Oturup, kafami toparlayip bir seyler yazamadim bu ara. O yuzden aklimdakileri kisa kisa da olsa unutmadan not edeyim dedim. Birbiriyle alakasiz bir suru sey biraraya gelmis oldu ama napayim zaman az isler cok olunca, aklimdakileri de unutmak istemeyince boyle yapiverdim :)
- Bu memlekette su yerine kola ictiklerini dusunmeye basladim. Her kosebasinda bir kola makinasi var ustelik alabilecegimiz en kucuk kola 0.7 litre ama soyle alistigimiz gibi lezzetli bir su icmek icin gosterdigim cabayla sahra colunde de suya ulasabilirim diye dusunuyorum :)
- Ben Turkiyedeyken cok calisiyoruz saniyordum. Burayi gorunce vazgectim. Daha once hep egitime geldigimden bu yuzleriyle cok karsilasmamaistim ama cilginca calisan hatta ogle yemegini bile bilgisayar basinda yiyen insanlarla sarilmis durumdayim. Kesin oyun oynuyor ya da dizi izliyorlardir; anti sosyalliktendir bu hal dedim ama yanilmisim. Soyle bir dolandim ofiste herkes gercekten yemek yerken calisiyor. Kendimi black swanlarla sarilmis gibi hissediyorum :)
- Burada bana verdikleri fislerle harcamalarimi sirkete yolladigimda bana ne diyecekler cok merak ediyorum. Dayanamadim bir tanesinin fotografini cektim. Sanirim hicbir seyin ayari yok bu memlekette. Ya fislerde urunun yapiminda kullanilan malzemeye kadar yaziyorlar ya da asagida goruldugu uzere beyaz kagida bunlari bunlari yedi diye yazip yanina damga basiyorlar. Saka gibi :)
- Haritada yakin gorunen mesafelerin aslinda kac mil oldugunu kontrol etmeden yola cikmamam gerektigini yeniden anladim. Otelin dibinde gorunen restorana ulasmam 20 dakikami aldi. O kadar da sordum resepsiyondaki kiza aa hemen yurusunuz dedi. Acaba ben kucuk kaliyorum bunlarin yaninda ondan mi uzun surdu yurumem anlamadim :)
- Bakkal buldum burada hani cizgisiz dosya kagidinin yaninda gripin, onun yaninda kagitli cukulata onun yaninda tozlanmis makarna paketleri duran o eski bakkallardan :) Ama o kadar pisti ki kabuklu ceviz alinmaz oyle diyeyim. Sadece pil aldim ama paketini neyle silecegimi sasirdim gerisini siz tahmin edin :)
- - Dun aksam hemen S.tarbuckstan "Marble Pound Cake" dedikleri mozaik kekimi yedim. Yok bu ulkede S.tarbucks bu keki harika yapiyor yeniden kabul ettim. Gecen gelisimde hayran kalmistim bu tada ama heralde kafamda abartili bir imge olusturdum diyordum. Yok gercekmis. Resmen yemege doyamadim bir kac tane alip eve mi gotursem diyorum :)
- Kahve ile aramizdaki yillardir korudugum mesafe gun be gun azalmakta. Sabah 4te kalkip aksam 10 da yatabilince gunu kafeinsiz kapatamaz oldum. Buradaki caylar da bir garip oldugundan kahveyle dostlugumuz gucleniyor. Ama yok ne yapsam turk kahvesinin yerini tutamiyorlar :) Eve gideyim bir demlik cay sonra da bol kopuklu bir turk kahvesi yapip icmeyi planliyorum :)
- Oteldeki gorevliler, girdigimiz dukkanlardaki tezgahtarlar, taksi soforleri yani servis sektorunde karsilastigimiz herkes direk "Heeeyyy, how are you today?" diye soruyorlar. Ben yoldan gecen tanimadigim insanlara bile merhaba gunaydin diyebilirim ama bu sanki tanisiyormusuz da yeniden karsilasmisiz gibi konusma sekline biraz sasirdim. E onlar halimi hatrimi sounca ben de kafami cevirip gecemiyorum :) Yani bu aralar tanimadigim bir suru insanla baya hal hatir muhabbeti yapiyorum :) Ama laf aramizda sevdim bu muhabbetci tavri; cok egleniyorum :)
Yarindan itibaren New Jersey unleri simdilik sona eriyor ve New York gunleri basliyor.
Bu hafta yasadigim yogun tempodan dolayi ne kadar yorgun olsam da
New York gunlerini sabirsizlikla bekliyorum :)
Bir de su disarida durmaksizin yagan yagmurun dinmesini de sabirsizlikla bekliyorum.
Bakalim Gulcin'i koprunun obur tarafinda neler bekliyor :)
| nj.com'dan... |





