30 Aralık 2015 Çarşamba

Gule gule 2015

2015te bitiyor.
Ne cabuk gecti bu sene. Sanirim yas ilerledikce yillar daha bir cabuk geciyor :)
O zaman Gulcince klasigini bu sene de eksik etmeyeyim.
2015e bu seneden sectigim yazilar ve resimlerle veda edeyim.

Ocak 
Arkadaslarimi cok seviyorum. Bir bir hepsini. Uzakta da olsalar dokunuyorlar hayatima. Tam da Ocakta yazdigim gibi...
Gecenlerde bir yazi okumustum. Diyordu ki... Arkadas, siz hic beklemezken yuzunuzu guldurendir. Ya da oyle bir sey iste. Tam bilemedim. Ama sunu cok iyi biliyorum.  Goncam dun yine benim yuzumu guldurdu. hem de hic beklemezken. hem de gulumsemeye o kadar ihtiyacim oldugunu bilmezken. Arkadas dedigin...
O yuzden Ocak ayinin en guzel ani GGnin bu kartinin geldigi gundu :)



Subat
Gecen yila donup baktigimda, cok gezmedik, cok dolasmadik ve cok calistik. Ama yine de huzurluydu. Kendime cok vakit ayirdim 2015'te. Ozanla birbirimize cok zaman ayirdik. Eskiden her boslukta gidecek bir yer arardik. 2015te bosluklarimizi burada dolsurmaya basladik. Hatta bazen hicbir sey yapmayip birlikte ya da yalniz anin keyfini cikardik. Iste huzur buydu, O huzur yakaladigim aksamlardan biriymis bu Subat aksami

Ve demisim ki...
Biliyor musunuz dun ne dusundum... Bundan yıllar sonra bu yazıyı açıp okuyacağım ben biliyorum. Ve diyeceğim ki iyi ki fırsat varken keyfini çıkarmışım. 
Evet tam da oyle dedim yeniden okuyunca :)


Mart
Tamam bu Mart ayinda yasanmadi ama Mart ayinda yaznisim ya bu Kaliforniya yazisini oyleyse gecen yil Mart ayinda en cok bunu sevdim. Kaliforniya dalgasi...

Bir de su cumleleri gorunce yok bu yaziyi secmeliyim dedim.
Sonra baktim soyle bir halime. Ve sukrettim. Bir zamanlar hayallerimin ugradigi sokaklardaydim. Yanimda sevgilim. O sokaklarda aynen onlarin gezdigi gibi arabamizla geziyorduk. Farkina vardim. Hayat bana bir hayalimi daha iste tam da o an veriyordu.
Cok sukur...


Bu Kaliforniya gezisi belki de bizim hayatimiz boyunca yaptigimiz en guzel gezilerden biriydi ama yazamadim iste. Hep icimde bir uhte. Artik bloga uzun uzun gezi yazilari yazacak vaktim olmuyor. Calismaktan. Mart ayi da cok ama cok yogundu hatirliyorum. Ama mutlu calistim ya sikayet etmiyorum :)

Nisan
Uzun bir aradan sonra bir sehir gezisi yapmistik Nisanda. Ozanin bir konferansi vardi ve Gulcin tabi ki pesine takildi. Hatirlayanlar olur belki instagramdaki #ozanistegulcinkeyifte fotograflarini :) Iste o yaziyi yazmisim Nisanda

Laf aramizda kisaydi ama bugune kadar yaptigimiz en guzel gezilerden biriydi, Cunku cok yorgundum ve bu ara bana ilac gibi gelmisti :) Simdi donup okuyunca su kismina cok guldum yazinin:
Hava guzelken muzeye falan girmek istemedi canim. Yalniz kulturel aktivitelere yatkinligimin havaya ilintili olmasi da sahane yani. Cok entel bir insanim yahu :) Budurumda tam olarak sunu soyleyebiliriz yagmurlu hava enteli :) Kinama blog sever arkadasim kinama beni bu kuzey Avrupa ulkeleri boyle yapti :))
Evet evet o ben, yagmurlu hava enteli :))



Mayis
Bak donup okuyunca yine guldum bu yaziyi; UYKU :)
Neredeyse 8 yıllık evlilik hayatımızda Ozanla EN anlaşamadığımız konu bu: Uyku. Temel noktada fikir ayrılığı yaşıyoruz. Ben uykuya bayılıyorum. Ozan evet uykuyu seviyor am bir noktadan sonra vakit kaybı olduğunu düşünüyor. Uyuyacağına gezermiş, okurmuş, eğlenirmiş vs. Ya ben sana bunları yapma demiyorum. Yap yine yap. Ama önce uyu sonra yap!Ya da tamam sen uyuma. Git ne yaparsn yap bana ne. 
Ama yok arkadaş beni de uyutmuyor! 

:) Aslina bakarsaniz hala bu konudaki anlasmazligimiz devam etse de ben bu yaziyi yazdiktan sonra Ozan benim uykularima daha az karisir oldu. Vay be blog sen nelere kadirsin :)

Bu fotografin yaziyla bir alakasi yok ama Mayis ayinda Gulcincede en sevdigim fotograf bu oldu. Annem, halam ve kuzenlerimle bir cocukluk hatirasi. Hey gidi gunler...

Haziran
Donup 2015'e bakinca bizimle ilgili cok yazi yazmisim onu farkettim. Yukarida da dedigim gibi birbirimize daha fazla zaman ayirinca kendiliginden gelisen bir durum sanirim. Ama bu yaziyi hala bir baska seviyorum: Sevginin Kiyamama Hali.
Geçenlerde bir yerde bir yazı görmüştüm. Sevginin evreleri var diyordu. Ilişki ilerledikçe sevgi de değişiyor. Olabilir.Ama bence sevginin evreleri kadar halleri de var. Ismin e hali, de hali gibi. Sevginin çok çoşkulu hali, sakin hali, tutuklu hali. Hepsinden geçiyor insan zamanla. Biri diğerinden daha güzel değil. Hepsi kendi halinde güzel.

Ah seviyorum bu yaziyi...

Bu fotografin da yaziyla direk br alakasi yok. Ama Mayis Haziran aylarinda cok yurudum ben Londra sokaklarinda. Isten gelip esyalarimi atip vuruyordum kendimi yollara. Dusun yuru, dusun yuru, Iste oyle bri aksamustu cekmistim bu fotografi, Hatirliyorum hatta ayni aksam, orta yasli bir cift yol sormustu bana. Yillar once bu civarda oturmuslar, simdi baska bir sehirdelermis. Evlilik yil donumleri icin Londraya gelmisler ama o zaman gittikleri kucuk bir bar varmis bulamamislar. Bizim de cok gittigimiz bir bar. Ben nasilsa yuruyorum gotureyim sizi oraya demistim. Nasil sevinmislerdi. Belki yillar sonra biz de geliriz bir aksam buraya...





Temmuz
Canim yaz. Ne olursa olsun en sevdigim mevsim yaz. 
Dogum gunumde Ozanla Hollandadaydik gecen yaz. Ikimizin Hollandasi... Tabi ki gecen yilin Temmuzunun en sevdigim yazisi bu oldu. Gulcin'den bir kucucuk dogum gunu surprizi :) 
Dedi ki Ozan gel biz seninle yillarimizin gectigi sokaklarda dolasarak kutlamaya baslayalim dogum gununu.Benim gibi anilarina gonulden baglanan bir insan icin daha guzel bir kutlama dusunemiyorum...
Surpriz mi? Hmm hakikaten bir surpriz var bu yazida. Neyse buraya eklemeyeyim. Oraya giderseniz gorursunuz belki surprizi :) Hmm Gulcincede gizemli bir yazi :)


Bir de su var. Potansiyelinizi ortaya cikarmak Gecen yil boyle sirket, calisma hayatiyla ilgili yazilar da cok yazmisim.
Her sey bizim sirketin CEOsunun blogunda yazdigi bir yaziyla basladi.Diyordu ki...Basarili olmak istiyorsaniz su 4 alana dikkat etmek zorundasinizBedensel sagliginiz, Duygusal sagliginiz, Zihinsel sagliginiz ve Manevi dengeniz
Donup okuyunca daha cok yazabilsem keske dedim. Belki bu sene kim bilir?

Agustos
Tatil! Canim tatil!
Acikcasi bu sene tatil bir ilgincti ama tatil tatildir tabi :) Agustosta tatil dolayisiyla cok yazi yazmamisim. Ama sanirim su yazi gecen sene yazdiklarim icinde en sevdiklerimden biri oldu. Sevgili 12 - 13 yasindaki Gulcin
Sevgili 12-13 yaşındaki Gülçin. Sana gelecekten sesleniyorum. O kucucuk halinle, bu filmi izlediğinde bir an bile hayatim boyunca sağlıklı olalım yeter, en çok buna şükredeceğim diye düşündüysem eğer, buyudugunde bunu başardın. Aferin sana. Belki her şeyi çok güzel yapamıyorsun ve yapamayacaksin bu hayatta. Laf aramızda tökezlediğin anlar çok olacak. Ama inan bana sağlığa şükretmeyi biliyorsun. 
Ileride bu yazilari okudugumuzda neler hissedecegiz acab.

Fotograf yine baska bir Agustos yazisindan. Yazin burada havalar gec karariyor ya, bu duruma BAYILIYORUM! Su karanlik kis gunlerinden en buyuk tesellim yine su piril piril uzun yaz aksamlarinin gelecek olmasi. Hadi insallah :)


Eylul

Eylul'de terfi ettim ben. Sonunda. Sanirim 2015'in benim icin en buyuk olayi buydu. 
Eylulll'un en sevdigim ayzisiysa ve hayal kurmaktan asla vazgecmeyen bu ruhum. Bazen insan yazdigi bazi yazilari cok seviyor. Oyle narsist bir sey degil. Ama o yazilarin yeri bir baska oluyor. Oyle bir yazi olmus bu.

Demisim ki...
Cunku biliyorum; arada ben de onlardan biri oluyorum. Yururken hayaller kurdugumda...
Ah dilerim hic benden vazgecmesin o hayal kurmaktan hic vazgecmeyen ruhum...



Ekim 
Ozan iyi ki dogmus. Uzun bir yuruyusle kutlamistik Ozan'in dogum gununu. Ozan iyi ki dogmus! Biz de iyi ki yuruyuse gitmisiz :) 
Iyi ki dogmus...
Yalniz cok sevdi Ozan bu kutlamayi her sene kilometrelerce yuruyelim diyor. Yandim :) E kendim ettim kendim buldum sikayet de edilmez simdi :)

Kasim
Yine kisa, kisacik bir kacamak. Yeni isime basladigim gunlerde nasil iyi gelmisti ama :) Biraz da Prag. 
Hani nasil anlatmis Nazim Hikmet orayi...Prag sehri yaldizli bir dumandir.ve kizil kocaman bir elma gibi...Iste, tam da oyleydi...
Yalniz Kasim ayinin gerisi kafamda bir karmasa, bir karisiklik. Yeni is, yeni duzen ve hatta hala oturmadi o duzen. Bir yandan Ozanin isiyle ilgili bazi seyler. Of zordu be Kasim ayi. Evet zor ama olsun :)



Aralik
Sonra Aralik geldi. Hala kasimdaki duzensizlikler baki olsa da Aralik ayi hep umut veriyor insana. Cunku isil isil etraf. Cunku bir mutluluk sariyor etrafimiz. E annem de yanimda olunca katildim ben de bu mutluluga...
Yeniyil gelirken 
Christmas yaklasirken ben resmen uzuluyorum.Bu isiklar bitecek.Etrafi saran nese bir sure sonra olmayacak.Ve elimizde kisin karanlik, soguk gunleri kalacak.Eh uzulunecek bir sey.
Ama tabi ki bir gulcin hicbir zaman sadece uzulmez, her daim anin keyfini sonuna kadar cikarir :) degil mi ama :)


2015 benim acimdan boyle gecerken, ulkemiz acisindan cok ama cok zor bir yildi. Cok yazdim Gulcinceye gundem hakkinda. Ama 2015 ozetime girmesin bu sene o yazilar dedim. Cunku 2016ye umutla baslamak istiyorum. Hem ulkem, hem de kendimiz adina...

Her sey guzel olacak.
Her sey cok guzel olacak.
Inanmak istiyorum.

Siz burayi sabirla okuyan sevgili blogsever arkadaslarim, 2015te birlikte paylastigimiz her sey ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler. Hepinizin yanaklarindan opuyor cok mutlu bir yil gecirmenizi diliyorum.

Dilerim hepimiz icin her sey cok guzel olsun.

Sevgiler
Gulcin

24 Aralık 2015 Perşembe

Gulcinin en sevdigi Christmas sarkilari

Etrafta surekli bir muzik var bu aralar.
Dukkanlarda, yollarda, metro istasyonlarinda surekli sirekli Christmas sarkilari caliyor.
Ben de bildiklerime eslik ediyorum.
hatta arada sokaklarda dans ettigim de dogrudur.
Ssshhh aramizda ;) 

Klasik sarkilar bir yana iste bu ikisi her daim favorim :)

Yilbasi kutlamak soyledir boyledir diyenler var biliyorum. Ama iste herkes her seyi soyluyor artik. Biz su kisa ve karanlik kis gunlerinde onlari bir kenara birakalim da su guzel sarkilarla cosalim :)

Let it snow! En sevdigim :)


                                    ve All I want for Christmas is you! En romantik buldugum :)


Londra'dan sarkili selamlar efendim :)

22 Aralık 2015 Salı

Yeniyil gelirken

Haftasonu annem, Ozan, ben Londra'nin altini ustune getirdik desem yeridir.
Yuruduk, gezdik, christmas isiklarinin arasinda kaybettik kendimizi.
Yani annemle ben kaybettik kendimizi de Ozan artik ne kadar kayboldu bilemiyorum :)



Christmas yaklasirken ben resmen uzuluyorum.
Bu isiklar bitecek.
Etrafi saran nese bir sure sonra olmayacak.
Ve elimizde kisin karanlik, soguk gunleri kalacak.
Eh uzulunecek bir sey.



Bu sene genel gecer Christmas gunlerinden cok farkli LOndra.
Cunku hava cok da Christmas zamani gibi degil.
Zaman zaman 15-16 dereceyi bulan hava sicakliklari var.
Ben bu durumdan cok ama cok! memnunum.
Ingilizlerse huzunluler biraz.
Kar bekliyorlarmis.



Beklemesinler bence.
Zaten kar yagsa da oyle durmuyor ki bu sehirde.
Keyfi degil cilesi oluyor daha cok.
E o zaman kar yagmadan da idare edebilsinler bence.
Hem Oxford Street'te yapay kar yapmislar.
Bildigin kar yagiyor caddede.
Artik onunla idare etsinler :)



Arada sicak dalgasi gelse de buralar bildiginiz kis.
Ama iste annem burada.
Etraf isil isil Christmas isiklari.
Bana sicacik yani bu aralar Londra :)




21 Aralık 2015 Pazartesi

Bugun de bunu cok sevdim

Bugun bu yaziyi eklemek istedim buraya.
Bugun de bunu cok sevdim iste...

Onuru olan bir asla yoksul degildir. 

Buydu az once okudugum haberin basligi. Yoksulluk kotu degil ki niye boyle bir baslik atmislar diye dusunerek basladim okumaya. Ama okudukca anladim ki bahsettigi yoksulluk paradan yana bir yoksulluk degil.

Onuru olan bir insan asla gonulden yana yoksun degildir diyor sanki. Ya da ben oyle anladim.

Budapestede bir evsiz, Abraham Sandor'un ardindan son iki yilini gecirdigi banka soyle bir plaka asiyorlar.



Diyor ki...
Hayatinin son iki yilini Abraham Sandor burada gecirdi. Emekli bir madenciydi.Gurulu ve edebiyat asigi bir insandi. Onuru olan bir asla yoksul degildir.

Sonra okumaya devam ettim. Buyrun yazinin tamami burada...

O civarda yasayanlara Abraham ilgili dusunduklerini sormuslar...

"Yakında oturuyorum, gelip geçerken bakardım. Farklıydı. Boş şişeleri topluyor, onları geri götürüp eline geçen parayla karnını doyuruyordu. Boş zamanlarında sürekli kitap okuyordu."


"Tam karşıdaki evde oturuyorum. Çok düzenliydi. Geceleri orada uyuyordu. Ama akşam, üzerine örttüğü battaniyesini sabah hep toplar, katlar, bankın altında eşyalarını tuttuğu valize koyardı. Bir gün elinde bir süpürgeyle gördük onu. Bankın çevresini süpürdü, temizledi. Sonra da bu temizlik işini her gün yapmaya başladı. Yakınlardaki dükkânların önünü, karşıdaki bankanın çevresini de süpürüyordu. Sanırım ona bu nedenle dükkân sahipleri birkaç kuruş veriyorlardı."

"Karşıdaki dükkânda çalışıyorum. Kitap okuduğunu görüyordum sürekli. Önceleri başkalarına kendini kültürlü göstermek için elinde kitap tuttuğunu düşündüm. Ama gelip geçene aldırmadan okuduğunu da ayırt edebiliyordum. Nasıl böyle kaygısızca kitap okuyabilirdi? Başının üzerinde bir çatı bile yokken? Bir gün yanına gittim. Kitabı ben de severim. Elinde bildiğim bir kitap vardı. Selam verip yanına oturdum ve bir buçuk saat kitap üzerine konuştuk."

Boyle devam ediyor...
ve...

"Aşağıdaki manavın orada çalışıyorum. Bir gün ansızın geldiği gibi kayboldu. Kimse nereye gittiğini anlamadı. Varlığıyla olduğu gibi yokluğuyla da bizi etkiledi. Eksikliğini duymaya başladık. Sonra da bir gece işte bu kitabeyi biri bu banka iliştirmiş. Ölmüştü. Nasıl yaşadıysa, öyle yani gururla aramızdan ayrıldı."

diye bitiyor anlatilanlar.
Hepsini birden okuyunca cok duygulandim ben.

Hayatin hangimizi nereye savuracagi hic belli degil.
Bir gun madencisin, baska bir gun sokaktasin.
Ama iste aynisin, o insan sensin.

Bugun de iste bunu cok sevdim...


18 Aralık 2015 Cuma

Oradan buradan...

Dun bizim sirketin yilbasi partisi vardi.
Her sene konseptli bir parti yapiyorlar.
Biz de cogunluk olarak her sene konsepte hic uymuyoruz ama olsun, uyanlar var onlara bakip egleniyoruz :)

Bu senenin konsepti Alice Harikalar Diyarinda idi.
Biz tabi ki yine konsepte uymadik.
Hayir baktim ben soyle bir internete falan.
Ama olmadi denk gelmedi diyelim.
Ya da ben getirmek istemedim :)

Neyse giydim siyah elbisemi katildim partiye :)
Zaten bir kez daha sunu anladim ki partinin konsepti, nerede oldugu falan hic onemli degil.
Insanlarin eglenmeye gonlu varsa egleniyorlar.
Nokta.

Yemekler bildiginiz kotiuydu.
Sarap falan deseniz ilk yudumdan sonra hic icmedim.
Tatli da yoktu.
Ama olsun keyif vardi.

Bu sene is yerinde benim icin cok yogun bir yildi.
Cok calistim.
Is degistirdim.
Is degisikligi dediginiz hep daha cok calismak degil mi zaten?
O yuzden geriye donup bakinca sadece cok calistim bu sene diyorum galiba :)

Bir ben degilim ki cok calisan.
Herkes cok calisti, calisiyor.
O yuzden sanirim boyle partilerde insanlar o gecen yorgunluklarin hepsine birden bir el salliyor.
Biz de el salladik.
Ofis civarinda 2015 kapanmis oldu boylece.
Evet hala calisiyoruz ama o eski yogunluk kalmaz artik.
Son iki hafta sakin gecer biliyoruz.

Velhasil kelam dun aksam mutluydum ben.
Keyifliydim.
Sonra geldim yatmadan bir haberlere bakayim dedim.
Yine ayni sey.
Hep bir kursakta kalan sevinc. Ice sinmeyen huzur. Kalbini titreten bir huzun.

Bizim payimiza dusen bu.
Oralarda olup, o karmasayi yasayanlarin payina duseneyse nasil katlanilir bilmiyorum.

Diyorlar ya sizofren gibiyiz artik diye.
Haklilar
Bir yanimiz normal hayatin akisinda, bir yanimiz hep haberlerin kabusunda.

Turkiyeli olmak cok zor oldu azizim
Cok zor.

Iyi haftasonlari dilerim.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Yapmayin bunu ama...

Bu blogu yazmaya baslayali cok sene oldu.
Kendi kendime eglenmek icin actim ben bu blogu.
Ileride yaptiklarimizi hatirlamak icin.
Fazlasiyla amacina ulasti blogum.
Ara ara hala acip Hollanda gunlerini okuyup mutlu oluyorsak iyi ki yazmisim. 

Sonra blogum araciligiyla tanistigim, cok sevdigim arkadaslarim oldu.
Dunyanin cesitli yerlerinde gorusup, bulustugum, ozlem giderdigim arkadaslarim.
Yani cok degerli bu blog benim icin.
Ara verdigim oluyor, arada yazamadigim oluyor.
Ama elimden geldigince hep yazmak istedigim, asla vazgecmek istemedigim bir sey blog yazmak.

Bu sure icinde cok mailler de geldi.
Yurtdisina tasinmak isteyip tavsiye isteyenler, is hayatiyla ilgili soru soranlar, gezdigimiz yerler hakkinda tavsiyeler soranlar.
Elimden geldigince hepsini yanitliyorum. 

Baska mailler de geliyor arada.
Siyasi gorusumle ilgili mailler.
Gundem basliginda yazdiklarimla ilgili yorumlar.
Onlari da elimden geldigince cevapliyorum.

Kimse benimle ayni dusunmek zorunda degil.
Saygili oldugu surece gelen her maile cevap veriyorum.
Bazilari sinirlari asiyor, evet onlari cevaplamiyorum.

Bazen de cok kirici mailler geliyor.
Mesela bir mail vardi Soma zamaninda gelmisti. "Sen otobuste yanina otursa o insanlar kalkar baska yere oturursun" diyordu maili yazan. O zaman ona cevap vermistim.
Cok uzulmustum de ama.
Insan hic tanimadigi birini nasil boyle yargilar.

Sonra geziyoruz diye kirici mailler geliyor bazen.
Buraya, vaktim daha cok olup da daha cok gezi yazisi yazdigim zamanlarda "bu gosteris merakliligi ne?" diyen mailler gelmisti. Hala da geliyor arada bu mailler ya.
Onlari da cevapliyorum.
Cok da uzuluyroum ama.

Simdi diyecegim o ki...
Yapmayin bunu ama.
Insanlari bile bile kirmak uzmek icin mail atmayin.
Yazdiklari bir iki yaziya bakip hukum vermeyin.
Bakin 6-7 yildir yaziyorum ben.
Herseyi yaziyorum.
Dusundugumu yaziyorum, hissettigimi yaziyorum, inandigimi yaziyorum, yasadigimi yaziyorum.
Bu blogta bir tane bile silinmis yazi yok.
Yazdigimin hep arkasinda duruyorum.

Belki bir yazida yazdiklarim sizi rahatsiz ediyordur.
Donun baska yazilara da bakin.
Hala o insanlar otobuste yanina otursa kalkar baska yere oturursun diyorsaniz, buyrun mail atin.
Ki ben bu blogta bir tane bile bunu size hissettirecek yazi oldugunu dsunmuyorum. Hatta eminim. Cunku oyle bir insan degilim.
Hatta twitter, instagram ne varsa yazdigim tek bir yazi ve hatta cumle bulun bunu ima eden, hissettiren sasarim. Bulamazsiniz cunku oyle bir insan degilim. 
Hala gosteris budalasi oldugumu da dusunuyorsaniz buyrun mail atin.
Ki asla gosteris budalasi da oldugumu dusunmuyorum.

Ama bir bakin once.
Ne kadar calistigima bakin, gundemle ilgili neler dusundugume bir bakin, benim hayatimin da zorluklarina bir bakin.

Sonra hala oyle kiriciysa dusunceleriniz peki.
Peki, ne diyeyim.
Ama yapmayin bunu.
Sadece insanlari kirmak icin uzmek icin mail atmayin.

Uzuluyor insan cunku.
Bile bile insanlari uzmeyin.

15 Aralık 2015 Salı

Bugunlerde boyle

Kisin en yogun gundemli zamanlari buralarda. Malum Christmas.
Insanlar Ocaktan sonra kitlik cikacakmiscasina alisveris yapiyor, yiyor, iciyor.
Hepsinde boyle aciklanamaz bir mutluluk, bir gulumseme.
Sokaklarda kafasinda noel baba sapkasiyla dolasan koca koca insanlar gormek mumkun.
O ayni insanlar ofiste ustlerinde yeniyil agaci, christmas pusingi, geyik kafasi falan olan komik kazaklarla toplantilara giriyorlar.

Dusunun baya ciddi bir toplantida tartisiyorsunuz ama karsinizdaki adamin ustunde kocaman bir kardan adam ve yamulmus havuc burnu var.
Bana bir gulme geliyor, elimde degil :)

Biz de elimizden geldigince iste bu coskuya katiliyoruz.
Cuma aksami Ozanlarim kolejde "Kis yemegi" vardi.
Boyle ozanlarin smokin, bizlerin de uzun elbiseler giydigi afilli bir yemek.
Hic kacirmam boyle seyleri, tabi ki gittik, eglendik.


Dun aksam da bizim kucuk ekibimizin yeniyil yemegi vardi. Yedik ictik gulduk.
Yalniz yemegi masa tenisiyle birlestirmisler.
ben hic beceremiyorum ya boyle sporlari.
Vallahi rezil oldum!
Aman napayim ya.
beceriksizligimiz ortaya ciksin elden ne gelir :)

Boyle devam eder iste bir sure.
Christmas coskusuyla cosar ortam biz de kendimizce katiliriz bu coskuya iste.
Ne var su karanlik kis gunleri baska nasil gecsin :)


Bu arada bizim evde benim acimdan baska bir senlik var, annem geldi. :)
Sohbet ediyoruz, geziyoruz birlikte takiliyoruz.
Ben haftaya artik ofise gelmeyecegim iste o zaman daha cok eglenmeye baslayacagiz.

Bizde haberler boyle.
Londrada Christmas coskusu surerken Gulciin kucuk dunyasinda da kendi capinda coskular devam ediyor.
Bu ara boyle uzun uzun gunluk tadinda yazasim var nedense blogumu.
Biliyorum okuyan icin cok keyifli degil bu durum ama idare ediverin beni :)

Baska gunlerde, baska blog yazilarinda gorusmek uzere
Buralardan kocaman sevgiler :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails