13 Mayıs 2012 Pazar

Iyi ki varsiniz anneler!

Gecen yil oyle cok yazmisim ki bu yila yazacak bir sey birakmamisim... :)

Burayi okuyan hayatimdaki tum anneler,
anneler gununuz kutlu olsun. 
Hayatinizdaki her gun cocuklarinizin sevgisiyle ayri bir anneler gunu olsun!

Ve benim canim annem...
Iyi ki varsin.... 
Ben her anneler gununde sana sahip oldugum icin, hepimiz saglikli oldugumuz icin ve uzak olsak da aslinda hep bir arada oldugumuz icin sukrediyorum. 
Anneler gunun kutlu olsun!!!!

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Uyumsuz Defne Kaman'in Maceralari Su

Defne Kaman, Umay Bayulgen yani nam-i diger Umay Nine!, Sahaf Semahat, Umit Haydar Kaman, ... 
Ben bu karakterleri bir sure unutmamam.

Buket Uzuner'in dort kitaplik bir seri halinde hazirladigi yeni romanlarinin ilki "Uyumsuz Defne Kaman'in Maceralari Su". Surada da kisacik bahsettigim gibi cok severek okudum ben bu kitabi. Hikayeyi sevdim, karakterleri sevdim ama en cok aralara serpistirilmis aklimda tutmak istedigim cumleleri, bir nevi ogretileri sevdim. Nicedir yanimda 'post-itlerle' kitap okumamistim. Uyumsuz Defne Kamanin Maceralari Su'yu ise kitabimin arasina hep kendime hatirlatmalar koyarak okudum. Seruvenin sonuna geldigimde bir de baktim ki sapsari bir kitabim olmus. 



Ne mutlu bana! Dusunsenize bu kadar sayfaya yeniden donup bakma istegim var... 
Ah bilseniz o sayfalarda neler neler var...
Mesela...
... ben o olamazdim, o da ben. Herkes tek yaratilmisti, herkes farkliydi, ama kimse kimseden ustun degildi. Bir agac, bir tavsan, bir elma, bir damla su, bir avuc toprak, bir nefes hava ve her canli farkli ama esit derecede onemliydi. ... 

Mesela...
.... ben de boyle iyilestim... Artik oyle ya da boyle oldugumu soyleyerek kimse benim kendimi kotu hissetmeme neden olamazdi. Bir kere size gore neyin dogru olduguna karar verdiginizde sizi uzemezler!  ...

Mesela...
Dunyanin herhangi bir yerinde ve herhangi bir yuzyilinda yirmibes yil kadar yasamis biri, cehennemin bu dunyada oldugunu artik ogrenmis, insanlik tarihi boyunca insanin en buyuk dusmaninin yalnizca insan oldugunu da coktan farketmis olmalidir. Hepsi bu kadar!

Mesela...
neyse bu kadar yeter galiba :)

Herseyini cok mu sevdim kitabin? Buna evet demem zor. Mesela kitaptaki ask hikayesini yerlestiremedim kafamda cok saglam bir yere. O hikaye olmasa kitabin etkisi ayni olmaz miymis? Bilemedim. Zaten ben Umay Nine'yi ve Defne'yi okumakla oyle mesguldum ki bunlari cok da dusunemedim. Dunyayi paylastigimiz her canliyi esit seviyorlardi Umay Nine ve Defne. Hepsine saygi duyuyorlardi. Sanirim onlarin kitap boyunca tum anlattiklarini, ogrettiklerini "Yasamak tabiatin efendisi degil, onun parcasi oldugunu hissetmektir, cunku ona donecegiz!" sozu cok ama cok guzel ozetliyordu. Anlattigi herseyi, inandigi herseyi, Umay Nineyle ilgili herseyi yani Umay Nine'yi cok sevdim... Ve Defne'nin Komiser Umit ve Sahaf Semahat ile yollarini birlestiren hikayesini de onun ogretileri ile suslenince cok begendim.

Daha cok yazmak istediklerim, anlatmak istediklerim var kitap hakkinda ama okuyacaklara da haksizlik etmeyeyim cok da ipucu vermeyeyim degil mi burada?
Yoksa biraksaniz neler yazarim neler daha :)
Son olarak...

Hep sunu dusunurum ben; bir kitabi begenip begenmemeniz ve dahasi bir kitaba yuklediginiz anlam aslinda onu okudugunuz donemle cok alakalidir. Ben de sanirim kendim icin tam zamanin da Su'yu okudum. Dunyaya verdigim zarari, kendimi dogadaki dengeler icinde koyabilecegim yeri, baskalarinin dusuncelerine verdigim ya da vermedigim onemi dusundugum bir donemde okudugum bu kitapla oyle geldi ki bana sanki ben kendi dusuncelerimi genisletecek detaylar buldum. Iste bu yuzden de cok mutlu oldum.

Siz de benim kadar sever misiniz bu kitabi bilmem ama ben gercekten sevdim. Ve iste bu yaziyla haftalardir bitirmis olsam da, kitapliga kaldiramadigim ve sanki buraya yazinca vedalasacakmisim gibi hissettigim bu kitabi basucuma koyup serinin yeni kitabini beklemeye basladim :)

Bir de size bir sir vereyim mi?
Aycoregi yalnizca bir corek degildir 
siz yine benden duymus olmayin :)

11 Mayıs 2012 Cuma

Yalnizlik Senfonisi (5)


Sevgili blogum,
Hani gecen gun sana demek ki bizim butun gezmelerimizin sorumlusu Ozanmis benim bir sucum yokmus dedim ya; oraya bir de sunu eklemek istiyorum:
Bizim evdeki saglikli beslenmeye calisma cabasinin sorumlusu da Ozanmis ve yenilen tum zararli yiyeceklerin sucu da benimmis galiba. 
Zira su yalniz gecirdigim donemde yediklerimi baska turlu aciklayacak soz bulamiyorum.

Tam bir yaramaz cocuk gibiyim bugunlerde evde.
Surekli mutfak civarinda dolasip etrafa bakiniyorum.
Hmm simdi ne yesem? (aslinda keske hic yemesem...)
Ya o kadar da zararli olamaz bunlar bence? (tabi canim, onemli olan zaten bence...)
Ama ben bugun dogru durust yemek yemedim ki. (keske yeseydim daha iyiydi sanki...)
Ne iradesizmisim be blogum Ozan gitti saglikli yasam bitti :)

Tamam kendime bu kadar da haksizlik etmeyeyim
Kahvalti etmeden evden cikmiyorum.
Mutlaka oglen ve aksam yemek yiyorum.
Meyve de yiyorum.
Ama nerede o pisen sebzeler?
Nerede o bu hafta hic et yemedik, bu aralar pek balik yemedik diye yapilan planlar.
Sahi nerede? :)
Gecenlerde ispanak, kabak, fasulye falan yaptim yedim ama genelde o eski duzenden eser kalmadi farkindayim.

Bu muhim degil o kadar bence. 
Nihayetinde yemek yiyorum elbette ama...
Sana daha fenasi ne soyleyeyim mi?
Hani eskiden annemler bizi anneanneme falan birakinca cikolataydi oydu buydu cimlenirdik ya firsattan istifade.
O ruh haline dondum!
Elimden cipsler, kolalar dusmuyor.
Ciddiyim!
Her aksam cips yenir mi ya?
Ben gecenlerde 2 aksam ust uste Behzat C.'nin birikmis bolumlerini izlerken yedim.
Yaninda kola
Bitmedi bir de cikolata.
Harun bile birakti abur cuburu ben elimde kolalarla dolasmaya basladim. 
Olacak is mi?
Bu arada Harun eskiden ne guzel bilgi toplamaya gittikleri evlerde cayin yanina biskuvi isterdi.
Soyle caya batirip batirip yemeye.
Kuru kuru gitmiyor abi diye diye :)
Guzel sahnelerdi :)
Bak o Harun bile abur cuburu birakti ben elimde cipslerle dolasmaya basladim.
Olacak is mi? :)

Yalniz bak sana soylemis olayim cok kola icince insan iyi uyuyamiyor.
sonra aksam kola icip sabah cok cay icersen miden yaniyor.
bir de en fenasi ne biliyor musun kola, cips, cikolata ayni aksam yiyince ertesi gun kollarin falan kasiniyor.
ben yaptim sen yapma emi?

Of amma cenem acilmis benim.
Neyse sen bunlari bosver de yine haftasonu geldi :)
Ustelik inanmayacaksin bu haftasonu gunesli olacakmis Rotterdam'da hava.
Inanamadin degil mi?
Vallaha ben de pek inanmadim ama hava tahminlerinin yalancisiyim. 
Bak oyle diyorlar iste.


Benim cok isim var bu haftasonu 
ama belli mi olur?
bakarsin bir firsat yaratir kaciveririm biraz guneslenmeye, 
bir de soyle bir manzara karsisinda keyfetmeye :)


Hadi hep yararli yiyeceklerle dolu, 
gunesli, 
saglikli 
bir haftasonu olsun hepimize :)

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Gecen yil bu zamanlar_5... Utrechtte bir aksam - Sol Lumen

Ayni zamanda kadim gezi arkadasim olan Ozan Ingiltere'ye gittiginden beri bizim gezilere de zorunlu bir ara verilmis oldu. 
Demek ki neymis hep Ozan yuzunden geziyormusuz, butun suc onunmus :)
Bu vesileyle bunu kanitlayabilmis olmanin mutlulugunu yasiyor ve gecen yil bu zamanlara bir uzanip arsivden bir gezi yazisi cikariyorum :)


Gectigimiz hafta bir Cuma aksamini Utrecht'te gecirdik. Aslinda ozellikle o aksam gitmemizin bir sebebi vardi: Utrecht Universitesinin 375. yilinin kutlamalari kapsaminda bir dizi aktivite yapiliyordu Utrecht'te. Iste bizde o aktivitelerden biri olan Sol Lumen sehir turuna katilmaya karar verdik.

Gecenin tek kotu yani su aralar harika olan Hollanda havasinin o gece biraz soguk olmasiydi ama sansliyiz ki biz yuruken ayaz kayboldu gitti. Bir diger kotu yani da turun Hollandaca olmasiydi. Malum ben Hollandaca bilmiyorum ama sonucta sokaklarda yurumek bile bana yeti. Laf aramizda anliyorum da biraz sanki; en azindan arada iki uc kelime yakalayip kendimce binalar hakkinda hikayeler yazabiliyorum. Gerci sonra Ozan bana soylenenleri cevirince benim hikayelerin gercekte anlatilanlarla uzaktan yakindan alakasi olmadigini goruyorum ama olsun biraz daha cabalasam televizyonda haberleri sundururlar bence bana J Ha gayret Gulcin!

Utrecht benim Hollanda'da en sevdigim sehirlerin basinda geliyor. Katildigimiz etkinlik kapsaminda sehrin cesitli yerlerindeki binalar, yollar isiklandirilmis ve bu isikli yollari takip eden bir gezi rotasi belirlenmisti. Bu rota guruplar halinde rehberler esliginde bir saat icinde geziliyor ve cesitli binalar hakkinda bilgi alma, yollarda hazirlanmis isik gosterileri izleme sansina sahip olunuyordu. Ve bu guzel sehir turundan elimizde bu fotograflar kaldi…

Gecenin karanligi, 
rengarenk isiklar ve 
isiklarla bence daha da guzellesen kanallar. 
O gece yollarda uzun uzun yururken dusundum de...
Ben gercekten bu sehri seviyorum...
Bu yollarda dolasmayi, bazen oturup bir yerlerde cay icmeyi, dere kenarinda keyif yapmayi, hayal kurmayi...
Tabi rehberin anlattiklarini anlayabilsem bunlari dusunecek vaktim olmazdi ama iste bu da Hollandaca bilmemenin keyifli yani :)


Gezinin sonunda da geziye katilanlara 15 katli bir binanin terasindan sehrin isiklarini izleme firsati sunuluyordu. Utrecht ozellikle merkezi genelde 2-3 katli binalardan olusan bir sehir. Dolayisiyla bulundugumuz yukseklik sadece bir binanin 15. kati olsa da, onumuzde iste izlemesi boyle keyifli bir manzara vardi.

Tam bir isik seliydi aslinda manzara. 
Goz alabildigine uzanan bir isik seli. 

Bu resimlerde gorunen lazer gosterisi de kutlamalar kapsaminda yapilan Sol Lumen aktivitesine ismini veren ana etkinlik yani bir nevi gecenin assolistiydi :) Oncesinde yapilan sehir turunda da aslinda bu lazer isiklarinin gorulebilecegi yerler geziliyordu. Bu lazer gosterisi Utrecht Universitesi'nin bir binasindan Utrecht'in en guzel yapilarindan biri olan Dom kulesine kadar ulasiyordu. 


Universite kampusu sehrin 3-4 kilometre disinda; dolayisiyla kisa bir sure icin 3-4 kilometrelik yol bu isikla susleniyordu. Rehberimizin anlattigina gore bu isik oylesine bir araya getirilmis renkleri de tasimiyordu ustelik. Tam da 375. yil kutlamalarina uygun olara bu isik universitenin sehirle baglantisini ve sehirden, hayattan aldigi gucu temsil etmek uzere kampus ile sehir merkezi arasindaki yola eklenmisti. Ve dahasi lazerdeki herbir renk 375. yilini kutlayan Utrecht Universitesindeki bir fakulteyi temsil ediyordu.
-         Pembe – Teoloji / Ilahiyat
-         Kirmizi – Hukuk
-         Yesil – Tip
-         Sari – Matematik ve Fizik
-         Koyu Mavi – Edebiyat
-         Mor – Veterinerlik
-         Acik Mavi – Sosyal Bilimler

Takip eden gunlerde bu lazer gosterisi pek cok gazetede de yer aldi. Iste onlardan biri de Washington Post gazetesi idi. 
Oyle guzel cekmisler ki rahatlikla diyebilirim iste gordugumuz tam boyle bir seydi :)
Simdi hatirliyorum da o aksam cok ama guzeldi...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Benim tatli meleklerim

Bu ipler, bu kanavice kumasi yillar yillar once bir cumartesi gunu besiktastaki bir pasajdan alinmislardi. Ne heves heves yeniden kanavice isleyecegim diye. 
Ne oldu? 
Topu topu bir tane ortu(cuk) isledim :) 
Hala bizim evde. Ben isledim ya, ceyizimin nadide parcasi :) 
O zamanlar deli gibi calistigim vakitler. O ortuyu isledikten sonra bir daha iplere elim gitmedi. 
Ama icimde hep bir kanavice isleyeyim hevsesi olunca iplerim ve kumaslarim taa Turkiye'den buralara geldi :) 
Hatta yanlarina annemin benim icin aldigi yeni ipler ve dergiler de eklendi. Hepsi bir kosede Gulcin'in onlarla yeniden bulusmasini sabirla bekledi :) 
Ve yine yalniz bir haftasonundayken, dolayisiyla vaktim varken benim de iplerim ve kanavice kumaslarimla bulusmamin vakti geldi :)



Aslinda kanavice, orgu gibi insanin uzun sure kafasini egip ayni noktaya bakmasi gereken isler benim gibi boyun ve sirt agrisi cekenler icin cok uygun degil. 
Farkindayim. Dolayisiya kendimi cok zorlamiyorum.
Oyle koca koca motiflerde, ortulerde ne kadar hosuma gidiyor olsalar da gozum yok, olamaz :)
Kapasitemin farkindayim. Boyle kucuk kucuk motiflerle kendimi oyaliyorum :)

Yalniz nasil zormus boyle kucuk motifler bulmak.
Dergilerdeki motifler kocaman. 
Internet deseniz cok guzel ama sablonlar cok fazla yok. 
E sablon olmadan isleyecek yetenek de takdir edersiniz ki ben de yok :)
Aradim taradim sonunda aradigimi sweet dots'da buldum.
Kucuk, kucucuk melekler...
Gorunce, tamam dedim aradigimi buldum :)


Sonra aldim iplerimi, kumaslarimi elime, oturdum bu hafta sonu melekler isledim kendime.
Rengarenk, guler yuzlu melekler...
Ev islerinden vakit buldukca, yanimda yeni demlenmis cayim renk renk iplerin arasinda kayboldum. 
Arada boynum agridi ama bol bol ara verip yine meleklerimle ugrastim durdum :)
ve sonunda iki gulumseyen melekle arkadas oldum :)

Aslinda onlar boyle kumasin ustunde ayri gayri kalmayacaklar.
Annemle birlikte planlarimiz var onlar hakkinda :)
O yuzden boyle aralikli aralikli islendiler aslinda.
Evet binlerce kilometre mesafeden kanavice ustune planlar yapacak kadar deliyiz laf aramizda :)
Ama ne zaman gerceklesir o planlar bilmiyorum.
Acelemiz yok, ne zaman olursa :)
Bakalim onumuzdeki gunlerde yeni kucuk melekler eklenecek bu iki bidigin yanlarina?


Bilmiyorum :)
Ama sadece simdilik bu meleklerimi islerken ve renkleri secerken cok egleniyorum :)
Bir de hepimize boyle rengarenk bir hafta diliyorum :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails