11 Mart 2011 Cuma

Gulcin New Jersey'den bildiriyor.... Kisa Kisa

Oturup, kafami toparlayip bir seyler yazamadim bu ara. O yuzden aklimdakileri kisa kisa da olsa unutmadan not edeyim dedim. Birbiriyle alakasiz bir suru sey biraraya gelmis oldu ama napayim zaman az isler cok olunca, aklimdakileri de unutmak istemeyince boyle yapiverdim :)

-         Bu memlekette su yerine kola ictiklerini dusunmeye basladim. Her kosebasinda bir kola makinasi var ustelik alabilecegimiz en kucuk kola 0.7 litre ama soyle alistigimiz gibi lezzetli bir su icmek icin gosterdigim cabayla sahra colunde de suya ulasabilirim diye dusunuyorum :)

-         Ben Turkiyedeyken cok calisiyoruz saniyordum. Burayi gorunce vazgectim. Daha once hep egitime geldigimden bu yuzleriyle cok karsilasmamaistim ama cilginca calisan hatta ogle yemegini bile bilgisayar basinda yiyen insanlarla sarilmis durumdayim. Kesin oyun oynuyor ya da dizi izliyorlardir; anti sosyalliktendir bu hal dedim ama yanilmisim. Soyle bir dolandim ofiste herkes gercekten yemek yerken calisiyor. Kendimi black swanlarla sarilmis gibi hissediyorum :)

-         Burada bana verdikleri fislerle harcamalarimi sirkete yolladigimda bana ne diyecekler cok merak ediyorum. Dayanamadim bir tanesinin fotografini cektim. Sanirim hicbir seyin ayari yok bu memlekette. Ya fislerde urunun yapiminda kullanilan malzemeye kadar yaziyorlar ya da asagida goruldugu uzere beyaz kagida bunlari bunlari yedi diye yazip yanina damga basiyorlar. Saka gibi :)
-       Haritada yakin gorunen mesafelerin aslinda kac mil oldugunu kontrol etmeden yola cikmamam gerektigini yeniden anladim. Otelin dibinde gorunen restorana ulasmam 20 dakikami aldi. O kadar da sordum resepsiyondaki kiza aa hemen yurusunuz dedi. Acaba ben kucuk kaliyorum bunlarin yaninda ondan mi uzun surdu yurumem anlamadim :)

-         Bakkal buldum burada hani cizgisiz dosya kagidinin yaninda gripin, onun yaninda kagitli cukulata onun yaninda tozlanmis makarna paketleri duran o eski bakkallardan :) Ama o kadar pisti ki kabuklu ceviz alinmaz oyle diyeyim. Sadece pil aldim ama paketini neyle silecegimi sasirdim gerisini siz tahmin edin :)

-      - Dun aksam hemen S.tarbuckstan "Marble Pound Cake" dedikleri mozaik kekimi yedim. Yok bu ulkede S.tarbucks bu keki harika yapiyor yeniden kabul ettim. Gecen gelisimde hayran kalmistim bu tada ama heralde kafamda abartili bir imge olusturdum diyordum. Yok gercekmis. Resmen yemege doyamadim bir kac tane alip eve mi gotursem diyorum :)

         -   Kahve ile aramizdaki yillardir korudugum mesafe gun be gun azalmakta. Sabah 4te kalkip aksam 10 da yatabilince gunu kafeinsiz kapatamaz oldum. Buradaki caylar da bir garip oldugundan kahveyle dostlugumuz gucleniyor. Ama yok ne yapsam turk kahvesinin yerini tutamiyorlar :) Eve gideyim bir demlik cay sonra da bol kopuklu bir turk kahvesi yapip icmeyi planliyorum :)

-  Oteldeki gorevliler, girdigimiz dukkanlardaki tezgahtarlar, taksi soforleri yani servis sektorunde karsilastigimiz herkes direk "Heeeyyy, how are you today?" diye soruyorlar. Ben yoldan gecen tanimadigim insanlara bile merhaba gunaydin diyebilirim ama bu sanki tanisiyormusuz da yeniden karsilasmisiz gibi konusma sekline biraz sasirdim. E onlar halimi hatrimi sounca ben de kafami cevirip gecemiyorum :) Yani bu aralar tanimadigim bir suru insanla baya hal hatir muhabbeti yapiyorum :) Ama laf aramizda sevdim bu muhabbetci tavri; cok egleniyorum :)

Yarindan itibaren New Jersey unleri simdilik sona eriyor ve New York gunleri basliyor. 
Bu hafta yasadigim yogun tempodan dolayi ne kadar yorgun olsam da 
New York gunlerini sabirsizlikla bekliyorum :)
Bir de su disarida durmaksizin yagan yagmurun dinmesini de sabirsizlikla bekliyorum.
Bakalim Gulcin'i koprunun obur tarafinda neler bekliyor :)

nj.com'dan...

8 Mart 2011 Salı

Gulcin New Jersey'den bildiriyor....

Carsamba gunu verilen ani bir kararla birkac toplantiya katilmak icin yollara dustuk. Bu kez Amerikadayim ama Ozansiz :( Is icin gelmis olsak bile bu yolculugu sadece is olarak gormek istemiyorum. Daha once gelmedigim yepyeni bir yerdeyiz, yeni yemekler yiyioruz, yeni yerler gormeye calisiyoruz, oyle ya da boyle gunluk rutinimizin disinda bir kac gun yasiyoruz. Dolayisiyla bir hafta normalin iki kati tempoyla calismak zorunda kalacak olsam da ben olabildigince anin keyfini cikarmaya calisiyorum.



Hafta ici ofise yakin oldugu icin New Jersey’de olacagiz. Hafta sonu ise kendimi Hudson nehrinin diger kiyisina yani New York’a atmayi planliyorum. Henuz kesinlesmis bir planim olmasa da Manhattan'da gokdelenlerin arasinda avarece dolasmayi, Brodway'de bir cay icmeyi, Soho'da dukkanlarin vitrinletine bakmayi planladim bakalim ne kadarini yapabilecegim. Dun aksam o kadar cok yagmur yagdi ki, bulutlarin tamamen bosaldigini ve haftasonunun gunesli gecegini dusunmek istiyorum. Hatta hafta sonu gunesli gecsin diye icimden durmadan dua ediyorum. Lutfen lutfen lutfen hafta sonu yagmur yagmasin....

Aslinda Amerikada ilk gun ilk hayal kirikligini da beraberinde getirdi. Zira Pazar ogleden sonrayi alisverisle doldurmayi planlamis olsam da pasaport sirasinda gecen 1,5 saat nedeniyle otele 3 civari varabilince ve otele en yakin outlete gitmek icin taksiye tek yon 60-80 dolar odemem gerektigini duyunca buyuk bir hayal kirikligina ugradigimi itiraf etmeliyim. Uzaklara gitmeyeyim bari etrafa bakayim diye yola ciktiysam da bardaktan bosanircasina yagan yagmurda yuruyemeyince alisveris planlarini iptal etmek zorunda kaldim ve hayal kirikligi icinde kafam onumde otelin yolunu tuttum :) 

Ama Amerikada ilk gun ilk bulusmayi ve cok guzel bir aksami da beraberinde getirdi. Pazar aksami universitedeki yurt arkadaslarimdan biriyle cok ama cok keyifli bir yemek yiyerek yolculugun keyfini ikiye katladim alisveris yapamamanin hayal kirikligini ustumden attim. Mutluyum.... Dunyanin dort bir yanina savrulmus olsak bile hala bir masanin basina oturdugumuzda sanki hic ayri kalmamis gibi konusacak onlarca sey buldugumuz icin mutluyum. Ben geliyorum dedigimde yagmur camur dinlemeden beni gormek icin yollara dusen arkadaslarim oldugu icin mutluyum. Dunyanin neresine gidersek gidelim sicak bir dost sohbetinde yuzumuze bir tebessum oturtabildigimiz icin mutluyum...

Edgar's cafe ve sahane duvar boyalari*
Yemek icin Manhattan'da cok siin bir cafeyi tercih ettik. Daha dogrusu yagmudan kacmak icin yurudugumuz yolda onumuze cikan ilk yere girmeyi tecih ettik. Ama yolunuz buralara duser ve harika bi somonlu sandvic ve orman meyveli tart yemek isterseniz  84. caddedeki Edgar's Cafe'yi kesinlikle tavsiye ederim. Zaten sonradan okudugumda godum ki New York'ta  tatli yenilebilecek en iyi 15 cafeden biri olarak sayiliyormus. Ne sansliyim ve beni oralara goturdugun icin tesekkur ederim arkadasim:)

Yagmursuz bir gunde ben de bu goruntuyu gorebilirim umarim :)*
Cok ama cok yagmur yagdigi icin fotograf cekemedik ama dunun en guzel anlarindan biri filmlerde gordugum New Jersey ile New Yorku birbirine baglayan George Washington Koprusunden gecmekti diyebilirim :) Bu kopru gecisleri sirasinda yeni bir sey de ogrendim meger filmlerde farketmemistim ama kopru iki katli. Yani bir koprunun ustunden gecen yol var bir de alt kat. Ama yagmur yagarken alt katta arabanin ustune dusen sular gercekten korkutucuydu itiraf etmeliyim. Yeniden anladim ben gezerken ogrenenlerdenim cunku bu herkesin bildigi bir seymis meger bir ben bilmezmisim :)

Kisaca ben biraz yorgun olsam da burada simdilik keyifliyim. Hele Pazar aksami yaptigimiz keyifli sohbetten sonra bir kez daha anladim ki insanin hayattaki en buyuk zenginligi yillarca biriktirdigi dostlari. Ben de kendimi bu kadar zengin hissettigim icin cok mutluyum... Ah bir de alisveris yapabilseydim nasil mutlu olurdum tarif edecek soz bulamiyorum :) Ah bu kadin milleti :)


** Biz Yagmurdan dolayi fotografcekemedigimizden fotogaflar Edgar's cafenin ve New Jersey'nin resmi sitelerinden

3 Mart 2011 Perşembe

Yazamiyorum...

Isil isil yine bugun hava. Hani o dereleri de parlatan cinsten bir gunes var tepemizde. Ofisteki yerim degisti dere manzarali bir masam oldu benim de. Gerci kafani bilgisayardan kaldiracak vaktin olmayinca masan dere gormus ya da sokak gormus farketmiyor. Ama hele simdi ilk heves ya; benim kafam 15 dakikada bir pencereden disarilari izlemek uzere havada. Zaten ara ara pencereden tam gozume giren gunes de kafami kaldirmak icin bahane oluyor bana. Asla kalkip perdeyi kapatmiyorum. Biraz  saga biraz sola kayarak gozlerimi gunesten kurtarip o guzel isiltinin keyfini surmeye devam ediyorum. ne de olsa cok yok boyle gunler burada...

Izmir'den gelen guzel haberlerle benim icim de isil isil. Saglik olsun hepimizin hayatinda hep saglik olsun! Dolayisiyla isil isil olsun yazdiklarim da istiyorum. Mesela trende kucuk bir cocukla sohbet ettim, yuzumu guldurdu sabah sabah; onu yazsam. Sonra gecenlerde cok guzel bir filme gittik cok begendim onu yazsam. Dun verilen ani bir kararla Pazar gunu New Yorka ucuyorum. Bir hafta oralarda olacagim. Hem is hem gezmek. Sevincliyim aslinda onu yazsam... Yok olmuyor yazamiyorum...

Ne garip daha kac gun varolacak yazdiklarim bilememek, nereye gidersem okuyabilecegim blogumu, nereye gidersem bloguma ulasamayacagim ve yazdiklarim hos bir ani olup sadece aklimda kalacak emin olamamak. Sonra ne garip hep okudugum bloglar hala alistigim adreslerde mi olacak bilememek. ne garip blogumda guncellenen yazilarin haberini gorememek. Ne garip bloglarda sohbet havasinda gecen yorumlarin yerini uc bes tane genelde son hale kizginlikla suslu  yorumlarin almasi. Ve ne bunaltici, ne ic karartici bir yasagin daha gelip hayatimizin tam ortasina aniden yerlesmis olmasi...

Sanki kocaman bir apartmanda oturuyorduk hep birlikte. Sagimiz solumuz komsularla cevrilmisti hos bes sohbet mutluyduk. Bir anda bosaldi sanki oturdugumuz buyuk apartmandaki daireler. Komsu bir siteye tasindi herkes. Hangi kapiyi calsak bir not suradayim beklerim. Gidiyorum bazen o yeni adrese. Ama hani yeni bir eve tasininca esyalariniz hic tam yerlesmez ya o eve. Ya bir koltuk fazla gelir ya da hali salonun ortasinda ufacik kalir. Iste oyle yeni evlerine yerlesememis sanki bloglar da, yazilar da.  Ustelik gonullu bir tasinma da degil ya bu. Sanki gidilmek zorunda kalinan yer daha da yabanci geliyor o yuzden gozumuze. 

Bu sadece bir ornek. Hayatimizi direk etkiledigi icin daha fazla dikkatimizi ceken bir ornek. Ama etrafimiza baktigimizda tek yasagin bu olmadigini gormek zor degil. Sadece okumamiza izin verilen haberleri okuyabiliyoruz, izlememize izin verilen seyleri izleyebiliyoruz... Simdi de istedigimiz gibi yazamiyoruz. Ya sonra istedigimiz neleri yapamiyor olacagiz acaba?

Yine de bikmadan usanmadan soylemeye devam: Bloguma Dokanma!


1 Mart 2011 Salı

Beklemek mi... Saglik olsun...

Yurt disinda yasamanin en zor yanlarindan birini yasiyorum ben yine bugun: 
Istedigim anda istedigim kadar sevdiklerimle olamamak. 

Bugun en yakin arkadaslarimdan biri hatta kardeslerimden biri “ufak” umuyorum ufacik bir operasyon gecirecek. Orada olmamin hicbir seyi degistirmeyecegini biliyorum. Ama yine de burada beklemek yerine orada o kapinin onunde disari cikisini beklemek istiyorum. Sonra ayildigini gozlerimle gormek istiyorum. Sonra ilerleyen gunlerde hadi bir iki lokma daha ye diye kafasinin etini yemek, gunden gune daha iyi olmasini izlemek, disari cikmasin diye evde oyalanacagi bir seyler bulmak istiyorum. Laf aramizda O'nu on bes gun evde tutmayi nasil basaracaklar cok ama cok merak ediyorum J

Telefonda bakma sen onlara ben cabucak iyilesirim dedi bana. Iyilesir de biliyorum. Aciya karsi kendisinden beklenmeyecek garip bir dayanikliligi vardir. Hastalandiginda soylenmez oyle cok fazla. Genelde yeterince gezemediginde, evde cok fazla zaman gecirmek zorunda kaldiginda soylenmeyi tercih eder :) Ama konu bizlersek gunlerce evde oturacak olsa da sesini cikarmaz. Ihtiyacimiz oldugunda, nefret ettigi halde saatlerce bir eve bir ofise tikilip kalmak zorunda kalsa bile hep yanimizdadir

Iste ben de simdi onun yaninda olabilseydim keske diyorum. Biliyorum hele hastanede bekledikleri anlarda orada olmamla burada olmam arasinda hicbir fark yok ama ben orada olmak istiyorum. Cunku sadece uzakta olanlar bilir beklemek uzaktayken en zor gelen seydir…

Ama bekleyeyim saglik olsun... yeter ki saglik olsun...

Hoppaaa

b.l.ogspot'a erisim yasaklaniyormus. Buyrun buradan yakin! 
Sebebi tam olarak bilmiyorum, yogun bir gun oturup okuyamadim tum haberleri, blog yazilarini. Ama sebep ne olursa olsun sonuc yeni bir yasak. Yasak sevmem ben, karsiyim yasaklara. Hele ki insanlarin dusuncelerinin paylasilmasinin yasaklanmasini hic sevmem. Yasak nerede olursa olsun ne icin olursa olsun cozum getirmez bence.  Sadece kafasini kuma gormek isteyenlerin sectigi sececegi bir yol olur benim gozumde. Tamam insanlarin kendi hayatlari hakkindaki kararlarina karisamayiz isteyen gomsun kafasini kuma da bir servisi kullanan bunca insanin kafasini kuma sokma cabasi nedir onu anlayamiyorum. Neyse OIP ve kutukafa oyle guzel ozetlemis ki durumu cok da soze hacet yok aslinda...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails