9 Mayıs 2012 Çarşamba

Gecen yil bu zamanlar_5... Utrechtte bir aksam - Sol Lumen

Ayni zamanda kadim gezi arkadasim olan Ozan Ingiltere'ye gittiginden beri bizim gezilere de zorunlu bir ara verilmis oldu. 
Demek ki neymis hep Ozan yuzunden geziyormusuz, butun suc onunmus :)
Bu vesileyle bunu kanitlayabilmis olmanin mutlulugunu yasiyor ve gecen yil bu zamanlara bir uzanip arsivden bir gezi yazisi cikariyorum :)


Gectigimiz hafta bir Cuma aksamini Utrecht'te gecirdik. Aslinda ozellikle o aksam gitmemizin bir sebebi vardi: Utrecht Universitesinin 375. yilinin kutlamalari kapsaminda bir dizi aktivite yapiliyordu Utrecht'te. Iste bizde o aktivitelerden biri olan Sol Lumen sehir turuna katilmaya karar verdik.

Gecenin tek kotu yani su aralar harika olan Hollanda havasinin o gece biraz soguk olmasiydi ama sansliyiz ki biz yuruken ayaz kayboldu gitti. Bir diger kotu yani da turun Hollandaca olmasiydi. Malum ben Hollandaca bilmiyorum ama sonucta sokaklarda yurumek bile bana yeti. Laf aramizda anliyorum da biraz sanki; en azindan arada iki uc kelime yakalayip kendimce binalar hakkinda hikayeler yazabiliyorum. Gerci sonra Ozan bana soylenenleri cevirince benim hikayelerin gercekte anlatilanlarla uzaktan yakindan alakasi olmadigini goruyorum ama olsun biraz daha cabalasam televizyonda haberleri sundururlar bence bana J Ha gayret Gulcin!

Utrecht benim Hollanda'da en sevdigim sehirlerin basinda geliyor. Katildigimiz etkinlik kapsaminda sehrin cesitli yerlerindeki binalar, yollar isiklandirilmis ve bu isikli yollari takip eden bir gezi rotasi belirlenmisti. Bu rota guruplar halinde rehberler esliginde bir saat icinde geziliyor ve cesitli binalar hakkinda bilgi alma, yollarda hazirlanmis isik gosterileri izleme sansina sahip olunuyordu. Ve bu guzel sehir turundan elimizde bu fotograflar kaldi…

Gecenin karanligi, 
rengarenk isiklar ve 
isiklarla bence daha da guzellesen kanallar. 
O gece yollarda uzun uzun yururken dusundum de...
Ben gercekten bu sehri seviyorum...
Bu yollarda dolasmayi, bazen oturup bir yerlerde cay icmeyi, dere kenarinda keyif yapmayi, hayal kurmayi...
Tabi rehberin anlattiklarini anlayabilsem bunlari dusunecek vaktim olmazdi ama iste bu da Hollandaca bilmemenin keyifli yani :)


Gezinin sonunda da geziye katilanlara 15 katli bir binanin terasindan sehrin isiklarini izleme firsati sunuluyordu. Utrecht ozellikle merkezi genelde 2-3 katli binalardan olusan bir sehir. Dolayisiyla bulundugumuz yukseklik sadece bir binanin 15. kati olsa da, onumuzde iste izlemesi boyle keyifli bir manzara vardi.

Tam bir isik seliydi aslinda manzara. 
Goz alabildigine uzanan bir isik seli. 

Bu resimlerde gorunen lazer gosterisi de kutlamalar kapsaminda yapilan Sol Lumen aktivitesine ismini veren ana etkinlik yani bir nevi gecenin assolistiydi :) Oncesinde yapilan sehir turunda da aslinda bu lazer isiklarinin gorulebilecegi yerler geziliyordu. Bu lazer gosterisi Utrecht Universitesi'nin bir binasindan Utrecht'in en guzel yapilarindan biri olan Dom kulesine kadar ulasiyordu. 


Universite kampusu sehrin 3-4 kilometre disinda; dolayisiyla kisa bir sure icin 3-4 kilometrelik yol bu isikla susleniyordu. Rehberimizin anlattigina gore bu isik oylesine bir araya getirilmis renkleri de tasimiyordu ustelik. Tam da 375. yil kutlamalarina uygun olara bu isik universitenin sehirle baglantisini ve sehirden, hayattan aldigi gucu temsil etmek uzere kampus ile sehir merkezi arasindaki yola eklenmisti. Ve dahasi lazerdeki herbir renk 375. yilini kutlayan Utrecht Universitesindeki bir fakulteyi temsil ediyordu.
-         Pembe – Teoloji / Ilahiyat
-         Kirmizi – Hukuk
-         Yesil – Tip
-         Sari – Matematik ve Fizik
-         Koyu Mavi – Edebiyat
-         Mor – Veterinerlik
-         Acik Mavi – Sosyal Bilimler

Takip eden gunlerde bu lazer gosterisi pek cok gazetede de yer aldi. Iste onlardan biri de Washington Post gazetesi idi. 
Oyle guzel cekmisler ki rahatlikla diyebilirim iste gordugumuz tam boyle bir seydi :)
Simdi hatirliyorum da o aksam cok ama guzeldi...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Benim tatli meleklerim

Bu ipler, bu kanavice kumasi yillar yillar once bir cumartesi gunu besiktastaki bir pasajdan alinmislardi. Ne heves heves yeniden kanavice isleyecegim diye. 
Ne oldu? 
Topu topu bir tane ortu(cuk) isledim :) 
Hala bizim evde. Ben isledim ya, ceyizimin nadide parcasi :) 
O zamanlar deli gibi calistigim vakitler. O ortuyu isledikten sonra bir daha iplere elim gitmedi. 
Ama icimde hep bir kanavice isleyeyim hevsesi olunca iplerim ve kumaslarim taa Turkiye'den buralara geldi :) 
Hatta yanlarina annemin benim icin aldigi yeni ipler ve dergiler de eklendi. Hepsi bir kosede Gulcin'in onlarla yeniden bulusmasini sabirla bekledi :) 
Ve yine yalniz bir haftasonundayken, dolayisiyla vaktim varken benim de iplerim ve kanavice kumaslarimla bulusmamin vakti geldi :)



Aslinda kanavice, orgu gibi insanin uzun sure kafasini egip ayni noktaya bakmasi gereken isler benim gibi boyun ve sirt agrisi cekenler icin cok uygun degil. 
Farkindayim. Dolayisiya kendimi cok zorlamiyorum.
Oyle koca koca motiflerde, ortulerde ne kadar hosuma gidiyor olsalar da gozum yok, olamaz :)
Kapasitemin farkindayim. Boyle kucuk kucuk motiflerle kendimi oyaliyorum :)

Yalniz nasil zormus boyle kucuk motifler bulmak.
Dergilerdeki motifler kocaman. 
Internet deseniz cok guzel ama sablonlar cok fazla yok. 
E sablon olmadan isleyecek yetenek de takdir edersiniz ki ben de yok :)
Aradim taradim sonunda aradigimi sweet dots'da buldum.
Kucuk, kucucuk melekler...
Gorunce, tamam dedim aradigimi buldum :)


Sonra aldim iplerimi, kumaslarimi elime, oturdum bu hafta sonu melekler isledim kendime.
Rengarenk, guler yuzlu melekler...
Ev islerinden vakit buldukca, yanimda yeni demlenmis cayim renk renk iplerin arasinda kayboldum. 
Arada boynum agridi ama bol bol ara verip yine meleklerimle ugrastim durdum :)
ve sonunda iki gulumseyen melekle arkadas oldum :)

Aslinda onlar boyle kumasin ustunde ayri gayri kalmayacaklar.
Annemle birlikte planlarimiz var onlar hakkinda :)
O yuzden boyle aralikli aralikli islendiler aslinda.
Evet binlerce kilometre mesafeden kanavice ustune planlar yapacak kadar deliyiz laf aramizda :)
Ama ne zaman gerceklesir o planlar bilmiyorum.
Acelemiz yok, ne zaman olursa :)
Bakalim onumuzdeki gunlerde yeni kucuk melekler eklenecek bu iki bidigin yanlarina?


Bilmiyorum :)
Ama sadece simdilik bu meleklerimi islerken ve renkleri secerken cok egleniyorum :)
Bir de hepimize boyle rengarenk bir hafta diliyorum :)

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Bunu da yaptim... Gulcince Hidrellez :)

Az once televizyonda gordum, bugun hidrellezmis. 
Cingenelerimizin kutlama hazirliklarini gorup gulumsememek mumkun degil :)
Evler boyanmis, en guzel elbiseler sandiklardan cikarilmis. Boya masrafi cok tutuyormus ama olsunmus, degermis o masrafa:)
Bu aksam su kenarina gidip sabaha kadar dans edeceklermis sonra gun dogarken celik gibi suya gireceklermis. 
Hep diyorum hayat onlara guzel vallaha :)

Ben hidrellezin anlamini cok bilmiyorum aslinda. Kokeni neye dayanir, nasil bir inanistir bilmiyorum. 
Sadece cocuklugumdan kalan bir iki hidrellez anisi var aklimda. 
O zamanlar oturdugumuz evin arkasinda, annem ve babamin emek emek duzenledigi bir bahce vardi. 
Bahcenin kenarina, araliklarla kirmizi, pembe, beyaz gul agaclari dikmislerdi. 
E bizim bahce gul agaclarinin merkezi olunca hidrellez kutlamalarinin da merkezi olurdu haliyle :)
Dilegini kapan kosardi agaclara :) 
Bir kismi da hayal meyal hatirliyorum taslarla resim cizerdi sanki gul agaclarinin altina. 
Evler, arabalar, neler neler... :) 
Cocukluk iste merakla bakardim kim ne diliyor diye. 

Biz dilek asar miydik hatirlamiyorum. 
Ama bugun cingenelerden ozendim ben de hidrellez kutlamalarina kendimce katilmak istedim. 
Nereden bulayim bizim evde gul agacini?
Gul agacim yok diye kutlamalardan geri kalamam ya.
Ben de gittim pazardan kendime kipkirmizi guzel guller aldim :)


Anneme telefon ettim sordum ne yapacagim diye.
Malum benim icin annem 7/24 acik danisma hatti. Saglik, is, yemek, temizlik her konuda hizmet veriyor kendisi. Cok yonlu :)
Bu konuda o da cok bilgili degilmis ama yine de anlatti bana.
Ogrendim, kucuk bir kagida cizdim dilegimi.
Gullerimin altina saklayacagim :)
Sonra da gerceklessinler diye icimde daha da buyuk bir umutla yasyacagim :)

Sizin de dilekleriniz var ama gul agaciniz yoksa haber verin ben bizim gullerin altina dileklerinizi eklerim :)
Bugune bugun hidrellez icin alinmis bir vazo gulum var :)
Artik yetkili merci de kusuruma bakmasin agac yok ama 
ben varolan sartlarda elimden geleni yaptim 
kabul etsin lutfen dileklerimi :)

goremiyorsunuz ama iste tam bu gulun yapraklarinda benim dilegim sakli
o da artik Gulcincede sakli.
bunu da yaptim sonunda :)

4 Mayıs 2012 Cuma

Bugun bunu cok sevdim... Renkler

Bu resim cikti karsima internette.
Londra'da Covent Garden Neal's Yard imis burasi.
Nasil civil civil 
Nasil rengarenk
Nasil insanin icini aciyor


Firsat olursa is seyahatlerinde gidip gorme sansim olur umarim.
Bu resmi Gulcince'ye eklemek istedim cunku...
Benim icin, bir sehire kac kere gitmis olursan ol 
ben oralari gordum bitirdim demenin mumkun olmadiginin kucuk bir kaniti.
Sakli oyle cok guzellikler var ki her sehirde.
Gozumuze carpmayan, aralarda kalan, kesfedilmeyi bekleyen...
Belki hemen burnumuzun ucunda, yasadigimiz sehirde de var boyle yerler.
Kim bilir?
Bu hafta bir de bu gozle bakmaya calisacagim ben su andaki sehrime.
Bakarsiniz bulurum bir sakli guzellik ben de :) 

Gunu bitirmek icin uzun saatler olsa da onumuzde
Iyi haftasonlari olsun hepimize :)

1 Mayıs 2012 Salı

Zaman degismis :)

Bu aralar, yazamiyorum ve okuyamiyorum da.
Ama kusuruma bakmazsiniz umarim ne de olsa bahanem buyuk. 
Kolay degil evde misafircik var :) 
Yemek yedi, uyudu, simdi ne giydirsek, senin kucaginda cok durdu, bana daha cok guldu derken bakiyoruz aksam oluyor :) 
Iste dort gun bitti de Gonja teyzesini yolladik bile Turkiye'ye geri. 
Hakikaten gunler arkadaslarim olunca ne cabuk geciyor.  

Elbette bu aralar en cok yaptigimiz aktivitelerden biri fotograf cekmek ve en cok kullandigimiz esyalarimizdan biri fotograf makinasi. 
Ve biz misafircik fotografi cektikce ben cocuklugumu hatirliyorum. 
Oyle fotograf cok cekilmezdik biz sanki cocukken. Cekilecegimiz zaman da boyle menemen bardagi gibi yan yana dizilir cogu zaman mahcup bakislar atardik kameraya. Oyle poz vermeyi cok bilmezdik sanki.
Hatta benim sevgili kuzenlerimden birinin cocuklugunda aglamadigi fotografi neredeyse yoktur. 
Bir fotografcimiz vardi. O'nu gordu mu baslardi aglamaya. Ama ne aglamak :) Dolayisiyla mesela benim sevgili kuzenim icin fotograf cekilmek hic de eglenceli bir sey degildi. 
Simdi bizim misafircik fotograf cekilirken bakiyorum da...
Zaman degismis. 
Bu yeni nesil bildigin bebeklikten foto-model :)
Nasil seviyorlar poz vermeyi :)
Bir de sunu soylemeden gecemeyecegim; 
baska seyleri bilmem ama bir gercek var ki bu bebeklik hakikaten yan gelip yatma yeri :)
Ohhh keyif vallaha! :))
masallah benim guzel kuzuma :)


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails