27 Nisan 2016 Çarşamba

Ilk his...

Bu sabah, saniyorum, bebegimizi ilk defa hissettik. 
Hissettim demiyorum, hissettik diyorum cunku ben olaya sonradan dahil oldum.
Durun anlatayim.

Bir zamandir herkes bana artik bebegi hissetmeye baslarsin diyor.
Genelde 16-17. haftadan sonra baya hissediliyorlar diyor.
Boyle icinde kelebek ucmasi gibi, baloncuklar varmis gibi biser seyler olacak diyor. 
Annem, arkadaslarim herkes her konusmamizda bebegi hissettin mi diye soruyor.
Bende tik yok.
Hissetmiyorum. 

Benim gibi baya gec hissedenler de oluyormus bebegi.
Gerci bizim 9. haftada hissettigini soyleyen arkadasmiz da vardi.
Ben daha 9. haftada hamile oldugumu bile hissedemiyordum, degil ki bebegimizi hissedecegim :)
Zaten gelmis 20. hafta daha hala bebegimizi hissetmiyorum.
Ne yapayim, hissetmiyorum.

Ozan benimle mikemmel anne olmadigindan bunlar bak diye dalga geciyor.
Zaten onun dalga gecmesine gerek yok, ben en cok kendimle dalga geciyorum.
Hamileligin yarisi gelmis daha cogu zaman hamile oldugunu bile unutan bir insanim.
Sonumuz hayir olsun :)

Bir yandan merak ediyorum ne zaman hissedecegim diye.
Bir yandan da, nasilsa hissedecegim aceleye gerek yok diye dusunuyorum.
Benim bu hamileleikte en cok yasadigim duygu bu.
Hicbir sey icin aceleye gerek yok. Bulundugun anin keyfine bak. Nasilsa her sey bir bir yasanacak...
O yuzden cok da dikkat etmiyorum sanirim.

Ama bu sabah...
Sanirim ilk kez bebegimizi hissettik.

Ozan cogu sabahlarda oldugu gibi yine uyanip elini karnima koymustu. 
Bu aralar en sevdigim seylerden biri onun bunu yapmasi...
Oyle yari uyur , yari uyanik uzaniyorduk ki.
Ozan Gulcin ben sanki bir sey hissettim dedi.

Daha ben ne kelebek hissetmisim, ne baloncuk, Ozan gelmis sanki bir sey hissettim diyor.
Hic kaale almadim, atardamardir o dedim.
Ama haksiz miyim, insanin karninda atardamari atar yani sonucta.
Atardamar burada olmaz ki dedi Ozan.

Benim elimi aldi, karnima koydu.
Hafif bastirinca, hakikaten sanki boyle bir damar atiyor gibi ama duzensiz araliklarla ve karnimin yan tarafinda. 
Anam dedik bu bebis acaba tekmeler mi atmaya basladi yoksa!
Bir sure devam ettikten sonra pit diye kayboldu o kucuk atislar. 
Yoksa gercekten o bebegimiz miydi?

Belki dogru, belki yanlis.
Belki gercekten bebisi hissettik, belki de yanlis alarmdi.
Bilmiyoruz ki.
O kadar tecrubesiz ki, bilmiyoruz iste. 

Eger bebisi hissettiysek, ne bir baloncuk ne bir kelebek hissiydi. Bildiginiz sanki iceride dans ediyordu. Bana cekti yasadik :)
Yok degilse de basladigimiz noktadayiz, 20. haftadayiz ama bebegi hiseetmedim :)

Bilmiyorum.
Ama bildigim bir sey var.
Eger o hissettigimiz bebegimizse, Ozan bebegimiz benden once hissetti :)
Resmen!
Vay arkadas ben nasil bir insanim yahu, icimdeki bebegimizi bile once ben hissedemedim ya daha bir sey demiyorum :)

Eger bebegimizsen minnak his...
Gercekten cok degisikti seni farketmek.
Ve gercekten cok guzel.
Iyi ki varsin.
Ve sana bir sir vereyim mi bu ilki ikimize ayni anda yasattigin icin cok mutluyum.
Gercekten cok mutluyum...

Hosgeliyorsun.
Adim adim hayatimiza hosgeliyorsun...
Acaba gercekten sen miydin hissettigimiz?
Ha sen miydin?...

26 Nisan 2016 Salı

Ilham veren bir calisan olmak ister misiniz?....

Gecenlerde sirkette bir mail aldim:
Ilham veren bir yonetici / calisan olmak ister misiniz?

Ilginc geldi bana. Hani ilham vermek/almak ve bizim yaptigimiz ofis isleri arasindaki baglantiyi cok kurabildigimi soyleyemeyecegim. Kisa bir egitim varmis 1,5 saat. Programim da uygundu bu sabah gittim. 

Bir bucuk saaatin sonunda hala ilham almak/vermek ve ofis hayati arasindaki baglanti kafamda tam olarak oturmus degil. Ama ozetle sunu anlattilar sanirim bize: 

Basarili olmak icin motive olmak gerekir. 
Motive olmak icin sizi motive edecek nedenler bulmak gerekir. 
Bu nedenleri nasil bulabilirsiniz? 
Bu nedenleri kimler/ neler sizin kafanizda yaratabilir?
Ya da 
Siz nasil etrafinizdakiler icin boyle nedenler yaratabilirsiniz?  

... yani en azindan ben boyle anladim...

Bu egitimlerin sevdigim yani su. Isle ilgililer evet ama anlatilanlari is disindaki yasaminiz icin de dusunmek degerlendirmek mumkun. Ve itiraf ediyorum benim icin bu kismi daha ilgi cekici. Ha bu sekilde bilincaltimiza sizmak da is dunyasinin bir stratejisi degil mi? Oyle elbette kesinlikle oyle. Bu bambaska, upuzun bir yazi konusu. Bugunku egitime gelirsek...

Benim aklimda kalanlar ve unutmamak icin buraya da yazip sizinle paylasmak istediklerim bunlar oldu:
Baskalarinin sizden ilham almasini, ya da sizin yardimizla bir konuda motive olmasini istiyorsaniz:

Once kendiniz yapilacak seye inanin. 
Sonuclarina inanmadiginiz bir konuda baskalarini yureklendiremezsiniz. Cunku bu durumda yeterince samimi olamazsiniz. Onlara gereckten inandiginizi, heyecanli oldugunuzu ve omuz omuza calisacaginizi hissettirin. Kimse sadece motive edilip yari yolda birakilmayi istemez!

Durust olun. 
Icinde bulunulan durumu durustce aciklayin. Iyi ya da kotu. Gercekci ve durust aciklamalar insanlarin size guvenmesini saglar. Ve guven en onemli seydir!

Pozitif ve gelecege odakli olun
Su andaki durum ne kadar kotu olursa olsun. Eger yapacaklarinizin sonucuna inaniyorsaniz (ki inanmiyorsaniz bakiniz birinci madde) gelecegi dusunun. 

Sozunuzun arkasinda durun
Yola ciktiginiz yeri unutmayin ve insanlari motive etmek icin soylediklerinizin arkasinda durun. Fikirleriniz degisebilir. Dusundukleriniz farklilasabilir. Bu sureci insanlarla paylasin. Neden degistiginizi ve sizi etkileyenleri paylasin. Bu da bir cesit sozunuzun arkasinda durmaktir.

Tum bunlari yapabilmek icin kimseye bir soz vermeden once, ve baslayacaginiz islerde "turkcemizin guzel tabiriyle gaza gelmeden once" su dort soruyu aklinizdan gecirin:
  1. Kimi etkilemek ya da motive etmek istiyorum?
  2. Nicin bunu yapmak istiyoum?
  3. Diyelim ki etkiledim ben bu insanlari arkamdan surukledim, bunun kime nasil bir faydasi olacak?
  4. Sonucta bunun buyuk resimde etkisi ne olacak?
Ve dediler ki bize bu dort souyu masaniza koyun ve karar verirken bir ise girisirken bunlari dusunun!
Cok guzel harika! 
Ogrendik.
Hepimiz motive edici insanlar olacak miyiz bundan sonra? 
Gunluk hayatimizda hakikaten ise de yarayabilir ona bir dey demiyorum.
Ama cok afedersiniz bu egitimi verenlerin ne dusunerek bu egitimi hazirladiklarini merak etmeden duramiyorum. 
Ben bu sorulari her sabah soruyor olsam kendime bu ofiste duru muyum acaba? 
Bundan sonrasinin cevabini yarin yazayim simdi bir toplantiya girmeliyim :)

Vav arkasi yarin tadindan yazi da yazmis oldum iste isle ilgili bu blogta :)

22 Nisan 2016 Cuma

Tebrik ederiz!

Hangimizin okulumuzda gecmis guzel bir 23 Nisan anisi yok ki.
Bayram.
Cocuk.
Ikisi bir araya gelip de nasil civil civil olmaz, nasil insani mutlu etmez ki.

Benim kendi adima harika anilarim var 23 Nisanlarla ilgili.
Izmirimin gunesli, piril piril 23 nisan sabahlari.
Tertemiz giydirilmis yuzlerce bayram cocugu.
Evde erkenden kalkip hazirlanislarimiz.
Abim ve ben folklor ekiplerinde oldugumuz icin annemin ikimizin arasinda kosturuslari...

Bizim ilkokulumuz anneannemin evinin karsisindaydi.
Simdi dusununce ne buyuk luksmus.
O yuzden her 23 Nisanda bir de anneannemin bize ogle yemegi hazirladigini hatirliyorum.
Gosteriler biterdi biz anneanneme gecerdik.
Yemekler hazirlanirken ben camdan evlerine dagilan cocuklari izlerdim.
O kahkaha, o sevinc hala kulaklarimda.

Biliyorum torenleri gereksiz bulanlar cok.
Toren icin tatil gununde okula gidilmesinin anlamsiz oldugunu dusunenler de var.
Bence her sey torenin nasil organize edildigine bagli.
Benim icin 23 nisan delice dans ettigim bir senlikti mesela.
Aklimda hic zorl okula gittigim bir 23 nisan anisi yok.

SImdi 23 Nisan kutlanmayacak dediler.
Ulkemizin gectigi zor donemden dolayi kutlama olmazmis.
Ulkemizin gectigi zor donemden dolayi biz esek kadar insanlar kutlamalarimizi iptal edebiliriz bence de. 
Zaten umudumuz mu kaldi bizim tutunacak.
Ama cocuklarin kutlamalarini bilakis tesvik etmek lazim bana gore.
Onlar umudunu kaybetmesin, onlar vazgecmesin diye daha da coskuyla kutlanmaliydi 23 Nisan.

Ben siyas anlamlara takilmiyorum bu yazida.
Onlar baska yazilarin konusu,
Ama ozru kabahatinden butuk olmamali bir hareketin.
Sen zaten ulkenin umudunu bitirmissin, zaten sokaklar depresif insanlarla dolmus, zaten ulke bildigin mutsuzluga surukleniyor.
Birak bari cocuklari kurtaralim.
Birak bari onlarin neseli anilari olsun.
Alma iste elinden bayramlarini...

Ha bir de su yandan bakarsak.
Ulkemiz zor donemden geciyor diyorsunuz ya.
Sokmasaydiniz o zaman bizi o zor durumlara.
Duzgun calissaydiniz da gelmeseydi bunlar basimiza.
Hem sen isini yapma, ulkeyi bu hale getir.
hem de ulkemiz zor durumda, bayramlar iptal.

Oldu ya.
Aferin.
Cok guzel yaptiniz.
Tebrik ederiz!

19 Nisan 2016 Salı

Aman tanrimmmm

Cuma aksami biraz  huzursuz uyudum.
Ben hep yuzukoyun uyuyan bir insanim. 
Bebekligimden beri hep yuzukoyun uyumusum. Uykuya en rahat oyle daliyorum. Zaten uykuya dalarken sirt ustu, yan yattysam da gecenin bir vakti uyanip kendimi yuzukoyun yatmis buluyorum. Huy.


Hamileligimin 18. haftasi.
Ve bugune kadar yuzukoyun yatmakta bir sorun yasamadim. 
Ama sanirim bu rahat gunlerin sonu geliyor :)
Cuma aksami da sanirim o yuzden biraz huzursuz uyudum.
Daha dogrusu mis gibi uyumusum da sabaha karsi uyaninca kendimi rahatsiz hissettim.
Bebek yeter ya dedi kesin. Bir rahat edeyim ben de bir duzgun yat!
E o da hakli :)

Sabahi karnimdda hafif bir agriyla karsiladim. Endiselenecek bir sey yok ama sizi gibi bir sey. Ters yatinca insanin beli de agrir ya oyle. Artik nasil bir deli yattiysam :) Gecti gitti. Sadece sabahin korunde kalkmis oldum. Yine! Ben de napayim sabahin korunde. Gittim bebisin teyzelerinin aldigi kiyafetlerine baktim. Itiraf ediyorum resmen onlarla oynadim ve iste bu kombini yaptim.

Ya ne tatli sey bu bebek kiyafetleri :)
Bu kombin bir Alman-Hollanda ortakligi :)
Ben zaten evvelden ezelden hangi magazaya gitsem bir bebek kismini dolasirim. O yuzden evde olunca bunlar, arada oynamaktan kendimi alamiyorum :)



Bir yandan da bu kadar kucuk olacagina inanamiyorum.
Yani burada cok kucuk gorunmuyorlar ama bu kiyafetler resmen el kadar, bu coraplar parmak kadar .
Bu kadar kucuk mu olacak yani?

Ve daha onemlisi biz bu kadar kucuk bir bebege nasil bakacagiz ki?

Gercekten bazen cok korkuyorum..
Ben kucuk bebekleri kucagima alamam.
Korkuyorum, bir zarar veririm diye.
O yuzden arkadaslarimin bebeklerini 3-4 aylik olana kadra hep annelerinin kucaginda ya da yattiklari yerde severim ben.
Oyle kirilgan geliyorlar ki bana.
Mumkunu yok kucaklayamiyorum onlari. 

Simdi bizimki de oyle kucuk olacak degil mi?
Kucucuk olacak da bu el kadar kiyafetlere sigacak.
Ve ben O'nu kucagima almak zorundayim. Bu sefer kacarim yok!
Bazen aman tanrimmmm diye bagirasim geliyor, yalan degil.
Nasil bakacagiz biz buncacik bir bebege.
Bir de bize oylesine muhtac olacak bir bebege?

Bir arkadasimiz instagramda kiyafetleri hazir artik demis.
Evet dedim. Bir anne-baba adayi tam hazir degil. Onu da onumuzdeki 5 ayda halledecegiz insallah :)
Hallederiz degil mi?
Biz de bebek tutacak kivama geliriz degil mi?
Ben de bu annelik duygusuna alisir, baskasinin bebegi olacakmis gibi ortalikta dolasmaktan vazgecerim degil mi?

Hydi insallah.
Yoksa 5 ay sonra halimiz nice olacak bilemiyorum...
Bakalim onumuzdeki 5 ay bizim icin neler sakliyor.
Hepberaber gorecegiz.
Hakikaten ben de cok ama cok merak ediyorum.

18 Nisan 2016 Pazartesi

Kan gurubu krizi

Bu burada da dursun :)

Bir önceki kontrollerimde tam 6 tüp kan verince, eve dönüş yolunda hafif bir bayılma tehlikesi atlatmıştım. Deneyimsizlik işte. Hastaneye elimizi kolumuzu sallaya sallaya gitmişiz. Ben onca kanı verince, üstüne bir şey de yiyemeyince bünye dur ben sana bir dersini vereyim dedi. Dersimi aldım, teşekkür ederim. Artık hastaneye yanımda bir miktar yiyecekle gidiyorum. Badem, incir, kayısı, artık ne varsa. Ne mutlu ki insan öğrenebilen bir varlık.

Işte o tüp, tüp alınan kanlarımla (6tüp insaf ama!) testler yapmışlar. Ebe sağolsun pazartesi görüşmemizde bana sonuçları açıkladı. 
Demir falan hepsi iyi dedi. 
Güzel. 
Her şey yolunda dedi. 
Harika. 
Bir de kan gurubun A negatifmiş dedi. 
Yok, bir yanlışlık olmalı. Benim kan gurubum 0 pozitif...

Kadıncağız kayıtlara bir daha baktı. Hayır A negatif. Bana emin misin, çünkü negatif değilse kan uyuşmazlığı iğnelerine gerek kalmayacak dedi. Eminim ama eski kayıtlara bir gidip bakayım dedim. 
Gittim eve, ehliyetimi buldum. Doğru hatırlıyorum, ehliyetimde 0 + yazıyor. 

Durum tam anlamıyla aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.
Bir yandan hastanenin yaptığı tahlil doğru olsun istiyorum. Çünkü basit bir kan gurubunu belirleyemedilerse, yaptıkları diğer testlere nasıl güveneceğiz?
Ama bir yandan da ehliyetimde yazan kan gurubu doğru olsun istiyorum çünkü kan uyuşmazlığından kurtulmuş olacağız.

O sırada aklımdan annem ve babamın kan gurupları gecirdim. Annemi 0+, Babami da A+ diye hatırladım. Hayda, buyrun buradan yakın. Annem de babam da pozitifken ben negatif olabilir miyim? Fen derslerinde Mendel öyle demiyordu ama? Herhalde dedim abim yillarca bana seni annem doğurmadı, dere kenerında bulduk, çingenelerden  aldik, sen bizim aileden değilsin diyerek ağlamama sebep olurken haklıymış. Meğer bir bildiği varmış! Al sana yeniden pörtleyen çocukluk travması. Abim, sağolsun bilinç altımı üstümü kaplamış aynı hikayeyi anlata anlata! Pis!

Annemi aradım. Annecim dedim, bak ben artık büyüdüm, bana doğruyu söyleyebilirsin, beni gerçekten dere kenarında mı buldunuz? O kadar çok güldü ki soruma cevap bile veremedi. Neyseki çocukluğuma dair bu sorgulamam babamın, sakin olun ben A negatifim demesiyle son buldu! Annemlerin çocuğuymuşum şükür! Ve abim çocukken bana işkence eden, beni ağlatan klasik bir abiymiş. Onun yüzünden yıllarca eskici mahalleye girdiği gibi mutfağa saklanırdım ben be. Neme lazım beni almaya gelmiştir falan! İşimi şansa mı bırakayım :)

Ben çocukluk travmamı yeniden atlatmanın sevincini yaşayadurayım, bu iki farklı kan gurubu durumu hastanenin de bizim de içimize sinmedi, test tekrarlandı. Gitti mi bizim bir tüp kan daha! Gitsin. Ben hala annemlerin çocuğuyum :)

Ertesi gün sonuçları aldık.
Hastane 1 - Ehliyet kan gurubu: 0 
Evet, kan gurubum A negatifmiş. Durum açıklığa kavuştu ve elimizde iki sonuç kaldı: 

1. Ehliyetimde yazan kan gurubum yanlışmış, dolayısıyla kan gurubumu yanlış biliyormuşum. Allah korumuş da bugüne kadar kaza falan geçirmemişim. Çünkü acil durumda bana soran olsa kan gurubum 0+ derdim, kesin. Hani ameliyat falan olsa tamam bakarlar muhakkak guruba ama ya acil bir şey olsaymış. Gerçi internetten baktım Kızılay başkanı , Türkiye'de kan gurubu tayinlerinin %5i yanlış. Ehliyetlerde yanlış kan gurubu yazmasının sakıncalı olduğunu düşünmüyoruz, gerektiğinde zaten yeniden testi yapıyoruz demiş. Vallahi demiş. Peki. Oldu. Söyleyecek başka sözüm yok. Allah korumuş, ehliyetime kurban gidebilirmişim yani.

2. Elimizde nur topu gibi bir kan uyuşmazlığımız oldu çünkü Ozan'ın kan gurubu pozitif. Kan uyuşmazlığı, bugüne kadar duyduğum ama detaylarını bilmediğim bir şey. Ebe bana durumu şöyle anlattı:
Kan uyuşmazlığı sadece anne negatif, baba pozitifse yaşanıyormuş. Birimiz pozitif, birimiz negatif olduğumuzdan karnımdaki bebeğin kan gurubu negatif ya da pozitif olabilirmiş. Eğer bebeğimizin kan gurubu da negatifse, benimle aynı olduğundan bir problem yok. Yok eğer bebeğimizin kan gurubu pozitifse, yine de şu an için endişelenilecek bir durum yok. Yalnızca bebeğin kanı bir şeklide benim kanıma karışırsa -ki bu doğumda küçük bir ihtimalle yaşanabilirmiş- o durumda benim negatif kanım içine karışan az miktardaki pozitif kan hücrelerini yoketmek için antikor oluştururmuş. Bu durumda ileride yine bebeğimiz olursa ve onun kanı da pozitif olursa, vücudum bebeği yabancı bir madde olarak algılayabilirmiş. Bu yüzden hamileliğin 28. haftasında ve hemen doğumdan sonra bana AntiD iğneleri yapacaklarmış ki, kanım antikor üretmesin. 

Yani anladığım kadarıyla kan uyuşmazlığında ilk bebekler için risk yok. Bu iğneler olunduğu sürece genel olarak hiçbir risk yok. Çözümü bilinen, standart bir durum. Tabi kan gurubunuzu yanlış bilmediğiniz sürece. Benim gibi + diye biliyorsanız ve kan testi tekrarlanmazsa risk olabilir. Bizden kan testi yapmak için izin istemişlerdi, çünkü kan gurubu bakılmamış olsa da diğer değerler için yeni yapılmış kan testlerim vardı benim. İyi ki izin vermişiz diyorum. Yoksa bu kadar basit bir şey başımıza iş açabilirdi. Gerçi illa bir noktada anlaşılırdı kan gurubum, mutlaka bakarlardı ama nihayetinde erken öğrenmek iyi oldu :)

İşte 17. hafta da böyle bir macerayla geride kaldı.
Kan gurubum negatif, iğne olmam gerekiyor, bebeğimiz risk altinda değil -çok şükür- ve ben annemlerin çocuğuyum. Mutluyum :)

Bu arada ebeye bir sormalı, merak ettim anne pozitif baba negatifse neden kan uyuşmazlığı olmuyor acaba? Gerçekten neden acaba?

15 Nisan 2016 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim...

Bu ara favorim.
Dinliyorum, dinliyorum, dinliyorum.
Muzik ne guzel sey...

Bu haftasonu bizim yine arkadaslarimiz geliyor Turkiye'den.
Oley!!!
Hamileligimi uzakta, yalniz gecirdim hic demeyecegim, hic.
Surekli evimizde misafir var bu ara :)
Cok seviniyorum.
Bebis de daha simdiden tanisiyor arkadaslarimizla. Ne guzel :)

Uzun zaman sonra, is yerinde de iyi haberlerle dolu bir hafta gecirdik.
Haftalardir oyle cok aksilik ust uste gelmisti ki bu haftas sonunda bir oh be dedim yani.
Tamam is sadece diyoruz, onemli degil diyoruz da. Insan emeginin karsiligini almak istiyor.
Bu haftasonunu o yuzden ayrica iple cekiyorum.
Kutlayacagim :)

Sizin de guzel gecsin haftasonunuz.
Cok gunesli, cok eglenceli, cok neseli olsun.
Haydi ne kaldi surada haftasonuna.
Dayanalim hepbilrikte :)


14 Nisan 2016 Perşembe

Pehlivan!... Pehlivan!...

Insan hamile oldugunu ogrenince aklindan bir suru sey geciyor. Gerci ben sadece kendi hamileligimi biliyorum, neden genelledim ki. Soyle diyeyim hamile oldugumu ogrendigimde aklimdan bir suru sey gecti. Heyecanli, endiseli, mutlu, telasli, kaygili bir suru sey. Onlardan biri de karnimin catlayacagi gercegiydi :(

Takmadim diyemeyecegim. 
Ay hic onemli degil diye dusundum de diyemeyecegim. 
Bildiginiz vay be dedim gitti bizim karin :)

Anne bloglarini uzun zamandir okumanin bu hamilelik surecinde bana cok faydasi oldu. Ve tabi daha once anne olmus cok yakin arkadaslarimla hep hamilelikle ilgili konusmus olmamizin da. Bu sayede, bazi seyleri kabullenmis basladim sanki bu surece. Buradan tanidigim ve  bugune kadar okudugum annelere tesekkur ederim :)

Mesela okuduklarim ve konustuklarimiz sayesinde bu catlama olayinin cogunlukla genetik oldugunun ve ne yaparsam yapayim, annesi baya catlamis bir insan olarak, bundan kacisimin olmadiginin farkindayim. Keske olsaydi! O yuzden iste o hamileligimi ogrendigim ilk gunlerde dedim ki kendi kendime Gulcincim su catlaksiz karnina bak sen arada, zira bu haliyle onu son goruslerin olabilir bunlar. Hay bin kunduz!

Bu surece bazi seyleri kabullenmis basliyorum dediysem de, evet bu durumu hala kabullenmek istemedigim de kesin.
Ne kabullenicem, niye catliyoruz  kardesim!
O yuzden iste o hamileligimi ilk ogrendigim gunlerde ben gideyim de kendime bir yag alayim dedim :) Herkes hamileligini ogrenir bebegine oyuncak falan alir, ben git gobegine yag al :) Diyorum size bir olmadim ben :)

Yani tahmin edeceginiz uzere stratejim su: Ben elimden geleni yapayim da catlayacaksa da sonradan ah keske demeyeyim :)
Iste benim yag imparatorlugum boyle kurulmaya basladi:)
Italyadan aldigim yag, ilk gunlerin yoldasi oldu. Iyi ki erken baslamisim bu yag isine cunku duzene oturtmam 10 haftami falan aldi.
Ay insan her gun kendine yag mi surer ya. Gercekten sacma bir durum :) Ben bir gun suruyorum, 3 gun unutuyorum. Habire yag surmek bir sacma geliyor :)

Goncam, ki kendisi arkadas gurubumuzun kozmetik gurusudur, usenmemis arastirmis ve ingiltereye geldiginde bana lavantali bir yag almis. Ay mis!
Oldu mu bizim yag imparatorlugu Italyan, Ingiliz ortakligi.
Ayrica Goncam bana dedi ki, boyle aksamdan aksama surmekle olmaz. El kremi gibi aklina geldikce surecekmissin bunu. Kendine gel durumu ciddiye al! Bilmiyor ki ben el kremini de surekli surmuyorum :)
Kendisi kozmetik konusunda hassas bir insan :) O yuzden bir sey demedim, tamam dedim :)

Aldik Italyan yagi dusa koyduk, dus sonrasi yagi oldu.
Lavantali yagi da basucuma koyduk, yatmadan once surmelik yagim oldu.
Gonca duymasin, yine habire surmuyordum onlari ama elimin altindalar. Guzel :)

Sonra gecen hafta Urunikom bana Almanyadan kendi hamileliginde kullandigi yagi getirdi.
Boylece bizim yag imparatorlugu Alman destegiyle genisledi :)
Hemen onu da basima koydum.
Dedim seni de sabahlari sureyim:)
Arkadaslarim yag sureyim diye dunyayi ayagima getirdi diyebilirim yani. O yuzden Urunum de yag getirince utandim, isi daha bir ciddiye almaya basladim :)

Artik karnim buyuyor.
Hem de oyle haftadan haftaya degil. 2-3 gunde degisiyor resmen.
Dun ofiste farkettim ki resmen karnim kasiniyor. Aha bunlar catlama belirtisi. Sagolsun anne bloglari.
Ben bunca aklima geldikce -tamam kabul ediyorum cok duzenli degilim- yag sureyim, o karin yine de kasinsin. Pes!
Tamam dedim durumu daha ciddiye almaliyim!
Neyse ki ofisteki spor cantamda da, hamilelikten once arada kullandigim (Gonca her daim bize yag kullanin der, pek dinlemeyiz ama, aliyoruz iste :)) dandirik bir yagim vardi.
Hemen onu suruverdim.
Boylece yag imparatorluguna 4. uye de katildi mi :)

Resmen uluslararasi yag imparatorlugum var yahu :)

Dun iste o yagi da surdukten sonra aklima bir sey geldi. Gecenlerde Ozanla televizyonda bir program izledik. Dunyanin cesitli ulkelerinden farkli dallarda basarili 4 sporcuyu almislar, degisik ulkelere goturup o ulkeye ozgu sporlari denetiyorlar. Bizim izledigimiz bolumde Turkiyedelerdi. Ve adamcagazlara yagli guresi denetiyorlardi. Cok guzel programdi cok guldum :) Ama en cok o canim zeytinyaglarini dokerken -ki bir de sizma zeytinyagi dokuyorlardi- Ingiliz olan Tescoda bu kac para yahu dediginde guldum :) 

Adamlari yagliyorlar da yagliyorlar.
Adamlar paril paril parliyor :)
Ve onlar gurese cikarken arkadan cigrici bagiriyor:
Pehlivan! Pehlivan!

Hah iste o cigiriciyi benim yanima alalim diyorum.
Ben yaglandikca o bagirir ben de gaza gelirim bari :)
Yoksa benim bu yag isini ciddiye alacagim yok, ben anladim :)

E haydi o zaman!
Pehlivan! Pehlivan!

Ay bak yine kendi kendime guldum :)

12 Nisan 2016 Salı

Bir cocugu cok sevmek icin...

Haftasonu Alizem ve Urunikom bizimleydi. Londra sokaklari kazan biz kepce dolandik durduk.
Hic bir hamile, bir anne, bir 4,5 yasinda cocuk gibi degildik aslinda. Hakikaten tam zamanli turistlik yaptik :) Trafalgar Squareden, Big Ben'e, Kensingtondan, Embankment'a gidebildigimiz yere kadar gittik. Aferin bize. :)

Alize bebeklikten cikti artik. Cok cabuk oldu gibi geliyor bu degisim bana. Tabi annesine sormali bir de :)
Bildiginiz oturup bizimle sohbet ediyor, fikirlerini bildiriyor, geziyor dolasiyor.
Masallah oyle uyumlu ki, her yerde kendine oyalanacak bir sey illaki buluyor. Bir kalem aliyorsun onunla bir saat guluyor oynuyor. Canim.

Merhametli. Hem de cok. Gecen aksam yemege gittik. Ayiptir soylemesi kucuk borekler soylemistik yemekler gelmeden yiyeylim diye. Son bir borek kalmis tabakta. Cocuksun sen, al ye degil mi? Onu ugrasmis 3'e bolmus. Bir parca annesine, bir parca bana, bir parca kendine. Hah iste paylastik dedi, kendi payina ayirdigini atti agzina. Canim.

Sabahlari uyanip benim yatagima geliyor. Bebekken de oyle yapardi. Sonra basliyor bebek de uyanmis midir diye sormaya, karnimi oksamaya. Kardesi bir tek onunla konusuyormus. Bebek beni cagiriyor, bebekle soyle oynayacagim, hadi bebek gelsin diyip duruyor etrafimizda. Gecen gun kulagima, bana kardes yaptigin icin cok seviniyorum dedi. Onlar da birbirlerinin secilmis kardesleri olacaklar insallah. Canim.

Paylasmayi cok seviyor. Ona ne alirsak, kiz olursa bebege de aliriz degil mi bunlardan diye soruyor. Mesela  dun mothercare'e gittik. Ona kiyafet aldik. Bunu da bebege alalim diye corap almis getirmis. Canim.

Bebek bir tek onunla konusuyor ya. Bana bebekten mesajlar iletiyor. Su icmeliymisim, yemek yemeliymisim, kendimi sallamaliymisim ki bebek uyusun da buyusun, ruzgar esiyorsa onumu kapatmaliymisim ki bebek usumesin. Gecen sabah kahvaltida sohbet ediyorduk Urunle. "E ama Gulcin sen de hep konusuyorsun, konusuyorsun. Biraz da sut ic, bebek buyusun" dedi. Canim.

Hikaye anlatmaya bayiliyor. Kralice ve prensesler etrafinda donuyor tabi hikayeler. Bir de robotlar var arada gelip gidiyorlar. Kendisi de buyuyunce tabi ki kralice olacakmis. Ama ingiltere kralicesini gosterdik, cok yasli ben boyle olmayacagim, ben genc kralice olacagim dedi :) Gozu yuksekte :) O kralice oldugunda sarayinda yasayacaklarin listesini yapmis. Bana bebegin ismi ne olacak soyle onu da yazacagim listeye diyor. Canim. 

O anlattigi hikayelerdem bazilarinin sonu korkunc oluyormus. Gecen aksam onlardan birini anlatacakti bana. Heyecanla basladi. Sonra bir anda durdu. Noldu Alize dedim. Gulcin ben simdi bu hikayeyi anlatmayayim sonu korkunc dedi. Olsun Alize anlat sen dedim. Ama Gulcin bebek de duyuyor bizi, ya korkarsa iceride, aglarsa. Agladigini da goremeyiz, sarilamayiz ona. Olmaz anlatmayayim ben dedi. Ne diyeyim, sarildim ona. Canim.

Arada cozutuyor tabi. E 4,5 yasinda. Ya beni dinleyin, ama hep siz konusuyorsunuz, yoruldum yeter. Diyor tabi. E diyecek 4,5 yasinda. Biz de onu oyaliyoruz, hadi simdi sen bize bir gosterii yap diyoruz, surada gordugumuz saray nasildi diye soruyoruz. Her sey normale donuyor :) Aklini sevdigim pek oyle aldatmaya falan kanmiyor. Bir seyi yapmasini istemiyorsan, neden istemedigini de dogru duzgun anlatirsan tamam diyor ya, bayliyorum. 

Cok seviyorum. Dogdugu ilk gunden beri cok seviyorum. Elini elime ilk aldigimda 40 gunluktu sadece. Buyuyor. Onun boyle guzel bir insan olarak buyudugunu gormek beni inanilmaz etkiliyor. Hani derler ya alip icime sokasim var, hah oyle seviyorum onu. O da beni, Goncayi cok seviyor biliyorum. Keske Gonca teyzesi de burada olsaymis, oyle diyor :) Bizim de bebegimiz boyle merhametli, iyi olsun umarim. Tam da ona bunlari ogretecek bir ablasi var, ne mutlu bize.

Bu  haftasonu bir seyi bir kez daha anladim. Hicbir zaman Urun'un onu sevdigi bicimde Alize'yi sevemeyebilirim. Alize de ne beni ne Goncayi Urun'u sevdigi gibi sevmeyecek tabi ki. Ama bir cocugu sevmek, cok sevmek icin illa onu icinde tasimak gerekmiyor. Eger yeterince yakinsan ona o buyurken senin de kalbinde bir sevgi buyuyor da buyuyor. Ustelik cok sevdigim bir teyzemin bana hep dedigi gibi yakin olmak her zaman yanyana olmak degil... O yuzden biliyorum, biz cok yakiniz Alizeyle. Annesiyle Gonca teyzesiyle cok yakin oldugumuz gibi. O benim canim. Goncanin da biliyorum. Teyzelik de baska guzel be. Onun da tadi hakikaten bambaska.



Iyi ki geldiler. Iyi ki Alizem daha simdiden tanisti kardesiyle.
Ona resim yapmis getirmis. bebegimiz dogsun o resmi, hemen yataginin basina asacagim.
Canim Alizem. Canim bebegim benim.
Iyi ki varsin.
Iyi ki bizimlesin.
Bana bir cocugu cok sevmeyi boylesine guzel ogrettigin icin tesekkur ederim teyzecim...
Ha bu arada aksam Ozanla mi Gulcinle mi evde kalmak istersin dedigimizde Ozanla dedin ama olsun :) O da hakli ama Ozan tam zamanli oyun arkadasi biz urunle muhabbet derdinde:)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails