31 Ocak 2015 Cumartesi

Bu Cumartesi

Ozanla evde oturuyoruz.

Dışarı çıksak diye birkaç farklı plan yapıp sonuçta evimizde oturmayı seçtik. Hava çok soğuk. Bu kararımızda soğuğun etkisi büyük sanırım. Ama daha ziyade arada evde olmak istiyor insan galiba. Toplu taşımadan uzak, sokakların kalabalıklarından uzak öyle evde oturmak iyi geliyor arada.

Sıradan bir gün. Benim en sevdiğim işte böyle sıradan günler. 

Ikimiz de pijamalarda dolaşıyoruz evde. Tembellik evimizin dört yaninda kol geziyor. Ne güzel. Hafta içi yaşanan koşturmacalardan sonra bu sıradanlık, dinginlik, sessizlik bana iyi geliyor.

Ozan Yaşar Kurt açmış Youtube'dan. Fonda Yaşar Kurt'un sesi var. Ben oturdum elimde kitabım kâh okuyorum, kâh yazıyorum, kâh internette dolaşıyorum.

Ozan ayakkabı boyama işiyle meşgul. Ee yurtdışında yaşayınca böyle. Ayakkabısını da kendi boyuyor insan söküğünü de kendi dikiyor. Laf aramızda ben sökükleri arada izmire götürüyor olabilirim. Sssst laf aramızda :) ayakkabılarımı da hep babam boyardı zaten benim. Şimdi de çizmelerimi çaktırmadan ozanın boyanacak ayakkabılarının arasına karıştırdım. Hiç de anlamamıştır Ozan tabi :) aa benim diye boyamıştır onları tabii tabi :)

Bu cumartesiye eve yayılan bir kek kokusu yakışırdı bak. Ben en iyisi bir ara kalkayım da kek yapayım.

Sıradanlık, sakinlik gözünüzü seveyim. Siz hep yoldaşım olun e mi benim.

Sıradan bir Cumartesi de bloglar arasında dolaşırken yolu buraya düşen blogsever arkadaşım bu böyle hiçbir yere varmayan bir yazı. Bir nevi günlük. Hani yani sana ne pratik bir bilgi verir, ne bir şey tavsiye eder. Ama yine de Sabredip okudun ya sana da teşekkür ederim :)

Buraya da şu an evimizdeki müziği ekleyeyim...
Ne severim bu parçayı. Bu sakin güne d böyle bir parça yakışırdı...







30 Ocak 2015 Cuma

Bugun de buna cok guldum... Magnet

Nasil guluyorum bu karikature anlatamam :)
Gittigimiz her yerden magnet aliyoruz biz de. 
Hollandada minnacik buzdolbimiz vardi ustu gorunmuyordu magnetten o yuzden yan tarafa da gecmistik.
Burada buzdolabi mobilya kapli o yuzden ustunu magnetlerimle bir daha kaplayamiyorum.
Yoksa...


Biz butun dunyayi gezmedik ama magnet sayisi masallah :)
Ama dolabi ac icinde bez torbalarda tarhana, eriste, bulgur. 
Onlarin yaninda annemin izmirden yolladigi kavanozlarda domates. 
Ve hatta ev yapimi yogurt.
Gel de gulme bu karikature :)

Durun ben aksam bir bulgur pilavi da yapayim aklima gelmisken :)

Haydi iyi haftasonlari :)))


29 Ocak 2015 Perşembe

Uyusam da buyusem

Sizi bilmem ama ben bu aralar sanki bir sis perdesinin arkasinda yasiyorum. Uzerimde bir agirlik var ki sormayin. Biraksalar hep uyusam. Arada kalksam yemek yesem sonra yine uyusam. Uyusam da buyusem.

Sabahlari kalktigimda daha dogrusu kalkmam gereken saatlerde hava hala karanlik oldugundan mumkun degil ayilamiyorum. Dolayisiyla kalktigim demeyeyim zira bu siralar hic vaktinde uyanamiyorum.  Trenler hep kaciyor, ofise son anda yetisiliyor. Yarabbiler yarabisi surekli bir kosturma hali.

Kosturma demisken kostugumu da soyleyemeyecgim. Mesela bu sabah trene yuruken kendi kendime dedim ki hizlanmazsam trene yetisemeyecegim. Normalde biraz hizli yurusun bu durumda degil mi? Hata kosarsin. Ben ne yaptim? Ayni hizda yurumeye devam ettim. Hic kosacak halim yoktu vallaha. E tabi tren kacti, ofise gec kalindi ve daha bir suru sey :)

Dediler ki yapilan arastirmalara gore yilin en depresif haftasini yasiyormusuz. Bu yil 26 Ocak'a denk gelen Ocak'in son pazartesisi yilin en depresif gunu kabul ediliyormus. Kesinlikle dogru! En azindan bu Pazartesi ben resmen yerlerdeydim. bir huysuzluk bir terslik anlatamam. Boyle zamanlarda kendimle hic ugrasmiyorum. Zira kendimi bile cekemiyorum :)

Haftaya pazartesi bizim sirkette bir aktivite var kis depresyonuna karsi. Isim basimi asmis durumda ama yazildim. 3 saatmis. Olsun ne yapayim. Sirket de benim 3 saatlik essiz emegimden mahrum kalsin da ben gideyim bakayim ne anlatacaklar. Yok anlattiklari kafama yatmazsa artik dusuncem belli. Uyuyayim da buyuyeyim :)



27 Ocak 2015 Salı

Hareket Bereket Rocky Gulcin

Belki hayatim boyunca cok sportmen bir insan olamayacagim. Belki bu kendime okudugum meydan okumada ortada kalacak, bir sure sonra spor yapamaz olacagim. Belki is guc diyecegim, belki yogunluk diyecegim. Ama donup bu gunleri hatirladigimda gulumseyecegim biliyorum cunku su aralar spor salonunda cok egleniyorum :)

Bu gurup dersleri benim icin baya eglenceli geciyor. Bir kere hep bir surpriz hep bir eglence. Mesela gecen haftanin eglencesi neysi? BOKS!

Rocky Gulcin karsinizda:)

Demistim ya hangi derse gidecegimi secme sansim cok yok. Program da surekli degistiginden o gun bahtima ne cikarsa. Geceb Carsamba gunu de boks cikti bahtima :)



Spor salonuna girip Michelle'in karsisina gectigimde halimi gormeliydiniz. Elinde iki boks eldiveni beni bekliyor. Ustelik yaninda kimse yok. Bu demektir ki derste yalnizim. Bu demeketir ki canim cikacak. Hem de boks eldivenleriyle cikacak.

Oh baby :)

Ben gideyim dedim. Zaten bir basimaymisim sen de yorulma dedim. Baska bir gun soz yine gelirim ben dedim. 

Michelle yakalamis beni birakir mi? Birakmaz.

Gecirdi elime eldivenleri. Dikti beni kum torbasi gibi olan, ama aslinda kum torbasi olmayan, ama benim adini bilmedigim seyin karsisina. Soyle vuracaksin. Boyle vuracaksin.

Ne derse yapmaya calisiyorum. Basima geleni yine cekiyorum. Ama bir ara soyle bir durdum. Sunu farkettim; sen ben bir eglenmeye baslayayim, sen ben bir sevkle kum torbasi gibi seyi yumruklamaya baslayayim.

Toplantida canimi sikan kadin... Gum Gum!
Ne desem dinlemeyip hayir hayir diyen adam. Gum Gum!
Haberlerde okuduklarim. Gum Gum Gum!
Hirsizlar, ylolsuzlar. Gum Gum!
Iyi hal indirimi Gum Gum Gum!
Gevrek gevrek siritanlar GUM GUM GUM!!!!

Kum torbasinin ustune mecliste oy atanlarin suratini koyunca bir hirslaniyor ki insan anlatamam.

Yarim saat boks calistik. Kollarim sirtim dokuluyordu o dersten sonra. Ruhumda ise bir sakinlesme. Uzuntusu gecmiyor insanin ama boks iyi geliyor. Kesin bilgi.

Yine denk gelir miyim bilmem. Ama bu da boyle bir ani oldu...

Bu arada gecen haftanin ozeti

Pazartesi 1 saat spor
Carsamba 1 saat spor
Persembe 30 dakika tempolu yuruyus
Cumartesi 3 saat sokaklarda yurumemein 30 dakika tempolu yuruyuse esit olduguna inanma istegi. isteyenin bir yuzu kara :)

Bundan sonra kelebek gibi ucacagim ari gibi sokacagim haberiniz olsun.
Savulun Rocky Gulcin geliyor :)

26 Ocak 2015 Pazartesi

Bu da gecti

Annemleri genelde ofisten ciktigimda ariyorum. Ingiltereyle Turkiye arasinda iki saat fark oldugundan onlar o sirada yemeklerini yemis oluyorlar. Ben de eve dogru giderken annemlerle konusuyorum. Iste onlar ne yapmis, ben ne yapmisim. Ne yemek yemisler. Etrafta ne haberler varmis. Is nasil gecmis. Aklimiza ne gelirse konusuyoruz.

Persembe aksami aradigimda annemin sesi kirik geldi. Halbuki Carsamba aksami bir seyi yoktu. Uzun konusamadik bile resmen konusurken cani aciyor belli. Babamla konustuk, kapattim. Aklim onlarda...

Cuma sabahi daha da kotu uyanmis annem. Hatta Persembe gecesi cok zor gecmis. Abim sabah whatsupdan yazdi. Annemin seni cok kotu geliyor baya hasta diye, Hayda...

Nabami aradim doktora gittik babacim dedi. Ilaclarini verdiler evde yatiyor.

Agir faranjitmis. Doktor gececek ama zor olacak demis. Faranjit. Buna da sukur.

Ama benim annem, gripten evde yatacak? Benim annem bobregi alindi ameliyat oldu ertesi gun eve geldi yahu. Agir bir sey olmasa kim yatirabilir annemi. Demek ki cok agir geciyor. 

Arayamiyorum, konusamiyor. Arada bana mail falan atip, geziyorsun tozuyorsun ay aman hayat sana guzel diyenler. Sormayin hem de nasil guzel. Iste bu anlar sormayin nasil da guzel.

Dayanamadim aradim. Sesi yok resmen. Ama o haliyle bile iyiyim annecim dedi. Anne iste...

Abimle yazisiyoruz. Babamla konusuyoruz derken. Bir aradigimda babam hastaneye geldik babacim dedi. Bir daha baksinlar. Kus olabilse insan. Kus olup bir anda ucabilse yanlarina. Gozleriyle gorebilse....

Abime yazdim. Kostu gitti yanina. Abicim optum annemi cok atesi yok yazzmis bana. Kus olabilse insan. Kus olupbir anda ucabilse yanlarina. Kendisi opse de atesi yokmus oh diyebilse...

Velhasil kelam Cuma gunu zordu. Hep diyoruz ya cok dogru. herseyin basi saglik. Saglik varsa agzimizin tadi var. Yoksa ne olsa, yok olmuyor...


Simdi iyi annem. Cok iyi. Konusabiliyoruz. Sesi iyi. Nesesi iyi. Cok sukur, Ama anneler babalar keske his hasta olmasalar.

Onlar hep iyi olsunlar. Onlar hep saglikli olsunlar.
Bu yeni haftaya baslarken tek dilegim bu...
Insallah Allahim herkesin annesi, babasi, colugu, cocugu, sevdigi herkes hep saglikli olsunlar...

23 Ocak 2015 Cuma

Donup donup izleyecegim

Cuma gunleri neseli seyler yazayim istiyorum. Aslinda hep neseli seyler yazmak istiyorum. Ama bazen olmuyor. 

Bugun de olmayacak. Kusuruma bakmayin.

Bugun bu videoyu eklemek istedim bloguma. Bu hafta sosyal medyada cok dolasti bu video. Umarim hepimizin karsisina bir yerde cikmistir.

Hrant abinin (kendisini tanimasam da boyle demek daha guzel geliyor) 2006 yilinda Ahmet Hakanla yaptigi bir soylesinin bir kismi. Ben o zaman izlememistim. Ilk defa gordum bunu. 


Hrant Abi hakkinda soylentiler ayyuka ciktiginda. Yazilarindan alinmis cumleler oralarda buralarda "Vay aman hain!" diye yazilmaya basladiginda acip yazdiklarini okumustum. Aynen bu soylesinin basinda dedikleri gibi tek basina cumleleri anlamamis yazinin basini ve sonunu da okumustum. Daha kucuktum o zaman ama bir sekilde baris icin ugrasiyor; boyle dusunenler artsa keske demistim kendi kendime...

Ben o yazilari okuduktan bir zaman sonra 19 Ocak yasandi. Sonra Hrant abi bedenen yok. Fikirleri? Onlar hep var. Su videoda soyledigi gibi dusundugunu biliyordum. Biliyorum. Bilecegim. Ama bunu izlemek beni cok etkiledi. 

Konusurken yuzundeki uzuntuyu gorebiliyorum. Bu benim alnimda bir leke... derken gozlerindeki aciyi gorebiliyorum.

Olur ha hala bir yerlerde aklinda ama... ile baslayan cumleler olanlar varsa dilerim bu videoya denk gelirler. Ve dilerim soylediklerini dinlerler ve izlerler. Ve dilerim dusuncelerini duyarlar ve gorurler. 

Ali Ismailin davasinin sonucu aciklandinginda bu hafta dedim ki kendi kendime... Kekse tam da bugunlerden gecerken biz hala Hrant Abi olsaydi. Birlikte yasamaliyiz. Ancak birlikte ysarsak iyilesecegiz demeye devam etseydi...

Hala buna inanmaya cok ama cok ihtiyacim var...

20 Ocak 2015 Salı

Izledik: Birdman

Sinemaya gitmek ne guzel sey.

Hele kis aylarinda. Hele hava soguksa. Hele soguktan sokaklarda dolasilmiyorsa, 

Cumartesi gunu iste oyle soguk bir gundu Londra'da. Biz de Ozanla kendimizi evimizin yakinindaki bir sinemya attik. Niyetimiz Theory of Everything izlemekti ama olmadi kendimizi Birdman izlerken bulduk. Ve pesinen soyleyeyim ikimiz de filmi cok begendik. 



Filmin kisaca ve Gulcince ozeti soyle.


Riggan Thompson, bir aktor. The Birdman filminde canlandirdigi super kahraman olu onu bir donem oldukca populer yapmis. Hala sokakta insanlar yyolunu cevirip onunla fotograf cektirmek istiyor, imza almak icin pesinde kosuyor. 
Peki ya ailesi? Peki ya son zamanlarda yaninda asistani olarak calisan kizi? 
Peki ya aktorluk? Sahne tozu? Brodway dunyasi? 
Orta yasini geride biraktigi son yillarda Riggan bunlari sorguluyor. Ve herseyi riske atip Broadway'de bir oyunun basrol oyunculuguna soyunuyor. 


Ben filmi izlemeden once konusunu dahi okumamistim. Dedim ya niyetimiz bu filmi izlemek degildi aslinda :) Ama iyi bir film oldugunu duymustum. Duyduklarimdan aklimda kalanlarsunlardi. Gise kaygisiyla yapilmamis bir film. Ilk gosterimini Venedik Film festivalinde yapmis bir film. Hollywood sirketlerine bagli olarak yapimlmamis bir nevi bagimsiz bir film...

Sunu da ben ekleyeyim cok guzel bir film.  


Sinema salonlarinin fantastik hikayeler, uzay yolculuklari, super kahramanlarla doldugu su son yillarda bu film bana cok gercek geldi. Gercek. Karakterler, duygular, yasananlar. Hepsi cok gercek.

Ve tabi oyunculuklar. Uzun zamandir izledigim butun oyunculari cok iyi olan ender filmlerden biriydi.


Uzun sozu kisasi ben cok begendim. Olur da denk gelirse bence izlemeye deger derim :)
Buyrun fragmani.
Simdiden iyi seyirler...


19 Ocak 2015 Pazartesi

Harket Bereket... Gecen hafta (2)

Soguk aliginligi dedim, onemsiz dedim de evet hastalik belimi buktu. Halsizlik, ilaclarn verdigi uyusukluk derken gecen hafta spor zor oldu.

Baya zor oldu, hatta neredeyse olmadi :)

Pazartesi gunu ise gidemedim. Daha dogrusu gitmek istemedim. Birincisi ben iyice hasta olacaktim. Ikincisi muhtemelen ofise de mikroplarimi yayacaktim. Ben onlarla evde kaldim. Iyi oldu. Bol limonlu tavuk suyu corbalarla kendime baktim. Ama spor tabi yapamadim.

Sali da daha iyi olmama ragmen spor yapacak halde degildim. Yok olmadi. Ise gittim, calistim ama gunluk hareketim ofis-istasyon ve istayson - ev arasindaki 10ar 15er dakikalik yurumeler olarak kaldi. Aslinda hesaplayinca gunde yarim saati geciyor bu yurumeler. Onlari da artik yabana atmayacagim :) Damlaya damlaya gol olur :)

Carsamba evet hala hastaydim ama dedim haydi Gulcin, yapabilirsin. Aldim spor cantami gittim spor salonuna. Halim yok. ama sevkim var :) Sansima gurup dersi karin kaslarina yonelikmis. Guzel! Calistirdik karin kaslarimizi. Ustune biraz da kostum. Ama 1 saati tamamlayamadim. 45 dakikada kaldim. Olsun :)

Persembe dudagimdaki ucuk baya buyumus olarak uyandim. Bir dev! Bir yanardag. Of su ucuk acisi. Ama genelde soguk alginligiyla dusen bagisikligi firsat bilip gelir o ucuk iste. Ozan, annem ve Goncam da tespitler geldi. Kendimi zorladigim icin bagisikligim iyice dusuyormus o yuzden hastaligim gecmiyor ve agirlasiyormus. Hak verdim onlara cunku halim yoktu. Calisip dondum evime. 

Cuma yemege misafirimiz vardi. Spor yapmadim ama 3 saatte 6 cesit yemek yaparak Oznala bir nevi maraton kosmus kadar yorulduk. Sonrasinda deli gibi yedigimiz icin bunun spordan sayilacak zerresi yok :)

Haftasonu gecen hafta sokakta kosup kendimi hasta ettigimden ve hala hasta oldugumdan biaz daha hafif olsun dedim. ve 1 saat sokakta tempolu yurudum. Kulagimda muzik bir saaat tempolu yuruyus. O da spor sayilirsa bu haftanin ozeti

1 gun 45 dakika ciddi spor
1 gun 1 saat tempolu yuruyus.
Gerisi faso fiso :)

Haydi gecen haftayi da atlattim da evet kabul ediyorum amacim 1 gun spora gitmek olsa da gecen hafta cok olmadi. Bakalim beni bu hafta neler bekliyor :)

16 Ocak 2015 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim

An itibariyle kulaklarimda Zeki Muren ezgileri var. 
Nasil guzel.
Seviyorum o her kelimeyi hakkini vererek telaffuz edisini.
Seviyorum sesini.
Seviyorum Zeki Muren parcalarini.
Sabah sabah bana Zeki Muren cok iyi geldi.
Iste bugun de bunu cok sevdim...


Harika bir hafta sonu olsun :)

15 Ocak 2015 Perşembe

Kustum oynamiyorum!

Bu yaziyi en yakin arkadaslarimdan biri olan Uruniko ile bugun konusmayacagimi belirtmek uzere yaziyorum. Kustum. Oynamiyorum.

Bak ama sevgili blogger arkadasim sabah daha saat 8. Whatsupdan bir mesaj. Size bir video yolladim George karisina bir bakmis, onun hakkinda bir konusmus.... diye devam ediyor. 
Sabah 8 diyorum bak. 
Ben tren istasyolarinda surunuyorum diyorum. 
Ise gelmek icin yollardayim diyorum.

Direk camur attim tabi ki. Ne yani george'un askini mi kutsayayim. Ay dedim cok samimiyetsiz. Direk filmlerdeki gibi oynamis. hic begenmedim.

Sen Urunikom ne desin? Yok ya GB! Adam soyle guzel bakmis, boyle guzel konusmus.

Ben bu ataklari savurmaya calisiyorum Uruniko ustume geliyor. Ben George'un o bakislarini zihnimden silmeye calisiyorum Uruniko gordun mu ya nasil bakmis diyor,

Evet gordum! Gormez olaydim. Hele sabahin 8inde hic gozmez olaydim. Hele ben ise gitmek icin surunurken onlari sikrik elbiselerinin icinde hic gormez olaydim.

Yok arkadas, en iyi arkadas dedik bagrimiza bastik bagrimdan vurdu beni :) Hah iste o yuzden bugun Uruniko ile konusmuyorum :)

Eger ki o videoyu bana hatirlatan bile olursa onunla da konusmayacagim haberiniz olsun :)

Ha bir de GG de sabah Amerika baskani ve karisi gibi seyler soyledi. Ama Allahtan israrci olmadi bak yoksa onunla da konusmazdim :) Ikisiyle birden konusmazsam ofiste zaman hic gecmez. Hayat bana zor olur. O yuzden donusumlu trip atmam daha iyi :)

Ne Amalmis arkadas! Adam 53 sene bekledi. 53 senenin butun askini Amal'a gosteriyor vallahi.

Yok kiskanmiyorum. Hic de bile! Oyle bir sey soz konusu bile degil. Bak sizinle de konusmam ha haberiniz olsun :)

Haydi Operim :)
Urunikom seni yarin operim :)

14 Ocak 2015 Çarşamba

Kus Sesleri...

Benim icin bu dunyadaki en guzel seylerden biri kus sesleri.

Bu sabah bilmem neden 5te uyandim. Erken de yatmamistim aslinda ama 5te gozlerim acildi. Sanirim soguk alginligi icin aldigim vitaminler yedigim meyveler falan enerji fazlaligi yaratti :) Uyur uyanik gecen yarim saatin sonunda 5:30da gune basaldigimi kabul ettim.

Ozani da uyandirmamak icin sessizce durdum oyle. Aslinda oyle sessizce bir sey yapmadan durabildigimiz anlar ne guzel. Ne guzel dinleniyor insan o anlarda. Ustelik benim o dinlendigim dakikalarima kus sessleri eslik edyordu bu sabah. Civil civil kus sesleri...

Bu yuvalari. Bizim arka bahcede yasiyorlar.

Bir nevi komsu. Komsularin en tatlilarindan.

Hemen hemen hic susmuyorlar desem yeri :) Ne zaman kulak kabartsam orada civil civil sakiyor oluyorlar. Gece, gunduz, yaz, kis hep oraladalar.

Anlamak isterdim onlari. Hep ayni seyi mi soyluyorlar acaba? Yoksa konustuklari baska baska seyler mi var?

Bunlari bilmiyorum da bildigim bir sey var benim icin bu dunyadaki en guzel seylerden biri kus sesleri ve ne mutlu ki onlari duyarak uyanabildigim sabahlar var.

Bugun de Gulcin boyle iste :)

12 Ocak 2015 Pazartesi

Hareket Bereket... Gecen hafta

Bu yolculuga devam edebilmek icin her hafta ne yaptigimi da yazayim bari diyorum. Yalniz Cumartesi sabahi sokakta yaptigim kosudan sonra soguk alginligiyla basbasa oldugumdan bu hafta nasil olacak gorecegiz. Hemen kendimi hasta ettim ya, kendimi ayrica tebrik ediyorum :) Neyse bakalim gecen haftaya :)

Sirketteki spor salonuna gitmeye basladim cok guzel. Ama tabi nerede cins bir sey var o benim yoluma cikiyor :)

Simdi soyle. Bizim spor salonunda gun icinde gurup dersleri oluyor. Ben tabi ki gun icindekilere katilamiyorum. Bir tanecik gunun sonunda var gidebilirsem ona gidiyorum. Dolayisiyla secme sansim yok. O gun o saatte ne varsa ona gidiyorum.

Ha gitmek zorunda miyim? Hayir. Bu konuda secme sansim var tabi. Ama kendi kendime gymde bunaliyorum ben. Kosacaksam sokakta kosmayi tercih ederim o aletin ustunde kosmaktansa. O yuzden spor salonuna gideceksem bari degisik bir sey yapayim diye bir dusuncem var.

Var da o degisik seyi secme sansim yok :) Pazartesi gunu mesela baktim VIPR varmis. Ay adini bile anlamiyorum! Ama yok dedim Gulcin vazgecmek yok gideceksin. Ne olacak iste insanlarla birlikte eglenceli olur.

Bence fikrim guzeldi. Yalniz sunu hesaba katmamisim VIPR denilen menem seye benden baska insan gelecek mi?

Gelmedi. :)

Ay bir gittim ki bir Michelle, kendisi hoca, bir de ben. Bu gurup derslerinde eger ki tek basinizaysaniz bilin ki yandiniz! Cunku hocanin tum dikkati ustunuzde olur kaytarmaniza kesinlikle izin vermiyor. :)

Hayir, gitmisim artik donemiyorum da. Kaderime razi oldum gectim Michellenin karsisina. Gectim de gulmemek icin zor duruyorum.

VIPR diye, almis eline bir boru ama bildiginiz boyle kalin plastik kunk boru. Hani pimas falan su borulari olur ya ondan iste. Oyle bir su borusuna (tabi agirca) iki tane tutulabilmesi icin delik acmislar. 


O deliklerden tutuyoruz boruyu, bir o yana salliyoruz, bir bu yana salliyoruz. Bir halter gibi kaldiriyoruz, bir bebek gibi kucagimizda tasiyoruz. Inan olsun disaridan biri gorse deli der! Zaten bence o an spor salonunda olup insan gibi kosan, yuruyenler bana deli dediler :)

Ama olsun ben VIPRimi yaptim mi yaptim. Ay bu boruyla spor mu olur dedim de hakli mi ciktim? Hayir.

Pazartesiden sonra 3 gun sirtimdaki her bir kasi hissediyordum. Ayri ayri. tek tek. Bir bir. 
Demek boru diyip gecmeyecekmisim varmis bir hikmeti. :) 

Gecen hafta bu ders disinda Carsamba gunu 1 saat daha spor salonundaydim. Cumartesi gunu de sokakta kosup ustune evde biraz spor yaptim ve ardindan kendimi hadta etmeyi basardim. Ama yarina bence iyilesirim.

Yani gecen haftasnin ozeti:
3 gun, gunde birer saat spor.

Bu arada benim anlattigimdan VIPR ne anlayan var mi? Tabi ki yoktur. hah o zaman videosunu ekleyeyim de bunu da ogrenelim. Ama bence ne diye soran olursa su borusu diyebiliriz. Bence gayet anlasilir. bence yani :)


9 Ocak 2015 Cuma

Hamarat

Ben kucukken tam bir yogurt canavariydim.

Yogurtsuz yedigim hicbir sey yoktu. Bir kere pilav benim icin yogurtla bulamac yapilip yenen bir yemekti. Baska turlu agzima sokmazdim. Tencere yemeklerinin hepsini sadece ve sadece yaninda yogurt varsa yerdim. En fenasi da corbayi bile icine yogurt koyup yiyecegim diye soylenmisligim cok olmustur. 

Abim benim bu yogurt sevgimden pek hoslanmazdi. Onune tas koysan ay ne guzel olmus diye yiyen bir cocuk abim ve her seyi yogurda bulayan ben. Istahini kapatiyormusum, beni gorunce yemek yiyesi kalmiyormus. Hadi be! Versen beni de yerdi o hangi istahtan bahsediyoruz :)

Annemse benim bu yogurt sevgimden cok hosnuttu. Zira yogurdu boylesine seven ben sute asla yanasmiyordum. Ver onume tencere tencere yogurt yiyeyim ama bir bardak sutle yanima bile yanasma bozusuruz :) Allahtan mantikli bir doktorum varmis da anneme birakin hanimefendi cocuk yogurt yiyor demis. Boylece ben o sabah sut iskencesine cok maruz kalmadim. Zaten sabah oglen aksam yogurt yiyordum :)



Annem de benim bu yogurt sevgimi az somurmemis yalniz:) Dondurma istedim mi dolaptan yogurt veriyordu direk. Bu yogurt dedim mi icine bal, recel artik ne varsa koyup sekilli yogurt veriyordu. Hala yogurt bu diye israr edersem kese yogurdu jokerini kullaniyordu. Ay bak kese yogurdunu  cok severdim ben! Oturur kasik kaisk yerdim. Resmen yogurtla buyumusum arkadas :)

Yasim buyudukce yogurda olan duskunlugumde hicbir azalma gorulmedi. Yalniz Avrupaya gelince ogle yemeklerimdeki yogurt rafa kalkti. Cunku bunlar yogurt bilmiyor. Yani yogurt diye bir sey var burada da o da tam yogurt degil.

Aksam yemekleri icin de nefsimi yunan yogurtlariyla koreltmeye calistim. Bize en yakin yogurt tabi ki onlarin yogurdu. Sansliysak Turkiye markalarina da denk geldik tabi. Oyle boyle ben yogurttan uzak kalmadim :) Ama acikcasi Ingilteredeki yogurtlari da pek begenmedim. 

O yuzden son zamanlarda kafama taktigim bir sey vardi. Biz niye kendi yogurdumuzu yapmiyoruz? Ay nasl gozumde buyuyordu anlatamam. O annelerin yapabilecegi bir sey. Annem hep evde mayalardi yogurdunu. Ama ben annemin yaptigi seyi nasil yapayim?

Gel zaman git zaman, internetten oku, anneme sor, anneme bir daha sor, anneme bir daha bir daha sor :), tamam dedim bir deneyecegim.

Dun aksam ilk yogurdumu mayaladim.
Sen tutsun!
Sen o sutten yogurt olsun :)



Evet bu yazidaki fotograflar benim yaptigim yogurt :)
Ha sahane mi? 
Degil.
Ama guzel.
Ama bu benim ilk denemem.
Ama yaparim ki ben yine :)

Sabah sabah bende bir sevinc ki sormayin.
Yaptim yaptim ben yogurt yaptim :)

Tarif  vermeyeyim ama degil mi :))))

8 Ocak 2015 Perşembe

Amasi yok bunun


12 insan oldu.  
Gupegunduz. 
Simdi bundan sonra ama... ile baslayan cumleler kurulabiliyorsa amasi yok bunun.
Karikatur soylemis, boyleymis, oymus, buymus. 
Gelin oturalim bunu saatlerce, gunlerce, aylarca tartisalim. Tabi ki tartisilabilir.
Ama oldurmek?
Benim gibi dusunmeyenin yasamamasi lazim diye hukmetme hakkini kendinde bulmak?

Tehlikenin farkindayiz dedik defalarca.
Oldurmek tek yol gorulmeye basladi.
Tek yol.
Her durumda.
Cikarlar uyusmadi. Oldur.
Gidilen yol sevilmedi. Oldur.
Benim gibi / bizim gibi dusunmuyor. Oldur.

Ve bunlara karsilik ama ile baslayan cumleler kurulabildigi surece sonu gelmeyecek bunun.
Cunku amasi yok bunun.

Bize bunlara karsi duruyoruz diye, oldurmeyin diye yazilar yaziyoruz diye klavye sovalyesi diyenler...
Ustelik bunu yine klavyelerinin basinda diyenler...
Sunun artik farkina varin; asil siz o ama ile baslayan cumlelerinizle klavye katilligi yapiyorsunuz.

Biz durun diyoruz, siz ama canim hakli da bir sebep var diyorunuz.
Biz dunyanin kaderi bu degil diyoruz, siz oldurmek de mesru olabilir diyorsunuz.
Tamam biz klavye sovalyeleri olalim, eyvallah. Siz de sunu bilin o her ama ile baslayan cumlenizde siz resmen katil oluyorsunuz cunku katiller yaratiyorsunuz.

Son yillarda uzulecek cok olay yasadik.
Ama her defasinda yasanan olay kadar olay uzerine yapilan yorumlara da uzulduk.
Hatta belki yorumlara daha fazla uzulduk.
Cunku biliyoruz yorumlar zihniyeti yansitiyor ve o zihniyet ama ile baslayan cumleleriyle bir kara bulut gibi ustumuze yayiliyor.

Halbu ki bu yasananin amasi mi olur?
Olmaz.
Amasi yok bunun...


7 Ocak 2015 Çarşamba

Hareket bereket, tabi tabi

Pek cok insan sene basinda bu sene cok spor yapmaliyim diye dusunur degil mi?
Kendi adima ben dusunuyorum :)

Gecen yil da dusunmustum mesela. Baya da spor yaptim gecen senenin ilk 3 ayinda. Hani o isin kabus oldugu zamanlar. Belki de spor sayesinde delirmeden dayandim diye dusundugum cok oluyor. Kilo kontrolunde evet spor cok faydali. Ama bence asil insanin psikolojik dengesi icin cok cok daha faydali. Bunaldin mi kosacak motivasyonu yakalabilsen hemen rahatliyorsun aslinda. Ama iste o motivasyonu yakalamak kesinlikle kolay degil. Ben gecen sene isten bunaldikca spora vermistim kendimi iyi olmustu. 

Aslinda spora o kadar sarilmamin bir sebebi daha vardi. Sirkete spor salonu acildi gecen sene. Hemen calistigim binanin giris katinda ufacik bir salon. Oyle buyuk degil. Bir suru makina falan yok. Birkac kosu bandi, birkac baska sey. 2 tane de spor akademisi ogrencisi var ihtiyacimiz olursa yardim etsinler diye, Michelle ve Spencer.

En guzel yani su bence, havlu, sampuan, sac kurutma makinasi falan getirmene gerek yok. Hepsi o salonda var ve tertemiz. Hani yani artik bu sartlar altinda spor yapmazsam baska da yapmam diye gaza gelip verdim kendimi spora. Aferin bana.

Ama yeni ise gecince bir anda oyle bir yogunlasti ki isler, evet o sartlar altinda bile spor yapamadim. Yapilamayinca yapilamiyor yani. Olmayinca olmuyor. Spor salonu 8de kapaniyor. Ben cogu zaman 8de ofisten anca cikmis oldugum icin hakikaten olmayinca olmuyor. 


Simdi sene basnda insana gelen daha cok spor yapmaliyim hissine kapilip evet sor salonunu daha cok kullanmaliyim demeye basladim. Ve 5 Ocak Pazartesi ofisteki ilk gunum olmasina ramen solugu gym'de aldim.

Simdi bunu neden yaziyorum? Cunku bir sekilde ben buraya yazdigim seyler konusunda daha disiplinli oluyorum. Bu uzun zamandir farkettigim bir sey. Hani buraya yazinca bir seyi bir soz vermis gibi hissediyorum kendimi. Baya sorumluluk hissi geliyor. Daha cok asiliyorum o yaptigim her neyse,

Hah iste dedim bir umut. Bloguma yazarsam hani belki daha disiplinli olur muyum? Olayim insallah. 

Haydi bakalim basladim. Amacim her hafta en az 1 kez ama mumkunse 2 kez spor salonuna gitmek. 
Arada da kaytarma hakkim var ama olur o kadar :) Cok da iddiali degilim aslinda ama dedim ya olmayinca olmuyor :)

Hareket bereket demistik daha once de... Bu sefer umarim daha disiplinli olurum diye icimde bir umutla haydi bakalim Gulcin spora :)

6 Ocak 2015 Salı

Bugun de boyle

Dun her ne kadar kendimi motive etmeye calissam da zor gecti tabi ki. Ofisin ilk gunu zor oluyor ne yaparsan yap. Saat saydim resmen! Cok sukur ki bitti de eve gidebildim.

Daha dogrusu eve gitmeye niyet edebildim. Gitme kismi cok kolay olmadi zira trenler yine! duzgun calismiyordu. Bu Ingilterenin trenler konusunda yapmasi gereken cok sey var. Cok calismalri lazim cok :)

Eve donerken surunmek hic guzel bir sey degil. Kesinlikle. Hele bir de acsaniz. Gerci ben hep acim. O yuzden o bir kriter olmamali. Ama diyecegim o ki eve vardigimda hic de keyifli degildim. Tum gun calis, sogukta trenler arasinda surun. Ay aman!

Kapiyi acip posta sepetine baktim. Aslinda cok bakmam ben o sepete. Bize bir sey gelmiyor ki, neden bakayim. Bize gelen bir sey olursa kesin resmi evrak, fatura falan. Onlarla ilgilenme zevkini Ozan'a birakiyorum :)

Ama dun aksam baktim o sepete ve yesil bir zarf gordum. Icimden soyle bir his gecti; rengi ne guzelmis keske bize gelmis olsa...

Elime alinca ne goreyim ustunde benim ismim :) Yorgunluk, bezginlik vallahi hepsi o zarftaki ismi gorunce gecti gitti.

Goncam kart gondermis bana, bize Istanbul'dan. 
Arkadas kokan bir kart. 
Istanbul kokan bir kart. 
Cok guzel bir kart.

Gecenlerde bir yazi okumustum. Diyordu ki... Arkadas, siz hic beklemezken yuzunuzu guldurendir. Ya da oyle bir sey iste. Tam bilemedim. Ama sunu cok iyi biliyorum.  Goncam dun yine benim yuzumu guldurdu. hem de hic beklemezken. hem de gulumsemeye o kadar ihtiyacim oldugunu bilmezken. Arkadas dedigin...

Aksamin geri kalininda mutluydum ben. Hatta bence dun aksam dunyanin en mutlu GBsi bendim :)
Iyi ki arkadaslarimiz var iste..
Bugun de boyle...

PS: Sagol GGlerin en tatlisi :)




5 Ocak 2015 Pazartesi

Hazir miyiz?

Yeni yilin ilk calisma gunu.
Hazir miyiz?
Sabahin korunde uyanmalara, gozumuzu bile acmadan yollara koyulmalara, kahvalti niyetine aceleyle yenilecek sandviclere hazir miyiz?
Gun boyu calismalara, toplantidan toplantilara kosmalara, telefona yapisik yasamalara hazir miyiz?
Aksam eve pelte gibi donmelere, koltukta yigilip kalmalara, surunerek yataga ulasmalara hazir miyiz?

Degiliz yahu tabi ki degiliz.
Ama ne yapalim ki yine de ofisteyiz :)

Yapilan arastirmalara gore Christmastan sonra Avrupalilarin cogu bunalima giriyormus.
Girerler tabi.
Kasim  ayinin sonundan beri bir senlik havasi vardi ortamda. 
Etraf suslenmis. Partilerin hepsine birden yetismek mumkun degil.
Is guc devam ediyor ama kafalar hep Christmas hazirliklarinda.
Guzeldi tabi :)

Sonra, 2 hafta neresinden baksaniz durgun bir donem yasandi.
Oyle gunde bilmem kac toplanti yok.
Kimsenin umurumda bile degil is.
Oyle sakin guzel gunler.

Ne oldu?
Hepsi bitti :)
Bir de tabi hediyelere falan deli gibi para harcadiklarindan finansal sikintilar da oluyormus.
Alin size tosun gibi bir bunalima girme paketi :)

Mesela benim mudurum bunalima giriyor olabilir. 
Hisettim ben bunu bu sabah.
3 hafta izin almisti, bu sabah 3 haftadan sonra ofisteki ilk gunu.
Ay suratindan dusen bin parca :)
Yanina yanasilmiyor.
O oyle homurdandikca bana bir gulme geliyor :)

Bak ben izin almadim.
Ofis kapali oldugundan ofise gelmemek benim tatilimdi :)
Resmi tatiller disinda hep calistim ama evden calistim. 
Mudurum izinde oldugundan baya bir calistim bakmayin da olsun.
 O yuzden O'ndan daha iyi durumdayim bu sabah.
Ama iste Goncanin "uzun bir aradan sonra ofise donmek nasil geldi?" sorusuna verdigim cevap gibi halim :)

Cik gisel!
Cik mitliyim!
Evdeyken de hep ofise geleyim istemistim saten :)

Allahim akil sagligimi koru yarabbim :)


Dun evimizdeki susleri de kaldirdim.
Yani artik hersey normale dondu.
Donsun.
Donsun ne olacak ki?
Normale donecek ki sonra yeniden tatil olsun degil mi?

Evet evet bence oyle.
O yuzden gelsin haftanin ilk calisma gunu.
Hic pazartesi, tatil donusu falan bunalimina girip kendimi sikintiya sokamayacagim vallahi.
Bunalima grsek ne olacak? Sonucta yine pazartesi olacak :)
O yuzden...
Haziriz!
Hepimize guzel bir hafta olsun efendim :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails