25 Aralık 2016 Pazar

Jollytur İle Tatilin Tadına Erken Rezervasyon İle Şimdi Başlayın

Kızgın kumlardan serin sulara atladığımız o muhteşem yaz ayları bir çırpıda geçti diye hayıflanırken yeni bir yaz mevsimine daha az kaldığının farkında mısınız? Hiç bitmeyecek sandığımız soğuk kış aylarını teker teker yolcu ediyoruz. Bu hızla devam edersek göz açıp kapayıncaya kadar yaz ayları kapımıza gelmiş olacak. Eğer elimizi çabuk tutup planınızı hemen yapmazsak tatil sezonuna herkesten geç girmek zorunda kalabiliriz. Oysa elimizin altında Jollytur gibi harika seçeneklerin barındığı bir yer varken bu sıcak anları ertelemek çok yanlış olur. 
Zaman hızla geçiyor. Artık herkes erken rezervasyon ile tatile çıkmanın avantajlarının farkında. Ama ben yine de bilmeyenler için bir hatırlatma yapmak isterim. Tam sezonunda görüp bayıldığınız ama fiyatının çok yüksek olduğunu düşündüğünüz o otel vardı ya hani şuan muhteşem erken rezervasyon fırsatı ile sizin ona ulaşmanızı bekliyor. Aynı hizmet kalitesine, aynı otele eğer çok daha fazla paralar ödeyerek ulaşmak istemiyorsanız tam da şuan hemen Jollytur sayfalarına girerek erken rezervasyon ile tatilinizi planlayarak satın alabilirsiniz. Sevdikleriniz ile gideceğiniz muhteşem bir yaz tatilinin anılarsa değil geleceğinizde yer almasını istiyorsanız hemen Jollytur’dan tatil seçeneklerine göz atmalısınız. Jollytur güvencesi ile çıkacağınız tatilin kalitesini ve memnuniyetini elbette hepimiz biliyoruz. 
Yaz ayları gelip çattığında, herkes bir panik halinde tatil yeri ve oteli ararken siz arkanıza yaşlanıp çok uygun ve avantajlı fırsatlar ile aldığınız tatili düşünüp işlerinize çok daha rahat adapte olacaksınız. Tatilin size stres yerine keyif ve mutluluk getirmesini istiyorsanız Jollytur'dan tatil avantajlarını hemen şimdi incelemelisiniz. İster yurt içi ister yurt dışı olsun hiç fark etmez gittiğiniz her yerde kaliteli ve güler yüzlü bir hizmet ile ağırlanmak istiyorsanız Jollytur'dan tatilseçeneklerini incelemeli ve erken rezervasyonun tüm olanaklarını kullanmalısınız. İyi bir hizmetin asla tesadüf olmadığını bilmelisiniz. Sadece tatilinizi değil ulaşımınızı da Jollytur ile gerçekleştirerek kalite ve güveni tatilinizin her anına yayabilirsiniz. O gelmez sandığınız yaz tatili yaklaşıyor. O halde zaman harekete geçme zamanı. Hemen internetten en avantajlı tatil fırsatlarına sahip olacağınız Jollytur sayfalarına girerek planlarınızı gerçeğe dönüştürün.

16 Aralık 2016 Cuma

Deniz uc aylik oldu...

Deniz üç aylık oldu.
Güzel kızım, tombul yanaklım, boncuk gözlüm üç aylık oldu. Ben üç aylık anne oldum. Hayatım yine bu ayda da Denizle doldu.

Deniz üç aylık oldu.
Ellerini keşfetmeye başladı. Oyuncaklarına uzanır oldu. Daha tam olarak onları tutamasa da mavi ahtapotuna dokunmaya, benim elimdeki oyuncaklarına uzanmaya başladı.

Emerken bana daha cok dokunup o minicik elleriyle beni oksamaya basladi. Biz Onun yuzune dokundugumuzda, ellerini optugumuzde hep gulucuklerle karsilik verdi. 

Deniz uc aylik oldu.
Oyuncaklariyla daha fazla vakit gecirmeye basladi. Filli her oyuncak, kagit, kitap cok dikkatini cekti. Ne zaman, nerede bir fil gorse agiz dolusu guldu. Hatta arabasinda aglarken ustune filli bir muslin ortugumde susup filleri incelemeye basladi. Biz de filli oyuncaklar aldik O'na. Boylece Deniz daha cok guler oldu.

Bir baska favorisi iş arkadaşımın getirdiği zürafaydi. Tabi güneşi yine baş tacıydı, onu ne zaman görse güldü.  

Deniz uc aylik oldu.
Artik O'nu biraktigimiz yerde daha uzun vakit gecirmeye basladi. Ana kucaginda mavi ahtapotu ve yesil kaplumbagasiyla sohbetleri uzadi. Hala bu anne ve baba kucakta Deniz olmadan yemek yiyememis olsa da gelecek umut vaadetmeye basladi.

Oyun parki bir baska yalniz vakit gecirdigi yer oldu. Oyun parkinda uzanmaya, tepeden sallanan oyuncaklara merakla bakmaya başladı. 

Deniz üç aylık oldu.
Artık ona kitap okuduğumuzda daha uzun dinler oldu. O boncuk gözlerini kocaman kocaman açıp her seferinde anlıyormuşcasına bakıp bizi güldürdü.

Kontrast kitabi ve babasinin ona bastigi kartlar hala ilgisini cekmeye devam etti. Bunlara bir de duvardaki resimleri ekledi. Nereye gidersek gidelim Deniz duvarda resim gordu mu, uzun sure gozlerini o resimden alamaz oldu. 

Deniz uc aylik oldu.
Fiziksel aktiviteleri artti. Elleri ayaklari durmaz oldu. Altini acarken savurdugu tekmeler beni guldurmeye basladi. Sirt ustu yatarken eli ayagi durmayan Deniz tumy timela bir turlu barisamadi. Ne zaman tummy time yapsak sonu yeter beni alin buradan bağırmalarıyla sonuçlandı. 

Bebek masajinda gosterdikleri el ayak esnetmeleri sevdi. Kolarini kaldirip sampiyon diye bagirdim mi gulmeden edemedi. 

Deniz üç aylık oldu.
Bizimle goz temasi artmaya basladi. Dizlerime onu yatirip gozlerinin icine baktigimda gulumsemesi cogaldi. Benim icin de gunun en guzel zamanlari onu oyle kucagima yatirip yuzunu sevdigim, kizima onu cok ama cok sevdigimi soyledigim zamanlar oldu. 

Yavaş yavaş sesler çıkarmaya bizimle konuşmaya başladı. Ağız dolusu gülüşünün yanına bu sesler de eklenince tadından yenmez oldu. Bu aralar bizden cok alt degistirme unitesinin yanindaki duvarda asili olan fille konusmayi tercih etse de, onun cikardigi o babul bibil sesler bize hep cok guzel geldi. 

Deniz üç aylık oldu.
Onunla sokağa çıkmak kolaylaştı. Hala slingi sevmese de, hala arabasına bindiği anda olay çıkarsa da dışarıda geçirdiğimiz süre uzamaya başladı.

Bu ay da Deniz her gun en az bir kere sokaga cikti. Anne kız yaptigimiz yürüyüşlerimiz bu ay daha da keyiflendi. Ne zaman parka gitsek ağaç dallarına bakmayı, ışık oyunlarini izlemeyi sevdi. Hala bir kere bile evin kapisindan Deniz ağlamadan girememiş olsak da sokakta zaman geçirmeye alışmaya başladı. Hatta ilk tren yolculugunu da 2 hafta once yapti. Biz nasil olacak derken arada ariza cikarsa da cok uyumlu davranarak bizi mutlu etti.

Deniz üç aylık oldu.
Dediğim dedik çaldığım düdük olacağının sinyallerini vermeye basladi. Bir şeyi istemiyorsa asla yapmadı. Bir şeyi istiyorsa yaptırana kadar ağladı.

Yüzü, gözü git gide babasına benzerken, huyu da git gide bana benzemeye başladı. Güler yüzünü kimseden sakınmadı ama istekleri konusunda sesini doyurmaktan da geri kalmadı. Kimin kizi :)

Deniz üç aylık oldu.
Kucakta daha az vakit geçirir oldu. Hatta arada bırakın beni kucağınızdan diye de çığlıklar atmaya başladı. Yine de beni gözleriyle takip edip, odaya girdiğim anda gülmekten vazgeçmedi. Hatta onu kucakladım mı yüzü aydınlanmaya devam ettiginden Deniz bu ayda anne kucaginda cok vakit gecirdi :)

Deniz üç aylık oldu.
Gunduz uykulari 30 dakikayi gecemedi. Bir kez tuttugu yalanci emzikle bir daha barismadi. Sokaktaysak kucaktan inmek istemedi  ozellikle sol omuzumunzun ustunde gezmeyi tercih etti. Kilo aldi uzadi. Deniz kocaman bir bebek oldu. 

Deniz üç aylık oldu.
Deniz büyüdü.
Denizim çok çabuk büyüdü...

14 Aralık 2016 Çarşamba

Bizden haberler

Yeni yil yaklasiyor. Bu sene yen yil zamani cok da heyecanlandirmiyor beni. Henuz. Belki de gunler cabuk gecsin istemedigimdendir. Kim bilir.

Biz yine Londrada olacagiz yeni yil zamaninda. Hala Denizin vizesini bekledigimiz icin gidemiyoruz bir yere. Turkiyeye gidebilmeyi oyle cok istiyorum ki. Bir gidebilsem, bir o gunler de gelse. Annemle babamla kucaklassa Deniz. Butun sevdiklerimiz etrafimizda olsa. O gunler de gelecek, elbette gelecek. Az kaldi. Ocakta umarim gidebilecegiz. 

Izmir'e gidince biraz daha kendime vakit ayiririm diyorum. Bir kuafore giderim mesela. Bir sacimi kestireyim yahu. Bir de kaslarimi aldirsam fena olmaz hani. Bir de nasil masaj yaptirasim var. Soyle yatsam bir saat uyusam o masaj koltugunda oh mis. Boyle diyorum ama gidince yine de Denizden 10 dakika bile ayrilamayacagima eminim. Seviyorum. Onun ben odadan cikar cikmaz gozleriyle beni aramiasini. Ben donunce agiz dolu gulmesini seviyorum. Kizim... 

Daha cok kucuk. Yoksa kendisini Cesmde annemlere birakip gece gezmelerine cikma hayallerim baki. Hayal de mi kurmayalim yani. Ha kurmayalim mi :))

Bu ara benim gunlerim hep Denizle dolu. Is guc yok. Laf aramizda dogum izni sahane bir sey. Dusunsenize bir isim var. Donecegim calisacagim. Donunce ne yapacagimi az cok biliyorum. Is arama falan kaygisi yok. Ama bir yandan su anda calismak zorunda da degilim. Ay hakikaten cok guzel. 

Burada baska annelerle tanisiyorum. Bebek gezdirmeye parka falan gidiyoruz beraber. Desperate housewife olucam ben birakin beni! :) Hah o anneler de tabi dogum izninde. Ama onlar is maillerine bakiyorlarmis. Cevapliyorlarmis. Arada bazi isler hallediyorlarmis. Ben ne mail bakiyorum ne bir sey. Calismayi ne kadar sevdigimi biliyorsunuz. Ama bir yandan hakkim olan bir izinde calisirsam kimsenin bana madalya takmayacagini da biliyorum. Motom bu tatilse sonuna kadar tatil, calismaksa duzgunce calismak. Laf aramizda henuz calismayi da ozlemedim :)

Bu arada ev bakmaya basladik. Ve hatta baya icimize sinen bir evi tecrubesizligimizden kacirdik. Daha ev bakmaya basladigimiz ilk gundu. Dur bir bakalim biz bunu karsilayabilir miyiz, dur bu bolgede yasayabilirmiyiz derken evi baskasi aldi. Laf aramizda ev de baya benim aklimda kaldi. Hatta dun gece ruyamda o evde Denize oda hazirliyordum. Neyse hayirlisi dilerim daha guzeli ciksin karsimiza. Ya da o ev donup bizim olsun mu?

Gectigimiz haftasonu Urun ve Alize vardi bizde. Beraberdik, cok guzel oldu. Ama bir o kadar da garip. Urunle ev arkadasiydik biz master yaparken. Elimizde biralar dizi izledigimiz gunlerden ay bir kizlari yatiralim da iki laf edebilelim insallah dedigimiz gunlere ne zaman geldik? Hayat garip. Gunler hizli. Bakin iste Deniz de ortaya cikti. O yuzden her anin keyfini cikarmali.

Ben de oyle yapiyorum. Elbet Izmire de gidecegiz. Elbet icimize sinen bir ev de bulacagiz. Ben kizimla gecen gunlere bakayim degil mi ama?

Iste bizde bu ara durumlar boyle. Oradan buradan bir yazi oldu bu da. Ama idare edin. Yazamiyorum cok fazla bir yandan da hep burada olsun istiyorum yasadiklarimiz. O yuzden boyle de olsa yazayim dedim. Ileride bakar guleriz nasil olsa :) 

2 Aralık 2016 Cuma

Sevgi emekti...

Denizin dogdugu ani hayatim boyunca unutamayacagim. O minnacik vucuduyla O'nu kucagima aldigimda cok mutlu oldum. Cok ama. Ve cok sevdim Deniz'i. Cok ama.

O gunun fotograflarinda gozlerimin ici guluyor. 12 saatlik dogumdan sonra bile dunyanin butun enerjisine sahipmisim gibi gorunuyorum fotograflarda. Ve Deniz'e cok ama cok buyuk bir sevgiyle bakiyorum. Deniz'in dogdugu gun suphesiz ki hayatimin en guzel gunlerinden biri. Ve o gun hissettiklerim hayatim boyunca hissettigim en guzel duygulardan biri.

Ama ben Deniz;i ilk gordugum gun ask buymus diye dusunmedim. Bugune kadar kimseyi sevmemisim ben meger demedim. Cok sevdim Deniz'i. O minik ellerini cok sevdim. Minnacik suratini cok sevdim ama o dogum hikayelerinde tarif edilen ilk goruste ask gibi bir sey olmadi bana. Dunya hala donuyordu. Ozan, annem, babam, arkadaslarim hala hepsi aklimdaydi. Aklima bir soru duser gibi oldu yoksa ben yeterince sevmiyor muydum Deniz'i? Yoksa ben bebegimi az seven bir anne mi olacaktim? Hemen uzaklastirdim aklimdan o sorulari. Deniz cok guzeldi. Deniz benim kizimdi...

Dediklerimi yanlis anlamayin. Hic simdi bu benim bebegim mi, ben ne yapacagim, hayatim mahvoldu gibi bir his de gelmedi bana. Hani kabullenememe gibi bir durum degildi bu. Cok guzel gorunuyordu gozume, cok mutluydum, her sey cok guzeldi, Goncaya Urune Ozana her firsatta "cok seviyorum ben Deniz'i" diyordum ama dunyam bir turlu durmuyordu. Bir turlu bekledigim ask buymus demiyordum. Bir turlu bu dunyadan kopamiyordum. Ben sadece Deniz'i cok seviyordum o kadar...

Hamile kafasi yerini lohusa kafasina birakirken o ilk gun aklima gelen sorulari sildim aklimdan. Yoksa ben yeterince sevmiyor muydum Deniz'i? Yoksa ben bebegimi az seven bir anne mi olacaktim? Bunlari dusunmez oldum. Daha dogrusu Deniz'e iki basimiza baktigimizdan samimiyetle soyluyorum bunlari dusunecek vakit de bulamadim. Deniz'in ihtiyaclarini gidermeye, Denizle gecirdigimiz gunlerin keyfini surmeye odaklandim. Alt degistir, yedir, oyna, uyut dongusunde gecti gunlerim. Hicbir sey dusunecek vaktim olmadi. Sadece gunu kurtariyordum ve sadece Denizle gecen gunlerimizi heba etmemeye odaklaniyordum. Boyle boyle gecti gunler. Boyle boyle gecti haftalar.

Sonra Deniz'in 40i cikti. Sonra Deniz iki aylik oldu. Ve tunelin sonundaki isik gorunmeye basladi. Hayat bir tik kolaylasmaya basladi. Sanirim alistmaya basladik tempoya. Denizle her gun surprizlere gebe olsa da kendiliginden bir rutin olusmaya basladi hayatimizda. Deniz gulmeye basladi. Deniz bizi tanimaya basladi. Deniz emerken durup, gozumun icine bakmaya basladi.

Deniz iki aylik oldu yazisini yazarken bir an durakladim. O yaziyi yazarken hisettiklerim Deniz bir aylik oldu diye yazarken hissettiklerimden farkliydi. Icime dolan sevgi farkliydi. Yuzume gelen gulumseme farkliydi. Deniz'in yaptiklarini, Denizle yaptiklarimizi yazarken dusunduklerim farkliydi. 

Deniz bir aylikken de onu cok ama cok seviyordum. Ama Deniz iki aylikken halim bir baskaydi. Iste o zaman farkettim ki Turkan Soray hakliydi; Denizle gecen her gunumde O'na olan sevgim artacakti. Cunku sevgi emekti...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails