17 Kasım 2010 Çarşamba

Mutlu bayramlar...

Bu sabah uyanirken bugun bayram dedim kendime. Uzaklarda huzunlenmek icin sebebim var. Sonra bugun bayram dedim kendime huznu mutluluga cevirmek icin gucum var…

Bu bayramda da sabah erkenden kalkacak ev ahalileri. Sabahin erken saatlerinde evde kosusturma baslayacak. Biz her zamanki saatte kalkip ise gelecegiz.
Dusundum… Ozan ve bizde kalan bir arkadasimiz erken yola cikacaklarindan gun bizim evde de erken baslayabilirdi. “Tamam” dedim kendi kendime “sen de onlari yolcu edebilirsin”. Gozlerim uyku!!! diye yalvarirken oyle bir gucle kalktim ki yataktan. Konustuk biraz, sonra el salladim arkalarindan. (Nese +1!)

Bu bayramda da evlerde sabah harika bir kahvalti sofrasi ile suslenecek, kahkahalarla kahvalti edilecek. Biz her sabahki gibi ya bir tost yiyecegiz ya da bir iki grisiniye cayla eslik edecegiz.
Dusundum… Birincisi bu kadar uykum varken kahvati hazirlamama gerek yoktu! (Nese +1!) Ustelik hepimiz dun evden calistik, sabah yagan maillere aldirmadan, ne guzel neseyle kahvalti ettik. El acmasi borek bile vardi soframizda sonra simitle guzel guzel peynirler. Hazir gozlerim uyku istiyordu ya, e bir de bayram, 1 saat daha izin verdim kendime. Oyle guzel uyumusum ki bayram temali ruyalarla. (Nese +1!)

Bu bayramda da evden cikarken karsilastiklari komsularina siki siki sarilacak insanlar, neseyle bayramlasacaklar. Biz asansorde ya da ofiste birini gorursek siradan bir gunaydin diyecegiz.
Dusundum… Bugun benimle konusacaklar bayram oldugunu bilmiyorlardi ki nasil sevinsinlerdi benimle. Karar verdim onlara bugunun bayram oldugunu bildirmeliydim! Aldim elime kucuk sekerlerden. Asarsorde kimseye rastalamadim iyi mi? Hay bin kunduz! Ama trendeki bilet kontrolu yapan amca, ofisteki guvenlik gorevlileri ve is arkadaslarim biliyorlar: Bugun Bayram. Bir suru tebrik aldim bu sayede :) Hatta bilet kontrolu yapan amca cocuklara verdikleri kucuk oyuncaklardan verdi bana bayram hediyesi niyetine :) (Nese +1!)

Bu bayramda da es-dost ziyaretleri ile keyiflenecek gunler. Biz evde dinlenecegiz.
Dusundum… Haftasonu arkadaslarimiz vardi bir nevi erken bayram kutlamasi yaptik ya biz. (Nese +1!) Bu haftasonunu da bir iki gezintiyle susleyebiliriz pekala. Ustelik telefonlar ve internet ile sevdiklerimizin sesi istedigimiz an yanimizda.(Nese +1!)

Bu bayramda da sofralari sahane yemekler, tatlilar susleyecek. Biz siradan bir aksam yemegi yiyecegiz…
Dusundum… Evet bayram sofralari sahane ama ben de guzel bir sofra hazirlayabilirdim aksama. Hazirlardim da kabul ettim; kavurma yapamam mesela. Beceriksiz miyim bilmem ama gercek su: etler pismiyor burada. Hani boyle pamuk gibi olur kavurma dedigin ben yapinca kayis daha iyi bir sifat oluyor kendileri icin. Almanyada cok guzel pirzola yemistik (Urunum sen git yine ye bayram serefine) o da yok burada. Cikamadim isin icinde bu maddede! Ben de anneme telefon ettim ben donunce butun guzel yemeklerden yapacaklar bana :) (Nese +10!)

Ve bu bayramda da halalar, dayilar, kuzenler bir arada olacak. Belki de son kez babanemin evinde. Biz burada uzakta olacagiz…
Dusundum… Nesesi yok iste bunun. Neresinden bakarsak bakalim bunun her yani huzun. Ama biliyorum bir araya geldiklerinde bizi de konusacaklar. Uzakta da olsan hep kalplerinde olmak olabilmek degil mi isin ozu?

Hepimize nerede, nasil olursak olalim seker tadinda nice bayramlar…
PS: Bu bayramda da Turkiye'de 9 gunluk tatil olacak biz burada calisacagiz. Neyse bu konuya hic girmeyelim!

11 Kasım 2010 Perşembe

Gule gule babaannecim....

Bir kisi daha eksigiz artik. Artik ne kadar cogalirsak cogalalim yeri dolmayacak bir eksigimiz daha olacak.

Ailemizin yasayan en buyuk ferdiydi babaannem. Evlerimize gelen taze tarhana kokusuydu; sabah kalktigimizda odalarimiza dolan yufka ekmek kokusu. Mutfagin hakimiydi O. Cam gibi recellerin, ispanakli kol boreklerinin, kulak corbasinin ve daha aklimiza gelen nice yemegin ustasiydi. Temizlikti babaannem, duzendi. Yillarca saclarimizi yikadigimiz, elleriyle yaptigi, zeytinyagli sabunlarin kokusuydu. Yeri geldiginde hatta bazen gelmediginde bile hottt diyebilendi, otoriterdi, gucluydu, ogut verendi. Ama herseyden ote torunlarini cok her seyden cok sevendi… Ve babaannem de bize veda edip dedelerimin ve anneannemin yanina gitti...

Ben gectigimiz Persembe aksami O’nu gormek uzere yola cikarken babaannem de son yolculuguna cikti... Belki de O’nu yazin birlikte uzun uzun sohbet ettigimiz o son gorustugumuz gun gibi hatirlayayim istedi... Ama bir yandan onu ugurlamak icin orada olabileyim. Biliyordu anneanneme veda edememistim istedigim gibi belki de ikisine birden simdi veda edebileyim istedi.

Paylasmayi severdi babanem; ah bir de yemek yedirmeyi. Omru boyunca cocuklari, torunlari bir arada olsun; kapisinin onunden gecip O’na merhaba diyen herkes sofrasina da otursun istedi. Hatta yeri geldi yemek yiyecek hali kalmayan bizler evden bir seyler daha yemeden cikacagiz diye uzulup agladi. Simdi bize veda ederken eminim gokyuzunden gulumsuyordu. Cunku onu ugurlarken, arkasindan misafirlerimizi agirlarken tam da onun istedigi gibi cocuklari, torunlari, akrabalari, sevenleri bir aradaydi. Her aksam tipki O’nun istedigi gibi ev kalabalik ve isikliydi. Odalardan, koridorlardan konusmalar ayak sesleri eksik olmadi ama Persembe aksami odalari dolasirken ben; ev tum kalabaliga ragmen sadece babaannemle doluydu.

Sanki odasindan mutfaga yuruyordu taburesine tutunarak. Biz masanin etrafinda oturuken “Sundan da yiyin” diyordu ya da “Dolapta karpuz peynir de var hadi cikarin”. Cay tabaginin icine onun icin koydugumuz tuza uzaniyordu eli her yemekte; sevmezdi ya tuzluk karabiberligi. Ve yine her zamanki gibi “Yemiyorsunuz” diyordu. “Zayiflamissiniz hepiniz”. Odasi babaannem kokuyordu sanki yine. Elbiseleri utulu dolabindaydi belki ondan. Birini benim nisanimda giymisti hatirliyorum, birini kuzenimin dugununde sanki. Salonda kosedeki koltukta oturuyordu sanki. “E daha daha nasilsiniz?” diyordu; bir de “Eslerinizle iyi gecinin kizim uzmeyin sakin birbirinizi”. Hatta bir ara dedem ogle namazi sonrasi elinde sicak ekmeklerle donerken eskisi gibi balkonda O’na “Hosgeldin” diyordu...

Sonraki gunler baska sesler, baska goruntuler baskin cikmaya basladi. Anladim ki babaannem gittigi yerde de artik mutluydu…

Gule gule babaannecim, mekanin cennet olsun... Bana son konustugumuzda demistin ki; “A.llah sirali olum versin kizim, zamani gelince beni birakin”. Inaniyorum ki sen zamanin geldigine inandin. Gule gule babaannecim...

Babaannemle Anilar

Inaniyorum ki gidenin ardindan gulumsemek, guzel anilari hatirlamak da onlarin ruhlarini mutlu ediyor. O yuzden babaannemin ardindan da sadece goz yasi dokmek istemiyorum. Aklima guldugumuz anlar geliyor ve yuzume yerlesen gulumsemeyi engellemiyorum. Aslinda ben ve abim disindaki torunlarinin anneannesiydi O. Ama olsun ben hepimiz adina babaanne diye yazdim anilarimizi... Iste babanemle guzel anilardan bazilari, unutmayayim hep hatirlayayim diye...

*****************
Hollandaya geldikten sonraki ilk bayramdi. Babaannemi aradim. Konusmaya basladik.
          GB: Babaanecim nasilsin? Bayramin mubarek olsun.
          B: Iyiyim kizim sen nasilsin?

Konusma surer sonlara dogru...
          B: Saka yapiyorsun bana degil mi? Geldin sen buradasin
          GB: Yok babaanne ne gelmesi Hollanda’dayim
          B: Hadi hadi buradasin sen buradasin
          GB: Vallaha degilim babaanne
          B: Yemin etme. Taa oralardaysan sen bu ses nasil bu kadar net geliyor?
          GB: Babaanne telefon teknoloji....
          B: Hadi oradan beni mi kandiracaksin? Oradan buraya ses boyle mi gelir onca yol.
          GB: Babaanne ama...
          B: Tamam babani veriyorum tamam

Cok gulmustuk... Ses gec gelmiyor diye inanamamisti Hollandadan aradigima. Sonra alisti, yillarca uzaklardan guzel guzel konustuk.

*****************
Tam 10 kuzeniz biz kocaman bir aile. Birer birer evlendik; ailemizi daha da genislettik. Babaannemin en mutlu anlari arasinda heralde bizim dugunlerimiz de vardi. Ama bir yandan en endiseli anlari arasinda da...

Ailemize bir damat katiliyorsa babaannemle diyaloglar
          B: Bak kizim sen zaten zayifsin. Yemiyorsun da
          Biz: Babaanne ben zayif degilim ya valla yiyorum ben ayrica
          B: Yiyormus nerene yiyorsun acaba? Bak bu cocugu ac birakma. Guzelce yemek pisir. Sen yemiyorsun diye o da mi yemeyecek? Olmaz!

Ailemize bir gelin katiliyorsa babaannemle diyaloglar
          B: Oglum masallah gelinimiz de pek guzel.
          Biz: Sagol babane
          B: Ama biraz zayif mi ne?
          Biz:.....
          B: Aman sen yememezlik etme. Hasta olursun bak!
          Biz: Yok babaanne yerim ben merak etme
          B: Ye oglum sen aman diyeyim ye. Aliskinsin sen bol bol yemeye. Yemek pisiriyordur herhalde gelin kizimiz degil mi?
Cenaze dolayisiyla kuzenler bir araya gelince farkettik yeniden cogumuza bunlari soylemis :)

*****************
Elbet her babaanne gibi benim babaannem de cocuk sahibi olalim isterdi. Hatta zaman zaman bu konuda israr da ederdi :)
          B: Artik anne ol kizim
          Biz: Daha erken babaanne
          B: Neyi bekliyorsun acaba?
          Biz: E sen de demiyor muydun calis mutlaka kendi parani kazan diye. Isim, kariyerim...
          B: O zaman onun vaktiydi onu diyordum simdi bunun vakti bunu diyorum. (iyice kizar) Bakacak sana ileride o isin kariyerin bakacak. Ah hastayim dersen kariyerin pisirir bir corba getirir artik ne olacak.

PS: Ama bana 2 sene musade etmisti vallaha yurtdisindan doneyim diye :)

*****************
Keyifliydi babaannemle sohbet. O anlatirdi biz dinlerdik... 
         
          B: Mustafa ugradi gecen gun.
          GB: Mustafa kim?
          B: Koyde Mustafa var ya?
          GB: Bilmiyorum ben tanimiyorum.
          B: Nasil? Xxx yengenin dayisinin oglu. Akarabamiz bizim
          GB: Xxx yengeyi de tanimiyorum ki ben
          B: Nasil? Dedenin amcasinin oglunun esi
          GB: Yakinmis baya :)
          B: Yakin tabi. Uzak kaldiniz tanimiyorsunuz akrabalarimizi. Neyse o ugradi gecen gun.....

Bu mantikla tahmin edersiniz ki tum koy bizim akrabamiz. Uzak kalmasam bile ne kadarini taniyabilirdim bilemiyorum :

Daha ne anilar var kimbilir akillarda. Onemli olana bunca aniyi yaratabilmis olmak degil mi aslinda? Iyi ki bunca guzel aniyi biriktirecek kadar beraber olabildik babaanecim... Gule Gule...

2 Kasım 2010 Salı

Rotterdam'da bomba!

Gectigimiz hafta Persembe gunu Rotterdam merkez istasyonunda 2. Dunya Savasi'ndan kalma patlamamis bir bomba bulundu. Tahminlere gore savas zamani ucaktan atilmis ancak patlamamis ve zamanla! ustu toprakla ortulmustu. 250 kg olan bu bomba Cuma ogleden sonra genis bir alanda patlatildi. O aksam televizyonlarda haber oldu; simdi unutuldu. Ben unutamadim.

Istasyonda bulunan patlamamis
bomba
1939-1945 yillari arasinda dunyanin pek cok ulkesi bombalarin tehditi altinda yasadi. Havadan yagan bombalar sehirleri, binalari ve en onemlisi insanlarin hayatlarini mahvetti. Rotterdam o donemde yerlebir olan sehirlerden yalnizca biri. Ve savastan tam 65 yil sonra Rotterdam'da 2. Dunya Savasi'ndan kalma patlamamis 250 kglik bir bomba bulundu. Aciklamalara gore Avrupa'nin pek cok kentinde buna benzer bombalar var ve disaridan mudahale edilmedikce patlamalari cok mumkun degil. Yani yine aciklamalara gore endiselenecek bir sey yok! Gercekten yok mu? Ya da boyle bir durumda endiselenmemiz gereken tek sey o bombalarin patlayip patlamayacagi mi?

Bir bakima insanlarin akil almaz hirslarini, hep daha fazlasina sahip olma isteklerini temsil etmiyor mu o bombalar? Ve toprak altinda kalmis hirslarin 65 yil sonra bambaska kusaklarin hayatini hala oyle ya da boyle tehdit edebiliyor olmasi endiselenilecek bir sey degil mi?

Bulunan bombanin patlatilisi
Daha kotusu, bugun dunya uzerinde onlarca noktada insanlar topragin altinda mudahale edilmezse patlamayacak bombalarin degil; gokyuzunden patlamak uzere gelen bombalarin tehditi altinda yasamiyor mu? O bombalarin bir kismi da belki patlamayacak. Belki bazi canlar o bombalar patlamadigi icin bugun kurtulacak. Ama hayatlari mahvetmek uzere yola cikan o bombalar bugun ya da yarin insanlarin hayatlarini tehdit etmeye devam etmeyecek mi?.

Savaslar niye cikar? Hakli midir saldiranlar? Magdur mudur hep savunanlar? Insan hayatinin onemi bazi degerler icin goz ardi edilebilir mi? Yoksa insan hayati herseyin ustunde midir? Elbet herkes gibi benim de fikirlerim var bu konularda. Ustune onlarca yazi yazsam acklamaya yetmez tum dusunduklerimi. Ama bugun, yillar boyunca hergun patlamamis bir bombanin ustunden yuruyup gectigimizi dusununce ve dunyada pek cok insanin bombalara bizlerden cok daha yakin oldugunu hatirlayinca sadece bizden sonraki kusaklara altinda ya da ustunde bombalar olmayan topraklar birakalim istedigimi yazmak istedim. Bir de dunya baris dolsun, bombalar hayatimizdan uzak olsun! demek....

Savasa Hayir! Baris hemen simdi!

PS: Resimler nu gaztesinin sitesinden...

22 Ekim 2010 Cuma

Sicak tarhana corbasi

Bugun gune sicak bir tarhana corbasi icerek basladim. Cok yapmam aslinda bunu ama ne tost vardi gozumde ne baska bir sey. Varsa yoksa sicak tarhana corbasi. Hele disarida yagmur da yagiyorken...

Ne ise giderken ne kadar islanacagimi dusundum, ne de beni bekleyen gunun ne kadar yogun oldugunu. Dumani tuten sicacik tarhana corbasi beni isitirken bambaska seyler dusundum ben.

Ilk aklima gelen anneannem oldu mesela. Kucuktum. Belki 4 belki 5 yasinda. Anneannem kurusun diye tarhanalari arkadaki odaya sererdi genis tepsiler icinde. Arada da ovalardi un haline gelsinler diye. ben de annemle anneannem sohbet ederken gizli gizli arka odaya kacar kendimce cok onemli sanat eserleri yaratirdim tarhanalarla. Adamlar, cocuklar, hayvanlar... Tam kurumamis tarhana oyle guzel sekil alirdi ki... Ne yapalim bizim zamanimizda oyun hamuru yoktu ben de boyle oyaliyordum sanirim kendimi :) Bu sabah anneannemin benim sanat eserlerimi gordugu ilk ani dudundum. O ici "Ah yine ovalamak lazim bunca tarhanayi" derken dilinin "Anneannecim senin oynayabilecegin kismi baska tepsiye koyalim mi" demesini...

Sonra babaannem ve babaannemden gelen paketler geldi aklima. Kis hazirliklari yapardi babaannem. Cesit cesit receller, salca, sabun... Illaki de tarhana. Sonra ayri ayri posetlerde bize gelirdi onlar. Babaannem posetlere dugum atmak konusunda bir profosordur kesinlikle. Onun dugumledigi paketi oyle eline ilk alista acman mumkun degildir :) Bir nevi gemici dugumu atmayi nasil basarir o hizla posetlere ailece anlayamayiz. Oyle heyecanliydi ki o paketleri teker teker acmak. Sonra her posette "Aa bu benim sevdigim recelmis", "Bunu benim icin yapmistir babaannem degil mi?" diye sevinmek, sasirmak... Bu sabah o posetleri acmak icin verdigim heyecanli mucadeleyi dusundum. Sonra icinde tarhana olan poseti acinca mutfaga yayilan o guzel, hafif eksi, taze tarhana kokusunu... 

Annem geldi bir de aklima. Ben ve babamin tarhana corbasini cok sevisimiz ama normalde onune tas koysan yiyen abimin tarhanaya olan uzakligini hatirladim. Kucuktum. Belki 6 belki 7 yasinda. Abim uzaklara gitmisti bir yaz. O da kucuktu daha 9 yasindaydi ama sahane folklor oynardi ve uzun bir Avrupa gezisine gitmisti kucuk dansci olarak. Domates corbasi yemisler o gezide. Hic sevmemis. Ondan sonra acildi tarhana ile aralari. Sadece icinde borulce ya da kiyma olursa yerdi tarhanayi. Ne tesaduf ki ben de sadece icinde bir sey olmazsa yerdim! Bu sabah annemin ikimizin de gonlunu yapmak icin verdigi mucadeleyi dusundum. Ayni seyi yiyelim diye ugrasmasini olmazsa ayri ayri tarhana corbalari yapisini...

En son Ipek geldi aklima. Kucuk degildim artik. Kazik kadar olmustum hatta artik annemlerden uzakta Istanbul'da Ipek'le yasiyordum. Ben bir yandan deliler gibi calisip bir yandan da yuksek lisans tezimi yazarken Ipek'in elimi hic bir ise surdurmeyisini, her aksam bize yemek hazirlayisini hatirladim (canim arkadasim!) Bir aksam yine ben odamda ders calsirken kafasini uzatmisti Ipek iceri. "Aksam tarhana corbasi yiyelim mi?" diye sormustu. Henuz calismayi seven ben nasil bunaldiysam "Ipek ben ders calismasam hatta calismasam tarhana yollasa annemler gecinir gideriz ne olacak" demistim. Gelip sarilmisti Ipek bana... uzun uzun gulmustuk.... "Az kaldi ama bitecek yakinda" demisti... Sonra yine harika sicacik bir tarhana corbasi vardi soframizda... Bu sabah Ipekle beraber tarhana corbasi yedigimiz o yorgun ama mutlu gunleri dusundum. Ipek'in bana hep huzur verisini....

Bir corba icimlik surede bunlar geldi aklima. Icim isindi. Yuzum guldu. Bu sabah tarhana corbasi bana baya iyi geldi galiba... 

Tabi bunca yazidan sonra bir tarhana yapim tarifi verebilsem ben ne iyi olur. Olur da yukarida da gorulecegi uzere anneannesi - babaannesi hazirlamis... Annesi  ve Ipek'i pisirmis... Gulcin de afiyetle yemis :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails