28 Temmuz 2016 Perşembe

Boyle iste

Sali gunu ultrasona gittik. Ben cok heyecanliydim. O kadar az goruyoruz ki bebisi insan heyecanlaniyor. Bir de korkuyordum. Ya bir aksilik varsa....

Bir yandan ucarak yurudum, bir yandan ayaklarim geri geri basiyordu. Garip bir his.

Bebis bize yuzunu cok gostermedi. Kordon tam yuzunun onundeymis. O yuzden 3 boyutlu cekim yapamadilar. Yandan yine o findik burnunu gorduk bir de ordek dudaklari. Canim.

Asil ultrasona girme amacimiz, pelsantanin dogum yolundan cekilip cekilmedigini gormekti. Ama kizimiz artik basi asagida durdugundan ve dogum kanalina cok yakin oldugundan onu da goremediler iyi mi. BIraz bebegi yukari cekelim falan dediler ama nafile. Bulundugu yerden milim kipirdamadi kuzu. Rahati yerinde demek ki. O da hakli zaten zar zor sigiyor oraya. Biz plesanta gorecegiz diye rahatini mi bozsun yani? 

Tahmin yuruttuler. Basi bu kadar asagida olduguna gore plesanta cekilmis olmaliymis. Ama emin olamadilar tabi. O yuzden 2 hafta sonra yeniden bakacaklar ultrasonla. 9 Agustosta bakalim bizim minik izin verecek mi gormelerine. Eee ipler onun elinde. Onun coplugu vallahi icerisi. Ne derse o!

Bir de tatsiz haber aldik ultrason sirasinda. Bebegimizin karin cevresi, 20. haftada yapilan olcumleri baz alarak yaptiklari tahminlere gore olmasi gerekenden daha kucukmus. Bas cevresinde, kemik uzunluklarinda bir sorun yok. Sadece karin cevresi olmasi gerekenden 1 hafta kadar daha kucuk.

Bu tek basina bir sey ifade etmezmis. Tabi gelin onu bir de bana sorun. Ne kadar endiselendigimi biliyorum tahmin ediyorsunuz. Besleyemedim mi? Daha karnimdayken bile iyi bakamadim mi? Neyi eksik yaptim? Kendimi cok mu yordum? Bir insanin aklindan saniyede ne kadar cok soru gecebilirmis.

Doktor, aktif olmamin buna asla sebep olamayacagini soyledi. Hatta aktif kalarak tansiyonunu dusuk tutuyorsun bu bebek icin iyi dedi. Beslenmemde de bir sorun olmadigini soyledi. Ancak aclik seviyesinde dolasanlarda bu yasanabilirmis. E peki neden oldu bu durum?

Cesitli sebepleri olabilirmis.
- Oncelikle olcumler yanlis olabilirmis. bebegin pozisyonu falan sebebiyle bu karsilasilan bir durummus. Sonucta milimetrik olcumler. Yanlislik olabilir o yuzden yine bakacagiz dedi.

- Bu durumda en cok karsilasilan plesantada yaslanma olmasiymis. O zaman bebek beslenememeye baslarmis. Ama bizde bu yokmus. Hatta plesantam olmasi gerekenden bile gencmis.

- Baska bir sebep bebege giden kan akisinda azalma olmasi olabilirmis. Ama bzide bu da yokmus. Doppler denilen bir seyle bakmislar kan akisi gayet normalmis.

- Bir de bu bebekler ayni anda her yanlarindan buyumeyebilirlermis. Mesela bu hafta kemikleri uzamis olup haftaya karin cevresi daha da gelisebilirmis. 

- Ve en son sebep bebek yapisal olarak kucuk olabilirmis. Ama buna siginmak istemiyoruz. Bir kez daha iki hafta sonra kontrol edecegiz dedi.

Icinizde bir bebek buyuyor. Sizin yedikleriniz, ictikleriniz, yaptiklarinizla onun bedeni sekilleniyor. Ve size onun buyumesinde kucuk bir sorun olabilecegini soyluyorlar. Bu nasil korkunc bir his anlatamam. Cok etkilendim. Gercekten. Ve yapmamam gerektigini bilsem de kendimi cok sucladim. 

Ama sonra Turkiyedeki tanidik doktorlara sorunca, arkadaslarimizla konusunca rahatladim biraz. Meger karsilasilan bir durummus bu. Ustelik bizimki sadece 1 hafta kadar geride oldugundan endiselencek bir sey yokmus. Takip edilmesi gerekiyormus. Buyuk ihtimalle yakalayacakmis hafatsini. Eger yakalamzsa o zaman olasiliklar konusulacakmis. Ama buyuk enideselere gerek yokmus.

Simdi boyle yazinca evet mantikli geliyor ve hatta her zamanki gibi yazmak beni sakinlestiriyor ama gercekten cok etkilendim. 

Iyi olsun. Guzel buyusun. Baska hicbir sey istemiyorum. Sadece iyi olsun. 

Boyle iste. Simdi 9unda gorecegiz bakalim ne olacak. Umuyorum her sey yolunda olacak.... Umuyorum

26 Temmuz 2016 Salı

32. hafta

HIcbir sey yazasim yok. Ama en azindan hamilelik gunlugune devam edeyim diye zorluyorum kendimi. Oldugu kadar....

Nasil hareketli gecti bu 32. hafta anlatamam. Ben bile kendi enerjime sasirdim ama bir yandan da hakikaten yoruldum. E 32 haftalik hamileyiz olsun o kadar!

Persembenin gelisi, Carsambadan beli olur derler. Ben de gecen haftanin yogun olacagini biliyordum. Cunku gecen hafta bizim projenin kutlama haftasiydi. Evet, basardik! Benim o gorenlerin mucize gerektirir bu dedigi planimi gerceklestirdik. Kimse hatta mudurum bile inanamaisti bana. Biraz fazla zorluyorsun, bu imkansiza yakin Gulcin demisti. Denemek istiyorum demistim ben de O'na. denedik. Ve oldu. Cok mutluyum. Gercekten.

Simdi okurken belki, aman Gulcin sana ne zaten dogum iznine ayriliyorsun diyorsunuzdur. Evet, ayriliyorum. Ama icim rahat ayrilacagim iste. Bebegimiz gelmeden once aklimdakini is yerinde de basarmis olarak ayrilacagim. O yuzden kendimi iyi hissediyorum. Zaten ben bunu basarmayi sirket icin istemedim. Bu his icin istedim, O yuzden icim rahat :) Ha proje bitti mi? Bitmedi tabi. Kutlamayi yaptik ama hala calisiyoruz :) Olsun. Bizim aklimiza koydugumuz kisim bitti. Onemli olan da bu zaten.

Kutlama kapsaminda once bir parkta golf oynadik. SOnra London Eye'da sampanya ictik. (Yani onlar icti. ben bir degisiklik yapip yine su ictim :)) Sonra da ekipce bir yemek yedik. Ve dedik ki Aferin bize. Iyi is cikardik :) Bu sanirim dogum izninden once ekibimi bir arada son gorusum oldu. Daha calisacagim. Agustos sonuna kadar ofiste olacagim. Cunku iznimi bebekle kullanmak istiyorum. Ama malum tatil donemi onlar olmayacaklar. Dolayisiyla benim icin de hepsiyle vedalasmak icin guzel bir firsat oldu.



Bu kutlama persembe gunuydu ve ben gece eve gelebildigimde saat 12:30 du. 32 haftalik hamile, 12:30. tey tey tey! Sali aksami da Ozanla yemege gitmistik ve gece 11 gibi gelebilmisti eve. Ikisi ust uste gelince ben biraz pestil oldum tabi. Ama hafta bitmemisti! Cumartesi gunu katilmamiz gereken bir yeni ev partisi (house warming) vardi. BU hamile Cumartesi gecesi de 1:30 da gelebildi mi eve! Vallahi bittim! Ama cok da eglendim :)

Pazar gunu yatip dinlenebilseydik iyi olacakti da Pazar gunubizi heyecanli bir aktivite bekliyordu. Hastanenin dogum kursu!  

Kaciramazdik. Aylar once yazilmisim o kursa kacirir miyiz :) Yalniz Pazar sabahi uyanirken dedim ki Ozan'a. bak Ozan iste yeni hayatimizla tanismaya basliyoruz. 
Elveda gece cikmalarindan sonra istedigin kadar yatakta kalma. 
Elveda uzun bir cumartesi aksami sonrasi yapilan uzun pazar kahvaltilari.
Elveda hangover atlatmak icin yerimizden kipirdaman yattigimiz, film ustune film izledigimiz sakin pazarlar!
ve merhaba gozunden uyku aksa da bebis icin yollara dusmeler!

Cok gulduk halimize :) Anne baba olmak zormus be diyip diyip gulduk.Iyi geldi gulmek kafamiz biraz acildi :)

Kursu firsatim olursa uzun uzun yazacagim. Cunku gercekten faydaliydi. Ilk kisminda dogum surecini anlattilar. Evet okuduklarimdan biraz biliyorum ama yine de dinlemek iyi geldi. Ve ikinci kismin basligi bence sahaneydi. 
How to keep baby alive! Bebegi nasil hayatta tutacaksiniz!

Yeni anne-babalar icin daha guzel bir baslik olamazdi bence. Bu kisimda yeni dogan beslenmesi, birbirimize nasil destek olacbilecegimiz, banyo vs gibi konulari anlattilar. Sonucta epi topu 5 saatlik bir egitim. Hap gibi bilgileri veremiyorlar tabi. (keske verseler!) ama yine de faydaliydi .

Bu haftada bendeki degisimleri sorarsaniz gecen haftaya gore cok da fazla degil. Hala karnim gun be gun buyuyor. Ve hala ben bu toparlak karni gun be gun daha cok seviyorum :) Sanirim biraz daha kilo aldim. Bugun doktora gidiyoruz tartilacagim. Bir de tabi Londrada hava sicakligi 33 dereceleri bulunca ayaklarim ve ellerimde biraz sismeler oldu. Onu da nereden anliyorum? 
1. yuzuklerim bana hep bol gelirdi simdi tam oluyorlar. Guzel oldu.
2. babetlerimle medenice yolarimizi ayirdik. Cunku yok olmuyor ayaklar iclerine sigmiyor. Merhaba converseler. Sizi zaten hep cok sevmisimdir.

Uyku durumlari gecen hafta gibi. Baya boluk porcuk uyuyorum. Ama uyuyorum, memnunum halimden. Sicaklardan dolayi cok daha fazla su ictigim icin tabi ki tuvalet icin de cok daha fazla uyaniyorum. Gecen aksam 7 kere uyandim! Ve her uyandugimda yine susamis oluyorum, dayanamayip su iciyorum. Boylece sabaha kadar tuvalete git gel :)

Yine sicaklardan dolayi insanin cani pek bir sey yemek istemiyor. Ama hamile olunca yiyorsunuz tabi. Istesen de istemesen de o yemek yenilecek, kacis yok. Yemekleri zorla yiyorum da meyve var ya o meyve. Allahim ne guzel bir sey! Hele yaz meyveleri, Allahim ne guzel bir sey! Su ara favorim karpuz! Ozan bana karpuz tasimaktan helak oldu yazik. Seviyorum ama ne yapayim :)

Bebegimize yeni bir sey lamadik bu hafta. Ama arik alacaklarimiz daha da netlesti kafamizda. Simdi ilk almak istedigim bir wrap sling. Velakin ne cok cesit var! Yahu 4 metre kumas bu kadar farkli turu neden var anlamadim. Sizin kullanip da memnun kaldiginiz markalar varsa diyiverin bana ne olur. Yardim edin hamileye :)

Bu aksamustu hastaneye gidiyoruz. bebegimizi dogumdan once muhtemelen son kez gorecegiz. Ve plesantanin cekilip cekilmedigine bakacaklar. Ardindan soktorlar konusup dogum sekline karar verecegiz. Bu bizim doktoru ilk gorusumuz olacak biliyor musunuz? Hep ebelerleydik su ana kadar. Plesantanin durumunu merak ediyorum ama en cok kizimizi gorecegimiz icin heyecanlaniyorum. Haydi gelsin aksam ustu!

32. haftadan selam eder, yanaklarinizadan operim :)
Gulcin

20 Temmuz 2016 Çarşamba

31. hafta

Bu hamilelik daha neler gorecek bakalim. 

Hamileligimin 31. haftasi Cesme'de basladi. Ustelik dogum gunum de bu 31. hafta icindeydi. Yillar sonra ilk kez bir dogum gunumde annemin ve babamin yanindaydim. Ustelik Ozan da yanimdaydi. Ve karnimda bebegimiz vardi. Sanirim hayatimdaki en guzel dogum gunlerinden bir buydu... 

11 Temmuz'un bizim icin bir baska guzelligi de annemin yeniden kemoterapi alabilmesi oldu. Nelere seviniyoruz artik. Insanin yasamayacagi yokmus. Annem bir suredir kan degerlerindeki dusukluk nedeniyle kemoterapi alamiyordu. Bu normal bir seymis. Cok gorulen bir durummus. Evet de, iste insan yine de her sey yolunda olsun istiyor. Bana dogum gunu hediyesi olarak annemin tedavisi devam etmis oldu. Oley.

Sali gunu Ozanla, aklimiz cokca Cesme'de kalarak ciktik yola. O denizi, gunesi, aile sevgisini bir de cok lezzetli zeytinyagli yemekleri (hamileyiz hos gorun) birakip yola cikmak kolay degil. Hic degil. Ustelik ben hep ya uzulmeyin ben yakinda gelirim, 1-2 aya buradayim diyerek cikardim yola. Bu sefer oyle diyemedim. Bu dogumdan once ailemi son gorusumdu. Doguma kadar bir daha gidemeyecegim. Dogumdan sonra da en yakin ne zaman gidebiliriz henuz bilmiyorum. Ayrilmak zordu yani. Neyse konuyu degistirelim mi?

Iste boyle guzel baslayan 31. haftamiz aslinda baya da guzel devam etti. Karnim gunden gune buyuyor. Cok buyuyor. Bebegimizin hareketleri bazen cok fazla, bazen hic yok. Artik hareket etmediginde cok endiseleniyorum, saklamayacagim. O hareket edince sanki yuregime su serpiliyor. Gece uykulari biraz zorlasti. Bel, sirt agrilari ve kalca agrilari basladi. Bir de kramplar. 31. haftanin en sevmedigim seyi iste o kramplardi. Gece uyuyorsun mis gibi. Sonra sanki birisi bacagina bicak sapliyormus gibi bir aciyla uyaniyorsun. Hic hos degil. Babamain bacagina cok kramp girer. O yuzden babamdan tavsiye aldim. Hemen ayaga kalkip ustune bas dedi. Iyi guzel de 31 haftalik hamileysen hemen ayaga kalkmak oyle kolay olmuyor tabi! Sirt ustu yakalaniyorum kramplara genelde. Haydiiii nasil kalkicam hemen. Su ara sirt ustu yataken dogrulmam baya bir zaman aliyor soyleyeyim :) Once yana don, sonra yavas yavas kalk. Ben kalkip ayagimin ustune basana kadar kramp beni alasagi etmis oluyor. Neyse derdimiz bu olsun :)

Bunun disinda bir sikayetim yok. Aslinda bundan da sikayet etmiyorum. Nasilsa gecici bir donem. Aman iste gece gece eglence oluyor. Kalktim kalkamadim falan aksiyon! Kendi kendime o kalkma cabalarim sirasinda bir gluyorum ki sormayin. Uyku sersemi o gobekle mucadelem gorulmeye deger :) Bir de ertesi gun Ozana nazlanip, bacaklara masaj istemek icin bahane oluyor o kramplar. Simdi bundan mi sikayet edeyim yani? Ne edicem. Sikayet edecegime masajin keyfini cikaririm ben.

31. haftada bir de kizimizin yatagini aldik. Daha once de soylemistim evimiz kucuk oldugu icin kucuk yataklara bakacagiz once diye. Sizler de co-sleeper diyince, zaten aklimda olan Chicco Next to me iyice aklima yerlesti. Tavsiyeleriniz icin tesekkur ederim :) Ama iste cok pahaliydi. Tecrubeli anne arkadaslarim 2. el bak Gulcin dediler. Londrada expat da cok ya. Herkes zaten biran once esyadan kurtulmaya calisiyor. Sagolsun Elif de cok cesaretlendirdi beni 2. el konusunda. Zaten yikaniyor bunlar. Al gitsin dedi. Tum bu yureklendirmelerin sonucunda uygun fiyata bir Chicco next 2 me aldik. Tertemiz! Bebis sevmemis yatmamis icinde. Tabi ki yine de temizlenecek ama olsun iyi oldu. Bakalim umarim memnun kaliriz biz de. Insallah uzun uzun uyur kizimiz icinde. Misil misil uyur. Kesintisiz kesintisiz uyur. (hamile burada kendini teselli ediyor. Yazik, ellesmeyin :))


Daha alinacak cok sey, yapilacak cok hazirlik var ve onumuzde kalan sure malum. Ama yapariz yavas yavas diye dusunuyorum. Panige gerek yok. Keyfini cikarmak lazim. Tabi hayat da izin verdigince. Bzaen vermiyor. Hem de hic vermiyor. Siz normal hayatinizda sakin sakin yasarken, bir anda kendinizi tufanlarin icinde buluyorsunuz. Cuma aksami da tam oyle oldu. Hamileligimin 31. haftasina darbe telasi damgasini vurdu tabi ki. Ve benim agirlikli hissiyatim yine bu dunyaya cocuk mu getirilir oldu.

Cok sorguluyorum bunu bazen. Bencillik mi yapiyoruz bu dunyaya cocuklar getirererk? Sadece kendi anne baba olma hissimizi tatmin etmek icin mi giriyoruz bu yola? Degil tabi ki! Insan bir cana emek vermek istiyor. Ama boyle bir dunyada mutlu olacaklar mi? Hem de bizim istedigimiz tek sey hayatta mutlu olmalariyken?

Bilmiyorum. Ve bunlari dusundukce delirecek gibi oluyorum. Umarim onlari kotulerden ve kotuluklerden koruyabiliriz. Yoksa esyaymis, yatakmis, oymus buymus hepsi faso fiso. Guvende olsunlar, saglikli olsunlar, mutlu olsunlar. Hayattan butun dilegim bu...

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Cunku biz de parcasiyiz bu yasananin....

Cuma aksami Ozanla yemege cikmistik. Hem benim gecmis dogum gunumu bir de basbasa kutlayalim diye, hem de Ozanin bir makalesi kabul edildi onu kutlayalim diye. Iste hepsi bahane, beraber basbasa bir aksam gecirelim istedik. Sakin olsun, sessiz olsun, huzurlu olsun istedik. Her Turkiye donusunde oldugu gibi, yine aklimiz biraz orada kalmisti. Turkiyeyi konustuk. Son yillarda yasanilanlari konustuk. Kizimizla Turkiyede gidecegimiz tatilleri konustuk. Turkiye'de her sey guzel olsun dedik, guzel olsun...

Eve donerken, hava cok guzeldi. Haydi hemen eve donmeyelim de yuruyelim bu aksam diye kararlastirmizken biz Ozanin telefonuna bir mesaj geldi. Sonra benim telefonuma. Bir anda ikimizin telefonlari da mesajlarla doldu. Arkadaslarimizdan geliyordu mesajlar, bir seyler oluyor diyorlardi. Garip bir hal var.

Biraz yurumeye devam ettik. Ama olmadi icimize sinmedi. Haydi evimize donelim dedik bakalim bir ne oluyor. Ve gece basladi....

Saskinlikla twitteri, gazeteleri, haberleri takip ettik. Ben surekli yok canim darbe olamaz diyordum evde. Bu devirde ne darbesi. Hem aksam vakti darbe mi olur yahu? Sabaha karsi yapilmaz mi darbe dedigin. Hem darbe yapacaksan Halic koprusunu niye kapatasin ki? Ne alakasi var. Oyle kabullenemiyordum ki yasadigimiz sacmaligi, sacma sapan sayikliyordum kendi kendime. Kafamda olasiliklar yaratiyordum. Bomba ihbaridir. Bir duyum almislardir. Tabi canim bir duyum almislardir... O sirada TRTde muhtira okundu. Galiba gercekten darbe oluyordu.... Kafamdan asagiya sanki kaynar sular dokuldu...

Benim siyasi gorusumu, hukumetle ilgili dusuncelerimi burayi takip eden herkes az cok biliyor. Hic saklamadim. Ama bu hukumete karsi olsa bile darbeyi desteklemem mumkun degil. Ne bugun, ne yarin. Hic darbe yasamadim, evet. Ama okudum, izledim, dinledim. Yasadigimiz hicbir sorunun da darbeyle cozulmeyeceginden, bilakis daha da dibe batacagimizdan adim kadar eminim. Yakin Turkiye tarihini okumus, dinlemis hadi herseyi bir kenara biraktim en azindan cekilmis dizileri izlemis insanlarin bile darbeye sevinmesini anlayamiyorum. Darbe cozum degil, olamaz.  O yuzden evet darbe gecreklesek diye cok ama cok endiselendim. Turkiyedeki ailem icin, arkadaslarim icin endislendim. Yasanacaklar icin cok ama cok endiselendim. 

Insanin aklindan her sey geciyor o anlarda. Eminim sizlerin aklindan da bir suru sey gecti. Hatta insan onca seyi bir arada nasil dusunebildigine bile sasiriyor. Gozumden mahkemeler gecti, tutuklamalar gecti, sokak anarsisi gecti, kacaislar, saklanislar gecti. Kalbim sikisti. Ailemi bir daha ne zaman gorebilecegimi dusundum gozlerim doldu. En cok ama en cok da annemin tedavisini dusundum. Nasil devam edecektik.... 1 dakikaya hayat sigar diyorlar ya oyle. Belki de 1 dakikada omurleri dusundum, boguldum, yoruldum...

Sonra iyice sacmalasti yasananlar. Iyice. Anladim ki biz uzuldugumuzle kaliyoruz, uzun vadeli bizim gibi dusunen siyasetciler bile yok. Herkes  kendi derdinin pesinde o kadar... Darbe, pardon pardon kalkisma 'engellendi' dediler televizyonda. Sacma sapan bir suru insan konustu. Soylediklerinin akla mantiga, siyasete ve yasadigimizin ciddiyetine uyan tek bir cumlesi bile yoktu. Sacmalik sacmalik ustune yasandi saatler icinde.

Ve bizim omrumuzu etkileyecek bir sey saatler icinde gozumuzun onunden akti gitti... 

Peki simdi darbe ah pardon pardon kalkisma 'engellendi' daha mi iyi durumdayiz? 
Hayir degiliz.

Cok uzgunum cunku gercekten artik cok daha kotu durumdayiz.

Sokak siddetinin mesrulastigi, tehlikeli bir donemeci donduk.
Demokrasiyi koruma adi altinda, isteyenin istedigine kilic salladigi sacma bir doneme geldik.
Herkesin iyice pervasizlastigi, aklin mantigin bittigi yere geldik.

Bundan sonrasi ne olacak bilmiyorum. Ama bulundugumuz yerde mutsuzum. Umutsuzum. Ulkeme ve bizlere buyuk bir haklsizlik yapildigini dusunuyorum. Biz bunu haketmedik. Olen insanlar, askerler bunu haketmedi. Biz bunu haketmedik.

Bana diyorlar ki bakma sen okuma. Haklilar, biliyorum. Cuma aksami karnimda bebegimizin bile gerildigini hissettim. Zaten o insanlari sokaga cagiran konusmadan sonra da lanet olsun sizin siyasetinize dedim ve yattim. Bekledim ki, biz gorevimizin basindayiz, siz demokrasiyi koruma yetkisini bize verdiniz koruyacagiz desinler. Siz lutfen sukunetle evlerinizde durun, biz durumla ilgileniyoruz desinler. Demediler. Sokaga cikin dediler. Dovun dediler. Oldurun dediler. Kendilerini korumak icin bir ulkeyi yeniden gozlerini kirpmadan feda ettiler. Iste o an, hala icimde naif kalan yere acidim. Kendimize acidim. Ulkeme acidim. 

Bir muzik actim. Ve karnimdaki kizimdan ve onun nezdinde butun cocuklardan, genclerden bizden kucuklerden ozur diledim. Cunku biz de parcasiyiz bu yasananin. Apolitikligimizle, orgutsuzlugumuzle, kendi hayatimiza konforumuza odaklanmis zihnimizle biz de bir parcasiyiz bu yasananin. Ve koruyamadigimiz bu dunyaya cocuklar getirecek kadar da benciliz. Ne diyeyim hepsinden bin defa ozur diliyorum. DIlerim en azindan guvende yasamalari icin elimizden geleni yapabiliriz.

Elimizden ne gelecek onu da bilmiyorum.
Ah canim ulkem. Ah canim ulkem...
uzgunum, cok uzgunum....

15 Temmuz 2016 Cuma

30. hafta

30 haftalık oldu. 30 :)

Ve 30. Haftasını Çeşme'nin denizlerinde geçirdi. Bayram haftasına denk gelmesin istemiştik gezi ama bizim etkileyebileceğimiz şeyler ve etkileyemeyeceğimiz şeyler var işte. O yüzden ne yapalım bayram haftası olsun ama tatil bizim olsun dedik ve çıktık yola

Çeşme kalabalıktı ama sıcak değildi. Benim için 2. Kısım daha önemliydi çünkü yola çıkarken gerçekten sıcaktan korkuyordum. Korktuğum gibi olmadı. Rahat geçti tatil.ve çok çabuk geçti. Hiç yetmedi. Öyle yorgunuz ki Ozan da ben de bu sene. Gerçekten bu tatil bize hiç ama hiç yetmedi. Napalım bu kadarı kısmetmiş. Seneye Acısını çıkaracağız inşallah.

Izmirde çok sevildik. Annem, babam, komşularımız, arkadaşlarımız sevgilerine doyamadık ama biraz şımartılmak iyi geldi. Karnımı okşayanlar, güzel dileklerini paylaşanlar, dualar edenler... Her zamanki gibi Türkiye'de olunca sanki hamileliğim daha gerçek oldu. Çok da güzel oldu.

Biz türkiyedeyken annem 8. Kemoterapisini aldı. Son iki gidişlerinde kan değerlerindeki düşüklük nedeniyle ertelenmişti seanslar. Bu normal bir şeymiş ama işte tedavi biraz bile aksamına insan endişeleniyor. Dolayısıyla annemin kemoterapi alabilmesi hepimiz için çok sevindirici oldu. Çok şükür.

Yine biz türkiyedeyken benim doğum günümü kutladık. Bu hakikaten farklı bir doğum günü oldu benim için. Yıllar sonra ilk defa bir doğum günümde annem ve babamın yanındaydım. Ve içimde de bebeğimizi taşıyınca bu doğum günü hakikaten başka oldu. Son yalnız doğum günün dedi herkes bana. Ama bir yandan öylesine şimdiden benimle ki hiç yalnız hissetmiyorum kendimi.

Tatile gitmeden önce artık 30 haftalık hamile olmam dolayısıyla biraz endişeliyim aslında. Çok gereksizmiş. Keşke daha uzun kalabilseydik. Gayet rahat gezdim de yüzdüm de, beni sahillerde gören teyzelerimiz biraz endişelendi tabi ama normal, alıştım ben onlara. Bir şey söylemezlerse içleri rahat etmiyor napsınlar :) bu sefer favorim şuydu:

- Kızım sen kaç aylık hamilesin
- Neredeyse 7
- 7mi? Yok yok 5 aylık bu Göbek
- .....
- Evet evet 5 aylık bu.
- İç ses: peki ben 2 ay sonra doğurayım o zaman :)

Öyle emindi ki kendinden vallahi bir şey diyemedim. Hani o an ikimize baksanız kesin o benden iyi biliyordu ne kadar hamileyim :) Ah be teyzecim elimde olsa inan 2ay sonra doğururdum hiç de şikayetim olmazdı. Ama işte elden ne gelir.

İşteböylegeçti 30.hafta. Keşke 31. Hafta için de Çeşmeden bildirebilseydim. Ama az olsun bizim olsun...


Ve canım kızım, 30 haftalık hamileyken bile bize tatil yapma Fırsatı verdiğin için çok ama çok teşekkür ederim. Uyumlu, bir tanecik bebeğim benim....

5 Temmuz 2016 Salı

29. Hafta

Geçen hafta Pazartesi günü şeker yüklemesi için hastanedeydik. Türkiye'de daha erken yapıyorlarmış sanırım, ingilterede 28. Hafta bittikten sonra yapıyorlar şeker yüklemesini. Yaptırmama şansınız var, istemiyorum diyebilirsiniz. Ama ebeler yaptırmanızı tavsiye ediyor.

Bu şeker yüklemesi çok tartışmalı bir konu biliyorum. Çok da kişisel bir tercih bence. Ben ebeye konuştuktan ve iyice inceledikten sonra kendim için yaptırmanın daha uygun olduğuna karar verdim. Benim şartlarımda, ailede gebelik şekeri olanlar var, çok fazla olmasa da tatlı tüketiyorum, meyve çok fazla tüketiyorum gibi gibi sebeplerle yapılmasını daha uygun bulduk.

İnternet'e bakarsanız, ki bence bakmayın, şeker yüklemesi testi bir test değil bildiğiniz işkence. Bir sürü korkunç hikaye anlatılıyor. Çok şükür ki iyi hikayeler de var. Benimki de onlardan biri oldu. Benim için test oldukça rahat geçti. Verdikleri içecek gazlı bir şeydi. Biraz zor içilebilir, içebildiğiniz kadar hızlı için dediler. Benim aylardır gazlı içeçecklerden uzak kalan bedenim sen o şekeri gazlı içeceği bir sevinsin :) bildiğiniz hediye verilmiş gibi oldu benim için. Oh mis gibi içtim :)

Sonuçlar yarın çıkar, bir sorun varsa sizi ararız, aramazsak bilin ki her şey yolunda dediler. Çok şükür yolunda olmalı ki, ertesi gün arayan olmadı. O zaman karpuz, çilek, kiraz hepsine devam. Oh be :)

Aynı gün, kan uyuşmazlığı için olan iğneyi de oldum. Bir de genel bir kontrol yaptılar. Her şey yolunda çok şükür. Ebeden son bir uçak yolculuğu için zini de koparınca biletlerimizi aldık Ozanla. Ne yoğun bir pazartesiymiş yahu :)

Size bu satırları Çeşmeden yazıyorum. Doğumdan önce son bir görüşelim dedik. Çeşme sağolsun beni iyi ağırlıyor, çok sıcak değil. Ama yine de gündüz ortalarda çok dolanmamaya çalışıyorum. Sakince sitede takılıyorum. Ozan Çarşamba sabahı gelecek. Biraz kalbim pir pırıl onun gelişini bekliyorum. Bir sağ salim gelsin rahatlayacağım.

Bu haftaların bendeki artan hissiyatı bu. Ozan hep etrafımda olsun istiyorum. Hamilelikten beri yaşadığımız bir değişim bu. Insan tabii normalde de kocası yanında olsun ister. Ister de, bizi biliyorsunuz. Biz ayrı ayrı da oldukça fazla vakit geçiren bir çiftin. Her zaman bu böyleydi. Şimdi de öyle, bundan sonra da öyle olacak. Olacak da hamilelikten beri ozan etrafımdaysa kendimi daha rahat hissediyorum. Sanki O, bizi her şeyden koruyabilir. Sanki O yanımdaysa her şey younda. Eli, sözü, gözü hep üstümüzde olsun, hep etrafımızda olsun istiyorum. Değişik :)

Bunun dışında hamileliğinin 29. Haftası, iş yerindeki herkese göre çılgın planımın da çoğunun tamamlandığı hafta oldu. Başardık! Hem de tam benim planladığım vakitte.endimce 2. Trimesterı işte yoğun, 3. Trimestrı biraz daha esnek planlamıştım. AA tabi işler 2. Trimesterda bitmeyebilirdi. Ne mutlu ki bitti. Hakikaten geçen hafta Perşembe sevinçten uçuyordum :) Canım bebeğim bana o işleri bitirecek gücü ve fırsatı verdiğin için nasıl teşekkür etsem sana...

Bebeğimizin hazırlıklarına da ufak ufak devam ediyoruz. En büyük kalemlerden biri olan bebek arabasını alarak, kendimizde baya rahatladık. Biz Bugaboo bee'de karar kıldık ve çok şanslı olarak ügün fiyata neredeyse hiç kullanılmamış bir arabamız oldu. Buna ayrı bir yazı yazsam yeri. Zira hakikaten incelikleri işmiş bu bebek arabası almak. Çok okumadı, çok araştırması oluyormuş. Olsun. Sonuçta çok içimize sinen bir arabası var bebeğimizin.

Bebeğimize her gün daha çok alışıyorum. Aldığımız her eşyasına, attığı her tekmeye biraz daha gerçek oluyor. Sağlıklı ve mutlu bir bebek olması için her gün, her an, her saniye içimden dualar ediyorum. 29 haftayı birlikte geride bıraktık ve ben şimdiden hamilelik bitince bu günleri, bu göbeği, bu tekmeleri çok ama çok özleyeceğimi hissediyorum. Ne garip hisler bunlar. Gerçekten hissettiğim her şeyle her gün biraz daha şaşırıyorum. Ve dahası her gün biraz daha iyi ki diyorum. Iyi ki bizimlesin canım bebeğim...

Ve bugün bebeğimiz de ilk Bayramı'nı kutluyor. Dilerim nice güzel bayramlarımız olsun hep beraber.

Burayı okuyan hepinize bebişimizle ve ben iyi bayramlar dileriz :)

1 Temmuz 2016 Cuma

Cunku hayat hic adil degil

Cunku hayat hic adil degil.

Masum insanlar olurken, sorumlularin gulup oynayacagi kadar adaletsiz.
Daha insanlarin cenazesi kalkmamisken, baskalarinin goklere balonlar ucuracagi kadar adaletsiz.
Bir ulke sok icindeyken, hicbir sey olmamis gibi fotograflar cektirenleri barindiracak kadar adaletsiz.

Cunku hayat hic adil degil. Ben artik kabul ettim bunu.

Kendimizi korumaktan baska caremiz olmadigini da kabul ettim. Cunku bu ulke icin sadece bir sayiyiz artik. Oy veren bir sayi. Vergi veren bir sayi. Bundan ote bir sey degiliz. Verdigimiz oy da islerine gelmedigine gore, sadece vergi veren bir sayiyiz iste. Bundan ote bir sey degiliz.

Bana herkes diyor ki, sen okuma Gulcin. Sen kendine ve bebegine odaklan Gulcin. 

Tam da bebegime odaklandigim icin de bu kadar uzgunum zaten diyemiyorum. O masumu, bu pisliklerin arasina getirmeye cekindigim icin de bu kadar uzgunum diyemiyorum. Daha simdiden onu nasil koruyacagimi bilemedigim icin de bu kadar uzgunum diyemiyorum.

Cunku insan kisiel endiselerinden bile utaniyor artik. Icim icimi yiyor ama bundan bile utaniyorum. Ben daha yuzunu bile gormedigim bebegim icin endiselenirken, emek emek buyutulmus evlatlar topraga veriliyor. Zaten hep diyorum mevzu hamilelik degil ki. Hani o filmdeki gibi: Sevgi neydi? Sevgi emekti... Emek emek bu yaslara gelmis insanlar giriyor topragin altina. Anne, baba emegi. Kardes, arkadas emegi. Komsu, ogretmen emegi. Hepsi giriyor topragin altina...

Ne icin? Hirs icin. Iktidar icin. Ne oldugu belirsiz hesaplar icin.

Ve o hirsin, iktidarin, hesaplarin sahipleri havalara balonlar ucuruyor. Meymenetsiz suratlariyla kameralara gulumsuyorlar. Yuzleri yerden kalkmamaliyken piskince suratmiza bakiyorlar.

Cunku hayat hic adil degil.    

Masum insanlar olurken, sorumlularin gulup oynayacagi kadar adaletsiz.
Daha insanlarin cenazesi kalkmamisken, baskalarinin goklere balonlar ucuracagi kadar adaletsiz.
Bir ulke sok icindeyken, hicbir sey olmamis gibi fotograflar cektirenleri barindiracak kadar adaletsiz.

Ozur diliyorum kizim. Senden defalarca ozur diliyorum. Sen ve senin gibi masum diger bebekler gelmeden hicbir seyi duzeltemedigimiz icin hepinizden ozur diliyorum.

Ama elimizden geldigince koruyacagiz sizi... Cunku hayat hic adil degil. Ben artik kabul ettim bunu. Kendimizi korumaktan baska caremiz olmadigini da kabul ettim. O yuzden sizi korumak icin elimizden ne gelirse yapacagiz kizim. Elimizden ne gelirse...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails