13 Haziran 2013 Perşembe

Bir gun kaldi Istanbul'a...

Bir gun kaldi.
Yarin aksam Istanbuldayiz. Insallah!
Dun aksam bagaj hakkimizi kontrol etmek icin (bir arkadasimiz icin bir sey goturecegiz de) havayollarini aradim.
Her iste bir hayir var!
Sen bana telefonda esinizin bileti iptal olmus demesinler mi!
Basimdan asagiya kaynar sular dokuldu!
Taa Aralikta alinmis bilet neden iptal olmus? Nasil olacak? Ne yapacagiz? Oyle mi soyle mi derken evet dediler bir hata olmus.
Olmus da ne yapacagiz ucaklarda yer yok.
O an aklimdan tek gecen sey suydu:
Madem yeni bilet alacaktik gecen hafta alirdik da su cocuk da burada boyle bunalmazdi!

Neyse sonuca bakarsak bileti hallettik cok sukur.
Velakin her iste bir hayir var iyi ki arkadasimiz o paketi getirmemiz icin rica etmis. Yoksa havaalninda durumu ogrenmek takdir edersiniz ki hic guzel olmayacakti.

Dun aksam bu heycani da isin icine katarsak duygu halleri icinde dolandim durdum.
Herseyden once hayatini kaybeden o gencecik cocuga yandim :( Ah giden ah giden :(
Sonra o iceride her bir halti ettiler dedikleri camide asil yasananlari gosteren videoyu izleyip hickira hickira agladim:( 
Sonra bilet isiyle ugrasip heyecanlandim sinirlendim:(
Sonra Necati Sasmisi izleyip sastim kaldim.
Sonra da su videoyu izleyip gurbet demirden bir leblebi diye soylendim durdum.


Buyrun efendim New York'tan bir video.
Ben hani yazdim ya Su anda Turkiyeden uzak olmak diye, muzisyenler oradaki duygulari ve cok daha fazlasini bu sarkiyla dile getirmis.

Biz Yarin insallah Istanbuldayiz.
persembeye kadar. Sonra Izmir. 
Henuz hic bir planimiz olmasa da umuyorum cok guzel gececek gunler.
Istanbulda olursaniz belki denk bile geliriz degil mi.
Keske denk gelsek sizlerle de ne guzel olur...


11 Haziran 2013 Salı

Iste oyle

Yine toplantilar toplantilar toplantilar. Gun icinde internete bakacak vaktim olmuyor, aksamlari is yemekleri. Hani kaptirabilsem kendimi sanki hersey olagan akisinda. Ama malesef degil. Biliyorum. Zaten sorulan sorularla yasananlari hatiliyorum. Hatirliyorum da neyse, sanki unuttugum mu var. Benim halim de ayni hepimiz gibi iste. Sabah gozumu internetle aciyorum, aksam internete bakarken uyuyorum. Buldugum her boslukta gozum haberlerde. Iyi bir haber alma umuduyla. Ama olmuyor. Olmuyor. Olmuyor. Su siddet bir bitse artik…

Ise gelmek iyi geliyor. Calismak, insanlarla konusmak iyi geliyor orasi kesin. Daha guclu hissediyorum. Daha umutlu oluyorum calisinca. Hafta sonu oyle huysuzdum ki. Kendimden nefret ettim. Kendimi uzecek  bir seyler illa buldum, huysuzlandim, inatlastim, surat astim. Velhasil kelam cekilmez bir insandim. Koca haftasonunda yuzumun guldugu tek anlar bebek sevdigimiz anlar oldu. Allahtan 5-6 saat kadar boy boy 3 bebekle beraberdik. Allahim o bebek kokusu nasil bir koku! Hakikaten hele en kucuk olan kokusuyla, gulusuyle sinirimi stresimi aldi goturdu. Ona baktim baktim ve hersey cok guzel olacak dedim, cok guzel. O da, cocuklarini hic sakinmadan tum gun kucagimza birakan anne babasi da sagolsun.

Is guc yogun, hayatin kendisi yogun, yapmamiz, planlamamiz gerekenler cok, hayatimizin bundan sonrasini planlamak icin konusulacak insanlar alinacak kararlar girla. Ama hepsi bir yana aklimizdakiler baska bir yana. Insan hayatin akisina kendini asla kaptiramiyor. Aklim da kalbim de Turkiyede su anda. 

Biz Cuma gunu Istanbul’a gidiyoruz. Ozel olarak planladigimiz bir sey degil. Taa Aralikta miller yanmasin diye bos olan tek tarihe alinmis biletler. Denk geldi.  Iyi ki denk geldi. Gidip arkadaslarima sarilmak istiyorum. Gidip uzun uzun arkadaslarima sarilmak istiyorum. Sonra aileme sarilmak istiyorum. Sonra Istanbulumun, Izmirimin sokaklarina dalip onlarla hasret gidermek istiyorum. En sevdigim Besiktas, Taksim, Gundogdu meydani. Yavas yavas yurumek istiyorum oralarda. Uzaktaydim ama yaninizdaydim demek istiyorum. Sokaklara dalip dalip gitmek istiyorum. Cok ozledim. Cok.

Izmire gidip geldim ama Istanbula en son 1,5 yil once gitmistim. Zaten cok ozlemistim ama su anda bambaska bir ozlem duyuyorum. Bambaska, anlatilamaz sadece benim gibi uzaktakilerin anlayacagi bir ozlem. 

Simdi cok calisacagim sonra Istanbuluma kavusacagim.
Cok sevdigim sehrime.
Iste oyle.

6 Haziran 2013 Perşembe

Su anda Turkiyeden uzak olmak...

Zor cok zor...
Cunku hem butun kalbinle oradasin hem de cok uzakta.
Hem icinde taa icinde hissediyorsun oradaki duygulari hem de o duygularin her biri icini yakmakta...

Su anda Turkiyeden uzak olmak bilgisayarla bir olmak...
gozunu twitterdan facebooktan alamamak, 30 saniyede bir sayfa yenileyip durmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak soyle bir aksam olsun huzurla uyuyamamak...
her gece elinde twitterla uyuya kalmak -ya da gel sen biz suna bayilmak diyelim-,
sonra gece boyu defalarca uyanip simdi ne oluyor acaba diye yine yine bilgisayara bakmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen bir kalpte sizi...
Burada sen chappulling ederken "haydi umarim guzel gecsin" diyerek kenara cekilen ve hatta gulumseyerek bizi izleyen polise bakip neden neden benim ulkemde boyle yasanmiyor bu isler diye dusunmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen empati...
Etrafindakiler yuzun biraz gulsun, kafan dagilsin diye ugrasirken Turkiye'de insanlar gaz yiyor, insanlar cop yiyor, insanlar tazyikli suyla bogusuyor diye kendini kahretmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak elinden mide ilaclarini bir an olsun dusurememek...
 orada insanlar biber gazindan yuzunu talcidli suyla yikarken, burada sinirden talcid ustune talcid icmek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak calisamamak...
gun boyu haberleri takip etmek ve hatta toplanti saatlerini buradaki eylem saatlerine gore ayarlamaya calisip, her firsatta eyleme kosmak.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic bitmeyen bir vicdan azabi...
siddet durmadikca insanlarin cani yanmaya devam ettikce iyice kendini eli kolu bagli hissetmek,
Turkiye'de olsan meydanlarda direnecegini bilsen de oradaki herkesi -yeter canlari yanmasin artik- diye evlerine sokmak istemek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak hic gecmeyen bogazda bir dugum...
her meydandan gelen haberlere bakip, her yasananin videosunu izleyip, her yazilani okuyup 
yerinde mecburen mihlanip kalinca gozlerinin dolmasini engelleyememek.

Su anda Turkiyeden uzak olmak gozunden suzulen sessiz bir yas...
Bazen gece sevgiline sarilip ne olur siddet bitsin artik derken,
bazen oradaki arkadaslarinin sesini duyamayinca,
bazen bir anda ne yapiyorsunuz oralarda bizi merak etmeyin diyen seslerini duyunca,
ve hep hep hep yasananlarin, yaralananlarin fotograflarina bakinca yanaklarindan suzulen yasi silmek...

Liste uzar gider...
Velhasilkelam Su anda Turkiyeden uzak olmak kelimenin tam anlamiyla berbat bir sey...

Dun benim gibi uzaklarda ici icini yiyen Sittirella ile konustugumuz gibi biz meger bugune kadar hic gurbette olmamisiz.
Ustelik benim annem babam da yanimdaydi haftasonu.
Ama yok...
Oyle boyle degil...
Su anda Turkiyeden uzak olmak tam anlamiyla gurbet demek.

1 Haziran 2013 Cumartesi

Neler yasaniyor? Anneme, babama, teyzelerime, amcalarima mektup yazdim!

Oturdum bu mektubu yazdim. 
Anneme babama verecegim. Internete ulasmayan, bildikleri televizyonla, gazetelerle sinirli olan konumuza, komsumuza, tanidiga, tanimadiga gostersinler diye.

Simdi bize dusen bu! 
Bildiklerimizi anlatmak! Yalanlarin degil gercegin ogrenilmesini saglamak!


Sevgili teyzecim amcacim,
Ben Gezi Parki icin, baskiya hayir demek icin, yasaklara hayir demek icin mucadele edenlerden biriyim. Sana bu mektubu kendimizi, mucadelemizi anlatmak, tvdaki yalanlara inanmamani rica etmek icin yaziyorum. Gel sen bir de yasananlari bizden dinle olur mu?

Niye gezi parkina gidildi? Niye Gezi parkindaki eylem desteklendi?
Istanbuldaki son yesili de yok edip yerine alisveris merkezi yapmak istediler teyzecim. Bizler de buna hayir demek istedik. Agaclari kesmeyin, bu parka dokunmadan taksimi yayalastirin dedik. Agaclari kesmelerine engel olmak icin Gezideydik! 
O kadar!
Bak iste yola ciktigimiz afis bu!


Nasil direndik?
Istanbuldaki arkadaslarimiz parka eylem yapmaya gittiler. Oturdular agaclarin altina. Onlara dokunacak kepcelerin onune gectiler. Biliyor musun o katliamin izni bile yoktu. Polisten izinsiz parka girmemesini istediler. Orada sarkilar soylendi. Kitap okundu. Internetten milyonlar o eyleme destek oldu!
Polisle saldirdilar diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!
Polise yaklastiysa oradaki insalar ellerinde kitaplarla, paylasmak istedikleri yemeklerle yaklasti.
Bak iste kaniti!


Polis niye oradakilere biber gazi sikti?

Vallahi biz de bilmiyoruz! 
Ama sabah 5ti parkta yatan arkadaslarimiz biber gaziyla uyandi! 
Agaclara tutulanlar tekme tokat dovuldu, hastanelik edildi!
Polis kendisine karsi koyana biber gazi sikti diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!

Hangi karsi koyma? 
Agaclarin altinda oturanlara, uyuyanlara saldirdilar.

Bak iste kaniti!



Niye artik derdimiz sadece agaclar degil, yeter dedik?
Evet biz agac katliamina hayir demek icin ciktik yola.
Ama oradakileri dovduler, biber gaziyla bogdular, demokratik hakkiyla eylem yapmasina izin vermediler!
Ama ruzgar ektiler firtina bictiler!
Dertleri agaclar degil diyorlar!
Dogru!
Inan!
Sadece agaclari korumak icin yapilan eyleme bile tahammulleri olmadi! 
Biz demokratik haklarimizi geri istiyoruz!
Artik derdimiz sadece agaclar degil! 
Baskilara yeter diyoruz! 
Yasaklara yeter diyoruz!
 Bize sorulmadan ulkemizde alinan kararlara yeter diyoruz!
Ulkemizin geleceginde soz sahibi olmak istiyoruz!

Niye taksim gaz bombasiyla doldu?

Cunku polis bir sabah saat 5te uykudaki gostericileri bier gaziyla doverek uyandirdi. Ve sonra o biber gazi ellerinden hic dusmedi!

36 saat taksimde biber gazsiz hava solunmadi!
Acimadan, dusunmeden kimyasallari kullandilar masum insanlarin ustunde.
Bak iste kaniti!



Istanbul, Istanbuldakiler  yalniz bir gurup insan miydi?

Asla!

Turkiyenin dort bir yani, Hollanda, Amerika, Almanya her yerde insanlar Istanbulu destekledi.
Dilek ayniydi!
Demokratik haklarimiz bizimdir!
Polis siddetine son!



Niye siz bunlari duymadiniz?

Tam 4 gun siz bunlari duymasiniz. televizyonlar gostermedi, gazeteler yazmadi
4 gun ne belediye baskani, ne polisi meydana salan vali, ne hukumet konusmadi!
Biz konustuk.
Internetten ortaligi inlettik!
O 4 gunde dayak yedi insanlar! Biber gazi yedi! Tazyikli su yedi!
13 kisi yaralandi diyorlar ya.
Inanma!
Yalan!
O sayidan fazlasi kafasina aldigi darbelerle komalik edildi!
Ustelik bunlar sizden saklandi!
Size bunlar duyurulmadi!
Bak iste kaniti solda yasananlar sagda televizyonlarin gosterdikleri


Gurup muyuz? Fasit miyiz? Zavalli miyiz?

Sadece halkiz!
Onlar marjinal gurup, onlar fasit, onlar zavalli diyorlar!

Inanma!
Yalan!
Biz bu ulkenin cocugu, 
biz senin sokakta yanindan gecen insan, 
biz senin markette sirada arkanda bekleyeniz.
Hicbir partiyle gurupla alakamiz yok. Isimiz, gucumuz, okulumuz, colugumuz, cocugumuz var.
Biz halkiz.
Meydanlarda da bunu haykiriyoruz.
Bak iste kaniti!


Sokaklara, sokaktaki insanlara zarar verdik mi?
Hayir.
Onlerine cikani yaktilar, yiktilar diyorlar!
Inanma!
Yalan!
Polis yakti! Polis camlari kirdi! Polis insanlara nisan alip ates acti!
Oradakiler yilmadi onlerinde durdu!
Bak iste kaniti!



Simdi ne istiyoruz?

Polisin mudahaleyi birakmasini!
Demokratik haklarimizin geri verilmesini!
Astigim astik kestigim kestik duzenin son bulmasini!
Hukumetin, senin, benim, bizim sesimize kulak vermesini!
Bu kadar!

Peki senden ne istiyorum?
Televizyonlarda bize fasit diyorlar ne olur inanma!
Bize terorist diyorlar ne olur inanma!
Bize ulkeyi bolmek istiyorlar diyorlar ne olur inanma.
Bir de bizden dinle yasananlari, bir de bize kulak ver ne olur.




Sadece bunlari bir de bizden duy istedim.

Ellerinden yanaklarindan operim
Imza direnise gonulden inanan, bu ulkenin, senin cokcuklarindan biri.

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails