24 Temmuz 2014 Perşembe

Terslikle son bulsun!

Gozumden uykunun aktigi bir gunle daha karsinizdayim sevgili blogsever arkadaslarim.
Hani boyle bildiginiz gozum acik ama icim uyuyor.
Bedenim toplantilarda ama beynim ruyalar aleminde dolaniyor.
Bitse de gitsek, bugun Cuma olsaydi iyiydi, hafta sonu gelsiiin nidalari beynimde dolaniyor.
Hasili oyle siradan bir gun.

Sana bir sey soyleyeyim mi biz istedigimiz kadar ay yok ya daha genciz diyelim, ohooo hayatin tadini yeni cikaracagiz diyelim, bu yaslar var ya bu yaslar sahane diyelim bu beden gun be gun daha cok yoruluyor.
Bak mesela ben eskiden hafta ici hafta sonu dinlemezdim.
Arkadaslarla bulusulacaksa illa haftasonunu bekleyecek degiliz ya aklima esince hoop kendimi sokaga atardim.
Simdi dun aksam is cikisi bir yemek yedik arkadaslarimizla bugun kulce gibi ortada dolaniyorum.
Alti ustu bir yemek yahu.
Masanin basnda oturuyorsun, belki evde olmaktan bile daha az yorucu olmali. 
Ama yok degil!
He canim he cok gencim daha!
Hayatin tadini da yeni cikariyorum.
Zaten bu yaslar da sahane.
He canim he!
Ama oyle be vallahi bu yaslar sahane :)

Yalniz bu ara ustumuzde, hayir olsun bir terslik var.
Sali aksami evdeydik Ozanla.
Tatil icin planlarimiza bakiyoruz. Araba kiraladik falan.
Ay evet bu arada resmen bizim de tatil zamanimiz geldi
Yasasin! Yuppi! Sonunda! 
Biz de haftayadan itibaren tatildeyiz vallaha :)
Hem de cook uzaklarda taa Amerikada :)

Neyse tatil yazilariyla zamanimiz cok olacak insallah simdi konumuza donersem.
Iste plan yaptik, araba kiraladik vs baktik saat 11 olmus. 
Tam artik yatalim gec oldu dedik.
Ozan salonda ben de iceriye yurudum ki...
Iceriden bir ses gummm!
Odum koptu!
Vallahi yuregim kus gibi cirpinarak gittim ki iceri ne goreyim, cok sevdigimiz bir lambamiz var evde.
Boyle fotografci spotu gibi.
Boylu boyunca yerde.
Kirilmis!
Ozan nasil oldu anlamadim diyor. Bir anda pat diye dusmus yere. 
Gece gece cam temizledigimize mi yanarsin.
Lamba kirildi, malum esyali ev ona mi yanarsin.
Cuma aksami ev sahibi yemege geliyor, bu isi de gereksiz actim bak basima,  ona mi yanarsin
Sec sec begen.
Biz aman napalim diyerek gidip yatmayi begenip sectik.
Dun Ozan tamir etmis lambayi ama bakalim nasil olacak.

Sonra dun aksam restoranda arkadaslarla oturuyoruz.
Tak diye sen Ozan'in dolgusu kiril, dolgu cocugun elinde kal!
Tatile kalmis sayili gun.
Bu memlekette saglik sisteminde is halletmek icin lazim sayisiz gun.
Geldi mi bir aksilik daha basimiza.

Boyle zamanlarda Turkiyede olmayi cok istiyorum.
O lambayi babam bir sekilde tamir eder.
Disci desen gece bile bulunur. Ay yok mikrop mu kapacak. Ay aman agrisi mi olacak endisesi de olmaz.
Ama burada var.
Baklaim bugun Ozan disci pesinde kosacak.

Bu son yasadigimizin yaninda lafi bile olmasa da dun bir de adim sayarimi kaybettim.
Bunun evrenin bana verdigi bir isaret oldugunu dusunuyorum.
Yeter hareket etme!
Otur dinlen diyor bana kanimca.
Hakli.
Dinlenecegim.
Insallah tatilde dinlenecegim. 
Onun da vakti gelecek, cok yakinda.
Ama bugun tek dilegim su basimizdaki aksilikler ceksinj gitsin yarabbim.
Haydi insallah.

Gulcin ofisten bildirdi.
Haydi simdi is basina :)

Ekleme: Aaaa soylemeyi unuttum.
Projem bitti! :)
hepinize desteginiz icin cok cok tesekkurler :)

18 Temmuz 2014 Cuma

Insan olan...

Dun bir arkadasim soyle yazmis:
Bu hayatta gerçek olan sadece 2 şey var: Biri benim kapak fotomda duran, maden göçüğünden sağ çıkan oğlunu isli yanağından öpen babanın mutluluğu.
Bir diğeri ise sahildeki çocukları İsrail jetlerince öldürülen şu babanın ic parçalayan acısı.
Geri kalan her şey hikaye...

O fotograflari biliyorsunuz...
Biliyorum, gozlerinizi kapadiginizda bazen o fotograflari goruyorsunuz...
Hakikaten geri kalan hersey hikaye...

Dun Israil Savunma Bakani devam edecegiz dedi.
Ustelik daha da guclu olacagiz.
Guc...
Plajda oynayan cocuklari jetlerle oldurmek; guc...

Israil devlet Baskani Hillary C. ile yanyana bir aciklama yapti.
Sivillerin zarar gormemesine oldugunca onem gosteriyoruz dedi,
Onem veriyorlar.
Fotograflara bir kere bak. Orada sadece cocuklar var.

Su hayatta Hillary C. kadar beni urkuten cok az insan var.
Kizmak, sevmemek hatta nefret etmek degil sadece. urkuyorum ben o kadindan. 
Seytanin dunya yuzundeki yansimalari var gibi geliyor arada bana.
Onun gozlerine her baktigimda acimasizlik kelimesi somut hale geliyor benim icin.
O kadar gucun esiri olmasin hicbir insan.
Dun Israil baskani konusurken ben Hillary C.yi izledim.
Izledim...
Oyle duruyor. Kirpigi bile oynamiyor. 
Eh belli bu isin bir ucunda kocaman bir guc var...

Baska siviller de baska bir savasin kurbani oldu dun.
Ukrayna ustunde dusurulen ucak.
200 olu.
Tatile, isine, evlerine giden insanlar.
Ne suclari var?
Putin aciklama yapiyor. Yok onun da kirpigi bile kipirdamiyor. Eh belli bu isin ucunda da baska kocaman bir guc var... 

Ve bu iki kocamannn guc, gecen gun yapilan aciklamalara gore dunyanin en guclu ordularina sahipler.
Onlarin tanklari, fuzleri, jetleri, olenlerin de bir tek canlari var. 
Bizim de bir tek canimiz var.

O ucaktaki 200 kisiye de gunlerdir haftalardir olen onlarca Gazzeli masuma da ayni aciyor benim icim.
Cunku hepsi masum.
Cunku hicbiri bu savasin sebebi degil.
Cunku hepsi sadece kendi hayatlarini yasiyorlar.
Ve seytanin bu dunyadaki yansimalari gozlerindeki acimasizlikla televizyonlarin karsisinda konusurken olum gelip onlari buluyor.

Tehlikenin farkindayiz biz.
Hatta dunya insanlari olarak tehlikenin gobeginde yasiyoruz.
Dort yanimiz savas.
Dort yanimiz olum.
Bizim gibi bir tek cani olanlarin ve elinde baska hicbir sey olmayanlarin her an kapisini calabilecek olum...

Musluman, Hristiyan, Hollandali, Ingiliz, Gazzeli, Ukraynali.
Gelin gecin bunlari.
Gercek su ki bir masanin basina oturuyorlar ve hepimizi sirayla olduruyorlar.
O yuzden bu yasadiklarimizin dini yok, milliyeti yok.
Insan olan butun bu olumlere tepki duyar...

17 Temmuz 2014 Perşembe

Bugun de bunu cok sevdim

Gecen aksam evde oturuyorduk oyle Ozanla.
Ikimiz de nasil yorgunuz.
Benim halim malum zaten gecem gunduzume karisti bu ara. 
Ozan da farkli degil.
Baya baya coik calisiyoruz ikimizde.

Iste yine oyle tum gun calisip, yorulup eve kendimizi zor atmis ve evde koltuklara gomulmus uyuklarken.
Instagramda gordum ki Buika Istanbuldaymis.
Konsere gidenler olmus.
Oh ne guzel :)
Bayilirim ben Buika'ya.

Instagrami kapattim.
Aradim taradim televizyonun kumandasini buldum.
Aslinda o an icin ozel bir sey izlemedigimiz ama arka fonda ses yapan televizyonun kapatma dugmeisne bastim.
Buika'nin su parcasini actim.


Gittim oturdum Ozanin yanina.
Internete bakmadik, televizyona bakmadik, konusmadik da.
Oyle yanyana Buika dinledik biz o aksam.
Pek guzel oldu.

Sonra Ozan dedi ki...
Gulcin ne diyor acaba bu sarkinin sozleri?
Bilmem dedim... Ama hicbirsey anlamasak da duygulaniyoruz ya o yuzden bu kadar guzel galiba...

Geldim bu sabah sozlerinin cevirisini buldum sarkinin.
Soyle diyormus Buika...

Sular özgür olduğundan beri
Kaynaklar arasında özgürce yaşar,
Yaseminler ağlamaklı
ve ben anlamıyorum
güzelim nasıl olur da gözlerinde sadece çöller var?

Güzel bir öğleden sonraydı
zeytin ağaçları arasındayken
kimse, hiç kimse görmedi seni nasıl sevmiş olduğumu
seni nasıl sevdiğimi.
Bugün zeytin ağaçları uyuyor ama benim uykum yok.

Gururunun açtığı yarayı iyileştirebilecek kimse olmayacak bu dünyada
Canımı nasıl yaktın anlayamıyorum,
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…

Olur da geri dönersen, sana eski türküler söylemeyi düşündüm
aşk ve acıları anlatanlardan..
Geri döndüğün zaman güzelim,
seni öpücüklere boğacağım.
Ve yüksek yerlere uçacağız
bulutların yavaş ilerlediği.
Dudaklarım vücudundan yavaşça kayacak
o kadar yavaş ki zaman kesinlikle duracak

Gururunun açtığı yarayı iyileştirebilecek kimse olmayacak bu dünyada
Canımı nasıl yaktın anlayamıyorum,
Bana verdiğin bunca sevgiden sonra…

Ne guzel...
Ne sitemkar...
Dunyanin her kosesinde aski acisiyla, tatlisiyla sonuna kadar yasayan ne cok insan var...
herseyi ozetleyen tekbir cumle...
Canimi nasil yaktin anlamiyorum, bana verdigin bunca sevgiden sonra...
Ne diyeyim...
Iste o aksam da bugun de ben bunu cok sevdim...

PS: Ceviri eksisozluk...
https://eksisozluk.com/no-habra-nadie-en-el-mundo--1925893?p=4

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Yeniden Dene!

Blog dedigin de boyle bir sey be blogsever arkadasim,.
Arada blogun yazari gelip icini dokuyor.
Biz blogseverlere de o ic dokmeleri dinlemek, dinlemek, dinlemek dusuyor.
Blogsever olmak da zor bak. Kolay degil.
Sanki kendi derdin azmis gibi gel bir de iki keyiflenmek icin okudugun blogda dert dinle.
Olacak is degil.
Ama ne yaparsin oluyor iste.

Bu Gulcin var ya bu Gulcin dun aksam, yok gece, yok yok be sabah 5te cikti ofisten.
5 diyorum bak.
Hani hava aydinlanmis oluyor.
Ay dede yerini gunese birakiyor falan.
O kadar gec yani.

Ve ne oldu biliyor musun onca emek hicbir ise yaramadi.
Yani proje tamamlanamadi da.
Hatta sabah 4:30da aldigimiz kararla yaptigimiz kadari da geri cekildi.
Yani bu sabah sanki dun verdigimiz onca emek hic olmamis gibi.
Basladigimiz yere donduk.
Ustelik onca insan bu projenin bu sabah bitmis olmasini beklerken. 
Tahmin edecegin uzere hic de eglenceli bir durum degil :) 

Kismet.
Hayat.
Hayirlisi.
Elbet bu proje de bitecek.
Bitmeyen proje mi var canim.
Her iste bir hayir var.
gibi onlarca cumle yazabilirim.
Hicbiri bulundugumuz durumu degistirmese de, onca emegi geri getirmese de, bizi bu halde kurtaramasa da soylenecek baska ne var ki...
Calismaya devam.
Hayirlisi.

Hem Samuel Beckett ne demis de tenisci Wawrincka koluna dovme yaptirmis...
ever tried, ever failed, no matter, try again, try harder, fail again, fail better
denedin ve yenildin mi? onemi yok. yeniden dene, daha guclu dene, yeniden yenil, ama daha iyi yenil...

Displaying photo.JPG

Biz de denedik ve yenildik.
Ama onemi yok...
Yeniden deneyecegiz.
Daha guclu deneyecegiz.
Ve umarim bu sefer yenilmeyecegiz.

Motivasyonum yerinde de uykum var bak onu inkar edemeyecegim :)
Haydi ben calismaya
Bana sans dilerseniz pek hora gecer. :)
Haydi size de iyi haftalar efendim :)

10 Temmuz 2014 Perşembe

Bugun bunu cok sevdim

Sadece sevmedim.
Bayildim, bayildim!

Hasan Amca marangoz.
Cok fonksiyonlu bir kanape icat etmis.
Izlemeye baslamadan once ne ola ki bu dedim.
Sonra izledikce svedim sevdim.

Bir kere bence her eve lazim bir sey yapmis amcam.
Hele her Londra evine kesinlikle lazim bir sey.

Turkiyede evler genis amcacim sen bu icadi Londraya gonder bak nasil patlayip gidiyor :)
Haydi siz de izleyin Hasan amcami :)


Bu arada arkada bulasik makinasi yerlestiren teyzemle bir konusmak istedim ben :)
Neler anlatir kimbilir :)

8 Temmuz 2014 Salı

Kos Gulcin Kos!


Bundan 3 yil belki de biraz daha fazla onceydi, biz Ozanla bir gercegi kabul ettik:
Spor salonuna para odemekle saglikli, sportif, fit vs. olunmuyordu. 
Bu gercegi kabullendigimiz gun hayatimizda yeni bir donem basladi. 
Spor salonu uyeliklerimiz iptal edilirken, ironik bir sekilde spor hayatimizin daha buyuk bir parcasi haline geldi. 
Nasil mi?
Sokakta kosarak!

Ya da soyle diyeyim, mesele kosmaksa, hele Hollanda’da illa spor salonuna gitmek gerekmedigini anlayarak. Bana kalsa bunu anlamazdim elbette ama Ozan sagolsun bu projeyi de hayata gecirmek konusunda israrci oldu. Spor salonu uyeliklerimizi iptal ettigimiz hafta elinde bir kosu plani ile geldi eve. Iste tam da soyle bir planla.



Programin amaci, 1 dakikadan baslayip yavas yavas kosma suresini arttirarak 30 dakikaya kadar kosabilir hale gelmek. 

Benim programa ilk tepkimse su oldu:
Bu ne Ozan ya! Ben zaten ciksam 15-20 dakika rahat kosarim!

 Bu kendime yersiz guvenim ettigim buyuk sozler, keza Ozan beni ikna etmeye calisirken bu programin cok sacma oldugunu bile soylemistim, evet soylemistim; kosmaya ilk ciktigimiz gun itinayla tarafimdan geri yutuldu! Ilk on adimin sonunda soylediklerimden pisman olmus, programi yazana minnettar olmaya bile baslamistim. Neden mi?

1. Bir kere spor salonunda kosmakla sokakta kosmak arasinda dunya kadar fark vardi. Sokakta kosarken o surekli ileriye gitme ivmesi insani yorgunluktan bitiriyordu.

2. Acik havada oksijeni alan, ve muhtemelen acik havaya cok aliskin olmayan cigerler kosarken resmen oksijenden yaniyordu. Gercekten!

3. Ve programin ilk adimindaki 1 dakika kosarken cok uzun! 2 dakika ise yuruken cok kisaydi :)

Birlikte yaptigimiz ilk kosu sonunda ben de kabul etmistim, sokakta kosacaksak bir program takip edip, vucudu hirpalamadan duzene sokmak sartti. 
Evin tum bieyleri olan Ozan ve ben bu gercekte birlesince bu kosu programi da hayatimizin bir parcasi oldu.
Yani benim hayatimin kucuk, Ozanin hayatininsa buyuk bir parcasi.
Arkadas ne irade varmis adamda!
Bir insan hic aksatmadan bir programa uyar mi?
Uydu!
Ben uymadim :) 
Cogu zaman ya yorgundum, ya hava soguktu, ya kosasim yoktu, ya hasta hissediyordum. 
Ya ya ya.. 
yani bahanem coktu :) 
Ozaninsa azmi coktu :)

Ve 1-2 yilin sonunda bu minik kosu prgraminin hayatimizda yarattigi degisiklikler soyle oldu:
- Bir kere biz Hollandalilar 6 dan sonra cok sokakta olmuyor saniyorduk. Yanilmisiz. Adamlar barda restoranda degilmis evet megerse kosuyorlarmis :)
- Kosmak Hollandalilar tarafindan kabul edilme surecinde cok onemli bir adimmis. Herkes mi gulumser, herkes mi selam verir kosarken insanlara. En cok kosarken entegre olmus hissettik eminiz :) Durum Ingilterede de ayni :)
- Bu kosu program bitti ama kosmak artik bizim evde en cok tecih edilen spor. Tabi ki daha cok Ozan tarafindan. Ben oyle findiktan fistiktan takiliyorum iste :)
- Duzenli kosunca ve duzenli beslenince hayat kalitesi artiyormus kesinlikle. Hatta insan azmederse kilo bile verebiliyormus. Azmederse diyorum ama. Mesela Ozan kosmaya basladigimiz ilk 2 yilin sonunda 15 kilo verdi. Ben kosmaya basladiktan sonra 2 kilo aldim.
Ben bir yerde yanlis yapiyorum ama neyse :)

Bu yaziyi niye mi yazdim?
Cunku su adim madim pesinde kosarken ben yeniden kosmanin guzelligini kesfettim. Resmen insanin ustundeki kotu enerji kosarken azaliyor. Ne guzel! Hah iste tam da o yuzden ben dun kendimce en uzun araliksiz kosumu yaptim. 5 km/ 35 dakikada.

Evet kosanlar icin cok kucuk bir rakam, Ozan 2-3 yildir fazladir bundan daha uzun kosuyor mesela. Ama olsun benim icin buyuk bir rakam mutluyum :) 

4 Temmuz 2014 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim

Always look on the bright side of life!
Her zaman hayatin parlak taraflarina bak!
du dup du dup du dup du dup du dup


Cok seviyorum bu sarkiyi ben.
Oyle polyanna falan oldugumdan degil.
Tamam sozleri guzel de ben en cok o islik caldiklari kismi seviyorum.
Ve hayata amannn diyorum
du dup du dup du dup du dup du dup
:)
Hayata tam da du dup demeye ihtiyacim var su ara.
O yuzden bugun de boyle :)

Diyor ki parcada...
Hayattaki bazi seyler kotu olabilir.
Hatta bunlar seni gercekten cildirtabilir. 
Ve hatta bazi seyler sana kufur bile savurtturabilir. 
Hayatin cilveleriyle ugrasirken
Bosver sikayet etme. 
Onun yerine Islik cal!
Bak goreceksin bu yaptigin herseyin iyi gitmesine yardimci olacak!

Iste bu yuzden sen gel....
Her zaman hayatin parlak taraflarina bak.
Her zaman hayatin aydinlik taraflarina bak.
du dup du dup du dup du dup du dup

E oyleyse...
haftasonuna girerken haydi o zaman hep bilrikte
du dup du dup du dup du dup du dup :)

1 Temmuz 2014 Salı

Gulcin ofisten bildiriyor: Karmakarisik

Londrada-toplu-tasima-kullanirken-basiniza-gelebilecek-aksilikler serisinden sahneler yasadigimiz bir sabahin daha sonunda ise gelmis bulunuyorum sevgili blogsever arkadasim. 
Saat 09:35.
Normalde de 8de ise gelen bir insan degilim ama bu saate kadar kahvemi cayimi icip maillerimi okumus olmayi tercih ederim tabi.
Neyse. Neyse!

Bu Londra var ya bu Londra trafik ve ulasim konusunda Istanbul'u aratmayabilir soyleyeyim. 
Ha tabi trenler olmasa. 
Bir de metro. 
Hatta teleferik bile var sehrin gobeginde. 
Thames'in bir kiyisindan digerine gecmek icin yapmislar. Ben daha kullanmadim kendisini. Cok da akillica bir yatirim olmadigini soyleyenler de var. Ama yani sehirde sehir ici ulasim icin teleferik bile var mi? Var!

Bence Istanbul'a da yapmalilar bundan. 
Vallahi bak. 
Sariyerden bilmem nereye kopru yapacaklarina teleferik yapsalardi bence. 
Oh bogazin ustunden salina salina gecerdik.
Mesire yeri gibi olurdu. Agaclara baka baka suzulurduk havada.
Fena mi yani?

Mesela Macka parkindan Taksime giden bir teleferik vardi eskiden. 
Bilmem hala duruyor mu?
Guzel seylerin omru uzun olmuyor ya emin olamadim hala var midir?
O teleferik sahane bir seydi bence.
Ben ki yuksekten hele hele teleferikten cok korkan bir insanim.
Ama olsun yine de sahaneydi.
Mackada calisiyordum o ara.
Trafige girmeden hop atla teleferige. Oh daha buyuk bir luks, rahat olabilir mi Istanbul'da sorarim size?

Kucukken Izmirde Balcova'da da bir Teleferik vardi.
Hatta o teleferigin ciktigi dagin adi da teleferikti.
Boyle yazinca cok karisik oldu yahu!
Soyle de diyebilirim:
Balcova'da trafik dagi vardi ve ona da teleferikle cikilirdi.
Bak Gulcin duzgun cumle kurunca anlatmasi da kolay oluyormus degil mi?
Hah iste o teleferik daginin tepesinde bir baraj golu vardi. Etrafinda da kendin pisir kendin ye konseptli piknik alanlari.
Cok guzeldi.
Yani oraya ulasana kadar olan teleferik yolculugu benim icin zahmetli olsa da bence orasi cok guzeldi.
Temiz hava, yesillik, trafik araba gurultusu yok. Ye ic oyna!
Guzeldi ya omru uzun olmadi iste.
Kapandi gitti.
Yeniden  acilacakmis galiba.
Haydi insallah!
Iste teleferikten korktugumu ben ilk orada anlamistim sevgili blogsever arkadasim.

Anneannem goturmustu beni oraya. 
Ay benim anneannem cok komik kadindi yahu.
Yolla gezsin.
Ayakkabisi kapida.
Kime cektigim belli galiba :)
Anneannem ay Gulcin teleferik ne harika diye kahkahalar atiyor.
Ben, kafami anneannemin omzuna gommusum, anneanne sallaniyor buuu diye tirtir titriyorum.
Cok uyumlu bir ikiliymisiz canim :)

Yillar sonra Ozanla bir Isvicreye gitmistik.
Dondum o yaziya baktim da sanirim bu blogun en sevdigim yazilarindan biri, bak iyi geldi okumak :)
Teleferik konusuna donersem, korkuyorum elimde degil.
Sallaniyor cunku.
Bir de bir film izlemistim zamaninda. 
Genc bir cift kar tatiline gitmisler. Teleferikte kaliyorlardi. Donma tehlikesi geciriyorlardi.
Sonunda oglan teleferikten atliyordu yardim getirecegim diye.
Ama bacaklari kiriliyordu.
O asagida surunuyor. Kiz yukarida bir basina.
Uwww!
Nasil korkmayayim ha nasil korkmayayim?
Bu muhabbete burada son vermek istiyorum yoksa bir daha teleferik'e binemeyebilirim :)

Ben ne yaziyordum ya?
Bak vallahi unuttum!
Dondum yazinin basina baktim da hatirladim :)
Hah diyormusum ki Istanbul'a da teleferik yapsinlar.
Vallahi yapsinlar.
Kopru yapacaklarina teleferik yapsinlar daha iyi.
Ben korkuyorum falan ama alisiriz napalim yani.

Bir de asil diyordum ki...
Londrada-toplu-tasima-kullanirken-basiniza-gelebilecek-aksilikler serisinden sahneler yasadigimiz bir sabahin daha sonunda ise gelmis bulunuyorum sevgili blogsever arkadasim. 
Bu sabah trenler iptal mi olmadi?
Yolda bozulup mu kalmadi?
Gulcin bambaska istasyonlarda inip ise yurumek zorunda mi kalmadi?
Oldu. Hepsi oldu sevgili blogsever arkadasim.
Hayir bilsem evden o kadar aceleyle cikmazdim.
Vallahi Ozani bile opmeden kosa kosa dustum yola.
Acele ettigime degmedi ona yanarim :)

Simdi bu yazinin boyle karman corman, boyle sacma sapan olmasina bir anlam verebildin degil mi?
Evet daha sabahtan yorgunum.
Yoksaaa cok anlamli seyler yazarim bilirsin :)))
Toplu tasima zor!
Evet, zor. Ama bak saat 09:50 ve ben 4500 adim atmisim.
Eee olumlu bir tanecik yani da olsun degil mi ama?

Haydi sana da bana da iyi gunler.
Bu arada korkuyorum falan ama teleferik guzel sey. 
Manzarali falan.
Kopru yapacaklarina teleferik yapsinlar bence.
Evet evet bence oyle. :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails