6 Haziran 2013 Perşembe

Su anda Turkiyeden uzak olmak...

Zor cok zor...
Cunku hem butun kalbinle oradasin hem de cok uzakta.
Hem icinde taa icinde hissediyorsun oradaki duygulari hem de o duygularin her biri icini yakmakta...

Su anda Turkiyeden uzak olmak bilgisayarla bir olmak...
gozunu twitterdan facebooktan alamamak, 30 saniyede bir sayfa yenileyip durmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak soyle bir aksam olsun huzurla uyuyamamak...
her gece elinde twitterla uyuya kalmak -ya da gel sen biz suna bayilmak diyelim-,
sonra gece boyu defalarca uyanip simdi ne oluyor acaba diye yine yine bilgisayara bakmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen bir kalpte sizi...
Burada sen chappulling ederken "haydi umarim guzel gecsin" diyerek kenara cekilen ve hatta gulumseyerek bizi izleyen polise bakip neden neden benim ulkemde boyle yasanmiyor bu isler diye dusunmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen empati...
Etrafindakiler yuzun biraz gulsun, kafan dagilsin diye ugrasirken Turkiye'de insanlar gaz yiyor, insanlar cop yiyor, insanlar tazyikli suyla bogusuyor diye kendini kahretmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak elinden mide ilaclarini bir an olsun dusurememek...
 orada insanlar biber gazindan yuzunu talcidli suyla yikarken, burada sinirden talcid ustune talcid icmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak calisamamak...
gun boyu haberleri takip etmek ve hatta toplanti saatlerini buradaki eylem saatlerine gore ayarlamaya calisip, her firsatta eyleme kosmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen bir vicdan azabi...
siddet durmadikca insanlarin cani yanmaya devam ettikce iyice kendini eli kolu bagli hissetmek,
Turkiye'de olsan meydanlarda direnecegini bilsen de oradaki herkesi -yeter canlari yanmasin artik- diye evlerine sokmak istemek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic gecmeyen bogazda bir dugum...
her meydandan gelen haberlere bakip, her yasananin videosunu izleyip, her yazilani okuyup 
yerinde mecburen mihlanip kalinca gozlerinin dolmasini engelleyememek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak gozunden suzulen sessiz bir yas...
Bazen gece sevgiline sarilip ne olur siddet bitsin artik derken,
bazen oradaki arkadaslarinin sesini duyamayinca,
bazen bir anda ne yapiyorsunuz oralarda bizi merak etmeyin diyen seslerini duyunca,
ve hep hep hep yasananlarin, yaralananlarin fotograflarina bakinca yanaklarindan suzulen yasi silmek...

Liste uzar gider...
Velhasilkelam Su anda Turkiyeden uzak olmak kelimenin tam anlamiyla berbat bir sey...

Dun benim gibi uzaklarda ici icini yiyen Sittirella ile konustugumuz gibi biz meger bugune kadar hic gurbette olmamisiz.
Ustelik benim annem babam da yanimdaydi haftasonu.
Ama yok...
Oyle boyle degil...
Su anda Turkiyeden uzak olmak tam anlamiyla gurbet demek.

1 Haziran 2013 Cumartesi

Neler yasaniyor? Anneme, babama, teyzelerime, amcalarima mektup yazdim!

Oturdum bu mektubu yazdim. 
Anneme babama verecegim. Internete ulasmayan, bildikleri televizyonla, gazetelerle sinirli olan konumuza, komsumuza, tanidiga, tanimadiga gostersinler diye.

Simdi bize dusen bu! 
Bildiklerimizi anlatmak! Yalanlarin degil gercegin ogrenilmesini saglamak!


Sevgili teyzecim amcacim,
Ben Gezi Parki icin, baskiya hayir demek icin, yasaklara hayir demek icin mucadele edenlerden biriyim. Sana bu mektubu kendimizi, mucadelemizi anlatmak, tvdaki yalanlara inanmamani rica etmek icin yaziyorum. Gel sen bir de yasananlari bizden dinle olur mu?

Niye gezi parkina gidildi? Niye Gezi parkindaki eylem desteklendi?
Istanbuldaki son yesili de yok edip yerine alisveris merkezi yapmak istediler teyzecim. Bizler de buna hayir demek istedik. Agaclari kesmeyin, bu parka dokunmadan taksimi yayalastirin dedik. Agaclari kesmelerine engel olmak icin Gezideydik! 
O kadar!
Bak iste yola ciktigimiz afis bu!


Nasil direndik?
Istanbuldaki arkadaslarimiz parka eylem yapmaya gittiler. Oturdular agaclarin altina. Onlara dokunacak kepcelerin onune gectiler. Biliyor musun o katliamin izni bile yoktu. Polisten izinsiz parka girmemesini istediler. Orada sarkilar soylendi. Kitap okundu. Internetten milyonlar o eyleme destek oldu!
Polisle saldirdilar diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!
Polise yaklastiysa oradaki insalar ellerinde kitaplarla, paylasmak istedikleri yemeklerle yaklasti.
Bak iste kaniti!


Polis niye oradakilere biber gazi sikti?

Vallahi biz de bilmiyoruz! 
Ama sabah 5ti parkta yatan arkadaslarimiz biber gaziyla uyandi! 
Agaclara tutulanlar tekme tokat dovuldu, hastanelik edildi!
Polis kendisine karsi koyana biber gazi sikti diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!

Hangi karsi koyma? 
Agaclarin altinda oturanlara, uyuyanlara saldirdilar.

Bak iste kaniti!



Niye artik derdimiz sadece agaclar degil, yeter dedik?
Evet biz agac katliamina hayir demek icin ciktik yola.
Ama oradakileri dovduler, biber gaziyla bogdular, demokratik hakkiyla eylem yapmasina izin vermediler!
Ama ruzgar ektiler firtina bictiler!
Dertleri agaclar degil diyorlar!
Dogru!
Inan!
Sadece agaclari korumak icin yapilan eyleme bile tahammulleri olmadi! 
Biz demokratik haklarimizi geri istiyoruz!
Artik derdimiz sadece agaclar degil! 
Baskilara yeter diyoruz! 
Yasaklara yeter diyoruz!
 Bize sorulmadan ulkemizde alinan kararlara yeter diyoruz!
Ulkemizin geleceginde soz sahibi olmak istiyoruz!

Niye taksim gaz bombasiyla doldu?

Cunku polis bir sabah saat 5te uykudaki gostericileri bier gaziyla doverek uyandirdi. Ve sonra o biber gazi ellerinden hic dusmedi!

36 saat taksimde biber gazsiz hava solunmadi!
Acimadan, dusunmeden kimyasallari kullandilar masum insanlarin ustunde.
Bak iste kaniti!



Istanbul, Istanbuldakiler  yalniz bir gurup insan miydi?

Asla!

Turkiyenin dort bir yani, Hollanda, Amerika, Almanya her yerde insanlar Istanbulu destekledi.
Dilek ayniydi!
Demokratik haklarimiz bizimdir!
Polis siddetine son!



Niye siz bunlari duymadiniz?

Tam 4 gun siz bunlari duymasiniz. televizyonlar gostermedi, gazeteler yazmadi
4 gun ne belediye baskani, ne polisi meydana salan vali, ne hukumet konusmadi!
Biz konustuk.
Internetten ortaligi inlettik!
O 4 gunde dayak yedi insanlar! Biber gazi yedi! Tazyikli su yedi!
13 kisi yaralandi diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!
O sayidan fazlasi kafasina aldigi darbelerle komalik edildi!
Ustelik bunlar sizden saklandi!
Size bunlar duyurulmadi!
Bak iste kaniti solda yasananlar sagda televizyonlarin gosterdikleri


Gurup muyuz? Fasit miyiz? Zavalli miyiz?

Sadece halkiz!
Onlar marjinal gurup, onlar fasit, onlar zavalli diyorlar!

Inanma!
Yalan!
Biz bu ulkenin cocugu, 
biz senin sokakta yanindan gecen insan, 
biz senin markette sirada arkanda bekleyeniz.
Hicbir partiyle gurupla alakamiz yok. Isimiz, gucumuz, okulumuz, colugumuz, cocugumuz var.
Biz halkiz.
Meydanlarda da bunu haykiriyoruz.
Bak iste kaniti!


Sokaklara, sokaktaki insanlara zarar verdik mi?
Hayir.
Onlerine cikani yaktilar, yiktilar diyorlar!
Inanma!
Yalan!
Polis yakti! Polis camlari kirdi! Polis insanlara nisan alip ates acti!
Oradakiler yilmadi onlerinde durdu!
Bak iste kaniti!



Simdi ne istiyoruz?

Polisin mudahaleyi birakmasini!
Demokratik haklarimizin geri verilmesini!
Astigim astik kestigim kestik duzenin son bulmasini!
Hukumetin, senin, benim, bizim sesimize kulak vermesini!
Bu kadar!

Peki senden ne istiyorum?
Televizyonlarda bize fasit diyorlar ne olur inanma!
Bize terorist diyorlar ne olur inanma!
Bize ulkeyi bolmek istiyorlar diyorlar ne olur inanma.
Bir de bizden dinle yasananlari, bir de bize kulak ver ne olur.




Sadece bunlari bir de bizden duy istedim.

Ellerinden yanaklarindan operim
Imza direnise gonulden inanan, bu ulkenin, senin cokcuklarindan biri.

31 Mayıs 2013 Cuma

Yorumsuz

Bugun bu cizimin ustune baska hicbir sey yazmayacagim.
Hepimiz gibi ben de cok ama cok uzgunum....


Tanidik geliyor ama her ne kadar bize dayatilan bu olsa da biz boyle olmayacagiz.
Biliyorum.
Inaniyorum.
*Kaynak: Google images

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ne gunler yasiyoruz!

Dun aksam twitterdan gozumu alamaidm. Ne de olsa aninda, dogru ve tarafsiz haber alabilecegimiz bir o kaldi elimizde. Evet gazetelerin ve televizyonlarin bunu yapmasi lazim ama sanirim aramizda onlara guvenen pek kalmadi. Televizyonda dizi izlemekle haber izlemek arasinda ince bir cizgi bile yok artik benim icin. Hatta en azindan diziler durustce biz senaryo yazip, oynayip, gosteriyoruz diyorlar. Haberlerin bu anlamda durustlugu bile yok. 

Dun aksam Taksim Gezi Parkindan gelen haberlerdeydi gozum kulagim. Taksimde belki de Turkiyede son zamanlarin en buyuk katilimli cevre hareketi yasaniyordu. Agalar kesilmesin diye! Televizyonda hicbir sey yoktu. Ve ne aci ki artik bu duruma sasiracak halimiz de yoktu. Babam haberleri izlemis, sonra ben ona twitterdan bir iki video izlettim. Nasil olur bunlari hic gostermediler televizyonda dedi. Oyle iste baba dedim. Gostermiyorlar iste... 

Onlar bizi sanaryo haberlerle oyalayadursunlar Taksimde guzelim agaclar yerlerinden sokuluyor. Hic acimadan sokup cikariyorlar agaclari. Bir de kesilmeyip sokulmeleri bu eylemi hakli cikarsin isteniyor. Ama kesmiyoruz ki sokuyoruz agaclari! Tabi oyleyse mani olmayalim biz denmesi mi bekleniyor acaba? 

Durust olmam gerekirse bu hafta basina kadar Taksimde yasanacaklardan haberdar degildim ben. Belki de benim ayibim, takip edememisim orada yasananlari. O yuzden ozellikle twitterda yasanan hareketliligi gorunce acip baktim daha once yapilanlara, amaca, surece elimden geldigince Hakli bir yan goremedim. Goremiyorum. 3 tane agac kalmis elimizde Istanbul'da onlari da kesmek icin bu inat, hirs, caba nedir anlamiyorum.

O sokecegiz dedikleri agaclar Taksimin son yesil bolgesindeler. Sirri Sureyya' nin dedigi gibi o sokulmek istenen agaclar Taksim'de fakir fukaranin cay parasi vermeden oturacagi tek yerdeler. O sokecegiz dedikleri agaclar belki de orada onlari korumaya calisanlardan da, kepceyi sallayanlardan da, nedendir bilinme yine biber gazi kullananlardan da cok daha eskiler. Iste o yuzden, 3 tane agacin yeris degistirilsin ne olacak ki diyenlere inat yerlerinde cok guzeller ve cok kiymetliler.

Istanbulda degilim ama orada olsaydim Gezi Parkindaki nobette olmayi da cok isterdim. Agaclara uzulmeyin yaninizdayiz demek icin. Hala birlikte bir seyler yapabilecegine inanan insanlarin arasinda olmak icin. Istanbulun son yesillerine de sahip cikabilmek icin. 

Ben orada degilim ama orada olan herkese gonulden tesekkur ediyorum. Bizim de gozumuz oldular. Bize de yasananlari duyurdular. Bizim icin de agaclarimizin yaninda durdular. 

Icimden kotu senaryolar da geciyor malesef, nasil gecmesin ki. Ama dilerim aklimizdan gecenler degil gonlumuzden gecenler gercek olsunlar. O guzelim agaclar Taksimde hep dursunlar.

Boyle yazdim ama sonra dusundum de bu kadar yazmaya hic luzum yok aslinda. Cunku cok sevdigim su cizim de sanki bugunleri anlatmis gibi geliyor bana...
Ne gunler yasiyoruz yarabbim...


27 Mayıs 2013 Pazartesi

Tahminleri alayim :)

Annem ve babam geldi :)
Hem de valiz dolusu yiyecekle :)
Bizi goren de boyle yemek falan bulunamayan bir yerde yasiyoruz sanir. 
Alakasi yok aslinda. Evimizin onu pazar. Eh malum Hollandadaki Turkiyeden urunler satan marketler baya unlu :)
Evde o marketlerden alinmis falim sakiz bile var o kadar diyeyim :)
Ama olsun Turkiyeden gelirken illa yemek gelecek.
Guzel oluyor be gelsin :)

Ama bu sefer annem ne getirelim annecim dediginde sanirim erik diye cok istekli soyledim.
Sanmiyorum bilakis biliyorum cok istekli soyledim.
Hatta kilo kilo getirin anne de dedim.
Cok cok getirin anne dedim.
Soyle guzelinden olsun getirin anne dedim.

Yalniz...
Cok cok getirin derken anne baba abartma faktorunu hesaba katmayi unutmusum :)
Baya cok getirmisler :)
Simdi soyle bir erik var bizim evde:

Mutluyum :)
Hollandadaki arkadaslarim erik isterseniz vallahi bize buyrun bu hepimize yeter :)
Sizce kac kilo getirmisler?
Hadi tahminleri alayim :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails