12 Aralık 2012 Çarşamba

Hollanda'da... Bir SinterKlaas donemi daha bitti.

Gecen hafta tam bir toplantinin ortasindaydim ki bir gurultu koptu ofiste.
Aman ne oluyor ki demem kalmadan bir de ne goreyim ZwartePietler gelmis bizi ziyarete :)
Onlar da nedir diyenleri hemen gecen yil yazdigim su yaziya aliyoruz :)



Cok uzgundum bu sene.
Zira Sinter Klaas'i da zwartepietleri de goremedim.
Hayir gecen yil mesela tokalastik kendisiyle, nasil guzel gecti senem.
Bu yil niye denk gelemedik bilemedim.
Ama demek ki neymis zwartepiet dedigin ummadigin anda ortaya cikabiliyormus :)


Ben toplantidayim.
Disarida kiyamet kopuyor, gulusmeler, senlik, ahenk.
Hayir biliyorum uzun da kalmazlar ofiste.
Nasil toparladim konuyu kendim bile sastim vallaha.
Attim kendimi disari.
Tam gidiyorlarmis ben ciktigimda ama olsun gorustuk en azindan.
Kurabiyeleri pepper nutlarimi da kaptim tabi ki :)

Bu vesileyle Kasim ayi ve Aralik' in basinda Hollanda'da her yerde gorebileceginiz yiyeceklerden de bahsedeyim dedim :)
Bunlardan ilki pepper nuts.


Gecen yil anlattigim gibi SinterKlaas Hollandaya gelince, Kasim ayinda, seramoniler basliyor buralarda.
Cocuklar cilginca danslarla, sarkilarla SinterKlaasi karsilarken zwartepietler de iste bu kucuk kurabiyeleri dagitiyor cocuklara.
Pepper nuts buralarda geleneksel SinterKlaas sekerlemesi olarak biliniyor.
Bir cesit zencefilli kurabiye.
Yollarda, dukkanlarda, ofislerde ve hatta otobuslerde yilin bu doneminde cokca gorebilirsiniz bu kurabiyelerden.
Alistim artik saniyordum ama bir sabah otobus soforu gunaydin diyerek pepper nuts uzatinca sasirmadim da degil :)

Bir diger bolca gorebileceginiz kurabiye de Speculaas koekjes.
Ana malzeme bildigim kadariyla pepper nuts ile ayni.
Ama bunlar daha buyuk ve sekilli zencefilli kurabiyeler.
Agac, cocuk, adam, kadin akliniza ne gelirse cesit cesit sekillerde yapiliyor.
Marketlerde bunlari yapmak icin satilan karisimlari gormeniz, sekil verebilmek icin kullanilan tahta kaliplara her yerde rastlamaniz mumkun.
Ben bugune kadar niye hic yapmadim bunlardan bilmiyorum.
Simdi aklima geldi bir ara yapayim :)



Yilin bu doneminde en cok tuketilen seylerde biri de Choclate Letter yani cikolata harfler.
Tercihen herkesin isminin bas harfi olan cikolatalar hediyeler arasinda yer aliyor.
SinterKlaas buralardayken hemen hemen herkesin bir cikolata harfi oluyor.
Bana da sirketim hediye etti mesela bir tane :)


Iste boyle renkli oluyor Hollanda Kasim ayinda.
Boyle lezzetli bir de.
Hepsi SinterKlaas ve Zwarte Pietler serefine.

Sizi bilmem ama ben kendi adima boyle geleneklerin surdurulmesini cok seviyorum.
Dusunsenize her yil yaklasik 3 hafta bu senliklerle renkleniyor Hollanda.
Cocuklar oyle naif ki hala inaniyorlar SinterKlaas ve Zwartepietlerin onlarla olduguna.
ve aileler de katiliyor onlarin bu coskusuna.

Pek cok evde 3 hafta boyunca aksamlari yatarken ayakkabilar bacanin altina birakiliyor.
Ayakkabilarin icine de SinterKlaas' in ati icin havuc, seker ya da cocuklarin kendi elleriyle cizdigi resimler koyuluyor.



Sabah heyecanla kosuyor cocuklar bacanin altina.
Cunku eger sanslilarsa SinterKlaas ve zwartepietleri hediyelerini alinca onlara da oyuncaklar birakiyor.
Ama Hollanda kalabalik, her gun ugrayamayabilir onlara elbette zwartepietler.
Kimi cocuk sabredip bekliyor.
Kimi aile her gun ufak bir hediye birakiyor cocugunun ayakkabisina.
Kimisi de umitlenip durmasinlar diye 3 hafta icinde bir kac kez yapiyor sadece bunu.

Ama 5 Aralik aksami oldu mu...
Iste o aksam herkesin ayakkabilari bacalarin altinda oluyor.
Cunku o aksam hepsi icin birer hediye bacalardan asagiya iniyor :)

Cocuklar sarkilar soyluyor.
Aileler cocuklarini sevindirmenin ama bence bir donemi daha atlatmanin sevincini yasiyor.
Eh elbette en onemlisi, cocuklar mutlu oluyor.



Bir Sinter Klaas doneminin daha sonu geldi Hollanda'da.
5 Aralik aksami cocuklar bacanin dibine bu yil icin son kez ayakkabilarini birakti.
Sinter Klaas ve zwartepietleri de evlerin bacalarindan birer birer suzulduler evlere ve yil boyunca uslu durmus cocuklara hediyelerini dagitti.
Uslu durmayanlar da Ispanyaya gitmek uzere cuvalda yerini aldi :)

Bizim eve hediyeler birakmis baya uslu durmusuz desenize :)

PS: tum resimler goodle'dan. Ama tum yazilar Gulcinden :)

11 Aralık 2012 Salı

Kacak (3)

Haftasonu kacamagimin guzel kismina bakacak olursak...
Izmirdeydim.
Sagolsun Pazar gunune kadar gunesinden mahrum birakmadi beni. 
Hem icimi isitti hem de kemiklerimi :)

Pazar gunu havalanindayken, macera baslamadan once, soyle yazarim bolguma diye dusunmustum:
"Ey SunExpress durduramadin iste beni.
Ben yine Izmir' e gittim :)
Ben degil sen kaybettin!" 
Bak bak bak.
Laflara bak sen!
Boyle dusunur musun?
Aldim boyumun olcusunu :)
Bugun de cevap atmis bana Sun Express, Nisandan sonra normal duzene geri doneceklermis.
Aman donsunler, gozlerini seveyim :)


Izmir gunleri yine her zamanki gibi kisa, kosturmali ama cok guzeldi.
Doya doya alisveris yaptim annemle Izmir' de.
Alsancak, Guzelyali, Hatay.
Artik 1 yil bir sey almam diyecegim ama bu soyledigime kendim de inanmayacagimdan demiyorum :)
Bir sureligine alisverise doydum diyeyim :)
Simdi boyle yazinca surekli alisveris yapan bir insan gibi oldum sanki.
Yok degilim! 
Ama arada kendime guzel seyler almayi da seviyorum :)
Bir de laf aramizda bir sey aldim ki ben de nerede nasil giyecegim bilmiyorum.
Ama cok sevdik annemle dayanamadik, aldik.
Iste bu deri mini etek.

Giyer miyim ben bunu?
Aldim artik giyecegim :)
Simdiden nasil bir macera olacak merak ediyorum :)

Sonra filmler aldim bize.
Uzun kis aksamlari icin filmler.
Bir de kitaplar elbette.
Roman, hikaye, siir.
Ama beni en cok sevindiren Muzaffer Izgu kitabi almak oldu galiba.
En son lisedeyken okumustum Muzaffer Izgu.
Her yasta okunmasi gereken yazarlardan bence. 
Simde merakla bekliyorum nasil olacak yeniden bulusmamiz acaba?

Kitaplardan acilmisken soz...
Annem Kibris Sehitlerinde yeni bir kitapci kesfetmis.
Yeni kitaplar var.
Ama 2. el kitaplar da var.
Icerisi mis gibi kitap kokuyor.
Insan hangisine bakacagini sasiriyor.
ve benim aklim hala, sahibinin istenilen her kitabi burada nasil buldugunu almiyor.
Kitap paylasilmasi gereken bir sey bence.
O yuzden Izmir' de olanlar bu dukkanlar bir goz atmaya deger.


Ve elbette yiyecek aldim durdum bize.
Mutluyum ulkeye kacak peynir soktum :)
Millet nelerin pesinde Gulcin peynir pesinde!

Evet Hollandaya peynir sokmak yasak.
Peynirin memleketiymis Hollanda, peynir getirilemezmis.
Izmir tulumsuz peynirin memleketi mi olur be!
Ben zaten ne yapiyorsam su peynir memleketinin eksikleri tamamlansin diye yapiyorum :)

Bak o adam alip gitseydi cantami peynirlerim de gidecekti.
Oh Allahim peynirlerim de kurtuldu :)
Bunlar da peynirlerim degil ama cerezlerim.
Babam, cocugum bir daha ac karnina alisverise gitme dedi :)
E hakli.
Kilo aliyorum diye sikayet edersem bana bu alisverisi hatirlatirsiniz olur mu :)


Komsularimizi gordum Izmirde sonra.
Tam 15 yil once cekilmis bir videomuzu izledik beraber. 
Ne garip bir his.
Liseye yeni baslamisim o zamanlar.
Biz bildiginiz cocuk, anneler babalar e tabi daha genc.
Soylenenlere gore hic degismemisim, hep ayniymisim.
Ben o goruntulere nazaran biraz degismis oldugumu gonulden umuyorum.
Ergen hali cok fena :)
Saka bir yana bol bol video cekmeli.
Sonradan izlemesi bir harika!

Arkadaslarimi gordum sonra.
Ortaokulda tanistik biz.
Sonra hic ayrilmadik. 
Hayat hakikaten dort bir yana savurdu bizi ama biz yine de kopmadik.
Yine sohbet ettik. Yine doyamadik.
Beraber buyuduk biz, beraber neler neler yasadik.
Yerleri bambaska, onlari gormek de bambaska.

Ve bu gezinin surprizi sanirim 20 yil sonra ilkokul arkadaslarimla bulusmakti.
Simdi kimimiz evli, kimimiz cocuklu...
Ama simalar gercekten ayni.
Ozlemisim.
Ama ne garip, onlari gorenek adar ozledigini bilmiyor insan ve gorustugunuz anda bir sey uyaniyor icinizde.
Evet diyorsun bu insanlar da var benim hayatimda.
Onlar da dokundular hayatima.
Onlarin da yeri var icimde.
Cok garipti ama cok gzueldi.
Dilerim yine olur bu bulusmalar da biz de ozlem gidermeye devam ederiz.

Ve elbette hep ozledigimi bildiklerim.
Evimin insanlari.
Onlari gormek elbette Izmir' e gitmenin en guzel yani.
Iyi ki varlar.
Iyi ki Izmir' i benim icin izmir yapiyorlar.

Bir Izmir gezisi daha boyle bitti...
Yine sonu geldi.
Yine Hollanda gunlerine geri donuldu.
Ama yine anilarima cok cok cok guzel gunler eklendi.
Yolculuk ne kadar zor olursa olsun, bunlara degerdi benim guzel izmirim...



10 Aralık 2012 Pazartesi

Gulcin Yollarda... Basima neler geldi neler?

Herkes icin basina beklenmedik bir seyin geldigi yolculuklar ilginc, benim icinse herseyin beklendigi gibi gittigi yolculuklar.
Boyle, anladim ben. 
Kaderim bu benim.
Kabullendim de. 
Durumdan keyif almak icin elimden geleni yapiyorum.
Ama dun aksamki yolculugun tahammul sinirlarimi fazlasiyla zorladigini soyleyebilirim.
Evet, evet kesinlikle bu sefer basima gelenlerin benim sinirlarimi bile zorladigi kesin.

Neredeydin sen yine? diye dusunuyorsunuzdur muhtemelen.
Izmir' e kactim :)
Hikayemizin bu yuz gulduren kismini ayrica anlatacagim elbet ama bugun yolculugu sadece yolculugu anlatmak istiyorum.

Hersey o Sunexpress yuzunden zaten. 
Degistirdiler tarifeyi duzenimi bozdular benim.
Ama sansliyim yine. Istanbul aktramali da olsa THY'de pek uygun bir bilet buldum, atladim gittim.
Gittim de donerken birkac yolculugu birden yaptim sanki.
Vallahi evime ulastigimda yere uzanip parkeleri opesim bile geldi :)
Hikaye coook uzun....
Sabri olanlar buyrun bakin basima neler neler geldi...

Hersey Izmirdeki sagnak yagisla basladi.
Yagis?
Ona yagmur demeyip aramizda tufan da diyebiliriz bence.
Goz gozu gormuyordu!
Ama o yagmurun konumuzla ilgisi yok.
Sadece Izmir'de boyle yagmur gormedim yazayim istedim.
Sagolsun babam bizi yola vakitlice cikmaya ikna etti.
Sorun cozuldu.
Gule oynaya geldik havalanina. 
Annemler yanimdan ayrilirken saat 4tu. Benim ucagim 5te kalkacakti.
Istanbul' dan Amsterdam ucagi da 19:45' te.
Hayat cok guzeldi be o anda :)

Maceranin ilk sinyalleri rotarlar aciklanirken verilmeye baslandi.
15, dakika, 35 dakika, 45 dakika...
Ama benim keyfim yerindeydi.
Derinle tanismistim havalaninda. 
18 aylik arkadasim, oynayip duruyorduk. Keyifliydik.
Son anons o siralarda geldi "Rotar 1 saat 15 dakika"...
Hmm aktarma ucu ucuna...
Gorevlilere aktarmami hatiratinca:
"Hic meraklanmayin, cok aktarma var. Istanbul' da sizi gorevliler bekleyecek. Ve baglanti ucusunuza yetismeniz icin gereken yapilacak. Ama yine de olmazsa, size otel verilecek ve yarin sabahki ucusa alinacaksiniz" dediler.
Buyur buradan yak!
Ama yardim edecekler sonucta hala umudum vardi yani. Uzulmedim.
Ucak 18:30da kalkti.
Ve normalde 45 -50 dakika suren Izmir- Istanbul yolculugu 1 saat 10 dakika surdu.
Tekerler Istanbula degdiginde saat 19:41di :(
Ben ucaktan cikabildigimde 19:56.

Disarida bekleyen gorevli falan yoktu elbette.
Nasil da inanmistim boyle bir sey olabilecegine.
Ilk gorevliye ulastigimizda bagajlarin alindigi yere de gelmistik. 
Ve ben hala yardim alabilecegim umuduyla gorevliye ucus kartimi gosterdim. 
Aldigim cevap manidardi:
"Hmmm 19:45 ucusu. Ucaginiz rotar almadiysa kacirmissinizdir"
Hadi canim!
Bak sen, hic aklima gelmemisti benim!
Ya insanin elinde bu durumda hangi ucaklar rotarli bilgisi olmaz mi?
Ama safim ben!
Yine "hani bize yardim edecektiniz, guvenlik ve pasaport gecisleri icin?" dedim. 
Ve yine mukemmel bir cevap aldim:
"Vakit kaybediyorsunuz kosmalisiz bence"
Bravo THY!
Hizmet budur be!!!

Iste dun aksam Ataturk Havalimanindaysaniz ve deli gibi kosan insanlar gorduyseniz, onlar bu olayin magduru bizlerdik soyleyeyim.
Pasaporttaki polisler halimize aciyip one aldilar bizi.
Saat 20:15ti ben kapidaydim ve ucak 35 dakika rotarlar 20:30 da kalkacakti. 
Nefes nefese ve ter icindeydim ama olsun ucaga yetistim.
Hayat yine de guzeldi be o anda :)

Ama yok cilem bitmedi!
Ucaga bindim.
Yanimdaki 2 Hollandali kizimiz daha ucak kalkmadan yanlarinda getrdikleri sampanyalari icmeye basladi.
Ucak kaltiginda saat 21:40 olmustu.
Ve daha ucak kalkmadan gecen 1 saatte onlar 3er sampanya icmis cakirkeyif olmustu.
Konustular, knustular, cok konustular.
THYnin muthis ucagindaki koltugumun ses sitemi calismadigindan o seslerden kacamadim da.
Konustular, konustular, bagira bagira konustular.
Ve sonra yemek yemege basladilar.
Istanbuldan almislar, ucaga tasimislar: 
Sardalya kizartmasi, simit, patlican kizartmasi, cig kofte.
Allahim o nasil bir mide.
Ve ucakta o nasil bir koku :(
Cok begendiler yemekleri parmaklarini bile yaladilar.
Agiz saplatmasi, parmak yalamasi vs. Bu seslerden nefret ederim ben.
Ama onemsemedim.
En azindan yeeklerimizi begendiler dedim sevindim bile.
Onlar konustular, konustular, cok konustular.
Yollarimiz yemek servisi sirasinda benim masamin da kirik oldugunun anlasilmasiyla ayrildi.
THY'nin muhtesem ucagi!
9. siradaki yerimden beni 28. siraya aldilar.
En arka.
Tuvalet onu :(
Ama hostesler cok tatliydi. Sohbet ettik. Ben kitabimi okudum.
Hayat yine guzeldi be o anda :)

Ucagimiz 23:30 da alana inebildiginde ben Hollandaya geldigim icin cok mutluydum.
O yolculugu bitirdigim icin bir oh cektim, derin bir oh!
Ama keske o kadar erken oh cekmeseymisim iste.

En arkada oldugumdan neredeyse tum ucak bosaldiktan sonra hostesllere tesekkur edip 9 numaraya dogru ilerledim.
Hangi trene yetisirim hesaplari yaparken bir de ne goreyim:
Basustu dolabi bombos! El bagajim yok!
O an, basindan asagi kaynar su dokulme hissi nedir anladim ben.
Pasaportum, oturma iznim, telefonlarim, sirket bilgisayarim ve hatta montum bile yok!
Hosteslere gittim, mutlaka buradadir, birisi yerini degistirmistir dediler.
Ama ben hissediyorudm yoktu, gitmisti!
Onlar da onayladi hislerimi, el bagajim yoktu!

Oturma izinsiz Hollandaya, pasaportsuz Turkiyeye giremezdim!
Aklimda terminal filmi :(
Gozumde yaslar.
Gece saat 12 !
Sabah 9da yetisilecek bir toplanti ve bilgisayarimdaki dokumanlar.
Tam anlamiyla caresizdim!

Gorevlinin "Gidin bagaj alim yerinde bakin insalarin bagjlarina, orada bulursunuz" sozlerine 
"Harika fikir peki siniri nasil geceyim? Bir fikriniz var mi?" diye cevap verince durumun vehametini onlar da anladilar.
Ben ve o an sahip oldugum tek sey Kucuk Mucizeler Dukkanina donus kitabim basbasaydik.
Ve benim o durumdan kurtulmam icin kucuk bir mucizeye ihtiyacimin oldugu kesindi!
Tam anlamiyla caresizdim.

THY yakasini kurtaramadi benden!
"Sizden biri olmadan gitmiyorum" dedim, "Gerekirse pilot gelecek, aciklayacak olanlari beni birakamazsiniz!"
Pilot da gelmisti zaten.
Hak verdi bana.
Yardim etmek zorundayiz dediler.
Yanimda 1 alan gorevlisi, bir de "Ah niye size oldu ki bu, onca seyin ustune tesekkur ediyordunuz bize hala" diyen bir hostes dustuk yola.
Pardon kostuk yollarda!

Sinira geldik, polis "Tamam anliyorum gecmesi lazim siniri. Ama yalniz birakamayiz, biz de gelecegiz o zaman" dedi.
Boylece "Gulcin'in valizi Pesinde" kadromuz 3 polisin de eklenmesiyle 6 kisiye ulasti.
Ben onde, 1 Alan gorevlisi, 1 hostes, 3 sinir polisi arkamda, Schiphol havalaninda kosuyoruz.
James Bond halt etmis vallahi yanimda :)

Aradik, taradik, yok!
Valiz yok!
O gorevliler tek tek insanlarin valiz etiketlerine bile bakti!
Evet tedbirliyim, el bagajima bile ismimi yazarim ben.

O sirada guzel bir haber geldi telsize.
Ucakta bir valiz bulunmus!
Benim degilmis.
Ama belki de onun sahibi benim valizimi almis.
Almis da, ya alip gittiyse.
Ya bir trene bindiyse.

Hemen adamin ismi anons edildi havalaninda.
Merakli bekleyis basladi.
Adam hala alanda mi? Yoksa cikip gitmis mi?
6 kisilik Gulcin'in valizi Pesinde kadromuz ve elbette bizi izleyenler telasla beklerken...
Adam yanimiza geldi.
"Benim valizim nerede?" dedi.
Kendi valizini aldi!
Benimkini polise verdi ve donup gitti!
Gitti!
Dondu ve gitti!

Polis adami durdurup "Ozur diler misiniz lutfen" dediginde, "Ben Hollandaca ozur diledim" dedi.
Bak o kadar Hollandacayi ben bile anliyorum.
Elbette dilemedi!

Ben saf!
Dedim bunca polis, benim de Turk oldugumu anlamadi heralde o yuzden ozur dilemiyor. Turkce konusayim ben. O zaman ozur diler.
Hani bir onceki yazida yazmistim bu bana ozur degil ama hani yine de!

"Cok korktum dedim. Pasaportum, oturma iznim, herseyim icinde.
Adam bana bagirmaya baslamasin mi?
Benim daha kiymetli esyalarim var bunda!
Ya birakip gitseydim valizimi!
Iyi ki goturmemisim!
Oyle boyle!

Hem suclu hem guclu!
Hayatimda bu kadar sasirdigimi hatirlamiyorum.
"Beyefendi, ben sizin valizinizi almadim ki, siz benimkini aldiniz.
ustelik bakin siz buraya kadar gelebilmisiniz demek ki bazi gerekli belgeler yaninizda, ben siniri bile gecemedim yanimda 3 polis var. Bu durumda magdurun ben oldugum kesin" dedim.
Dedim de tasa desem daha iyidi vallaha.
Bari azar isitmezdim!
Olay cikarmaya gerek yokmus! 
Yuruyup yolumuza gidecekmisiz! 
Olmus bitmis!

Bir ozur ya!
Bir ozur insanin diline mi yapisir!
Ustelik bana yasattigin o telastan sonra.
Ben sustum.
Polis "Ne diyor cevirin" dedi.
"Bos verin"  dedim.
Ama iste hostes de turkce anladigindan cevrildi soylenenler tabi.
Bana "sikayetci olun"  dediler.
Nereden biliyoruz yanlislikla aldigini?

Simdi dusununce sikayetci olmaliydim belki de.
Valiz icin degil de bagirip cagirmasi icin.
Yoksa yanlislikla almistir elbette. 
Ama olmadim.
Sadece o yolculugu btirmek istedim.
O adamin yuzunu bir daha gormemek.
Sesine ve sozlerine maruz kalmamak.

Hostesle sarildik :)
Polislerle vedalastik.
Alan gorevlisi amcalar bana hadi gecmis olsun dediler.
Diger yolcular gidecegin yere goturelim mi yalnizsin dediler.
Hepsine tesekkur ettim.
Valizimi aldim.
Gozlerimi sildim.
Cok lazimmis gibi rimel surmustum bir de, rimel benim neyimeyse, yuzum gozumu kapkara ettim!
Arkama bile bakmadan yurudum, gittim.
O adam hicbir sey demedi ve hala valizini bekliyordu.

Iyi ki de bekliyordu.
Ya check-in de valizi olmasaydi da alip benim valizimi gitmis olsaydi.
Sari Cizmeli Mehmet Aga!
Koskoca Hollanda, nereden bulurdum ben onu?
O an sadece buna sukrettim.
Bir de yeniden anladim boyle seyleri yazmayi sevmiyorum, cok ust uste geldi bu ara ama terbiyesiz insan cok bu hayatta.
Keske olmasa...

5 Aralık 2012 Çarşamba

Ayip herkese ayni ayip

Gecen aksam bunca yil sonra Hollandada ikinci kez sokakta birisine sinirlenip bagirdim. 
Evet bagirdim!
Ben oyle yolda belde insanlara bagiran birisi degilim aslinda.
Tanimadigim etmedigim insanlara neden bagirayim.
Ben oyle tanidigim insanlara da bagirip cagrmam zaten.
Ama iste dun aksam Hollandaya geldikten sonra yoldan gecen birisine ikinci kez bagirdim. 

Burada ilk kez sokakta birisine sinirlenip bagirdigimda buraya geleli 5-6 ay anca olmustu. 
Bir aksam gec saatte isten cikmis eve dogru yuruyordum. 
Yorgun, enerjisiz, ancak 5-6 saat uyuyup ertesi gun yine ise gitmek zorunda olmanin verdigi ruh haliyle keyifsiz. 
O sirada birisinin bana laf attigini duydum. 
Turkce! 
Hic tereddut etmeden dondum "Pardon ne dediniz?" dedim. 
Zaten huyum kurusun boyle durumlarda yuruyup gidemiyorum.
Illa hesap soracagim!
Hakliyim da bence.
Yolumda yuruken kimse benim huzurumu bozamaz!

Sasti kaldi karsimdaki ben turkce konusunca.
Ozur diledi. 
Dileme dedim. 
Ozur dilerim turk oldugunuzu bilmiyordum dedi. 
Iste o anda nevrim dondu benim. 
Ozru kabahatinden buyuk! 

Bu olayin ustunden yillar gecti.
Gecen aksam trenle Rotterdam merkeze geldim. 
Istasyonda yuruyorum. 
Bir terbiyesiz yanimdan gecerken basacagim yola tukurmesin mi?
Bir de ustune ustelik durduk yere kufretmesin mi?
Turkce!
Dayanamadim dondum arkasindan "Pardon ne dediniz?" dedim.
Dedim ya elimde degil yuruyup gidemiyorum!
Gitmemeliyim de bence.

Yine ayni hikaye.
Sasti kaldi karsimdaki ben turkce konusunca.
Ozur diledi. 
Dileme dedim. 
Ozur dilerim turk oldugunuzu bilmiyordum dedi. 
E tabi yine nevrim dondu benim. 
Boyle bir ozure inanamiyorum!
Ozru kabahatinden buyuk! 

Bu yaziyi kimseyi yermek icin yazmiyorum.
Boyle davranan dunyanin her kosesinde binbir tane insan var elbette. 
Beni sinirlendiren yapilan davranislar kadar verilen cevaplar.
Soylemeye calistigim tek sey, gecen aksamki cocuga da soyledigim gibi su:
Insanlara uyruguna gore saygi gosterilmez.
Ister Turk, ister Hollandali, ister Ispanyol, ister Alman olalim.
Bir kadina laf atmak, bir insanin basacagi yere tukurmek, hele hele durduk yere O'na kufretmek ayiptir ayip!
Karsindaki insanin hangi ulkeden oldugunun da bir onemi yoktur.
Ayip herkese ayni ayip!

3 Aralık 2012 Pazartesi

Izledik: James Bond - Skyfall

Cuma aksami Ozan arkadaslariyla birlikte oldugundan, haftasonuna kendimle basbasa bir aksam ile basladim.
Is cikisi esyalarimi eve birakip vurdum kendimi yollara.
Once kendimle basbasa bir yemek yedim.
Sonra kendimle basbasa yeni yil renkleriyle isil isil dukkanlari dolastim.
Bir iki hediye aldim sevindim.
Onlari rengarenk kagitlara sardilar daha da sevindim.
Sogukta isiklara baka baka kendimle basbasa yurudum yurudum.
Tiramisumu ve sarabimi alip eve geldim.
O yuruyusun ustune bir de kendimle basbasa Behzat C. keyfi yaptim.
Guzeldi kendimle basbasa cuma aksami, sevdim.
Bunun yazinin basligiyla ne alakasi var derseniz; hic bir alakasi yok :)
Oyle yazmak istedim :)


James Bond'a Cumartesi gunu Ozanla beraber gittik.
Hava soguktu!
Deli gibi yagmur yagiyordu!
Hani o yagmur ve sogukta sinemaya gitmek icin gosterdigimiz cabayi gorse James Bond onumuzde saygiyla egilirdi eminim :)


Ben hic James Bond hayrani olmadim.
O yuzden film de benim icin cok guzeldi diyemeyecegim.
Aman bitse de gitsek olmadim.
Ama bitmesin bu film, izlemeye doyamiyorum da demedim hani.
Benim aklimda 3 sey kaldi filmle ilgili:

& Istanbul'un tanitimi kesinlikle olmamis. 
Izlerken icim gitti o tarihi mekanlari kullanislarina. 
Sehrin tanitimi olacaksa buyursunlar gelsinler cekimlerini yapsinlar.
Ama Istanbul tanitimi oldu mu?
Bence olmadi.
Izni verenler umarim kullahini onune koyup bir dusunur bundan sonra.


&   Diger James bond filmleri gibi Skyfall'da da hersey var. 
Guzel kadin, aks, ihtiras, intikam, aksiyon. 
Aklina ne gelirse ekle filme :) 
Ama ekledikleri hicbir sey Javier Bardem kadar yakismamis o filme. 
Ben Javier Bardem hayrani degilimdir aslinda. 
Ama kendi adima O'nun sahneleri basladiktan sonra film bir baska oldu benim icin. 
Cok guzel oynamis!
Cok yakismis o filme.



&  Patlamalar, Kovalamalar, karsilasmalar, konusmalar...
Hepsi bir yana...
Benim icin filmin benim icin en etlileyici yeri jenerik muzigi oldu.
Adele Skyfall... 


Gunlerdir zaten dinleniyordu bizim evde, Cumartesiden sonra  Gulcin ve Ozan'in sevdikleri listesinin daha da ust siralarinda :)

Benim icin film izlenmezse olmaz degildi ama...
Uzun bir aradan sonra Ozanla beraber sinemaya gitmek...
Iste o cok guzeldi. 
Izleyecek olanlara simdiden keyifli seyirler.
Siz James Bond hayraniysaniz benden daha cok eglenirsiniz belki :)
Iyi haftalar! 

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails