29 Kasım 2013 Cuma

Bugun de bunu cok sevdim.


Kucukken benim de at kuyrugum vardi.
Ay ne eglenirdim!
Simdi birer at kuyrugu da hakikaten bize lazim :)
Haydi cok guzel bir haftasonu olsun :)

27 Kasım 2013 Çarşamba

Anne/baba modulu diye bir sey var mi?

Taslaklara bakarken bunu buldum bugun...
Annemin bir Hollanda ziyaretinin ardindan yazmisim :)

Malum annem benim gozumde duzenin, becerikliligin tanimlarindan biri. Hep de boyleydi. Ama sadece benim annem degil hayatimizdaki butun anneler de boyleydi. Ellerinin degdigi yer guzellesir, duzenlenir baska guzel olurdu. Bizlerin de evleri duzenli, hatta yeni kurulan evler masallah 'dizi evleri' gibi, ama onlarin evleri bir baskaydi hala da bir baska.

Benim hayatimdaki annelerin hemen hemen hepsi kendi evleri ile ilgilenirken bir yandan calisir bir yandan da annelerinin eviyle bile ilgilenirlerdi. Mesela annem bizim evinin duzenine yetisirken anneannemin evinin divan ortulerinin degisimine kadar planlardi. Ben, hemen hemen herseyi Ozanla birlikte yaptigimiz halde bizim evin duzeniyle anca basa cikiyorum. Kaldi ki baska evleri nerede dusunecegim acaba?

Benim hayatimdaki annelerin yine hepsi pek guzel giyinir bizleri de pek guzel giydirirdi. Hatta eslerinin kiyafetlerine kadar dusunurlerdi. Nitekim hala bir yere gidilecekse babamin kiyafetlerini annem bir yatagin ustune cikarir :) ha cikarmasa giyinmeyecek mi babam. Giyinir elbet de artik hangi gomlekle hangi ceket birbirine uydurulur bilinmez. Cikan surpriz kombinasyonlarla ugrasmamak icin sanirim annem kendince bir onlem alir :) Ben bana sorulmadikca Ozan'in kiyafetine karismadigim gibi bir de kendi kiyafetlerim icin Ozan'in kafasinin etini yiyebiliyorum. Bu bununla olmus mu vs. diye. Zar zor kendim hazirlanirken baskalarinin kiyafetlerine nasil yetisecegim acaba?

Dusunuyorum da bize ogretmediler mi acaba bu tertipliligin duzenin sirrini? Aslinda ben oyle hic ev isi yapmayan bir cocuk da olmadim. Hele calisan annenin cocugu olarak elbette siradan ev isleriyle ilgilendigim bile oldu. Bizim evde temizlik yapilacaksa annem, babam, abim, ben dort koldan girisilirdi ise. Ama soyle bir etrafima bakiyorum da ben, arkadaslarim hepimiz icin az cok ayni sey gecerli. Tamam duzenliyiz, tamam evlerimizle ilgileniyoruz, en cok gezme tozmayi becersek de is yapmayi da biliyoruz ama bir anne duzeni yok olmuyor da. 
Mesela camasirlar en iyi deterjalarla bile annemizinkiler gibi kar beyaz olmuyor. 
Mesela degil fanilalar tisortler bazen gomleklerin cogu bile ayni anda utulu olmuyor. 
Sonra duzenli olarak evde yemek pisiren ve yiyen bir cift olmamiza ragmen illa yemek yapilacaksa once alisveris yapilmasi gerekiyor cunku oyle bir haftalik erzak falan planlaip depolanmiyor. 
Sonra cekmeceler, kiyafetlerim konusunda baya titiz olmama ragmen, oyle mum gibi duzenli bir de ustune ustluk lolali utulu ortulerle kapanmis olmuyor. 
Sonra evimiz cok daginik olmasa da aksamlari yatmadan salon ertesi gun icin hazir hale gelmemis olabiliyor. 
Sonra ayakkabilar hep bir duzen icinde dolapta beklemiyor. 
Sonra yazlik kislik degisimi yapilinca elimi attigim yerde aradigim bulunmuyor cunku duzen hep degisiyor. 
Daha bu lsite uzar gider....

Simdi cok kotu bir tablo cizmeyeyim evimiz de oyle darmadgan degil cok sukur normal bir duzeni var :) Ama iste anliyorsunuzdur siz beni ne yapsam anne-baba evi gibi olmuyor. Bugune kadar ne zaman bunu soylesem annem, babam ya da tanidiklarimizdan duydugum cevap ayni oldu: "Hayatinizin tadini cikarin yavrum. Zamani gelince yaparsiniz yaparsiniz". Peki o zaman ne zaman?

Okul bitirince mi?
Evlenince mi?
Otuz yasina gelince mi?

Biz yani Ozan ve ben bu esiklerin hepsini gectik degisen debir sey olmadi daha. Hala gun kutariliyor ama surekli bir duzenlilik yok saglanamiyor. O zaman tek esik kaldi o da anne/baba olmak mi bu durumda? Ne yani anne/baba modulu diye bir sey var mi?

Anne/baba olunca insan ayni anda bir kac evin duzenini sagliyor mu?
Anne/baba olunca insan ayni anda bir kac kisinin yemeginden, kiyafetine, gezisinden, okuluna her seyi dusunuyor mu?
Anne/baba olunca insan bir dizaynir zevkine sahip olup bir cirpida herkesin kiyafetini belirliyor mu?
Var mi bu modul? 
Anne/baba olunca pakette bunlar hazir geliyor mu?

Gelmiyorsa yandik :) Zira benim yasimdayken annemin iki cocugu varmis, koca evi cekip ceviyor ustelik ne becerikli ne de suslu gelin diye ovguler aliyormus :) Ben onca isi yapsam suslenmem hadi suslendim diye hayatta bunca ise yetisemem :) Kaldi ki bunca isi yapmadigim halde su anda bile suslenmiyorum da :)
Ama geliyorsa da ben almayayim. Bunca sey birden insanda hal mi kalir ya :)


demisim...
cevabi hala bulamamis olsam da bizim evin duzeninde degisen bir sey yok vallaha :)
Hatta su ara hala ev yerlestirme asamasinda oldugumuzdan evin durumuna girmek bile istemiyorum. :)
Siz cevabi biliyorsaniz da duymaya can atiyorum :)

25 Kasım 2013 Pazartesi

Daha ne gunler gorecegiz acaba demisim bundan 1,5 yil once...

Su fotografi hatirliyor musunuz?



2012'nin Mart ayinda 4+4+4 sistemini protesto etmek icin yollara dusen ogretmenlere iste boyle 'mudahale' etmisti polis. Ben o gun bloga eklememisim ama soyle yazmisim:

Bu fotografi gorup uzulmeyecek insan tanimiyorum ben etrafimda...
Fotografin hangi sartlar altinda cekildiginin benim icin zerre kadar onemi yok. Sartlari bilsem de bilmesem de dusunecegim seyler ayni olurdu: 
bir insanin baska bir insana
bir insanin kendinden yasca buyuk bir insana
bir polisin bir ogretemene bunu yapmasi... anlasilmaz... uzucu... kahredici...
Kimse bana bunu gorevle, gorevlerini yapiyorlar soylemi ile aciklamasin lutfen. Boyle gorev olmaz. Hepimiz calisiyoruz hepimiz gorevlerimizi yapiyoruz. Kacimiz elimize sopa alip boyle bir hirsla karsimizda kendimizden yasca buyuk bir insanin kafasina indiriyoruz sopayi. Boyle gorev olmaz!

Hele protesto hakkini kullanan insanlara karsi polisin gorev tanimi zaten bu olamaz. Haydi oldu ki suclu bu protestoyu yapanlar. Oldu ki dunyanin en gereksiz protestosunu yapiyorlar. Oldu ki dunyanin en sacma dusuncelerini savunuyorlar. Hadi boyle kabul edelim. O zaman masumlasiyor mu bu fotograf? Yok masumlasmiyor. Ayni cirkinligiyle ayni sevimsizligi ile ayni terbiyesizligi ile karsimizda duruyor.
Cunku... 
Bir insan bir insana
Bir insan kendinden yasca buyuk baska bir insana
bir polis bir ogretmene bunu yapmaz. Yapamaz. 
Yapiyorsa, yapabiliyorsa daha ne gunler gorecegiz acaba :(

O fotografin cekildigi gunun ustunden 1,5 yildan fazla zaman gecti...  Iste bu fotograf da gectigimiz cumartesi yani 23 Kasim 2013'ten. Polis dershanelerin kapatilmasini protesto eden ogretmenlere 'mudahale' ediyor.


Daha cok oyle gunler gorecekmisiz meger...

22 Kasım 2013 Cuma

Guzel bir gun

Bu sabah cok guzel bir gune uyandi Londra. Ozan erkenden gitti. Ben uyandim ve uzun sure yatakta uzaktan gelen kuslarin sesini dinledim. Cift cami olmayan evde oturmak isinma acisindan zor. Ama cok guzel bir yani da var; kuslarin sesini duyabilmek. Oyle guzel otuyorlardi ki bu sabah. Pencereyi acinca farkettim, meger haklilarmis civil civil olmakta. Cok guzel bir gun varmis disarida.



Bugun evdeyim ben. Guya biraz evi duzenlerim demistim ama disarida parlayan gunesi gorunce dayanamadim vurdum kendimi yollara. Masmavi gokyuzu. Seker gibi bulutlar. Evlerin ustune gelen gunes isigi. Iste boyleydi bugun bizim buralar.



Gunes var. Hem de piril piril bir gunes var. Ama aslinda hava soguk. Hem de cok soguk. Ama oyle insani rahatsiz eden bir soguk yok. Cunku ruzgar yok. Yine de atkimi, beremi, eldivenimi kusanip da ciktim ben yollara. Yuruyusun ilk yarim saatinin sonunda bereti, ikinci yarim saatinin sonunda da eldivenleri cikardim. Kis gunesinin keyfini surdum yollarda. 



Oyle bir yere gitmek yoktu aklimda. Sadece kendi kendime evin etrafindaki sokaklarda yurudum. Bu yazidaki fotograflari cektim. Evlere baktim. Kapilari sevdim. Sokaklara merhaba ben geldim bundan sonra buralardayim dedim :) Gorenler mahalleye deli tasinmis yolda kendi kendine gullerek yuruyor demis olabilir. Bazen ben de kendi akil sagligimdan suphe ediyorum vallaha :)



Bugun Londra cok guzel. Agaclar nazli nazli yapraklarini ugurluyor. Sokaklarda yuruken ayaginiza sari sari yapraklar dolasiyor. Etraf kalabalik. Cocuklar, gencler, yaslilar. Herkes yuruyor yollarda. Evimizin etrafinda bir suru okul var. Baktim da hepsinin bahcesinde cocuklar bagira cagira oynuyor. Oyle guzel bir gun ki insan gunu yasamaya doyamiyor :)

Yasamaya doyamayacagimiz bir haftasonu olsun hepimize :)


21 Kasım 2013 Perşembe

Londra Gozlemleri 6

Ben ne zamandir gozlem yazmamisim hemen yazayim :)

Gozlem 14: Ingiliz kahvaltisi degisik bir sey
Londrada benim kahvaltiya dair en buyuk gozlemim iki yil oncesine dayanir. Onu da surada yazmistim zaten. O gunden beri ben ogrendim tost istemiyorum kahvalti olarak. Gerci bir sure sonra kendime peynirli tost almayi amac edinebilirim. Siz de biliyorsunuz ki luzumsuz isler pesinde kosmayi seven bir insanim. Ama an itibariyle kahvaltida tost istemiyorum. Kimseye peynirli tost yapmayi anlatacak mecalim yok henuz. Ne varsa menude onu yiyorum. Yiyorum da ingiliz kahvaltisi isteyince tabagimda fasulye gelmesine henuz alisamadim. Kahvalti da fasulye mi yenir ya? Oldu olacak oturtma da yiyelim. Yaninda soyle bir turlu :) 


Ben dalga geciyorum da haberiniz olsun menude ingiliz kahvalti tabagi varsa; o tabagin icinde fasulye ve domuz eti kesin var. Bunlari yemem diyorsaniz benim gibi cirpilmis yumurta istemenizi tavsiye ederim. Ben oyle yapiyorum. Bildiginiz sahane bir sey geliyor. Altinda kizarmis ekmek, yaninda domatesler :) Hem de kahvalti tabaklarinin yari fiyatina. Agzimiza layik. Simdide bana, yerseniz de size afiyet olsun o zaman :)


Gozlem 15: Cayi evet sutlu iciyorlar
Kahvalti olayi beni cok sasirtmadi. Gelip gitmelerden otelde yapilan kahvaltilardan kabul etmisim durumu. Yumurtalarimla mutluyum :) Ama is sutlu caya gelince sanki hic ingiltereye gelmemisim gibi sasirdim. Gercekten cayi sutle iciyorlar burada. Hatta ofiste ayri bir makina var sut alabiliyorsun oradan. Ben sutu sut olarak icmeyi seven bir insan olarak, hatta laf aramizda sutle pek aram yoktur :), makinayi amacinin disinda kullaniyorum. Oyle koca bardak sutu aliyorum makinadan iciyorum bazen. Is olsun iste yoksa sut sevmem :) Ofisin geri kalani ise once sicak su aliyor. Icine cay posetini atiyor. Ustune de o makinadan sut ekliyor. 


Hindistanda mesela cayi direk sutte kaynatiyorlardi. Burada ustune ekliyorlar. Kendi tercihleri efendim ben almayayim afiyet olsun, diyecegim. Diyecegim de is cay icmek isteyince degidiyor. Bu ingilizlerin caylari cok koyuymus onu farkettim. Sutsuz icmesi zor. Zira Ozan hemen sutle denemis. Guzel oluyor diyor. Bak bak bak. Hemen alisti da sutlu cayi bile denedi adam :) Ben denemedim. Onun yerine cay posetini suda az bekletiyorum. Ama haberiniz olsun buradaki siyah caylari suda uzun sure bekletirsen bildigin zift oluyor o cay. Benden soylemesi, artik ustune su mu eklersiniz sut mu ben bilemem :)

Gozlem 16: Evlere servis var
Hem de istedigin herseyde. Yemek isteyebiliyorsun eve. Hatta alisveris yapip siz evime yollayin bile diyebiliyorsun. Ayni Turkiye gibi. Peki ben bunu niye mi gozlem diye yaziyorum? Vallahi Hollandada bu yoktu. Daha dogrusu ilk gittigimiz zamanlarda yoktu. Biz ilk 2-3 sene eve yemek soyleyemedik inanin. Ha bu aslinda kotu bir sey degil dusununce insan evde pisiriyor mecburen. Ama sonadan eve servis yayginlasinca soyledigimiz pideleri falan da sevmemek mumkun degil. Evet evet Rotterdamda biz eve bildiginiz kiymali pideyi soyleyebiliyorduk :) Burada henuz kiymali pide soyleyemedik de pizza soyleyebildik eve. Tasindigimiz gun! Yoksa oyle surekli disaridan soylemeyecegiz yemekleri soz :)

Yemek o kadar onemli degil de, alisveris yapip eve isteyebilmek bence harika bir sey. Bunu Hollanda'da yapmaya kalksan alisverisin iki kati fiyati da servis icin verirsin kesin :) Simdi burada ucretsiz evlere servis buldum ya cok mutluyum. Evlere servisi sonuna kadar kullanmaya niyetliyim haberiniz olsun. Haydi vira :)


Ve iste beni en sasirtan gozleme geldi sira. 
Sanirim bundan daha fazla sasiracagim bir sey olmasi zor Ingilterede. O yuzden once bir musadenizle hikayeyi anlatayim :)

Gecen sabah Rotterdama gitmek icin sabah 4:30 da kalktim. Disaridan garip sesler geliyor boyle viyklama desem degil. Havlama desem degil. Ne oldugunu anlayamadim. Neyse bir sure sonra sesler kesildi. Ben hazirlandim. Salona gittim, pencerenin onunde sokagi izleyerek taksiyi bekliyorum. O sirada sokakta iki hayvan gordum. Boyle dolasiyorlar. Arabalarin arasinda falan kosuyorlar. Heralde kopek dedim kafami cevirdim. Uzaktalar da tam secemiyorum. Bir sure sonra biraz daha yaklastilar ne olduklarini secebilmeye basladim. Ne goreyim? Kopek falan degil yahu. O hayvanlar bildigin TILKI! Vallahi billahi. 

Bugune kadar canli tilki gormuslugum yok. Ama kitaplardan gordugum kadariyla tilkiyi baska hayvanlardan ayirabildigime eminim. Yemin ederim bir de degil iki tane TILKI gordum sokakata. Agzimdan Yok Artik cumlesi dokuluverdi, E ama haksiz miyim yok artik yani :)

Dolayisiyla bugune kadar ki en sasirdigim gozlem budur efendim: 
Gozlem 17: Sokaklarda TILKILER var.
kaynak http://inspiremeamy.wordpress.com/2013/08/07/a-night-of-blackberry-picking-in-south-west-london/

Tarafsiz bir gozle bakinca ay nasil guzel bir hayvan! O bacaklar, o inceceik surat, o sahane kuyruk. Bildigin dunya guzeli bir sey. Ama tarafli bir gozle bakinca Londranin gobeginde bir suru evin ortasinda TILKI gordum ben, Tilki. 

Aslina bakarsaniz evin sokaginda tilki gormek bir tasinma sebebi olabilirdi benim icin. Kontrati imzaladik nasil tasinacaksak. Ama kazin ayagi oyle degilmis efendim. Bu tilkiler sehrin her yerindeymis. Her yerinde. Ben de bunlari heyecanla tilki gordum dedigim taksiciden ogrendim. Tahmin edeceginiz uzere heyecanimi paylastigim taksi soforunun bu durum umurunda bile olmadi :) Haa evet acikmistir gelmistir dedi. 


Bana dokunmazmis. Insandan ceknirmis. Zaten sabah cok erken oldugu icin gormusum, normalde goremezmisim. Insallah!

Vallahi Londra haklinin tilkilerle samimiyetinin derecesini bilemeyecegim ama kendi adima buradan sunu soylemek isterim Tilki kardes seni uzaktan sevmek asklarin en guzeli! Yaklasmasak da olur bence canim. Sen orada ben burada takilalim. 

E ama gercekten yok artik :)

19 Kasım 2013 Salı

Bir sey sorabilir miyim?

Son bir iki haftadir inanilmaz bir usume hali var bende. Ama oyle boyle degil. Bildiginiz donuyorum. Bir anda basladi. Saniyorum yani. Cunku buraya geldigimiz ilk zamanlar kadife cekelerle dolaniyordum. E tabi o zaman hava daha sicakti, simdi hava sogumaya da basladi. Ama bendeki usume halinin artis hizi, hava sicakliginin dusus hizindan keisnlikle daha hizli. Bundan eminim.

Bir kisminin psikolojik oldugunu dusunuyordum. Hani yeni ulke, yeni ev vs. Ama yok. Rotterdama gittik. Orada da bildiginiz dondum. Iste o zaman psikolojik bir etki olsa da fizyolojik olarak usudugumu kabul ettim. Usuyorum.

Ellerim ve ozellikle ayaklarim buz gibi. Bu sabah tren istasyonundan ise yuruken parmaklarimi hissetmiyordum. Hava o kadar da soguk degil. 7-10 derece arasi. Yani bu kadar usumeleliyim o kesin.

Hadi sokak neyse. Ama dun aksam evde ayagimda iki kat corap ve terliklerle dolastim da ancak isindim. Tamam ev daha tam isinmadi. Ve hatta tam olarak isinacak mi emin de degilim. Deniyoruz bakalim. Ama yani iki corap ustu terlik giyecek bir durumda yok yani. Benim vucut da abartiyor. Zira ayni evde Ozan ince bir uzun kollu tisort ile dolasabiliyor. Velhasil kelam sorun ev, hava falan degil de benim usume halim sanirim. Yani benim bir yandan buna da bir cozum bulmam gerekiyor :)

Kan testlerim Hollandadan gelmeden hemen once yapilmisti. Tesbishe kusur olmaz masallah domuz gibi saglikliyim :) Ama yorgunluk, tasinma, yeni bir yer derken sanirim vucudumun biraz destege ihtiyaci oldugunu kabul etmeye basladim. Ilac icmek istemiyorum. Ama soyle kisa hazirlik kapsaminda bir iki bitkisel destek iyi olur mu sanki?

Pekmez aklima ilk gelen ama midemden dolayi cok tuketemiyorum onu. Size de iste bunu sormak istedim. Var mi bildiginiz, akliniza gelen vucuda destek olabilecek birseyler? Hani hazirlayayim yerim, icerim artik ne olursa. Isinayim da :)

Simdiden cok, cok tesekkurler :)

18 Kasım 2013 Pazartesi

Bugun de bunu cok sevdim

Cok guzel bir haftasonu gecirdik Rotterdamda. Arkadaslarimizi gorduk. Bol bol sohbet ettik. Eglendik. Gulduk. Iyi geldi. Dinlendik. Yenilendik. Donup evi yerlestirmek icin guc kazandik. Simdi yeni bir is haftasi basliyor. Yogun-ca. Hani tam anlamiyla yogun degil ama soyle bir serileyim yatayim havasinda da degil. Oyle olsaydi iyiydi bak :)

Bugun iste bu yogun-ca haftama baslamak icin guc toplarken. Su resimlerle yuzum guldu benim. Yillar once baslamisti bu furya. Cocukluk resimlerini yeniden yaratma. Yenileri de eklenmis iste bu siteye.


Aslinda yapmali bunlardan. Mesela bizim kuzenler balkonda bir fotografimiz var. Aynisindan cekmeli. Ne guzel olur :)
Sizin de yuzunuz gulsun umarim. 
Umarim hepimizin haftasi cok guzel olsun.

15 Kasım 2013 Cuma

Tamam tamam Rotterdam Ozan'i da seviyor :)

Dun de yazmistim ya, burada dun hava yagmurluydu. Yani bildiginiz, siradan Hollanda havasi. Hic sasirtici degil. Sadece yagmur olsa. Soguk ve ruzgar da cabasiydi. Bu ara inanilmaz bir usume hali var bende. Ellerim ayaklarim hep buz gibi. Belki de onun etkisi bilmiyorum ama dun resmen dondum!

Iste hal oyle olunca, tamam dedim bu haftasonunun hava akibeti belli. Hatta arkadaslarim hmm Gulcin demek bir gun gunesli yapabiliyorsun Rotterdam'i. Olsun olsun bu da yeter diye dalga gectiler benimle.:) Elimden geleni yapiyorum ne yapayim :) 

Ama dedik bu guzel bir test! Gorecegiz bakalim Ozan Rotterdam'i gunesli yapabilecek mi? Gorecegiz bakalim Rotterdam Ozan'i da seviyor mu? Boyle de gicik insanlariz! Aman ne yapalim egleniyoruz iste :)

Ve dun uykuya dalarken yagmurlu ve soguk biraktigimiz Rotterdam, Ozan sabah 9 civarinda buraya vardiginda su hale gelmisti. 


Bildigin bahar! Tamam ya kabul ediyorum; Rotterdam Ozan'i da seviyor :)

Hava boyle guzel olunca acikcasi kafamda kendime izin verdim ben bugun. Soyle dedim agirdan alayim, az calisayim ve hatta gezeyim. Fikrim cok guzeldi. Arkadasim bana harika bir kahvalti hazirlamisti. Gun cok guzeldi. Keyfimize diyecek yoktu. Ve tam o sirada ne oldu? Ofisten telefon geldi. Gulcin yetis sorun var!

Ama ben bu niye oldu biliyorum. Sen misin bu ne ya ozel sektorde acil toplanti nedir ki diye dalga gecen. Al sana acil durum Gulcincim. Gule gule kullan :) Vallahi ambulans gibi geldim yetistim ofise :) Buyuk konusmayacaksin arkadas :)

An itibariyle ofiste durum kontrol altinda. Disarida hava sahane. Kafamda isimi bitireyim de kacayim diye beni yoldan cikaran bir dusunce. Iste oyle bir haldeyim :)

Hepinize gunesli guzel bir haftasonu dilerim :)

14 Kasım 2013 Perşembe

Bugun yine gunlerden Rotterdam

Dun sabah 4:30 da kalktim. Bu is seyahatlerinin en kotu yani iste bu sabah erken uyanmalar. Insan oyle erken kalkacak olunca gece de soyle rahat rahat uyuyamiyor. En azindan ben uyuyamiyorum. Gecen gece de bu durum degismedi. 11 civariydi yattigimda. Neredeyse saat basi, ah uyuyakalmamam lazim, ucagi kaciririm, uyanmam lazim diye dusunerek uykumdan oldum. 

Tamam uyanmam gerek diye dusunup uyandiktan sonra saatin daha erken oldugunu gormek guzel bir sey. Ben de seviyorum o hissi. Ama haftasonunda ya da ne bileyim 8 de uyanman lazimsa da sen 6da uyanivermissen guzel. 11 de yatip, 12de, 1de, 2de vs. uyaninca bu aa-daha-uyanmama-vakit-varmis-hali hic de guzel olmuyor. Ama ben guzelmis gibi davrandim. Sabahin korunde uyanmam gerekmiyormus gibi davran panpa :) 

Sabahin korunde uyaninca dun hakikaten leyla gibi gezdim ortalarda. E ama ben de hakliyim degil mi? Yok ev arama, yok temizlik, yok tasinma, o sirada habire is gezisi. Eh bu Gulcin de bildigin bir canli. Yoruluyor yani. Yoruluyorum. Ama ben dun enerjik bir insanmis gibi davrandim. Toplantilara girdim, konustum tartistim. Klasik is halleri iste. Itiraf etmeliyim ki havaninn gunesli olmasi baya detsekledi enerjik olma halimi. Arkadaslarima gore son bir haftadir yagmurluymus Rotterdamda hava. Ben gelince gunes acmis. Bilmiyorum artik :) Yalniz gunes bugun bizi terketti :)


Bu is gezilerinin bir baska fena tarafi da aksam yemekleri. Yemek yemeyi seven bir insanim; tamam. Ama sabah 4:30 da kalkip, tum gun toplanti yaptiktan sonra uzun uzadiya aksam yemegi yemesek de olur bence. Velkain is gezisindeysen olmuyor iste. Illa sohbetler esliginden o yemek yenilecek. Aslina bakarsaniz seviyorum o aksam yemeklerini. Ofis disinda is arkadaslarinla vakit gecirmek, sohbet etmek oldukca eglenceli aslinda. O yuzden dun aksam da elimden geldigince eglenmeye calistim. Hele su bardaklarla karsilasinca restoranda gezinin aksam kismini cok ama cok eglenerek gecirdim diyebilirim.

Bu bardaklara resmen bayildim! Resmen! 


Ama tasinirken kendime bir sure alisveris yapmayacagim diye soz verdim. Esyalardan oyle bunaldim ki igne bile almayacagim diye buyuk konustum. Hatta daha da ileri gittim evdekilerden de kurtulacagim dedim. Kurtulacagim da. Yani en azindan deneyecegim. Ama bardaklar da sahane aklimi celmediler degil :)

An itibariyle Rotterdam yagmurlu. Yani alistigimiz gibi. 
Ben yine ofisteyim. Yani her zaman calistigim gibi. 
Bu aksamdan itibaren arkadaslarimla beraberim. Yani hayat ayni eski gunlerdeki gibi :)

12 Kasım 2013 Salı

Tasinma halleri



Cuma gunu evimizi tuttuk! Kontratimizi imzaladik. Anahtarlarimizi da aldik. Evet artik ev bizim :) 

Cumartesiyi temizlikle gecirdik demek mumkun. Adamlara gore ev temiz. Bize sorarsaniz temizlenmesi sart! Neyse ki esyalar gelmeden bizim anlayisimiza gore de temiz hale getirebildik evi. Ha sundan eminim ki, ben onumuzdeki bilmem kac ayi o evin dolap kapagiydi, camiydi, kapisiydi, rafiydi yeniden yeniden temizlemekle geciririm ama en aizndan esyalarimizi koyabilecegimiz bir seviyeye geldi ya buna da sukur :)

Dun de esyalarimiz geldi. Kirik dokuk, eksik, gedik yok cok sukur. Gerci acilmamis 2-3 kutu var hala. Insallah onlar da da bir surpriz beklemiyordur bizi :) Su ana kadar actigimiz kutular icinde bir tek tomurcuk cayimizin kapagi acilmis, sepetin icine dokulmus butun caylar. Ama sadece sepetin icine dokulmus yani cok buyuk bir rezalet olusturmamis cay neyse ki :)

Dun tasimacilar sabah 10 civarinda geldiler. Onlar islerini bitirip 1 gibi gittiklerinde, tahmin edeceginiz uzere bizim islerimiz yeni basliyordu. Esyalari aciyorlar sagolsunlar da dolaplarin icine bir cop bile koymuyorlar. Hepsini ortaya yigip, haydi bize eyvallah diyip gidiyorlar. Eyvallah :)

Onlar gidince soyle bir baktik eve Ozanla. Bildiginiz savas alani :) Mutfak Yuzyil Savaslari, calisma odasi Hacli seferleri, yatak odasi desen bildigin Dunya savasilarindan biri!

Bir o odaya girdik Ozanla bir bu odaya. Bir mutfak yerlestirdik, bir kiyafet. Bir deterjan kosesi yaptik, bir mum cekmecesi :) Yalniz saatler aksami gosterince baktim ki bizim henuz aksam yatacak yatagimiz yok. Ama boylarina gore siralanmis kitaplarimiz var :) Yahu insan once yasamsal onemi olan yerleri yerlestirir degil mi? Ne bileyim yemek yapack bir yer, yatacak bir yer yerlestirilmez mi onca? Yok biz once kitaplari yerlestirmisiz. Hatta boyle raflara biblolar falan koymusuz. Yatacak yer yok evde ama biblolalrimiz yerlesmisti yani :)

Neyse ki sonra diger odalara da bir el atmamiz gerektigini idrak ettik. Yoksa biraksaniz biz o kitapligin basinda gunu gecirebilirdik :) Yatak odasini yerlestirmek tam bir iskenceydi! Cok kiyafet, cok ayakkabi, cok cok cok hepsi! Bu yil kurtulmak istiyorum hepsinden! Hele annem gelmeseymis ve o esyalari oyle guzel hazirlamasaymis ne yaparmisim bilmiyorum. En azindan sadece actiklarimi uygun bir yer bulup yerlestiriyorum. Hepsi yikanmis, utulu. Ama o kadar esyaya uygun bir yer bulmak da tahmin edeceginiz uzere hic de kolay degil. Bir sure sonra yaratici-yerlesim-cozumleri-bulma konusunda uzmanlasacagimiz kesin :) 

Yavas yavas. Adim adim. Acele etmeye niyetimiz yok. Keyifle yerslestirmek istiyoruz evi. O yuzden yolumuz uzun. Orasi kesin. Zaten haftasonu tatile gidiyoruz. Kus kadar aklimiz yok demistim zaten degil mi :)

Ama su an oldugumuz halde bile ki ev hala dandini,  yerlesecek cok sey var falan ama, hani nasil soyleyeyim size sanki omuzlarimdan apartmanlar kalkti. Oh be! Artik evimiz var bizim :)

8 Kasım 2013 Cuma

Tutuyooooruzzz!

Sittirellanin ozel istegi uzerine Tuttuuuuuk! baslikli bir yazi yazmak isterdim ama henuz konrati imzalamadigimizdan Tutuyooooruzzz! yazabiliyorum. Bugun 3'te gidiyoruz kontrati imzalamaya. Suradaki cumbali ev :) Insallah yanlis bir karar vermemisizdir insallah yolunda gider her sey... Yarin ev temizlenecek zira onlarin temiz dedigi ev bizce temiz degil tabi ki. Bir girmeden iyice temizlensin istedik. Sonra Pazartesi sabahi da esyalar gelecek. Sonra yerlesecegiz ve bitti :) Insallah yani :)

Yalniz sunu da soylemeden gecemeyecegim yemin ediyorum kus kadar akil yok bizde. Ne bende ne Ozanda. Olani da zaten su tasinma ev arama surecinde yitirdik bence. Hatta yitirdik, kesin bilgi. Yoksa 16-17 Kasim haftasonunu yani hemen bir sonraki haftasonunu Rotterdamda gecirecek olmamiz baska bir seyle aciklanamaz. Delilik. Baska bir sey degil. Ama kabul edin, delilik bazen akilliliktan guzeldir :)

Her sey benim gecen haftalarda Rotterdama gitmemle basladi. Ben anladim Ozanin da ici gitti ben giderken. Sabah varip da telefonu actigimda soyle bir mesaj vardi telefonda. Rotterdamimiza selam soyle... Sonra ben dondum, konustuk, fotograflara baktik. Hic ozlemisim gibi gelmiyordu ama sen gidince ozledim dedi. Erkeklerle kadinlar farkli iste. Ben hep ozlemisim gibi geliyor, hep aklimda. Onlar da ozluyor aslinda. Ama iste hissedilenler farkli. Bir ara gidelim dedik. Iyi gelir bize.

Dedik. Iyiydi dedigimiz de. O bir aranin bu kadar yakin olacagini dusunmemistik tabi. Sen benim yine acil bir toplanti icin Rotterdama gitmem gerekmesin mi? Burada soyle bir parantez acmak istiyorum. Acil toplanti ne ya? Allahaskina ozel sektordeki acil toplantilarin mantigini biri bana aciklayabilir mi? Sanirsin bir canli enfaktus gecirmis de, yana yakila Avrupanin dort bir yanindan ona mudahale etmeye Rotterdama gidiyoruz. Git Allahaskina. Tamam isimizi ciddiye alalim falan da, boyle acil toplantim var tripleri bana cok komik geliyor. Haydi toplanalim yoksa dunyamiza bilmem kac bin kilometre hizla bir goktasi carpacak. Kos kos kos Rotterdama kos :) Ay neyse bu konuda cok konusurum ben en iyisi parantezi kapatayim.

Iste oyle bir acil! toplanti munasebetiyle benim yeniden Rotterdama gitmem gerektigi ortaya cikti gecen hafta. O zaman daha eve ne zaman tasinacagimiz belli degil, kontrat falan yok tabi ortada. Ozanin da aslinda bir ara is icin gitmesi lazimdi. O da ben onu one alayim mi haftasonu kalalim mi dedi. Esenle Baris da ya gelin cok super egleniriz dedi. Sen biz bir gaza gelmisiz, biletler elimizde.

Buraya kadar cok guzel, ne kadar hos Gulcin tatil yapin iste degil mi? Eh bulundugumuz kosullari dusunursek degil :) Cunku haftasonu ve pazartesi eve tasiniyoruz biz degil mi? Yani insallah. Hani makul mantikli sinirlarda bizim yerlesmemiz lazim degil mi? Yani insan yeni eve tasininca ilk haftasonu gezmeye mi gider canim? Kir dizini evini yerlestir. Iki gezme de cekmece duzenle. Ve bunun gibi pek cok sey geciyor kafamdan. Velkain elimizde biletler.

Amannn ne yapayim ya. O ev illa yerlesecek. Zaten canim annem herseyi utuledi de yolladi. Cikarip koyucaz yavas yavas iste. Ha bir haftasonu once, ha bir haftasonu sonra. Yerlesiriz nasilsa. Diye diye avuturyorum kendimi. Saka bir yana bir hava degisikligi iiyi gelecek ikimize de bence. Hem sirketlerden geliyorken biletler, nasil gezmezin bizim akli evveller degil mi? Firsatlari degerlendirmek lazim. Zamanlama biraz kotu ama olsun :)

Iste boyle onumuzdeki gunlerde benden ses cikmazsa bili ki ya tasiniyorum, ya ucuyorum. Allahim akil versin. Eh iste delilik bizimki baska bir sey degil :)

6 Kasım 2013 Çarşamba

Ev gelismeleri

Neredeyse bir aydan fazla zamandir her aksam, her haftaasonu ev bakmakla gecti zamanimiz. Surada da yazmistim zaten. Londrada ev kiralamak basli basina bir mucadeleymis anladim, anladik. Hic kolay degil. Hakikaten. Hatta gecen gun Ozana dedim ki eger birine cok kizarsam, cok kafami bozarsa "Allah seni Londrada kisitli butceyle ev  bakmak zorunda biraksin" diyecegim. Bana sorarsaniz bir insanin basina gelebilecek en fena seylerden biri :)

Ciddi sekilde umutsuzluga dustugum zamanlar cok oldu. Hatta bir aksam, bir emlakci bizi bir eve goturdu. Hic unutmuyorum bir de yanlis evin numarasini vermis bize. Saatlerce anahtarla yanlis evin kapisini acmaya ugrasti. Sonra baskalarini aradi asil gidilecek evin numarasini ogrendi falan. Acemi. Iste o evden ciktiktan sonra ben resmen agladim. Evet evet agladim. Vallahi.

Ev cok guzel bir sokakta eksi bir Londra evinin ucuncu katindaydi. Sokak cok guzel ama daha binadan iceri girip merdivenlerden cikarken bile icime fenalik basmaya basladi. Duvarlar yikilmaya baslamis. Muhtemelen bir tehlike sinirina ulasmis ki egim, araya egimi olcecek cetveller koymuslar. Eve bir ciktik ki ev dedigi adamin bildigin 1 oda. Odayi 3e bolmusler mutfak, banyo, yatacak yer. Kalorifer yok. Soguk, halilari eski, nemden kokmus resmen. Ve kirasi, o evin bile kirasi bizim Hollandadaki evimizin neredeyse iki kati. Yemin ediyorum bayilacagim sandim. Bir de emlakci bize evi tutturmaya calisiyor. Bu eve bu para istenir mi diyorum. Ee burasi Londra diyor. Al o Londrani sen...

o evin bence cok guzel sokagi...

Iste o aksam moralim cok bozuldu. Oyle bir yerde yasamak istemedim. Evet cok daha kotu yerlerde yasayanlar var, biliyorum. Allah herkesin yardimcisi olsun. Nankorluk ya da simariklik yapmak degil derdim. Ama oyle bir anda geride biraktigini dusunuyor insan. Bizim cok guzel bir evimiz vardi. Ustelik bu evlerden daha da ucuzdu. Niye geldik ki buraya biz... 

Sanirim Londraya geldigimizden beri yasadigim en kotu aksam oydu. Gordugumuz en kotu ev de orasiydi. Sonraki gunlerde sunu anladim ayni butceyle cok daha guzel evler de bulunabiliyor. Umutsuzluga kapilmamak, emlakcilarin oyununa gelmemek lazim. Bir sekilde o evleri de insanlara tutturmaya calisiyorlar iste...

Komik seyler de yasadik ev ararken. Mesela emlakcilarin anahtar savasi gibi. Resmen birbirlerinden anahtar kaciriyorlar. Randevuya 5 dakika kala ariyorlar, kusura bakmayin anahtari bulamiyoruz. Neden? Baska emlakcilar evi kendisi kiralasin da komisyonu kendisi alsin diye anahtari saklamis! Ya da daha fenasi, seni eve goturuyor elinde bir anahtar var ama o anahtar kapiyi acmiyor. Neden? Cunku birisi anahtarlari degistirmis :) Bildigin rezillik :) Bir yandan da acidim emlakcilara artik nasil bir komisyon savasi varsa.

her ev arayanin dostu site :)

Bir de mustemilat hikayesi var ki sormayin. Holland Villas Road diye bir yer var burada. Hayatimda gordugum en guzel villalar o yolda siralanmis. Kapilarinda ucer dorder tane bentley falan var hepsinin. Biz de tam aksam yemegi zamani gittik orada ev bakmaya. Soyle yuruken evlerin icine bir baktim mutfakta ascilar, masalarin basinda hizmetciler falan var. Tobe! Ozanla emlakciyi beklerken burada bize ne gosterebilirler acaba diye konusup duruyoruz. Hayir bir onceki aksam o yukarida baktigimiz odayi gormusuz, tamam elbette bizim de tutabilecegimiz daha guzel evler var ama ayni butceyle bize villa verecek degiller heralde :) 

Degillermis gercekten. O yolda bize villalardan birinin altinda kucuk bir ev gosterdiler. Bugune kadar izledigimiz film ve dizilere itinaden Ozanla o gunden beri biz o evi msutemilat diye aniyoruz :) Saka bir yana gordugumuz en temiz evlerden birydi. Hatta buldum resmini de ekledim buraya. Gercekten cok guzeldi. Ici yenilenmis, gicir gicir. Tarafsiz bir gozle bakinca hakikaten cok guzel bir evdi. Ama yani hissiyati fena. Ust katta hanimefendi yasiyormus bir basina! Zaten yilin buyuk kisminda Ingiltere disinda oluyormus. O disaridayken bize orayi verseler iyi de vermiyorlarmis :) Hayir kadindan hanimefendi diye bahsedince benim gozumde film sahneleri canlandi zaten :) Bir sey degil, muzik acsak asagiya iner kesin gogsunde kocaman brosu ve kafasinda topuzuyla :)



Bize evi hizmetkar teyzemiz gezdirdi. Ay nasil tatli. Bayildim kendisine. Dur sana bahceyi gostereyim dedi. Gordum ben bahceyi dedim. Yok dedi karanlikta gorememissindir. Gorememisim hakliymis. Isiklari bir yakti. Aman yarabbi bir Hyde Park da evin bahcesi resmen. Ama bize yasakmis orasi. Orasi hanim efendininmis. Ev guzeldi ama bizim evimiz degildi sanirim. Ikimiz de istemedik o evi. Bir de laf aramizda korktuk! Zira bizim hizmetkar teyze ayriliyormus isten emekli oluyormus. Sanirim hanimefendi Ozani sofor beni de ahci yapacakti. Duydu tabi mutfaktaki maharetimi :)

Daha neler gorduk neler. Icinde 3 tane cinli kizin yasadigi hayatimda gordugum en daginik ev mi dersin (o evi gordukten sonra hayatta bizim evlerimize daginik, pis falan demem artik), saniyoruz bir sanatcinin yasadigi cok guzel dosenmis ama cok kucuk ev mi dersin, apartman daireleri, eski londra evleri mi dersin. Gorduk de gorduk iste.  Sunu soyleyebilirim ki emlakcilara sorarsaniz hersey Excellent, Fantastic, Lovely. Hepsi bunlari ezberlemis. Les eve gitsen de Excellent, fantastic, lovely. Guzel eve gitsen de. Yani sonunda emlakcilari hic ama hic dinlememeyi ogrendik. Sitelere eklenen resimlerde evler hep cok genis, temiz ve ferah. Nasil oynuyorlarsa fotograflarla. Iste o fotograflara kanmamayi ogrendik

bir baska elimiz gozumuz olan site
Bir de mesela Londarada kiralarin haftalik oldugunu (bildigin sacma), council tax deilen bir sey oldugunu ve bunun yillik 1000 pound civarinda oldugunu, sonra evin elektrik, su, gaz tuketimini gosteren EPC gostergesinin onemli oldugunu vs. vs. vs. ogrendik. Velhasil kelam bu ev arama sureci cok zor, cok yorucu ve ayni zamanda cok ogretici oldu.

Ve sonunda... Icimize nispeten de olsa sinen bir ev bulduk. Ev su son bir ayda gordugumuz en guzel evlerden biri. Temiz, ici yenilenmis. Umuyoruz bize sorun cikarmayacak bir ev. Bizim basta yaptigimiz hesaplara gore malesef daha pahali. Icimize sinmeyen kisimlardan biri bu. Ama yapilacak bir sey yok. O sevmedigim emlakcinin dedigi gibi It is London. Ne yazik ki. O yuzden bunu bir tarafa koyduk. Baktiklarimiz icinde, emsalleri arasinda ygun bir fiyat diye kendimizi avutmaya basladik. 

Evi tuttuk diyemiyorum daha. Cunku kontrati imzalamadik. Burada kontrat imzalanmadan once ciddi bir referans arastirmasi yapiliyor. Onun bitmesini bekliyoruz. Ama bu hafta icinde haber almamiz lazim umarim. Hayatimda hic bu kadar incelenmemistim galiba :)

Iste tum bu incelemeler biterse bizim artik bir evimiz olacak. Insallah huzurla oturacagimiz, insallah mutlu olacagimiz bir ev. Hala surec tamamlanmadigindan gozumuz su yukariya ekledigim sitelerde. Hala ev aramayi birakmadik ama ilk kez bir evi tutmaya bu kadar yaklastik. O yuzden hemen size de haber vereyim dedim :) 



Iste gozumuz bu cumbali evin ustunde. Haydi hayirlisi olsun bakalim :)

5 Kasım 2013 Salı

Evet yine sinirliyim

Ozanla universitede 3. sinifin basindayken baslamisti iliskimiz. Guzel gunlerdi. Cok guzel gunler. Ikimiz de kampuste yurtta kaliyorduk. Bazen cok vaktimiz olurdu cok cok gorusurduk. Ama bazen gunlerce birbirimizi gormedigimiz olurdu. Cunku sanildigi uzere universite ogrencilerinin hayati da hep lay-lay-lomla gecmiyordu. Isimiz, gucmuz, dersimiz, arkadaslarimiz vardi. Tesadufen yolda karsilastigimiz olurdu bazen. Vaktin var mi bir cay icelim mi? Insanin boyle bir cumleyle kalbi kus gibi atar mi yahu. Atardi.  Guzel gunlerdi, cok guzel gunler. 


Iste o guzel gunlerden tam 6 yil sonra evlendik biz Ozanla. 6 yil boyunca hep birlikteydik. Hic ara vermedik iliskimize. Hic hayatlarimiza baskalari dahil olmadi. Ozanin Hollanda'da benim Turkiyede oldugum 2 yil disinda hep ayni sehirde yasadik. Evet, belli bir zamandan sonra evlenecegimizi dusunuyorduk. Ama hic hemen evlenmeyi planlamadik. Ve simdi dusunuyoruz da iyi ki daha erken evlenmedik. Hatta erken bile evlendik, keske 1-2 sene sonra evlenseydik 

Neden mi? Cunku o 6 yilda biz buyuduk. Cunku daha once evlenseydik, acik ve net soyluyorum 2 sene icinde bosanmis olurduk. Zira cok genctik. Muhtemelen her anlasmazligimizda evlenmeyi sorunlarin temeli sayar, en ufak seyde bile iste evlendik de o yuzden boyle oldu derdik. Biz evlenmeden kavgamizi da ettik. ozurumuzu de diledik. Birlikte yasamayi, beraber bir hayati paylasmayi ogrendik. Ha simdi kavga etmiyor muyuz? Ediyoruz tabi ki. Ama anlasmazliklarimizin temel sebebinin evlilik olmadiginin farkina varabilecegimiz yasara geldik.

Niye mi keske daha sonra evlenseydik diyorum? Cunku 2 yil ayri kalmistik evenmeden once. 2 yil ayri yerlerde baska insanlar olmustuk. Keske hemen evlenmeyip o baska insanlar halimizle yine birlikte olsaydik. O baska insanlar halimizle yine beraber bir hayat paylasmayi ogrenseydik evlenmeden once. O zaman evliligimizin ilk yillarini cok daha keyifli gecirirdik.

Evliligin kurallari yok. O yuzden iste ben mesela Ozan ve ben adina konusabiliyorum bu konuda. Ben bizim evliligimizi biliyorum cunku. Baskasi mesela daha erken evlenip cok mutlu olabilir. Baskasinin boyle hazirlik sureclerine ihtiyaci olmayabilir. Baskasi da mesela hic evlenmeden de cok mutlu olabilir. Zira evlilik illa olmasi gereken bir sey degil ve hep soyledigimiz gibi herkesin hayat parametreleri baska. Genel gecer kurallarla yasanamayacak seyler cok hayatta.

E o zaman, universitede evlenenin kredi borcunu silmek ne Allah askina? Vallahii gecip karsilarina haykirmak istiyorum. Dalga mi geciyorsunuz? Siz kimi neye tesvik ediyorsunuz? Siz kotu bir evliligin insani nelere surukleyebilecegini biliyor musunuz? Kadrolasma yuzunden is bulamayip, kredi borcunu ailesi odemek sorunda kalan ve bundan kurtulmak icin evlendirilmesi muhtemel insanlarin yasayacagi buhrani dusunebiliyor musunuz? Kotu bir evliligin' hele ki kolayca degistiremeycekseniz hayatinizi, insanin intihara bile surukleyebilecegini goruyor musunuz?

Aman ne var canim olmazsa bosanirlar diyenlere de bir durun diyorum. Bir durun. Bekara bosanmak kolay ama malesef bosanmak o kadar kolay degil. En azindan herkes icin. O yuzden biz etrafimizdaki cocuklara yahu evlenmeyin, durun bir calisin, onunuzde yillar var derken bir yandan evlenenin kredi borcunu silecegiz diyenlere afdersiniz YUH diyorum.

Insan caniyla oynuyorsunuz. genclerin hayatiyla oynuyorsunuz. Ve bir de su yonden bakarsaniz o korumaya calistiginiz evlilik kurumunun da karizmasini yerlebir ediyorsunuz. Zira borctan kurtulmak icin yapilan evliligin 'buyu'su kalmaz. Hani soyleyeyim o 'kutsal evlilik kurumunuzu' da bu tutumunuzla kesinlikle lekeliyorsunuz.

Ben evlilik halini seven bir insanim. Soran herkese de istiyorsaniz evlenin diyorum. Ama istiyorsaniz. Zamani gelince. Zamanin sizin icin geldigine inaninca. Daha erken degil. Baska seyler icin degil. Hele hele kredi borcunu sildirmek icin hic degil. 

Ayrica bir sekilde o kredi borclarini silecek bir butce rahatligi varsa hukumetin mumkunse hepsini birden silsin rica edelim. Ya da en azindan eskisi gibi faizi kaldirsin. Esitlik bunu gerektirir. Evlenenin borcunu silip evlenmeyeninkini ceza gibi beyaz esyaya endeksli katlamayi degil.

Evet yine sinirliyim.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Londra Gozlemleri 5

Gunler bir bir geciyor. Alisiyoruz. Duraktan eve giden yola alisiyoruz. Ise giderken saatlece yolda olmaya alisiyoruz. Markette esyalarin dizilisine alisiyoruz. Insanlarin konustuklarini anlamaya alisiyoruz. Adim adim, yavas yavs Londrada yasamaya alisiyoruz. Her sey an be an daha normal geliyor gozume. Oyle olur ya hep. Once yabancisindir, sonra alisirsin, sonra bir parcasi olursun gittigin yerdeki hayatin. Hayatin dogal akisi bu. Biz de o akisa kapilip gidiyoruz. Ama yine de hala etrafimizda gorsugumuz seylere sasiriyoruz...


Gozlem 10: Trenlerde cok cok cok fazla charity reklami var.
Charityler buradaki yardim kurumlari. henuz tam olarak inceleme sansim olmadi ama anladigim kadariyla ingilterede cok fazla yardim kurumu var. Cocuklar icin, hayvanlar icin, yaslilar icin. Bu anlamda isleyisi biraz daha anlarsam burada beni mutlu edecek seyler bulabilecegimi dusunuyorum. Hollanda da dileden dolayi, yani Hollandaca bilmedigim icin katilamiyordum hic boyle seylere. Burada insallah katilma sansim olur. Iste trenlerde o charitylerin reklamlari var. Hem de cok. Hemen hemen her trende 2-3 tane reklam goruyorum. Bazilarindan hoslanmadigimi belirtmek zorundayim ama arastiracagim bakalim neymis bu charitylerin asli gorecegim :)

Gozlem 11: Fish and chips guzel bir sey
Ingiliz mutfagiyla cok da tanistik mi emin degilim. Binbir cesit ulkeden yemek var burada. Japon, Hint, Fransiz, Italyan. yediklerimizden hangisi Ingiliz mutfagina giriyor girmiyor emin olamiyorum bazen. Mesela Ingiliz Biftegi diyorlar. BIldigin et. Izgara yapip getirmisler. Izgara etin Ingilizi, Fransizi nasil farkli oluyor ben cok anlayamiyorum. O yuzden su ana kadar yediklerimiz icinde Ingiliz Mutfagi diye etiketleyebilecegim tek sey Fish and Chips. 

Saniyorum, henuz tarifine bakmadim, baligi birali bir sosa batirip kizartiyorlar. Yaninda da patates kizartmasi ve bezelye puresi. Gayet basit, Ama bildiginiz harika! Bayildim ben bu fish and chipse. Bizim evin yakininda da cok guzel yapan bir yer var. Yandim! Zira tahmin edebileceginiz uzere hic de kalori bakimindan masum bir sey degil. Tamam balik yiyorum diye kendini bir yere kadar kandiriyor da isan. Bir yere kadar :) Hemen spor yapmaya baslamam alzim hemen :)


Gozlem 12: Disarida yemek yemek nispeten ucuz sayilabilir
Gecici bir yerde oturmamiz ve hemen hemen her aksam ve her haftasonu ev bakiyor olmamiz sebebiyle, bu ara cok yemek yapamadik evde. Daha cok disaridan yemek zorunda kaldik. Cok memnun degiliz bu halde. Ne kadar pratik olursa olsun surekli disaridan yemek yemek kesinlikle sagliksiz bir sey. Ama ne yapalim mecburduk. Bu arada yemek yapmamak ve mutfak toplamamak isime de geldi tabi ne yalan soyleyeyim :) 
Iste bu disarida cok yemek yedigimiz donemin sonunda gordum ki Londra'da makul mantikli fiyatlara  disarida yemek yemek mumkun. 

Aslinda Istanbul ile cok benzer sayilabilir. Hani Istanbul'da disarida 1 liraya da doyarsin 100 liraya da. Hani ucuza da cok sahane yemekler yersin ama cok abartili mekanlar da vardir ya. Hah iste Londra da tam oyle. Ucuza da cok guzel, lezzetli yemekler var. Boyle tika basa doyup, gayet de uygun fiyatlar odeyip kalabiliyorsunuz masadan. Ama bir yandan cok pahali yerler de var. O yuzden sokakta yuruken onune gelen bir yere girmektense onceden arastirma yapmak faydali olabilir. Hani hesap gelince sok olmamak acisindan.

Hollanda boyle degildi. Hollanda da ucuz ile pahali arasindaki fiyat farki cok fazla degildi. O yuzden cok ucuza yemek yemek de cok mumkun olmuyordu. Ama Londra bu konuda bir Istanbul bana sorarsaniz efendim :)

Burada kullandigim bir site www.toptable.co.uk. Restoran aramak, taramak ve ozellikle haftasonlari icin rezervasyon yaptirmak konusunda faydali. Zira sanirim haftasonlari burada evinde yemek pisiren yok. Rezervasyon yaptirmazsan masa bulabilene askolsun :)


Gozlem 13: Sarap pahali
Bir konudan cok muzdaribim! Yemek keseye gore bulunabiliyor cok sukur. Ama sarap? O iste yok. Bu ulkede sarap bildiginiz pahali. Markette bile pahali. Bira ucuz evet. Ama ben sarap tercih eden bir insan oldugumdan bunun bana bir faydasi yok. Bu konuda Hollandayi cok ozleyecegime eminim. En guzel saraplar bile ucuzdu Hollandamda benim. Burada oyle degil.
Ogrendigimiz kadariyla burada yerel bira sirketlerini korumak uzere, saraba ozel bir vergi ugulaniyor. O yuzden de saraplar pahali oluyor. Allahim dunyanin neresine gidersen git kurtulamiyorsun su vergilerden yahu!


Bu Gulcin de kendini yemeye icmeye vermis diyorsunuz muhtemelen degil mi :) Yok yok bu yaziya boyle gozlemler denk gelmis. Yoksa cok dikkat ediyorum yediklerime ictiklerime diyecegim de olmayacak. Hem yemeden de olmuyor ki. Insanin yemesi lazim ki ev arayabilsin degil mi :) Gunde neredeyse 8 saat yurup ev ararken ne yapayim kendimi yemeye veriyorum. Sonra evlerin halini gorunce de bir kadeh sarap iceyim diyorum. Diyorum da sarap pahali :))

Soz soz yerlesik duzene gecelim ben de yeniden saglikli beslenecegim. Bu blogun sayfalarini Bir Ebru Salli, bir Taylan Kumeli tavsiyeler sayfasina cevirecegim :) Ya da cevirmesem de iyi olabilir bence hani hepimizin ruh sagligi acisinadan :)

Neyse farkettiyseniz, pazartesi sabahi calismamak icin elimden geleni yapiyor, uzun uzun blog yaziyorum. Bir nevi pazartesi sendromuyla basetme sekli. Ama isler beni, isler sizi bekler. Ben o yuzden burada bu uzun ve anlamsiz yazima son veriyor sizlere bol keyifli bir hafta diliyorum efendim. Haydi iyi haftalar :)

1 Kasım 2013 Cuma

Bugun de buna cok guldum


Bir anda karsima cikti.
Tam 10 dakikadir buna bakip bakip guluyorum.
Vallahi gozumden yas geldi gulmekten :)
Biz, evet hala ev ariyoruz :)
Bir yandan calisiyoruz, cok calisiyoruz. O yuzden bu aralar bu sessizligim.
Oyle iste.
Ama ayrintilari gulmekten yazamiyorum bile.
E hadi bugun de boyle olsun Gulcince :)



Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails