte Gezide biraktik. Yuruduk Geziyi de arkada biraktik. Yuruduk gunduz anne zincirini alkisladigimiz, annelerin genclerle kucaklasmasini aglayarak izledigimiz Taksim meydanini da geride biraktik. Istiklalin kalabaliginda kaybolduk. Sadece yarim saat uzak kalacaktik Geziden. Sonra donecektik orada mutlu olmaya devam edecektik. Ama bir daha Geziye donemedik...


O bizim buraya da mudahale edilmez ki dedigimiz parka mudahale ettiler o aksam. Yaktilar, yiktilar, dagittilar o bambaska dunyayi o aksam. Gezide ne bostan kaldi, ne de biskuvilere nutella surup dagitan cocuk ne de torununun cadirinin yaninda oturan teyze... Nasil kiydilar ki Geziye dedik. Cunku gezi oyle guzeldi ki... Bir kere bizim gozumuzle gorebilselerdi Geziyi zaten ona kiyamazlardi. Bir kere bizim gonlumuzle dinleselerdi geziyi belki onlarin icinde de dinmeyen bir sizi olurdu. 


Gezi Parkindaki dunyayi dagitinca direnis dagildi mi? Elbette dagilmadi. Simdi bambaska bir safhaya gecti surec. Park forumlari, secim barajlari... Konusulacak, yazacak cok sey var. Ben de elimden geldigince yazacagim. Ama bu yazi sadece Gezi'ye... 

Geziye... 
Dilek yazdigim agacina... 
Etrafindaki duvar yazilarina... Icindeki guzel insalara... 
Ne derlerse desinler mis kokan ciceklere... 
Benim gonlumdeki umudun sebebi sizsiniz. 
Oyle guzeldi ki Gezi; ona bunu nasil yaptilar anlayamam. 
Ama bu guzelligi yaratan insanlar var ya bu hayatta ben artik umutsuz olamam...
O yuzden Gezi de siz de kalbimde bambaska bir yerdesiniz...

13 Haziran 2013 Perşembe

Bir gun kaldi Istanbul'a...

Bir gun kaldi.
Yarin aksam Istanbuldayiz. Insallah!
Dun aksam bagaj hakkimizi kontrol etmek icin (bir arkadasimiz icin bir sey goturecegiz de) havayollarini aradim.
Her iste bir hayir var!
Sen bana telefonda esinizin bileti iptal olmus demesinler mi!
Basimdan asagiya kaynar sular dokuldu!
Taa Aralikta alinmis bilet neden iptal olmus? Nasil olacak? Ne yapacagiz? Oyle mi soyle mi derken evet dediler bir hata olmus.
Olmus da ne yapacagiz ucaklarda yer yok.
O an aklimdan tek gecen sey suydu:
Madem yeni bilet alacaktik gecen hafta alirdik da su cocuk da burada boyle bunalmazdi!

Neyse sonuca bakarsak bileti hallettik cok sukur.
Velakin her iste bir hayir var iyi ki arkadasimiz o paketi getirmemiz icin rica etmis. Yoksa havaalninda durumu ogrenmek takdir edersiniz ki hic guzel olmayacakti.

Dun aksam bu heycani da isin icine katarsak duygu halleri icinde dolandim durdum.
Herseyden once hayatini kaybeden o gencecik cocuga yandim :( Ah giden ah giden :(
Sonra o iceride her bir halti ettiler dedikleri camide asil yasananlari gosteren videoyu izleyip hickira hickira agladim:( 
Sonra bilet isiyle ugrasip heyecanlandim sinirlendim:(
Sonra Necati Sasmisi izleyip sastim kaldim.
Sonra da su videoyu izleyip gurbet demirden bir leblebi diye soylendim durdum.


Buyrun efendim New York'tan bir video.
Ben hani yazdim ya Su anda Turkiyeden uzak olmak diye, muzisyenler oradaki duygulari ve cok daha fazlasini bu sarkiyla dile getirmis.

Biz Yarin insallah Istanbuldayiz.
persembeye kadar. Sonra Izmir. 
Henuz hic bir planimiz olmasa da umuyorum cok guzel gececek gunler.
Istanbulda olursaniz belki denk bile geliriz degil mi.
Keske denk gelsek sizlerle de ne guzel olur...


11 Haziran 2013 Salı

Iste oyle

Yine toplantilar toplantilar toplantilar. Gun icinde internete bakacak vaktim olmuyor, aksamlari is yemekleri. Hani kaptirabilsem kendimi sanki hersey olagan akisinda. Ama malesef degil. Biliyorum. Zaten sorulan sorularla yasananlari hatiliyorum. Hatirliyorum da neyse, sanki unuttugum mu var. Benim halim de ayni hepimiz gibi iste. Sabah gozumu internetle aciyorum, aksam internete bakarken uyuyorum. Buldugum her boslukta gozum haberlerde. Iyi bir haber alma umuduyla. Ama olmuyor. Olmuyor. Olmuyor. Su siddet bir bitse artik…

Ise gelmek iyi geliyor. Calismak, insanlarla konusmak iyi geliyor orasi kesin. Daha guclu hissediyorum. Daha umutlu oluyorum calisinca. Hafta sonu oyle huysuzdum ki. Kendimden nefret ettim. Kendimi uzecek  bir seyler illa buldum, huysuzlandim, inatlastim, surat astim. Velhasil kelam cekilmez bir insandim. Koca haftasonunda yuzumun guldugu tek anlar bebek sevdigimiz anlar oldu. Allahtan 5-6 saat kadar boy boy 3 bebekle beraberdik. Allahim o bebek kokusu nasil bir koku! Hakikaten hele en kucuk olan kokusuyla, gulusuyle sinirimi stresimi aldi goturdu. Ona baktim baktim ve hersey cok guzel olacak dedim, cok guzel. O da, cocuklarini hic sakinmadan tum gun kucagimza birakan anne babasi da sagolsun.

Is guc yogun, hayatin kendisi yogun, yapmamiz, planlamamiz gerekenler cok, hayatimizin bundan sonrasini planlamak icin konusulacak insanlar alinacak kararlar girla. Ama hepsi bir yana aklimizdakiler baska bir yana. Insan hayatin akisina kendini asla kaptiramiyor. Aklim da kalbim de Turkiyede su anda. 

Biz Cuma gunu Istanbul’a gidiyoruz. Ozel olarak planladigimiz bir sey degil. Taa Aralikta miller yanmasin diye bos olan tek tarihe alinmis biletler. Denk geldi.  Iyi ki denk geldi. Gidip arkadaslarima sarilmak istiyorum. Gidip uzun uzun arkadaslarima sarilmak istiyorum. Sonra aileme sarilmak istiyorum. Sonra Istanbulumun, Izmirimin sokaklarina dalip onlarla hasret gidermek istiyorum. En sevdigim Besiktas, Taksim, Gundogdu meydani. Yavas yavas yurumek istiyorum oralarda. Uzaktaydim ama yaninizdaydim demek istiyorum. Sokaklara dalip dalip gitmek istiyorum. Cok ozledim. Cok.

Izmire gidip geldim ama Istanbula en son 1,5 yil once gitmistim. Zaten cok ozlemistim ama su anda bambaska bir ozlem duyuyorum. Bambaska, anlatilamaz sadece benim gibi uzaktakilerin anlayacagi bir ozlem. 

Simdi cok calisacagim sonra Istanbuluma kavusacagim.
Cok sevdigim sehrime.
Iste oyle.

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails