30 Mart 2015 Pazartesi

Kaliforniya Dalgasi...2

Bol fotografli gezi yazisi yazmayi ozlemisim... Iste tam da oyle bir yazi belyor simdi sizi.
Kaliforniya gunlerine geri dondum bunlari yazarken. Su kis gorunumlu bahar aylarinda iyi geldi ne yalan soyleyeyim :)

Uzun zaman gecti aradan ama...
Ne demistik bir onceki yaziyi bitirirken...
Sonra biz veda ettik San Diegoya.
Kaliforniya Dalgasi bizi Los Angelas'a goturuyordu... 
Biz Kaliforniyadayken , hayat yollarda guzeldi.

San Diegodan Los Angeles'a dogru giderken bir anda trafikte bir durgunluk odu. Baktik tabelalara su kadar mesafe sonra durmaya hazir olun diyorlar. Tam da o soyledikleri noktaya yaklastigimizda ne gorelim? Ellerinde kocaman tufeklerle Amerikan askerleri yolu kesmis. Tam bir film sahnesi yasaniyor. Tek tek arabalarin icine bakiyorlar. Gec ya da dur diyorlar. Artik ne ariyorlarsa. Ama nasil abartili bir durum var anlatamam. Kocaman tufekler, robocop gibi giyinmis askerler. Yeniden farkina vardik. Amerikadaydik. Hersey abartiliydi burada :)

Gectik gittik o kontrol noktasindan Los Ageles'a vardik...


MERHABA LOS ANGELES!



LA hakkinda farkli gorusler var. Kimi diyor ki yok bir sey ugramayin bile. Kimi diyor ki Aman ugramadan donmeyin. Bizim icin mutlaka ugranacak duraklar arasindaydi LA cunku orada yasayan arkadaslarimiz var. Ama arkadaslarimiz olmasa da ben sanirim 2. guruptaki gorus bildirenlere katiliyorum. Diyorum ki uzun kalmayabilirsiniz ama bir ugramak guzel olabilir... 


Surup gibi bir hava, ucsuz bucaksiz kumsallar, dalga sesi. Bu ucu bile yeterliydi benim icin LA'de guzel zaman gecirmek icin. 
Birakin beni kumsallara... 
Birakin beni sahil kasabalarina...


Sehir uctan uca sahil. Sicak kumlar, serin sular ve doyumsuz manzara. Ben orada da denize girerdim. Kesin. Ama hava biraz serindi. Daha onemlisi tam da bizim oraya varmamizdan 1 hafta once kopek baligi gorulmus sularda. Ne yalan soyleyeyim korktum. Baya korktum :) 

Bir de tabi San Diegoda dalgalar almis almis atmis beni. Dedim bu dalga beni alip kopek baligina da atmasin? Yok be atmaz. Bak simdi yeniden gitsek yuzerim hic cekinmem. Siz giderseniz hava serin degilse bence yuzun :)



Bu ucsuz bucaksiz sahiller arasinda benim en sevdigim Venice Beach oldu. Adini Italyadaki Venedikten aliyor. Kanallarla bezenmis kucuk bir bolge. 

Venedik falan bilme de bana Hollanda'yi hatirlattigi kesin. Galiba o yuzden gonlumu hemen fethediverdi :)


Santa Monica diger guzel sahillerden biri. Pier'i cok unluymus ama bana sorasaniz ben Manhattan Beachteki pieri cok daha fazla begendim. Bir sabah boydan boya yuruduk Manhattan Beach'i. Deniz, kum, evler... Sahane. 

Evler demisken yok onlar ev degil. Baska bir sey. Simdi nasil diyeyim bilmiyorum. Fotograf da cekmemisim ki. Hay bin kunduz. Artik nasil bir sok yasadiysam gordugumuz evler karsisinda fotograf cekmeyi bile unutmusum :) Sadece sunu soyleyebilirim; onlar evse bizim oturduklarimiz ne insan bilemiyor. Cok fena :)


Bir baska gun de Malibu sehrine gittik Ozanla. Sevdik ama hava cok bulutluydu o gun o yuzden cok da keyfini suremedik. 

Ben denizin buyusune oyle kaptirmisim ki kendimi, inanmazsiniz bir kac gun kalmamiza ragmen Los Angeles sehir merkezini gormedik. Gorulecek cok bir sey yok diyorlar. Ama yine de insan gitmisken bir ugrar degil mi? Yok biz ugrayamadik :)

Sahiller disinda ancak size yemek yenilecek yerler hakkinda bir sey soyleyebilirim. Hatta soyleyeyim :) Los Angeles'ta Marina del Ray'de Cheese Cake factory var su kenarinda guzel bir restoran yemek icin gidelebilir :)


Biz Los Angeles'ta kaldigimiz sureyi ayni zamanda civardaki aktivitelere katilmak icin kullandik...

Hollywood Universal Studios' a gittik mesela bir gun.  1 gunu kesinlikle ayirmak lazim gidilecekse. Biz sabah 10da girdik Universal Studios'a ve aksam 10da ciktik. 

Haftanin bazi aksamlari boyle gece gec saate kadar acikmis theme park. O gune denk gelmemiz cok guzel oldu. Cunku aksam 8den sonra neredeyse kimse kalmadi ortalikta. Ve biz sabah 1 kere binebilmek icin 1 satten fazla sira beklenen ridelara aksam hic sira beklemeden ikiser ucer kez daha bindik. Ah bir de aksam tatlari kesinlikle bambaskaydi :)


Simdi ride demisken.... Durun soylecek iki lafim var icimde kalmasin :) 

Ride dedikleri bizim lunaparklarda hani hizli trenler vardir ya onlar gibi seyler. Ama iste onlari filmlere gore temali hale getirmisler. Jurassic Park olani var. Mumya filminden esinlenerek yapilmisi var. Transformers filmindeki gibi sokaklarda sizi doalstirani var. Var oglu var.

Ben telefeikten bile korkan bir insanim biliyorsunuz. Lunaparkta falan donmedolaptan bile korkarim ben. Oyle napalim? Ama LA'de illa herkes o Universal Studiosa gidilecek diyor. Iyi gidilecek de o ridelara nasil binilecek?


Allahtan sadece ridelar yok parkta. Film studyosu gezileri var. cesitli showlar var. Hakikaten hepsi cok eglenceli. Benim en sevdigim WaterWorld sovu oldu orada mesela. 

Sokaklar film studyolari gibi duzenlenmis. Sizi Umutsuz Ev kadinlarinin, ya da jawsin cekildigi platolarda dolstiriyorlar. Harika hersey. Ama sunu da soylemeden gecemeyecegim, parka giris cok pahali. Kisi basi giris 92$. O parayi verince insan ridelara da binecegim diyor yani.


Ben dedim en azindan. 92$ diyorum. Ne varsa iceride yapicam artik :) 
Ama siz o ridelara nasil bindim bir bana sorun. 
Bildigim okumadigim dua falan kalmadi. Var ya insaoglunda hakikaten akil yok! Korkalim diye ustune para mi verir be insan! Paramizla rezillik :)


Ha ama o ridelara ilk binerken yasadigim korku sonra kaldi mi? Kalmadi? Ama bir sorun  neden? Cunku korkarsam Ozanla beraber binmek konusunda israrci olmama lazim. Ve 2 kisi olunca sirada daha cok bekliyorsun. 

Bizden sonra gidecek olanlara da bir ipucu olsun. Her ride icin bir nomal isra var (2 kisi isen orada bekliyorsun) bir de single riders yani 1 kisi binecekler diye ayri bir sira var. Bu ikinci sirada bekleyenleri, arabalarda bos kalan yerlere ekliyorlar. Dolayisiyla sira cok daha cabuk ilerliyor.

Birinci ride da normal sirada bekledik. SIra resmen arsa uzanmis. Sonra Ay dedim korkamayacagim yalniz falan binecegim yeter ki bu sicakta sira bekleyip durmayalim. Gectim o siralara. Sahane oldu :) 
Zaten Ozanla binsem ne olacak? Arada ben korkunca oyuncagi mi durduracak degil mi ama? :) Ha korktun mu sarilirsin falan diyeceksiniz. Yok sarilamazsin. Oyle bir emniyet kemeri yapmislar ki mumkun degil cogunda. Hem dedim sarilmam gerekirse de bunu yanimda kim varsa o dusunsun. can havliyle insan secemeyecegim :)


Favorim kesinlikle Jurassic Park! 
Hele gece bineceksiniz. Biz aksam 9dan sonra 3 kere daha bindik. Park kapanmasa bir daha binerdim. 
Ay o acik havada dinazorlar arasinda dolanmayi ben bir seveyim. Sanirsin gercekten Jurassic Park'a gitmisim :)


Velhasil kealm illa gidin Universal Studios'a evet diyorum. Pahali ama goreceksiniz deger :)

Bir baka gun Hollywood'a gittik Ozanla. Aslinda Universal Studios sonusunde de Hollywood ve Bewerlyhills civarlarindan gecmistik. Ama saat cok gecti ve biz cok yorgunduk sadece arabayla soyle bir gectik.

Ha gittikten sonra gordum ki zaten arabayla icinden soyle bir gecmek yetermis. Bence yani. Hollywood'a gitmeye hic gerek yok.

Hollywood dedkleri 1 cadde. Epi topu 1 cadde. Bana sorasaniz gorulecek hicbir sey yok. Abartmiyorum gercekten yok. O caddenin iki tarafinda walk of Fame var. Yani kaldirimlarda yildizlarin adi yazili. Iyi fikir kabul ediyorum! Bir de unlu Chinese Theatre. Onunde unlulerin el ve ayak izleri var. Yalniz bunu bulmak icin hakikaten dikkatli olmaniz lazim. Oylesine bir sinemanin onu kacirabilirsiniz:) Ha kabul ediyorum bu da cok iyi bir fikir! Ve bu fikrin sahibi sinemanin da sahibi imis.


Bizim Hollywoodda yaptigimiz en guzel seylerden biri o sinemayi tur rehberiyle gezmek oldu. Kisi basi 5$ idi. Amerikada yaptigimiz en ucuz gezilerden biriydi. Ama rehberimiz sagolsun ayni zamanda en guzel gezilerden de biriydi. Oraya giderseniz pek cok sinemanin boyle turlari varmis birine girmenizi tavsiye ederim.

Ve tabi George'un el izleriyle bulusmak gunun en  onemli ani idi :) 
Ozan bulmus George'un izlerini gel seninki burada fotografiniz cekeyim diyor. Kiyamam rakibini biliyor :) Bu teklifi tabi ki geri cevirmedim :) Iste kaniti asagida :)



Vaktimiz olsaydi o sinemayi gezmekten ote, orada bir film izlemeyi isterdim aslinda. Sahane bir sinema idi. Dusunsenize pek cok film galasina ev sahipligi yapiyor salon guzel olmak zorunda. Biz yapamadik siz vaktiniz olursa bir film izleyin :)

Hollywood donusu Beverly Hiils'e ugradik Ozanla... 
Ve bana sorarsaniz HW tarafina gitmenin en guzel yani BH'i gormekti. 



B Evimiz Hollywood'da 90210. Gencligimin fenomeni! Dylanciydim ben :) Brendayi hic sevmezdim Kelly'i de az biraz severdim :) Dylanla beraber olmaya basladiktan sonra hic sevmezdim. Ne sevecegim be :) Dylan benimdi bir kere :)


Ah o BH sokaklarinda ben o yaslarimda dolasacaktim da Dylanla karsilasacaktim. O serseri tek kasini havaya kaldiracakti ben de goz kirpip gulumseyecektim :) Bir 15-20 yil once olsaydi yani :) Olmadi. Ancak gelebildik biz gelene kadar ortada Dylan falan kalmadi :) 


BH sokaklarina o diziyi hatirlayarak baktim. Okuldan eve yetismek icin nasil kostugumuz, ertesi gun saatlerce nasil onlardan bahsettigimiz gozumun onune geld, gulumsedim. 
Hayellerim.
Hayallerimiz. 
Evimiz degil ama hayellerimiz Hollywood'daydi bizim... 


Sonra baktim soyle bir halime. Ve sukrettim. 

Bir zamanlar hayallerimin ugradigi sokaklardaydim. Yanimda sevgilim. O sokaklarda aynen onlarin gezdigi gibi arabamizla geziyorduk. 

Farkina vardim. Hayat bana bir hayalimi daha iste tam da o an veriyordu. 

Iste o yuzden bu gezinin tam o ani benim icin en kiymetlilerden biriydi..




Gerisi arkadaslarimizla yenen harika yemekler, havuz keyifleri, gulus ahenk... Goz acip kapayincaya kadar gecti gunler...


Sonra biz veda ettik Los Angeles'a.
Bu kez Kaliforniya Dalgasi bizi Las Vegas'a goturuyordu... 
Yollar uzundu ve Gulcinle Ozan'in keyfi de yerindeydi...


Kisa kisa
- Zamaniniza bagli olarak Los Angeles'ta gecireceginiz gun sayisina karar vermek en dogrusu olur. Kisitli sureniz varsa 1-2 gece yeterli olacaktir. Ama daha uzun vaktiniz varsa tabi daha uzun da kalinabilir. 

- Yalniz haftasonlarina denk getirmemeye calisin gezinizi mumunse. Trafik tam bir cile! Ben boyle trafigi ne Istanbul'da ne Londrada ne Hindistanda gordum. Adim ilerlemiyor. Sabah 9dan sonra cikarsaniz yola park yeri bulmak mumkun degil. Ama haftaici bambaska bir dunya. Yollar bombos. Giderseniz illa haftaici gidin derim :)

- Biz Hollywood yazisinin yakinina gidemedik. en guzel goruldugu yerlerden biri Observatory parkmis ama vaktimiz olmadi. Acikcasi bizim icin cok da onemli bir sey degildi :) Hollywoodda mutlaka goreceginiz kocaman bir alisveris merkezi var. Onun 2. katindan da yaziyi gorebilirsiniz. Ama fotograflarda yaziyi gormek icin mikroskopla bakmaniz gerekebilir :) Bakiniz yukarida bizim Hollywood fotograflari :)

27 Mart 2015 Cuma

Bugun de buna cok guldum :)

Ne zaman gulmek istesem aciyorum internetten bir Firat karikaturu buluyorum.
Oh gunun senleniyor.
Yuzum guluyor.
Iyi ki varsin Firat :)

Ve ne zaman su karikaturu gorsem aklima Ozan geliyor :)
Ozan kucukken anaokuluna gitmeye baslamis.
Cok uslu bir cocukmus ama uykuyu sevmiyormus.
Bir de inatciymis kendisi; ki hala oyledir.
Inatcilikta hakikaten yarisiriz birbirimizle.

Anaokulunda yatiriyorlarmis herkesle birlikte bunu.
Uykusu olsa bile yatagin icinde oturuyormus.
Kafasina da battaniyeyi ortuyormus oyle oturuyormus yatakta obur cocuklar uyanan kadar.
Deli :)

Bir de oyle kafasinda battaniye ortulu yatagin ortasinda oturuken kendi kendine kotu seyler soyluyormus.
Artik anaokulu caginda kotu ne soyleyebilecekse :)
Kendince kufurlu sozler pesindeymis bizimki :)
Hah iste Firat :)
Iste aynisi :)



Iste bugun de buna cok guldum.

Firatin yanaklarini sikistiramiyorum.
Bari bizim evdeki buyumus Firat'a sarayim :)

Iyi haftasonlari efendim :)

25 Mart 2015 Çarşamba

Sorarim size

Sorarim size;
Bir ulkede muhalefetin secim kazanmaya yonelik hamle yapmasi icin daha ne olmasi gerekir?

Kasetler cikti.
Cikar guruplari birbirine girdi.
Neredeyse hergun bir sorusturma aciliyor.
Hukumet sozcusu buralari parsel parsel sattilar vs diyor.

Ama muhalefet hala bir bakin bizim projemiz su, biz bunlari yapacagiz demiyor.
HDP biraz diyor.
Onun disindakiler hic bir sey demiyor.

Anca olay ciksin da laf yetirstirilsin.
Anca agiz dalasina girilsin.
Ne bir teskilatlanma var, ne bir duzen var.

Hayir daha ne olmasi lazim?
Hizir insin denizleri ikiye mi ayirsin?
Tatli Cadi Semantha gelsin burnunu oynatsin size proje mi yatarsin?
Ha ne olsun?

Mesela niye bu insanlar bir araya gelmiyor?
30 parti girecekmis secime.
30!
Ya basimizda secim baraji olmasa keske 100 parti olsa ulkede.
Cok seslilik guzeldir.
Mesela o 30 partinin icinde hala bana gore bir parti yok.
O yuzden keske 100 ayri dusunce temsil edilebilse mecliste.
Ama edilemeyeck.
Ama baraj var.
E o zaman 30 parti nedir ya?

Mesela DSP ayri parti olarak girecekmis secime!
Aferin.
Yildizli Aferin.
Ayri girin tabi.
Oyle bir sol oyu var ki zaten bu ulkede hepinizi sokar meclise de yetmez Yunanistandan ithal solcu bile getirir!

Ya gercekten anlamiyorum; nelerine guveniyorlar?
Ben mesela bir oyum var, ona bile guvenemiyorum artik.
Zira ben verecegim oyu da... 
Acaba kim  calacak?
Acaba kim secim burolarini benim oyumu degistirmek icin basacak bilemiyorum.

Peki bu muhalefet partileri nelerine guveniyorlar?
Hesap ortada.
Toplam oy dilimi 100 ise.
Baraj da %10sa zaten maksimum 9 parti gecemeyecek mi o baraji?
Kaldi ki bazi partiler daha cok oy alacak?
E o zaman diger partilere verilen oylar ne olacak?

Bu hesap ortadayken...
Bir DSP secime neden ayri parti olarak girer?
Bir CHP neden Isci Partisine yok sizinle giremeyiz Secime der?
Bir Kilicdaroglu neden hala ona buna laf yetistirir de sokaktan gelen sese, ne sesi be ciglik! kulak tikar.

Hayir neye guveniyorsunuz?
Sizin bildiginiz ve bizim bilmedigimiz bir sey varsa Allah askina soyleyin.
Soyleyin bilelim.
Bilelim biz de rahat edelim.

Sizin aklinizin erdigi, bizimkinin ermedigi bir hesap varsa -ki hic sanmiyorum- anlatin anlamaya calisalim.
Bari biz de gece rahat uyuyalim.

Sonucun uzerimizdeki etkisi ak ve kara kadar acik ve netken
hala kendi kisisel tatminlerinin pesaine dusup 29 ayri parti halinde secime giren muhalefeti kiniyorum.
Toplanin birkac parti altinda.
Gecin baraji sonra yine tabi ki kendi kanatlarinizla ucun mecliste.
Biz de zaten herkes ayni dusunsun demiyoruz.
Ama herkes mantikli dusunsun diyoruz.
Bu resmen mantiksizlik!
Soyleyeceklerim bu kadar.

24 Mart 2015 Salı

Aman ya!

Dun sabah trene giderken bacagimda hafif bir cekme hissettim.
Onemsemedim.
Ise geldim.
Calistim.
Ve bence buyuk bir hata yaparak, butun gun topuklu ayakkabiyla dolastim.
Bir seyim yoktu.

Sonra aksam spora gittim.
15 dakika kostum isinmak icin.
Hafif bir sey hissettim bacagimda.
Ama cok hafif.
Onemsemedim.
Kostuktan sonra 5 dakika esnedim.
Sonra da gurup dersi basladi.

Yani spor hocasina gore isinarak, esneyerek falan herseyi kurallara uygun yaptim.
Ama yine de bacagimdaki o bicak gibi agriya engel olamadim.
Dersin 15. dakikasiydi.
Boyle step tahtasindan az yuksek bir seye inip cikiyorsun.
3. adimda kaldim.
Ne inebiliyorum, ne cikabiliyorum.
Boyle sanki bir bicak batiyor kalcama.

Haydi biraktik tabi dersi.
Daha fazla esnedim.
Biraz yattim.
Yok ama olmadi.
Spencer boyle olmayacak Gulcin yuru buz koyacagiz dedi.
Ofiste buz koyduk.
Hatta ben evde de butun aksam buz koydum ama nafile.
Agri hala bacagimda :(
Yurumek zor, egilmek dert.
Iste oyle bir seyler.

Olurmus boyle arada.
Spor yapanlarda gorulebien bir seymis.
Hatta spor yapmayanlarda bile, cok yurumek ya da asiri yorgunluga bagli olarak gorulebilirmis.
Kaslar bir nokta hop dur bakalim diyormus.
Yani aslinda bence bana sabah ufaktan dediler ama ben kendilerini duymazliktan geldigim icin boyle yuksek sesle bagirmak zorunda kaldilar.
Bu da bana ders olsun.
Vucudunu dinleyeceksin!

Bir de dolasan bir agri ki sormayin.
Dun mesela tam kalcamdaydi agri.
Evsenle skypetan konusuyorduk.
Dedim yani sifir karizma resmen popomu sakatladim :)

Bu sabah itibariyle sag ust baldirimda agri.
Ama ne agri.

Cok gereksiz oldu bu .
Ama ne yapalim.
Olurmus arada.
Oyle dediler yani.
Ben diyenlerin yalancisiyim.
Bir sure aksak yuruyecegim ve dinlenecegim.
Carsamba, persembe gibi gecermis.
Haydi insallah...

23 Mart 2015 Pazartesi

Planlanmamis aksamlar...

O zaman soyle bool fotografli bir yazi yazsin Gulcin :)

Cuma gunu Ozan'ın da benim de diş muayenesi için randevularımız vardı. 

Öğleden sonra 3te kapattık işleri. 

Sıkıca giyinip çıktık yola. Malum hava soğuk. 

Daha doğrusu biz soğuk sanıyorduk. 

Evden dışarı çıkar çıkmaz sımsıcacık güneşli karşılaşınca sevindim doğrusu :)

Gunes tutulmasi sirasinda ve sonrasinda bizim evimizin sokagi.
Gunes ne guzel sey :)

Güneşe olan tutkum malum. 

Seviyorum. 

Ama tutulma sırasında yeniden anladım güzelliğini de önemini de. 

Üstüne bir de sokağa çıktığımızda yüzüme vuran güneş eklenince değmeyin keyfime.


Yürüyerek 45dakikanın altında gidebileceğimiz yerlere genelde yürüyoruz biz. 

Güzel oldu bu alışkanlık

Zaten otobüs bekle, metroya giden merdivenleri in çık derken yine baya vakit alıyor kısa mesafeler bile. 

Cuma bir de güneşi bulunca randevuya yetişmemiz riskli olsa bile yürüdük Ozanla. 
Mis :)

West Brampton mezarligi.
Evet mezarlik.
Ama cocuklarin oynadgi park gibi kullanilan bir mezarlik neden olmasin?

Dişçi Earls Cort civarında. 

Normalde çok yolumuzun düştüğü bir yer değil. 

Hatta ben ilk defa gittim o tarafa. 

Ozan da daha once disciye gittiginde gitmis benden fazla olarak :)


Ikimizin de dişlerinin sağlıklı olduğunu öğrendikten sonra çıktık dişçiden. 

Şöyle bir baktık Ozanla birbirimize. 

Saat 4 bile degil.

Şimdi eve gidip çalışmaya devam mı etmeli?

Yoksa bu cumayı erken kapatıp keyfimize mi bakmalı? 


Karar vermemiz hiç uzun sürmedi tabi :) 

Sonrası tamamen puansız ama çok güzel bir cuma akşamı...


Bir kafede gunese karsi sarap keyfi...

Bir demlik cay, iki bardak ve iki dergiyle okuma keyfi...

Internet arastirmasi sonucunda buldigumuz kucuk, ucuz ama cok leziz  tahi yemekleriyle bir aksam yemegi...

Ustune canli muzik...

Boylece hic planlanmamis harika bir Cuma aksami...


Dusundum de... 

Bazen en güzel anılar hiç beklemediğimiz, düşlemediğimiz zamanlarda saklı.

Noting Hill sokaklari.
Her seferinde baska bir sokaktan yuruyoruz.
hepsi birbirinden guzel sanki...

Mesela Cuma aksami gibi.

Ya da Cumartesi yaptigimiz aksam yuruyusu gibi.

Ya da pazar gunu dere kenarinda gecirdigimiz zaman gibi.

Evimiza giden renkli yol...
Hic planlanmamis, basit anlar.

Bazen iste onlar en guzel anilarla dolu olanlar :)

Benim Cuma'min ozeti...:)


21 Mart 2015 Cumartesi

İnce Saz dinlerken...

Bu sabaha ince sazla başladım ben.

Çalışırken dinlerim ben genelde Ince Saz. Bir şekilde bazı zamanlarda konsantre olma konusunda iyi geliyor bana.

Bu sabahsa huzur verdi Ince Saz bana.

Dedim ki dur ben bloğuma da bu şarkıyı ekleyeyim belki benim gibi dinleyip bu Cumartesi gününde gülümseyenler olur.

Ozanın çok sevdiği şarkılardan biridir bu. Benim de öyle...

Bana bir aşk masalından şarkılar söyle, şarkılar söyle...
Kalbimin bahçesinde gülleri gör de, gülleri gör de...

Seni sevmek dileğimdi, herşeyim sendin...
Sensiz alem zından oldu, sevgilim bana dön yine bana...



Bir de dün yaşamamıştım bu vesileyle iyi haftasonları dilerim :) 

19 Mart 2015 Perşembe

Herseyin bir haddi hududu var! babam ya :)

Sevgili blogum,
Sana dun anlattigim halimin sebeplerinden birini buldum:
Bitmeyen Kis!

Dun aksam arkadaslarimizla bir yemek yemek icin disaridaydik Ozanla. 
Sana bir sey soyleyeyim mi?
Dondum!

Havaya baksan acik, gunesli.
Bulutlar yukseklerde.
Tam bir bahar hali.
Agaclar da kanmis bu bahar haline.
Kiyamam ciceklerle bezenmisler.

Ama resme biraz yakindan baktin mi anliyorsun durumu.
Bahar falan gelmemis anacim.
Hala Kis.
Mart kapidan baktirmis kazma kurek yaktirmis.

Bak kendime haksizlik etmiyorum.
Kistan cok sikayet etmedim ben bu sene.
Olabildigince oyaladim kendimi.
Filmdir, kitaptir, spordur.
E ama yeter degil mi?


Herseyin bir haddi hududu var!
Biz kucukken babamin en kizgin oldugunda soyledigi cumleydi bu.
Aa ama herseyin bir haddi hududu var.
Yavrum benim babamin kizmasi da bu kadar iste :)
Hic oyle sinirli bir insan olmadi babam.
Bunu soylerken sinirli bakmaya calisir, kaslarini falan catardi.
O ne zaman bunu soylese ciddiye alirmis gibi gorunurdum ama bana bir gulme gelirdi.

Gulmezdim ama.
Babacim orada sinirlenmis beni azarliyor gulunur mu hic :)
Zaten kirk yilin basi sinirleniyor adamcagiz birakirdim hevesini alsin.
herseyin bir haddi hududu var desin :)
Dur bir ara deneyeyim bakayim hala cok sinirlenince herseyin bir haddi hududu var mi diyor :)

Ne diyordum ben?
Hah sevgili kis,
Herseyin bir haddi hududu var.
Bak sana bunlari soylerken babam gibi hafifce kaslarimi catiyorum, sert sert bakmaya calisiyorum.
Oyle gorunmese de sinirliyim yani :)
Sinirime saygi duy lutfen :)

Bit artik emi?
Birak azcik da bahar kardesin bizimle oynasin :)
Sozumu dinlersen iyi olur bak yoksa sana herseyin bir haddi hududu var derim :)

Babam ya
bak sabah sabah yine guldum.
Iyi oldu bunu hatirladigim :)

18 Mart 2015 Çarşamba

Arada boyle bir ayhh geliyor bana...

Boyle bir bunalma.
Boyle bir icin icine sigmamasi hali.
Boyle bir oldugun yere sigamama hali.

Hani yani bir icten ice huysuzluk ki anlatamam.
Sebep var mi?
Yok.
E ne o zaman bu hal?
Ay ben de bilmiyorum.

Dun cok yogundu ofis.
Hep yogun zaten.
Is cikisi birisinin ayrilisi icin bir barda toplanilacak.
Iyi gittik.
Ne var eglen iste degil mi?
Degil.
Ne sohbet sariyor, ne mekan icimi aciyor.
Gozum hep saatte.
Ay dedim Gulcin kalk!
Ne yahu cezaya mi biraktilar seni buraya. Kalk evine git.

Kalktim.
Eve geldim.
Oh dedim soyle bir oturuum.
Bir keyif yaparim.
Actim internetten birseyler. Aldim elime Izmirden getirdigim cigdemlerimi.
15 dakika keyif yapmisimdir.
Yok yine olmuyor.
Yine bir icten ice huzursuzluk.
Ay dedim Gulcin kalk!
Ne  yahu zorla mi oturtuyorlar seni burada. Kalk yat!

Yattim.
Uyumusum.
Ruyamda neler neler.
Bir Indiana Jones, Bir James Bond bir ben!
Yeni gun yeni umutlar dedim basladim bugune ama hissediyorum o icten ice huzursuzluk yaniyor yine.

Deli miyim neyim yahu?
Ne bu halim anlamadim.
Aa bu hali de hic sevmedim.
Kendime su sarkiyi armagan ediyorum.
hep iyi gelir bana dinleyeyim :)


Belki ustumuzden bir kus gecer
Kanadindan bir tuy duser

Sarkinin da halimle alakasi yok farkindayim ama bugun boyle beni idare edin :)


Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails