Sevgili Antwerp,
Yillardir yolumuz senin ustunden baska sehirlere ulasti.
Ama niyeyse seninle tanisacak firsat bir turlu olmadi.
Aslina bakarsan biz bugune kadar seni hep sanayi kenti sandik
Simdi gelip gezince sokaklarini, anladik ki
Meger cok yanilmisiz...
Cumartesi sabahi havayi bulutsuz, gunesli gorunce hadi dedik duselim yollara. Aklimiza ilk sen geldin inan. Ama boyle bir anda cikiverince yola biraz hazirliksiz oldu sana gelisimiz elbet, ne bir plan ne de gorulecek yerler vardi aklimizda. O yuzden cok adetimiz olmasa da kendmize bir tura kaydolurken buluverdik :)
Rehberimiz anlatti, biz dinledik... bak senin hakkinda neler neler ogrendik...
16. yy senin altin cagin sayilirmis. O zamanlar en zengin donemlerini yasamis hatta Avrupa'nin en zengin sehirlerinden biri olmussun. Sonra Ispanyollar gelmis egemenligini ellerine almislar. Ispanyadaki krala baglanmissin. Baglanmissin baglanmasina da yan komsun Hollandalilar bu durumdan hoslanmamis elbette. Iste o vakit kapatmislar dereden sana dogru gemilerin gecisini. Daha dogrusu yuksek bir vergiye baglamislar. Hic gemi gelmez olmus sana. Elbette ticaret bitince, gelir kaynagin tukenmis senin icin de sasaali donem bitivermis. Tam uc-yuz-yil surmus bu ambargo. Belki de o donemi anlatirmis su an en guzel meydanini susleyen bu heykel ve heykelin hikayesini olusturan efsane...
Efsaneye gore...
Cok eskiden topraklarinda yasayan bir dev varmis. Bu dev nehiri gecmek isteyenlerden harac ister durumus. Vermeyenin de sag elini keser dereye atarmis.
Gunlerden bir gun askerlerden biri nasil olduysa bu devi alt etmeyi basarmis. Ibret olsun diye o da devin sag elini koparmis. Boylece halk devden kurtulmus
Iste tam o ani simgelermis bu heykel...
Yine efsaneye gore adin da aslinda bu olayin hollandaca soylenisinden gelirmis.
"Hand werpen" hollandacada "el firlatmak" anlamina gelirmis ya.
Zamanla "H"si gitmis. Antwerpen kalmis. O da senin ismin olmus..
Bu heykelin arkasinda duran gorkemli bina senin belediyeni barindiriyormus. Italyadan gelmis bu binanin planlari. Ronasansin en yuksek devrini yasadigi donemde senin meydanin da bir ronasans binasina kavusmus. Ronasans zamaninda dini ogeler cok fazla vurgulanmadigindan binanin ustunde de hic dini oge yokmus. Ama ne zaman ki Ispanyollar gelmis kataolizm onem kazanmis, yayilmak istenmis; iste o zaman bu binanin ustune bu dini heykeller eklenmis... Bir de hemen hemen her sokagin kosedinde karsimiza cikan dini ogeler de yine bu zamanda binalari suslemeye baslamis...
Meydani susleyen diger binalarin da kimisi 16. yydan kalma kimisi 19.yydan. Hepsi birbirinden guzel. Hepsinin tepesinde altin kaplama bir figur. Bugun ogrendim ki o figurler binalarin sahiplerini ya da adini simgelermis. Ne zaman ki Napolyon'un hakimiyetine gecmis ulke Fransiz etkisi artmis o zaman binalar numaralanmaya baslamis. Sevgili Antwerp, bilmezdim sayende ogrendim meger numaralama sistemini binalara ilk uygulatan da Napolyonmus...
Belki de sahip oldugun en gorkemli tarihi bina sadece bu meydandan degil neredeyse sehrin her kosesinden gorulebilen katedralin. Tam uc-yuz-yil surmus bu kathedralin ilk halinin yapilmasi. ve aslinda Avrupa'daki pek cok kathedral gibi o da hic bitirilememis.
Yanginlar gormus, savaslar yasamis ama heralde en buyuk tehlikeyi Napolyon bu katedralin oldugu alani "at ahiri" olarak kullanmak istediginde yasamis.
Neyse ki kathedrali yikip o alani at ahirina cevirme gorevi donemin onemli mimarlarindan Jan Blom'a verilmis. O da oyle yavastan almis ki yikim islerini, daha kathedralin yikilmasina gecilmeden fikirler degismis. Yani Jan Blom kathedrali kurtarmis. O yuzden kathedralin bulundugu sokaga O'nun adi verilmis.
Belediye binasini arkana alip meydani dumduz gecince variliyor bence sana gelince mutlaka gorulmesi gereken cok guzel bir baska meydana. Bu meydandaki tum binalar Ispanyollar tarafindan katolizmi yaymak icin yapilmis. Bu guzel kiliseyi yapmak ise sadece yedi yillarini almis. Ne yazik ki yapimindan yaklasik yuz-yil sonra buyuk bir yangin cikmis kilisede ve orijinal alanlarin pek cok kismi tahrip olmus.
Meydanin diger sahipleri yine ayni donemde yapilmis olan kutuphane ve toplanti binasi. Bu binalarin sardigi meydanin cok guzel bir akustigi olduguna inanildigindan senin bu meydanin hic muzisyensiz olmazmis. Bu meydandaki kutuphaneyi sana ticaret icin gelen Alman tuccarlardan biri yaptirmis. Normalde acik olmazmis kutuphane ama biz oradayken acikti :) Gorduk ki mis gibi kitap kokan, sari isiklarla aydinlatilmis cok ama cok guzel bir kutuphaneye sahipsin. Yani bence pek kiymetli bir hazinenin sahibisin...
Kutuphane cikisi vurduk kendimizi yollarina...
Sokaklarinin arasinda dolastik...
Gorduk ki sahip oldugun tek guzellikler tarihi binalarin degil
cesit cesit evlerinle, eski binalarla suslu arnavut kaldirimi sokaklarinla, o sokaklarda karsimiza cikan rengarenk vitrinlerine aslinda sen surprizlerle dolsusun...
Kucuk ayrintilara gulumseyip
renklerin arasinda yuruduk yuruduk
laf aramizda baya da yorulduk :)
Cok sasirdik denize uzak bir koumda olmana ragmen
Rotterdamdan sonra Avrupa'nin en buyuk ikinci limanina sahipmissin.
Ben bu gezide anladim ki gemileri cok seviyorsun...
Rahat gecsinler sularindan diye nehrin iki kiyisini birlestirecek bir kopru bile barindirmiyorsun...
Peki nasil ulasiyor bu iki kiyi birbirine dedigimizde rehberimizin verdigi cevapla cok sasirdik.
Meger tuneller baglarmis iki yani.
Ve belki de iste bu tunel Avrupadaki tek sadece yayalarin gectigi tunelmis.
Daha oyle cok sey ogrendik ki senin hakkinda...
Mesela bir baski atolyesi gezdik, sonra cok guzel kiliseler ziyaret ettik.
Yazsam sayfalarca onlari da yazarim.
Ama...
Cok uzun yazdim biliyorum...
Sadece sana veda etmeden bir de sunu soylemek istiyorum.
Biz vaktimiz cok az oldugundan kisa kalabilmis olsak da Foyer cafesine bayildim.
Sanki bir cafede pasta yiyip cay icmiyordum da bir baloya istirak ediyordum.
Yok yok hatta...
Sanki o suslu tavanlarin icinde ben de bir tiyatro yildiziydim :)
Simdilik hoscakal diyorum sana ama aklinda olsun...
Yeniden gelecegiz biz sana...
cunku cok guzel muzelerin varmis gezemedik.
Tamam tamam bir de yanimizda getirdigimiz cikolatalar yetmedi
De Foyer de biraz daha leziz pastalar yiyelim istedik :)
biz yeniden gelecegiz ama sen simdilik
Hoscakal...







Bir daha ki sefere benden de selam söyleyin. Ben de çok görmek isterdim kendisini:)
YanıtlaSilTabi efendim ne demek mutlaka iletecegiz kendisine eminim ki o da sizi gormeyi cok ister :)
SilNe güzel bir hafta sonu. Avrupa'da olmanın avantajı işte,her yere yakınsın. Bir hafta sonu Hollanda ,bir hafta sonu Almanya,diğerinde Fransa gezin gezin ... Ben de gezmiş kadar oldum şimdi. Çok beğendim Antwerp'i biliyor musun ? Her şey gönlünce olsun Gülçin'im ,sevgiler...
YanıtlaSilcolette cok haklisin buraya gitmek bizim evden bir saat suruyor mesela. istanbulda iki yaka arasinda gecis bile bazen bundan uzun suruyor. iste biz de o yuzden vuruyoruz kendimizi yollara :)
SilAntwerpi begenmene cok sevindim. Oyle uzun yazdim ki bunalip sevmezsiniz sehri de sanmistim cunku :) Cok tesekkurler bu guzel gezmeye tesvik eden yorum icin. Sevgiler benden de :)
Çok güzel bir paylaşım olmuş. Detaylara bayıldım.Ne güzel gezmiş kadar oluyoruz.Sevgiler:)
YanıtlaSilpembekekik cok tesekkur ederim.
Sildetaylar sizi bunaltmadiysa ne mutlu bana. Yazdim yazdim bir baktim dedim roman yazsaymisim L(
Sevgiler benden de :)
kim en çok gezinti mimi yayınlanırsa a-ha'dan önce senin ismini vereceğim:)
YanıtlaSilhypo ben de diyordum ki haftalardir hep Rotterdamdaydim soguktan uzun bir ara bile oldu sayilmaz mi :)
Silbekliyorum o mimi merakla ben o zaman :)
Gülçincim,
YanıtlaSil3 sene evvel gitmiştik biz de ama yazdıklarının pek azını biliyormuşum ben hakkında.
Tekrar gitmek istiyorum ben bu posttan sonra :)
esra, ben acikcasi bu kadar sevecegimi hic dusunmemistim gitmeden :) ama baya baya sevdim o yuzden yeniden gidesim de var inan. Insallah siz de gidersiniz yeniden. Bir de alisveris icin cok cazip gorundu bana bu sehir bilmem sen ne dusunursun :)
SilTabi canım kocaman taşlı elmas küpeler aldım ben ordan :P
Silbiliyordum :) hissetmistim alisveris cevherini oradaki ben :)
SilAahhh o kütüphane!!!
YanıtlaSilgorkem sorma! bayildik tek kelimeyle bayildik!
Silnasil da guzel kokuyor tahmin edersin onca eski kitap bir arada olunca.
cok fotograf cekemedim de boyle kenarlarda kucuk kucuk bolmeler yapmislar cam panellerle ayirip her birinin ortasinda bir yazarin bustu var etrafi da yazarin kitaplarinin oldugu raflar. Cok guzeldi cok!
Keşke çekebilseydin, sadece ona özel bir yazı bile yazılırmış...
SilYine harika bir gezi yazisi olmus :)
YanıtlaSiltesekkurler lily. sanirim seviyorum gezmeyi artik bunu kabul etmeliyim :)
Silben de ne zamandir lily yo diyordum umarim hersey yolundadir. sevgiler
Bende gitmek istiyorum,ama ileride Ashley ile :) Yine gezmişsin valla kıskandım Gülçin'ciğim.Kütüphane ilgimi çekti.
YanıtlaSilrrh, ashley ile nereye gitseniz eglenirsiniz ondn eminim onun nesesi ile :)
Silkutuphanede bir de ufak sergi vardi cizimlerle ilgili ashley onu severdi sanirim :)
haftaya baslamak icin iyiki ugramisim:)))))
YanıtlaSil:)) ben de dun sabah sizin blogunuzda ayni hislere kapilmistim efendim :)
Silhep gezebilse insan ne iyi olur beste :)
gulcinim bana kadar gelmissin ben bu sehirde yasiyorum.keske daha once seninle tanisip geldigini bilme imkanim olsaydi.ne kadar guzel anlatmissin antwerpeni.hergun sokaklarinda dolastigim bu sehir senin agzindan daha da sicak geldi bana ,lutfen bir daha gelirsen haberim olsun.shopping centrum daki o kafede belki kahvemizi beraber yudumlariz olmazmi
YanıtlaSilu.aydin ah ne guzel tesaduf olmus o zaman bu :)
Silelbette bir daha gelecek olursak haber veririm cok da guzel olur birlikte bir kahve icmek. cok tesekkurler bu guzel teklif icin.
Fotoğraflar ve anlatımın o kadar süper olmuş ki, atlayıp gezmemek için kendimi zor tutuyorum =).
YanıtlaSilAtla gel lalis :) ama bahar daha guzel olabilir soylemedi deme :)
Silgörseller harikaa
YanıtlaSilo binalar mimari aman allahım çok güzel
paylaşım çin teşekkürler
sevgiler
darkolivee, cok tesekurler ne mutlu begendiyseniz :)
SilCok guzeldi,devamini bekliyorum :)
YanıtlaSilhvalar bir duzelse new yorktan gezecegiz de yine bulutlar sardi etrafimizi :)
Silsizin oralar cok gunesli gorunuyor bu ara oh ne guzel keyfini cikarin bizim icin de :)
sevgiler
Bu şehrin bunca hikayesi varmış, ben de sayenizde yeni öğrendim. Çok güzel bir paylaşım olmuş, ellerinize sağlık. Size tavsiyem bir dahaki ziyaretinizde şehrin gecesini de yaşamanız. Işıklandırmalar öyle güzel oluyor ki, sokakları ayrı, limanı ayrı bir güzel. Sevgiler..
YanıtlaSilbenden bizden, ben tesekkur ederim bu guzel yorum icin. Biz de o gun alinda gecesi de guzel olabilir buranin diye dusunmustuk. Simdi bu tuyo ustune bir aksam gezisi planlamak da sart oldu. Cok tesekkurler bu tuyo icin.
SilSevgiler
dostum bide oranın genel ev sokağı var.. sokak boyu kadınların kendilerini vitrinde sergilediği bi yer orasıda çok meşhurdur kadınlar bile girip bakarlar içerde ne var ne yok die hollanda ve belçikada yasal yollarla vergi ödeyerek yaparlar bu işi gemileri ve denizcileride bu sebepten sever bu memleket denizci olup gitmeyeni yok kafaları kopsun o zillilerin
YanıtlaSiladsiz, demek orada da var o sokaklardan biz tabi amsterdamdakini biliyoruz. bildigin turistik bir mekan artik buradaki de. bir dahakine dikkat etmeli. tesekkurler
Sil