29 Nisan 2014 Salı

Iste geldim burdayim!

Dunden beri eserekli bir hal var ustumde.
Bir yandan cok yorgunum. Hani boyle yattigim yerde kaliyorum. 
Eh 15 Istanbul gunu kolay degil, yoruyor insani.
Ama bir yandan icimde bir enerji. Resmen kipir kipirim. 
Eh 15 Istanbul gunu az degil, mutlu ediyor insani :)

Dun bilgisayarin dugmesine basip neydi be bunun sifresi diye dusundugumde anladim ki ben guzel tatil yapmisim :) 
Neyse ki tedbirli bir insanim da bir koseye yazmistim sifreyi, yoksa halim yamandi soyleyeyim :)

Ayrintilari yazacagim elbette ama simdilik toptan bir Muhtesemdi. Cok guzeldi. Harikaydi. diyeyim. 
Ise gomulmeden once buraya son 15 gunun instagram fotograflarini ekleyeyim ve ayrintilari sonra yazmak uzere cekileyim. 
Pek guzledin be Istanbul :)


Dugunumuz vardi. 
Oglan bizim kiz bizim :)
Cok eglendik cok :)


Arkadaslarim nasil da guzel agirladilar beni.
Gulcinin Istanbuldaki evleri :)
 

Bizim balyanak askimiz ne kadar buyukse onun da mini aski o kadar buyuk :)
Ustumuz basimiz sagimiz solumuz onumuz arkamiz mini :)


Arzu oretmenimin sahane sofrasi.
Tatli dil, hos sohbet, gulus ahenk de cabasi :)


Bu manzara ah bu manzara...
Hani sanki omrumuzu uzatiyor bu manzara.
Insallah diyelim :)


Moda sokaklari.
Gunes hep bizimle olsun dedigimiz zamanlar.
Ozan sac trasi olurken Gulcinin mahalle keyfi.
Hani sanki orada yasiyormusuz gibi :)


Vapur keyfi...
Mutluyum.
Nokta.


Bir Emirgan sabahi.
Gorunmuyorlar ama bu sularda yunuslar var.
Hem de bir suru :)
Sabah sabah ne mutluluk ne nese onlari gormek ya :)


Okula gitmeden asla olmaz.
Ozanin gozunden Istanbulda en sevdiklerimizden.
Cok ozlemisiz be.
Omrumun en guzel gunleri...


Cumbus Cemaat.
Arkadaslarimiz :)
Kendileriyle bir cosmusuz ki ertesi gun ogleden sonra anca kendimize geldik :)
Yaslanmak yok gece cikmalarina devam :)


Olmuyor, bogaza doyum olmuyor be.
Yalniz filtre secmi yanlis mi olmus ne :)



Mis gibi bir Istanbul sabahi daha.
Ben seviyorum bu sehri.
Hem de cok galiba...


Kuzguncukta bir sabah.
Tam da o gun yazdigim gibi...
Boyle yillar gececek. Balyanak buyuyecek ve biz bu fotograflara bakip, sen oyle tatliydin ki diyecegiz.
buyuyor be teyzesinin kuzusu...


Bir sabah da Fenerbahce Marina keyfi. 
Hem de 2 anne, 2 bizdik, bir teyze kahvaltida :)


Biraz da Tarsus oldu bu gezide.
32 derece ogle sicaginda 10 sis ciger yedigim dogrudur.
Pisman degilim.
Yine olsa yine yaparim.
Ne lezzetti be :)


Bu da bizim sari kafa :)
Henuz 3 yasinda ama cooook odevi varmis. 
Boyama yapmasi gerekiyormus.
Bana da zorla kendini islettiriyor iste :)


Gulcin yine bulutlarin ustunde...
Orada bambaska bir hayat var iste.
Bazen camdan cikip bulutlarin ustunde yuruyesiniz geliyor mu sizin de?


Saclarima Turkiye dokunusu :)
Eh gitmisken bir havalandiralim kendilerini dedik.
Tamam burada da stefano var ama olsun ya :)


Yillar sonra ama hakikaten yillar sonra eski is arkadaslarimla bulusma keyfi...
Ekip degil aile derlerdi bize o zamanlarda da.
Simdi halimizi dusununce dogruymus diyor gulumsuyorum iste :)


 En sevdigimiz sabahlar...
Iste tam da boyle dolu dolu Istanbul olanlar :)


 Zaten hava puslu da olsa.
Istanbul yine de guzel bana.
Istanbul zaten hep guzel bana...

11 Nisan 2014 Cuma

Musadenizle biz bir Karakoy'e gidecegiz

Hayat cok komik! Hatta bazen cok cok komik.

Bir suredir Goncayla Istanbul planlari uzerine konusuyoruz. Zaten huyumuz kurusun ortada bir sey yokken, mesela ben Istanbul'dan doneli daha henuz 1-2 hafta falan olmusken de biz boyle seyler konusabiliyoruz. Hayal kurmak bedava. Hem de iyi geliyor insana. Tavsiye ederim :)

Iste bu sene ne zaman Istanbulla ilgili konussak, sunu yapalim bunu yapalim desek Gonca Karakoy'e gidelim diyor. gecen gun de biraz bahsetmistim. Ilk zamanlar kaale bile almadim kendisini. He dedim gectim.

Ayol napicaz Karakoyde? Benim bildigim Karakoy'e yolun duserse, ki cok dusmez bir pogaca yenir. Haydi biraz daha kalman gerekti Gulluoglundan baklava yersin. Tamam. Gidilip yapilacak bir sey yok yani. Ama yok ne zaman plan yapsak Gonca Karakoy diyor.

Bir, iki, uc, bes. Bir gun dayanamadim. Ya napicaz Karakoyde dedim. Ne isimiz var. Yok kafeler acilmis. Yok cok guzelmis. Ikna kabiliyeti de gucludur. Tamam dedim gideriz. Ama bir yandan icimden de diyorum buldu yine bir gariplik.


Neyse bunun ustunden haftalar gecti. ve o haftalar boyunca Karakoy Goncayla benim aramda hep bir gulme konusu oldu. 
Napalim? Karakoye gidelim.
Nerede yemek yeriz? Karakoy'de.
Bir yere muzik dinlemeye mi gitsek? E Karakoy :)

Bir aksam Ozanla evde oturuyoruz. Artik biletleri almisiz. Belli etmiyoruz ama ikimizde de bir heyecan, sorma gitsin. Ozan dedi ki soyle gezelim seninle Gulcin Istanbul'da. Yine turist olalim. Aa dedim tabi super fikir. Bu sefer napsak? Sen Ozan, Karakoyde yurume turlari varmis, katilalim demez mi? Nasil guldugumu anlatamam :) Hangi tasi kaldirsam altinda Karakoy var :)

Neyse bunu Goncaya anlattim, koptuk tabi:) Ayni gun baska bir arkadasimla konusuyorum, Aylin. Istanbulda bulusalim diye plan yapiyoruz. Dedim ki Aylincim mekani sen sec, ben sana uyarim. Soyle bir sohbet ederiz. Nereye gidelim? Aylin'den gelen cevabi hepbirlikte tahmin ediyoruz: Karakoy!


Ben  Karakoy'e gidicem arkadas! Ne var o Karakoy'de ben bir gorucem. Degil mi ki kiminle konussam Karakoy cikti karsima ben o Karakoy'de bir gun geciricem. Fikra gibi oldu ya, daha gitmeden ne guldum ne guldum :)

Bakalim gidince de gulecek miyim, gorecegiz. Ben bugun yola cikiyorum. Onumuzdeki iki hafta benden ses cikmayazka merak etmeyin :) Muhtemelen Istanbulumun sokaklarinda kaybolmusumdur...

Gorusmek uzere.
Hoscakalin.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Sarma vs. Utu

Bu aralar seyahatlerdi falan derken utu isini baya boslamisim. Zaten en kolay yaptigim seylerden biri utu isini boslamak. Bu konuda hic ama hic zorlanmiyorum. Bir bakmisim utuler birikmis. Farkinda bile olmadan. Kolayca. Ayni kolaylikla utuler bitmis de olsa ama nerede!

Simdi Turkiyeye gidecegiz, bir de bu ara Ozanin bir konferansi var falan, utuleri artik erteleymeyecegim bir noktaya geldigimi kabul ettim dun aksam. Insan yapmak istemedigi seyleri bir an, kisacik bir an daha ertelemek icin ne oyunlara basvurabiliyor sasilacak sey. Mesela ben aksam bir ara kendimi evdeki yedek ampulleri duzeltirken yakaladim. Niye? Hic iste gereksiz. Utu yapmayayim da ampul duzelteyim tercih etmis beyin :)

Durumun sacmaligini farkedince kendine gel Gulcin dedim. Git ve utuleri yap. Utu masasini cikardim. Utuye su koydum. Her zmanki gibi utuye su koyarken etrafi batirdim falan derken hazirdim utulere baslamaya. Ama bir anda baktim ki utu yapacakken bulasik makinasi yerlestiriyorum. Tamam o da yapilacak da utuler vardi ya!

Neyse sonunda oturdum utunun basina. Hayir yapmaya baslayinca hosuma da gidiyor. Boyle ac televizyonunu izleye izleye utule iste. Ben de tam boyle televizyon izleye izleye utu yaparken dusundum de bu utu yapma isiyle yaprak sarmasi hazirlama isi birbirine cok benziyor.

Ikisi de cok zaman aliyor.
Ikisi de cok emek istiyor.
Ikisi de sirt agritiyor.
Ikisi de yaparken insani yoruyor.
Ikisi de bitince pek guzel oluyor.
Ikisi de hazirlanmalari saatler surse de hizla tuketilip bitiveriyor.

Utu yapmak ve sarma sarmak arasinda iliski kurabilecek kadar utu konusunda sapkin beynim ve ben daha bu gece de utu yapacagiz. O yuzden yarin neler yazabilecegimi varin siz dusunun :) 

#direngulcin
#kendikendineutulenengomlekistiyoruz
#utuyapmakistemeyenkadinlardernegikuracagim

Bugunluk soylenmem bitti yarin gorusuruz :)

8 Nisan 2014 Salı

Ben Istanbul'a gidiyorum. Oley!!!

Hayat cok hizli! Bir bakiyorum aa daha cok var dedigim seyler kapimi calmis bile. Cok garip. Cok acayip bir sey. Bak iste mesela Istanbla bilet bakiyordum gecen gun, daha cok var diyordum ama Cuma aksami gidiyorum bile. Ne cabuk yahu! 


Hayatimin hatiri sayilir bir kismi bilet bakarak geciyor. Ucuz bilet pesinde diye bir site acayim diyorum. Deneyim paylasiriz. Kim nerede ucuz bilet bulduysa digerlerini haberdar eder. Lazim boyle bir site. Bence havayolu sirketlerine karsi birlesmeliyiz. Vallahi bak! Bir araya gelirsek onlari yenebiliriz, inaniyorum. Dusunsenize istedigin her an tam da butcene gore biletler bulunsa. Hayat bayram olsa :)



Ama tabi sadece havayolu sirketlerine de yuklenmemem lazim. Anneannem bazi insanlar icin ayakkabisi esikte bekliyor derdi. Hah ben onlardan biriyim ben kesinlikle! Ayakkabim esikte. Bir durup dinlenmek yok. Habire sokaklardayim. E bu kadar yollarda olursan habire bilet de bakarsin, havayolu sirketleriyle de ugrasirsin. Yapacak bir sey yok.

Laf aramizda cok hosuma gidiyor bu hal. Yani bilet kismi degil de gezme hali. Ne var gezelim iste. Firsat varken degerlendirmek lazim. Yorgunluk falan oluyor ama olsun. Bir yandan bu gezi benim icin bu baharin son gezilerinden biri olacak.  Bundan sonra insallah bir sure Londra sinirlarinda oturacagim ben de. Bakalim yani insallah. Bana belli olmaz biliyorsunuz :)



Aslinda durduk yere gitmiyoruz canim biz de Istanbul'a. Sebebimiz var. Hem de hayirli bir sebep; dugunumuz var. Cuma aksami gidiyorum, cumartesi hemen dugune kosuyorum. Aman vakit kaybetmek olmaz. Kos kos Gulcin dugune kos :) 

Dugunden sonra da bir sure ki uzunca bir sure bile sayilabilir Istanbulda olacagim. Iki haftaya yakin. En son gecen Haziran ayinda gitmistim. ozledim. Oyle ozel bir planimiz yok. Bol bol arkadaslarimizi gormek disinda hicbir sey yapmayi dusunmuyoruz. Ozanla takilacagiz. Nerede aksam orada sabah. Arkadas gorme, gezme eglenme. Bakalim iste oyle dolanacagiz.  

Haa bir de Karakoy'e gidecegiz. Niye Karakoy derseniz ben de bilmiyorum. Goncamin ozel istegi. Aylardir Karakoy'e gidecegiz de Karakoye gidecegiz diye soyledi durdu. Ben de Karakoy'de ne isimiz var yahu dedim durdum. Ama yok israrli. Cok guzelmis. Soylediklerime pisman olacakmisim. Oyle boyle degilmis. Gidecegiz bakalim gorelim neymis :)




Iste boyle... Simdi isteki tatil oncesi son gunlerin kosusturmasini yasiyorum. Bir yandan da kafamda esyalari toparlamaya calisiyorum. Su gezme isinin en zor yani biletse onunla yarisacak zorluktaki diger sey de bavul toplamak. Kesin! Ama olsun. Sonunda Istanbul var ya, takmiyorum.

Eger onumuzdeki haftalarda Istanbulda yolda belde avare avare dolasan insanlar gorurseniz, onlar biz olabiliriz. Taniyin diye yakama kirmizi gul takayim diyecegim de abes kacacak. Siz etrafta boyle herseye bakip ay ne guzel diye ic geciren varsa bu Gulcin dersiniz :)



PS: Fotograflar gecen yilin Istanbul cikartmasindan :)

7 Nisan 2014 Pazartesi

Londra Gozlemleri 8

Tam da tahmin ettigim gibi oldu. Artik etrafimdaki seyler bana cok da ilginc gelmemeye basladi. 
Alistim iste gordunuz mu? 
Sanki yillardir burada yasiyormusum gibi oldu. 
Ne cabuk. 
Halbuki ilk geldigim zamanlar hic alisamayacakmisim gibi geliyordu bana. Bir yandan biliyordum bu kacinilmaz son. Tam da o sebeple iste Londra gozlemlerini yazmaya baslamistim. Artik cok da yazamaz oldum. Ama durun, daha sasiracaklarim var benim Londrada :)

Gozlem 22: Paralar paralar acilmasin aralar
Bu Ingilizler niye her konuda farkli olmak istemisler anlayamiyorum. Kardesim Avrupa Birligi ulkelerinden birisin. Butun Avrupa Euro kullaniyor senin neden para birimin pound? Butun Avrupa Schengen vizesiyle yasiyor, senin neden vizen baska? Bunlarin hepsini Teacher'a sormak lazim da, Allah rahmet eylesin artik yapacak bir sey yok. 

Tamam paran farkli olsun ama yani birazcik kolay olsun be arkadas. Yok o da yok. Biz geleli 6 ayi gecti. Ben daha buranin paralarini ogrenemedim. Kagit paralar, tamam. Onlar kolay. Ama is bozukluklara geldi mi benim kafa allak bullak :) Iste buldum resimlerini!


Ust soldaki en kucuk bozuk para 1 pence. Ki onu kim nerede kullanabilecek anlamis degilim ama var. Alt siranin sonundaki de en buyuk bozuk para 2 pound. 

Simdi bakiyoruz. Kucukten buyuye paralari boyutundan ayirmak mumkun mu?
Degil.
Sekillerinden ayirmak mumkun mu?
Degil.
Agirliklarindan ayirmak mumkun mu?
Yok o da degil.
E nasil ayiracagim ben bu paralari peki?
Bir mantigi yokmus. Ogreniyormus insan. Ben de ogrenecekmisim. Bekliyoruz bakalim. Ogrenecegim insallah :)

Gozlem 23: Temel besin maddesi olarak bira
Suphesiz ki su kadar ve hatta neredeyse sudan fazla tuketilen bir sey varsa burada o da bira. Ben boyle bira icen millet gormedim. Prag'a gittigimizde cok sasirmistim mesela. Nasil iciyorlar bu kadar cok birayi diye. Saskinligimi Londraya saklasam iyiymis. Prag'taki tuketim aslinda cok degilmis :) 

Ben cok bira seven bir insan degilim. Oyle kirk yil icmesem aramam yani birayi, o kadar. Ama daha once bira sirketlerinde calistigimdan birayla ilgili bir suru sey bilirim. Ya da soyle diyeyim biliyorum saniyordum. Meger o kadar da cok sey bilmiyormusum :) Mesela biranin bu kadar cok cesidi oldugunu bilmiyordum. Burada ogrenmedim Hollandada sagolsunlar ogretmislerdi bira cesitlerini bana. Burada Ale birasini ogrendiklerim arasina ekledim. Buyrun Ingiliz birasi Ale efendim. 

Boyle koyu renkli bir bira. Kremali gibi degisik. Laf aramizda ben pek sevmiyorum kendisini. Ama seveni var; mesela Ozan :) Yine de buraya gelirseniz denemeden gecmeyin. Yazik kendimize ozel biramiz var diye seviniyorlar, sevindirin garipleri :)

Gozlem 24: Gastropublar sahane
Biralari konusunda cok heyecanli degilim ama yemek konusunda Ingilizlerin beni sasirttigini soylemem lazim. Oyle yerlere goklere sigmayacak bir mutfaklari yok. Bizim mutfagin yanina yoresine yanasamazlar. Ama Hollandalilardan iyi durumdalar ya yine de be mesudum :) Londrada o kadar cok restoran var ki bazen gercekten sayisini merak ediyorum. Her dunyanin mutfagini bulabilirsiniz burada. Yani Londraya gelip ac kalanlara soyleyecek sozum yok benim :) Beni en mutlu edense barlarda yedigimiz yemekler diyebilirim.

Gastro pub deyimini burada ogrendim. Bazi barlar hakikaten yemekleriyle de unlu burada. Eger buralara gelirseniz bence illa gastropublarda yemek yiyin. Fish and Chips, hamburger, biftekler, daha neler neler. Hele ki iyi bir gastropub'a denk gelirseniz (ki cogu iyi) eminim pisman olmayacaksiniz :) Simdiden afiyet olsun efendim :)


Gozlem 25 Sunday  roast yemeden donmemeli
Bu gastro publarda pazar gunleri Sunday Roast yemek de ingiliz adetlerinden biri. Daha dogrusu Pazar gunleri firinda bu et yemegini pisirip yemek bir gelenekmis eskiden de artik evde pisiren pek kalmamis, gelenek barlarda bu yemegi yemek haline gelmis diye de dusunebiliriz. Hikaye byle mi bilmiyorum, bu sadece benim tahminim :)

Sunday roast et, tavuk ya da domuz etinden hazirlaniyor barlarda. Genelde saat 1-2 gibi servis edilmeye basliyor. Daha once pismesi zahmetli oldugundan pek bulmaniz mumkun degil. Kocaman bir et firinda yavas yavas kendi yagi ve suyuyla pismeye birakiyor. Yaninda patates ve sebzeler ile servis ediliyor. Iyi yapilmissa hele hakikaten leziz bir yemek. Denk gelirseniz bunu da yemeden gecmeyin efendim :)

Gozlem 25 Yorkshire pudding tatli degilmis. 
Bu Sunday roast tabaklarinda olmazsa olmaz bir sey var. O da ustteki fotografta solda gordugunuz ekmek gibi sey. Adi Yorkshire pudding. 


E ama sen onun adina puding dersen ben de kendisini tatli sanarim yapailacak bir sey yok. Evet tatli sandim ne yapayim. Ilk zamanlar herkes bana yorkshire pudding ye, yorkshire pudding ye diyip duruyor. Ben de aklimda boyle krem karamel gibi bir tatli canlandirmisim ki sormayin. Boyle agzimda muthis bir tat birakacak Yedikce yiyesim gelecek. Hep canim ondan isteyecek diye dusunup duruyorum. 

Ben dusune durayim, bir gun bir pub'a gittik, sunday roast yiyecegiz. Garsona yorkshire pudding var mi dedim. Var etle gelecek dedi. Sasirdim ama hala aklimda bir aciklama bulmaya calisiyorum. Heralde dedim ayni anda getiriyorlar ama sonra yiyecegim.

Tabak geldi. Tatli falan yok. Durur muyum ben garsona pudingim nerede dedim. Guldu bana iyi mi? Onu birak Ozan da guldu iyi mi? Meger o biliyormus yorkshire puddingin bir cesit ekmek oldugunu.  

Ben bilmiyordum. Ayrica bence adi yanlis olmus. Degistirmelerini oneriyorum. Puding diye ekmek olur mu yahu? Ekmek ekmektir. Puding puding. Bence yanlis durun ben bu olaya bir el atacagim :)

Gozlem 26 Televizyon vergisi diye bir sey var. 
Ingilterede yasamayi dusunuyorsaniz ve evinizde televizyon bulundurmaya niyetiniz varsa bir seye hazir olun televizyon vergisi odeyeceksiniz. Yillik 120 pound gibi bir sey. Ucuz degil yani. Ustelik televizyonunuzu bir kere bile acmayacak olsaniz da evinizde o aleti harika varsa bu parayi odemekten kacar yolunuz yok soyleyeyim. 


Bu vergi niye diye dusunuyor olabilirsiniz. En azindan ben dusundum. Bu vergi BBC'ye giden bir kaynak efendim. Karsiliginda BBC'de programlari reklamsiz izliyorsnuz. Evet reklamsiz. Filmler bolunmuyor. Diziler ara vermiyor. BBC toplanan bu paralarla geciniyor ve reklamsiz kesintisiz yayin yapiyor. 

Basta bana cok mantiksiz gelse de bu uygulama. Iletisim vergisi adi altinda bizim verdiklerimizi dusununce, en azindan seffaf ve acik bir uygulama olarak takdirimi kazanmaya basladi bile diyebilirim. Yalniz uygulamayi sacma bulan bir tek ben degilim sanirim, unlu bir ingiliz oyuncu (bana gore cok unlu degil demek adini hatirlamyorum) bu vergiyi odemedigi icin cezalandirilmis. Odeseymis bak biz televizyonu cok da acmadigimiz halde evde var diye oduyoruz :)

Gozlem 26 Ingilterede bahar guzel oluyormus.
Bunca ivir zivir gozlemden sonra bu yaziyi tam da soyle bir fotografla kapatmak istedim. Bugun hava kapali. Ama siz benden duymus olmayin, ingiltere bahari guzel bir seymis. Hele agaclar ciceklenince tadindan yenmiyormus. O kadar cok fotografini cekiyorum ki agaclarin ayri bir yazi yazsam yeri. Hatta evet yazayim yahu. Ama simdlik bu yaziyi bitirmek icin bu resim gelsin buraya. Bahar guzel sey be ya :)


4 Nisan 2014 Cuma

Bir haberim var size

Bir gun boyle bir cumle yazacagimi asla tahmin etmezdim ama sanirim artik ben de bloga yazi yazamiyorum. Hani instagram mi, twitter mi diye sorduklarinda ben hep blog yahu blog, blogun yeri ayri diyen bir insandim ama iste ben de bloga yazi yazamaz oldum... Saka be saka :) 1 Nisan'i kacirdim ama olsun :)

Ne bloguma yazi yazamayacagim yahu, biraksalar yazacagim, hem de nasil yazacagim bloga ben ama yok yazamiyorum. Bu hafta da yazamadim. Cunku sali sabahindan dun aksama kadar toplantidaydim. Plani yapan da ne insafsizmis arkadas, dun 8:30 da basladik aksam 17:30 a kadar sadece yarim saat yemek molasi vardi. Avrupa insan haklari mahkemesine gidecegim vallahi :) Beni o paklar :)

Ama bu haftanin toplantilarindan cok sikayet etmeyecegim. 
Neden mi? 
Cunku benim artik yeni bir isim var :))

Sirket ayni. Zaten hic icimden gelmiyordu sirketi degistirmek. terfi falan da etmedim. Ayni seviye, ayni maas. Ama baska bir ekip. Daha once yaptigim isten baska bir is. Yeni bir nefes, yeni bir soluk. Icimden cektigim oh'un derecesini sanirim tahmin edebilirsiniz. :)

Hersey oyle hizli gelisti ki tam olarak ne zaman surec basladi hatirlamiyorum. Ama yeter bogluyorum dememden bir zaman sonraydi. Ve ben artik daha fazla cabalamaya karar vermistim bir kere. Madem mutsuzdum, mutlu olmak icin caba gostermem gerektigini kabul etmistim. Gezi surecinin de etkisi coktu. Diyordum ki kendi kendime Seviyorsan git soyle diyip duruyoruz, ben de sevmiyorsam soylemeliyim ve hatta haykirmaliyim!

Bu Ingilterede is yerinde iliskiler daha Turkiye gibi. Insanlar birbirlerini dinliyorlar. Ve sagolsun beni dinleyenler yureklendirdiler de beni. Haydi dediler, soyle dediler, degsisiklik iste dediler. Bu benim yapmadigim bir sey degildi aslinda. 2012den beri ben degisiklik istiyorum diyordum. Ama olmuyordu...

Belki zamani simdiydi. Belki soylemek icin dogru zaman buydu. Belki daha kararliydim bu sefer. Belki bunlar, belki de baska seyler, bilmiyorum. Ama iste oldu. Birileri beni duydu. Sansliydim bana destek olanlar oldu. Kolay degildi ama sirket bana yeni bir rol onerisiyle geldi. Bambaska bir sey. Bilmedigim bir sey. Hani tam anlamiyla guvenli sinirlarimin disinda bir sey. Iste tam da o sebeple tam da aradigim gibi bir sey! 

Bir sure, uzun diyemeyecegim, dusundum. Ve dedim ki denemek istiyorum. Cunku insan denediklerinden degil, denemediklerinden pisman olur. Hem benim sorunum su; ne istedigimi, ne yapmak istedigimi bilmiyorum. Ama en azindan ne istemedigimi biliyorum; o da su andaki is. Ne olur ki en kotu? Bu yeni isi de sevmem. Yine degistirmek icin caba gosteririm. Olur yani. Bir sekilde su akar yolunu bulur.

Kabul ettim ben o yeni isi. Dedim ki varim!

Oyle hersey gulluk gulistanlik degil tabi. En basta bir sure 2 is yapacagim. Hem eski isim, hem yeni isim. Sonra yepyeni bir seyi ogrenecegim, yeni bir ekip kuracagim, o ekiple iliskilei duzenleyecegim. Yani zor. Ama olsun be. Yeni bir heyecan iste.

Uzun zamandir ise giderken boyle hissetmemistim kendimi. Enerjigim. Bir seyler yapmak istiyorum. Ve bu hal icin binlerce kez sukrediyorum.

Yine sikayet edecegim zamanlar olur, belki. Ama ben kendime hep sunu hatirlatacagim. Hayat gercekten bana bir sans verdi. Sizlanmak yerine, iyi ya da kotu ben onu degerlendirmek icin ugrasacagim. Olur ya da olmaz. Onu simdi dusunme vakti degil.

Aman sonrasini zaten bosverelim. Bu da is guc basligi altinda yazdigim mutlu bir yazi olsun. Iste size haberim bu; ben yeni bir yolculuga basliyorum :)

Bana sans dileyin ne olur :)

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails