21 Haziran 2012 Perşembe

Tebrikler tebrikler :)

Izmir'e ayak basip annemlerle bulustugum anda annemin ilk soyledigi su oldu:
"Cok zayiflamissin annecim"

Annemi abim takip etti:
"Suratin kucucuk kalmis senin"

Sonra komsularimiz ekledi:
"Kilo mu verdin yine?"
"Suratin cok suzulmus sanki?"
"Hasta olursun ama, olmaz ki"

ve boyle boyle devam etti... 
Ortak kani suydu: 
Gulcin kilo vermisti ve ne yapip edip o kilolar en kisa zamanda Gulcin'e geri kazandirilmaliydi. 

Gercekte durumun bununla uzaktan yakindan alakasi olmasa da, 
sadece bu ara cok calistim yorgunum, o yuzden size oyle geliyor desem de 
beni dinleyen olmadi elbette. 
Boyle olmazdi, mazallah yaban elllerde hasta olurdum da sonra ne yapilirdi? 

Bu arada benim saglikli oldugumu kanitlamak icin yapmaya calistigim aciklamalarin da elbette bir faydasi olmadi :)
- enerjim yerinde benim!
- saglikli olmasam her gun bu kadar saat nasil calisirim?
- meyvemi sebezemi hepsini yiyorum.
- e bakin iste enerjiden yerimde duramiyorum...

Yok olmadi. Beni pek dinleyen olmadi :) 
Ne de olsa ebeveynler icin soz konusu kilo oldu mu, yapilan aciklamalarin zerre kadar onemi yoktu. 
Yas kac olursa olsun durum degismiyordu. 
Cocuk dedigin yemegini yiyecekti, 
kilosunu alacakti, 
ebeveynler, teyzeler, komsular da kilosuna bakip sevinecekti, 
boylece herkes saglikli mutlu yasayacakti :) 
Yani tabaktakilerin hepsi yenecekti.
Bitti! 

Annemler ve komsularimiz arasindaki Gulcin'e kilo aldirmali baslikli sozsuz anlasma, ben biliyorum siteye ayak bastigimiz ilk anda yapildi. 
Orada kaldigim sure boyunca da anlasmalarina uygun olarak,
Sunu yedin mi? 
Bundan tattin mi? 
Aa ama biliyorum sen bunu cok seversin degil mi? 
sorulari esliginde onume gelen leziz yemekler birbirini izledi. 
Yapacak bir seyim yoktu. 
Itiraf ediyorum direncim cok da uzun surmedi, suremedi. 
Ve su kisacik miniminnacik surenin sonunda, kacinilmaz son gerceklesti. 
Tebrikler tebrikler :)
Gulcin'e 1,5 kilo basariyla aldirildi.

Buradan bu basarida(!) emegi gecen herkesi gonulden kutlarken bu birlikte calisma azmini, senkronizasyonu ve sonuc odakliligi baska alanlarda da kullanmalarini gonulden diliyorum.
Zira bu azimle calisirlarsa 1-2 yila Turkiye'nin dis borcunu azaltacaklarina, 
egitim sistemizi gelistireceklerine, 
saglikta reformu saglayacaklarina da cani gonulden inaniyorum. 

Ben halimden gayet memnunum, hic o kilolari verecegim falan diye yazmiyorum bunlari.
Sadece sunu anladim ki...
Soz konusu yemek, yedirmek, kilo aldirmak olunca ebeveynlerin elinden kurtutabilecek insan yok :)
O yuzden durumu kabul ettim, Izmirde olunca onume geleni yiyorum.
Afiyet olsun :)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Izmir gunlerinin ardindan...


Iste bitti bile. 
Gittim, gordum, konustum, guldum, bir dahaki gelisime kadar kendinize cok iyi bakin diyerek Hollandama geri dondum. 
Calistigim zamanlar, girdigim toplantilar, geceleri bile cevapladigim hatta ruyalarima bile giren mailer silindi gitti bile aklimdan.
 Ben yine kisa zamanda kendimce mutlu oldum, annem ve babam sagolsun benim icin herseyi yaptiklarindan olabildigince dinlendim, bu yazinin sonunda sakli bir surprizle baya keyiflendim ve bir yolculugun daha sonuna geldim…


Bu sefer, annem ve babamla beraber Cesmedeydik cogu zaman. 
Bir Ozan bir de abim eksikti. 
Onun disinda hersey tastamam yerindeydi. 
Ve anladim ki Cesme Haziran’da bir baska guzel bir baska etkileyici. 
Temmuzda, Agustosta insani bunaltan yogunlugun yerine bir sukunet, bir huzur hakim sanki hayata. 
Yollar sakin, sokaklar sakin, deniz sakin, hayat sakin. 
Ben o sakinligi cok sevdim…


Deniz kenarinda kucuk bir balikci kesfetmis annemler. 
Hele disarida oturursaniz denizin dalgalari ayaklariniza dogru yavas yavas vuruyor yemek yerken. 
Bir kac hafta sonra yer bulunmaz heralde orada. 
Simdi ise cok sakin. 
Ben o sakinligi de cok sevdim…

babamin eseri :)
Ildir tarafindaki gozlemecileri severiz biz ailecek. 
Firsat olunca atlar kacariz oralara. 
Gozlemeler, ayranlar bir yana bizi oraya ceken her zaman bu manzara. 
Tahta masali koy kahvelerinin her masasindan ayri bir guzel gorunur bu manzara. 
Orada cekilen dizi nedeniyle populeritesi artti bizim guzel köyün. 
Ama iste Haziran ya orasi da sakin. 
Ben o sakinligi de cok sevdim…


Ilicaya gittik bir aksam annem ve babamla. 
Once benim cok sevdigim Kumrucu Sevki’ye ugradik, oradan biraz carsiya. 
Arabaya hic beklemeden park yeri bularak, istedigimiz yerde istedigimiz kadar durarak ah bir de yolda kimselere carpmadan yuruyebilerek cok guzel sakin bir aksam gecirdik. 
Ben o sakinligi de cok sevdim…


Simdi dusununce gunler hele hele calismadigim haftasonu gunleri su gibi akti gecti aslinda… 
Kahvaltilar babamin her sabah usenmeden aldigi sicacik ekmeklerle, simitlerle lezzetlendi. 
Kahvalti sonrasinda gazeteler bir bir hatmedildi. 
Gun icinde cay, kahve keyifleri komsularla sohbetlerle suslendi. 
Hemen hemen her gun baska bir evden gelen kekler, kurabiyeler Gulcinin midesinde yerini buldu.
Izmirden, bir geceligine de olsa beni gormeye gelen kuzenlerim, yazlikta kislikta sohbetleriyle beni cok mutlu eden arkadaslarimla tatil keyiflendi. 
Ve her gun annem ve babam evin icinde disinda illa yapacak bir is bulurken (sasiyorum yaraticiliklarina) aa ne de cabuk aksam oldu diyerek gun bitti… 
Kisacik tatil de, bu kadar calismaya tatil denirse, bitti…


Ama bu yazi burada bitmedi! 
Cunku bu gezinin en buyuk surprizini yazmanin vakti geldi:  
Ve hic beklenmeyen bu bulusma hakikaten yuzumu guldurduJ 

Evren benim cok uzun yillar oncesinden, cok guzel yillari paylastigim bir arkadasim. 
Yillar hepimizi dunyanin baska yerlerine savurdu ve neredeyse 5 yildir hic gorusmedik. Her yaz bir sekilde hepimiz cesmedeydik ama bir turlu ayni donemde cesmede olmayi beceremedik. 
Bu yil ben aniden Izmir’e gitmeye karar verince, Evrenler de orada olunca tamam gun bugundur dedik
Evren bir de  surpriz hazirlamis bana. 
Surprizin basrol oyunculari da Yeliz ve Arca J 
Tahmin edin ne kadar guldum, ne kadar eglendim J 

Bu blog arkadasligi oyle degisik bir sey ki… 
Evrenle guzel muhabbetimizi bir yana koyuyorum. 
Bizim Evrenle oyle cok ortak arkadasimiz, hatiramiz var ki bir ogleden sonra degil gunlerce surebilir o muhabbet ve yine de bize keyif verir eminim. 
Ama Yelizle yeni tanismamiza ragmen, hic yabancilik cekmeden, sanki yillardir birbirimizi taniyormuscasina yaptigimiz sicacik sohbet bana "Iyi ki baslamisim blog yazmaya" dedirtti yeniden. 
Dusunuyorum da onca yil ayni sehirde yasamisiz keske daha once tanissaymisiz J 
Eminim biz oyle de Yelizle birlikte zaman gecirmek isteyen arkadaslar olurmusuz 

Laf aramizda anneleri bir yana birakiyorum, YavruSu ve Arcanin benim gibi uzaktan uzaga hayranlari bu sozlerim size: 
Cok dogru yoldayiz! 
Bir icim su bunlar vallaha J

Simdi sadece 4 gunlugune Hollandadayim. 
Sonra kuzenimin dugununu kacirmama sebep olan toplanti icin dusuyorum yine yollara… 
O zamana kadar da  aklimda Cesme gunlerinin guzel anilari bir sure daha gulumseyecegim galiba J
ve en onemlisi...
cok tesekkurler annecim ve babacim...
bu kisacik ara sayenizde cok iyi geldi bana...


18 Haziran 2012 Pazartesi

Test sorusu :)

Bu siralar sinav donemiymis ya 
(kolay gelsin o cocuklara bunca sinavla!) 
ben de bir test sorusu ile karsinizdayim. 
Hadi bilin bakalim :)

Bir site dolusu tatilci arasinda, Hollanda'dan gelen kisi nasil farkedilebilir?


a) Cikan hafif (!) ruzgarda herkes ustune hirkalar alip oturmusken ip askili bluzlarla oh ne guzel hava diye gulumseyerek oturmaktadir

b) Yok canim daha deniz havasi gelmedi, temmuz bile(!) olmadi diyenlerin saskin bakislari arasinda buldugu her firsatta deniz cantasini aldigi gibi yollara dusmektedir

c) Surekli konustugundan ya da mutemadiyen onune konan yemekleri yemek zorunda(!) oldugundan agiz cevresindeki kaslar hic durmadan calismaktadir.

d) Hepsi :)



17 Haziran 2012 Pazar

Babalar gunu...

ben bu yil babama hediye olarak kendimi getirdim.
dedi ki bana 
en guzel hediye abim ve benmisim.
Biz bu yil, yillar sonra ilk kez, babalar gununu yanyana kutluyoruz....


o yuzden can-i gonulden...
babalar gunu kutlu olsun!
kanadi kirik olanlarin da umarim akillarindaki, yureklerindeki guzel anilar onlar icin mutluluk olsun...

15 Haziran 2012 Cuma

Kacak 2

Evet isler cok yogun...
Evet haftaya pazar is icin baya uzun bir yolculuga cikmam gerekiyor; yani yine yollarda olacagim...
Evet bu ara cok seyahat ettim, ve ayni anda cok da calistigim icin yoruldum.... 
Ama yine de, herseye ragmen, cok kisa bir sureligine de olsa Izmir'e kacmaktan kendimi alikoyamadim.
Evet biraz zamansiz oldu biliyorum ama kendimi durduramadim.

Aslinda ay sonunda kuzenimin dugunu var.
Guya onun icin gelip bir de guzel tatil yapacaktim
Aama is seyahatleri nedeniyle butun planlarim degisti. 
Ustune ustluk dugunu de kaciracagim :(
O yuzden ben de kisa da olsa atladim geldim.

Tam anlamiyla bir tatil degil benimkisi bu yogunlukta elbette.
Bir yandan calisiyorum bugun.
Bir yandan ailemi, arkadaslarimi goruyorum
Bir yandan biraz dinlenmeye calisiyorum.
Yani baya yogunum :)
Gunde dort bes saati toplantilarda gecirmek dinlenmekse ben bu hafta sonu dinlenecegim :)
Hafta basi da havasi harika, havasi bir icim su, havasi insanin icinde cicekler actiran Hollandama geri donecegim :)
Ah ah havasiyla ironi bile yapilamayan Hollandam benim :)

An itibariyle sicak cok sicak Izmirdeyim...
Ve hepimize sicacik bir hafta sonu dilerim :)
Buralarda narlar cicek acmis biliyor musunuz? 
Ben onlara bakip bakip seviniyorum :)


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails