Hafta sonu cok ama cok hastaydik. Zaten on gundur aramizda pin pon topu gibi gidip gelen gribal enfesksiyondan bunalmisken butun haftasonunu da hastalikla gecirmek bizi iyice bunaltti. Dinlendikce gecer dedigimiz hastalik ne hikmetse biz uyudukca guclendi hatta aldigimiz ilaclarla vitaminleri kullanip iyice canavara donustu. Ses kisikligi, bogaz agrisi, burun tikanikligi, oksuruk, hapsuruk, bas agrisi, ates... Sahip oldugu butun silahlari kullanip bizi duvardan duvara savurdu. Yenildik! Evde ikimiz koltugun iki kosesine kivrilip hain hastaligin bizimle derdinin bitmesini bekledik. Bizim evde hafta sonu diyaloglari kimin neyi soyledigi degismekle beraber genelde soyleydi
- nasilsin?
- hasta. sen?
- ben de hasta...
*****
- nasil oldun?
- daha iyiyim. sen?
- ben de sanki.
*****
- sicak bir sey mi icsek?
- olur
- dur ben yapayim.
- emin misin? kotuysen ben yapayim
- yok yok sen yat bu sefer ben yapayim
*****
- ilac icelim mi yine?
- icelim
- dur ben getireyim...
Az biraz iyi hisseden digerine bakti. Evde surekli tavuk suyuna corba yapildi durdu. Emin olabilirsiniz yaz sicaginda bunca corbayi ictikten sonra tavuk suyu goresimiz kalmadi. Ustumuzu ortup yatsak sicak oldu, acip yatsak hastalik yenilendi derken bu yaz gribi bizi resmen tuketti ve bunaltti.
Dolayisiyla dogum gunumun sabahina hasta ve bitkin uyandim. Ama kendi kendime dedim ki bu hastaligin bugun beni bitkin tutmasina izin vermeyecegim. Bu aralar cok yapmadigim bir sey yapip guzel guzel giyindim :) Kendime kucuk bir hediye verip sevmedigim ofis yerine o penceresinden dere gorunen sevdigim ofise gitmeyi ihmal etmedim. Biraz neselenmek icin bloguma yazi yazdim hatta arsizca bugun benim dogum gunum dedim :) Sonra toplantilara daldim gittim... Basimin agrisindan firsat buldukca dinledim, konustum, yoruldum. Birbirini anlamamak icin direnen insanlarin arasini bulmak icin olan enerjimi de harcadim. Toplantilar bitti ben de bittim ve kabul ettim: ne yaparsam yapayim, ne kadar neselenmeye calisirsam calisayim bildiginiz hastaydim. Ustelik ailemden ve arkadaslarimdan da uzaktaydim, dogum gunu kutlamak falan istemiyordum. Yani haftaya pek de iyi baslamadim.
Ama... elime bir cay alip maillerime bakmaya baslayinca anladim. Aslinda ben bu haftaya cok iyi baslamistim. Yalniz da degildim, uzakta da degildim. Internet sayesinde, telefonlar sayesinde, o tu kaka deinlen sosyal paylasim aglari sayesinde sevdigim herkese cok yakindim. Her gelen mesajla enerjim biraz daha yukseldi, her calan telefonda yuzum biraz daha guldu. Pozitif enerjinin iyilestirici bir gucu var diyorlar ya evet beni gercekten iyilestirdi. Kim ne derse desin hele sevdiklerimden bu kadar uzaklardayken bu hafta internet de, sosyal paylasim aglari da, blogum da beni cok mutlu etti.
Iyi ki varsin sosyal medya uzaklari yakin ettin beni mutlu mutlu mutlu ettin :)
Iyilesmis Gulcin olarak minik dogum gunu pastamla ona da
beni mesajlariyla mutlu eden sizlere de cok tesekkur ederim :)






