26 Ocak 2011 Çarşamba

Sanirim sira bizde

Evet beklenen olmak uzere. Sanirim ama hala saniyorum (!) hasta olacagim/z. Evet biliyorum hasta olmak icin yapilabilecek bazi seyleri eksiksiz yerine getirdim/k.
2 aydir yok isti yok gezmekti diye oradan oraya dolandik mi?
            Dolandik.
Viruslerin en kolay yayildigi yerlerden biri olan ucaklarda saatler gecirdik mi?
      Gecirdik.
Turkiye’de hasta arkadaslarimizi ozlemimize yenik dusup gorduk mu?
Gorduk.
Ustelik yine ozlemimize yenik dusup onlara sarildik mi?
Sarildik.
Ben bir de ustune Londraya gittim mi?
Gittim.
Zaten benim Londraya gidip hasta olmadan donmuslugum var mi?
Yok
            Peki tum bu yaptiklarimizdan pisman olduk mu?
Pardon niye? Tabi ki de hayir :)

25 Ocak 2011 Salı

Emeksiz yemek... Olmaz :)

Daha once de soylemistim; hep keyif icin gezmiyoruz tabi, arada is gezileri de oluyor. Is gezileri olunca, gunlerce tum ogunleri disarida yemek zorunda! kalinca elbette satis elemanlariyla ve garsonlarla keyifli sohbetler gezilerime renk katiyor. Ve aslinda bu geziler ve sohbetler bana Avrupa gibi ufacik bir kitanin icinde bile ne buyuk farkliliklar oldugunu yeniden gosteriyor. Bence farklilik zenginlik. O yuzden ben yasadigim, gezdigim gordugum her yeri orayi zenginlestiren tum farkliliklariyla seviyorum. Hatta boyle farkliliklari gorunce ogrenince eni konu seviniyorum.

Mesela gecen hafta bir sabah ogrendim ki Ingiltere'de tost yapmayi bilmiyorlar J Yok olmadi; soyle soyleyeyim Ingiltere'de tost almak oyle bizim oralardaki kadar kolay degil. Bizde gidersin bufeye, “Bir kasarli” dersin, tost kelimesini kullanmaya bile gerek olmadan sicacik tostun hemen onune gelir ya; Ingiltere’de isler pek oyle yurumuyor. Tost almak, tost yemek emek istiyor. Kanit mi istersiniz iste gectigimiz hafta bir sabah kafedeki satis gorevlisiyle aramizda gecen konusmalar:

24 Ocak 2011 Pazartesi

18. yil...

Bu Ocak ayi ne cok kayiba ev sahipligi etti. Bugun 24 Ocak 2011. Tam 18 yil once bugun U.gur M.umcu da diger katledilen gazeteci arkadaslari gibi yok oldu gitti. Bedenen diye dusunulebilir, suphesiz oyledir. Ama sorgulayan beyni, hesap sormaya calisan vicdani da o tarihten sonra yoktu.

Benim hayatimda bir ilkin tetikleyicisiydi bu olay. Daha 12 yasindaydim ama katildigim ilk protesto eylemi onun katlini takip ediyordu. Izmir’de sokaklar mahser yeri gibi kalabalikti. Enistemler, annemler bizi karsilarina alip anlayabilecegimiz bir dille neden yollara dustugumuzu anlatmislardi. Aklimda kalan pek cok sey var ama en baskin olani bir insanin oldurulmus olmasiydi.

20 Ocak 2011 Perşembe

Acaba benden baska neler olurdu?

Universite sinavinda istedigim okulu kazandigimda benimle birlikte beni taniyan hemen hemen herkes cok sevinmisti. Hemen hemen herkes cok sevinmisti diyorum cunku anneannem ve arkadaslari da sevinmis olsalar da onlarin sevinci buruktu. Hatta benim saskin bakislarim arasinda “Olsun kizim olmadi bir daha calisirsin uzulme sen” diye beni teselli ediyorlardi. Biraz olayi kurcalayinca gercegi anladik. Meger anneannem yavrum cok calisti ama bir ogretmenlik tutturamadi diye uzulup duruyormus arkadaslari da anneannemin uzuntusune ortak olmus J Anneannecim ama ben istedigim yeri kazandim desem de fayda etmedi o hep ben ogretmen olmadim diye icten ice uzuldu durdu. Ilerleyen yillarda hele hele gece yarilarina kadar mesailer basladiginda anladim elbet anneannecigimin isteginin haklililigini ama… gec oldu J

Universite bitti calismaya basladim. Ilk projemin musterisi alkollu icecek ureten bir firmaydi, arkasindan bir sans oyunlari firmasi, arkasindan baska bir alkollu icecek firmasi musterilerim oldu. Hepsinde anneannem tebrik etti beni ama ne zaman sut ve sut urunleri ureten bir firmaya proje yapmaya basladim iste o zaman sevincten boynuma sarildi. Biraz usteleyince gercegi anladik. Meger anneannem ne olacak boyle alkol kumar dunyada yatacak yeri kalmayacak cocugumun diye uzulur dururmus J Ne desem fayda etmedi ne zaman ki yiyecek icecek sektorunde kaldim ben, seviniverdi canim anneannem ici rahat etti.

Aslinda O’na gore en guzel meslek nikah memurluguydu. Gelsin gelin gitsin gelin insan hep mutlu olurdu. A bir de insanoglu elbet cogalacakti, illa para kazanamak istiyorsam o zaman kadin dogum ya da cocuk doktru olmam mantikli olurdu J Bir vakit gozleri gormedi ne yazik ki o zaman kirdigi bardak canaga itafen zuccaciyeciligi iyi bir meslek kabul etti J Elbette hastaliklara derman olan doktorlara saygisi sevgisi sonsuzdu. Dolayisiyla doktorluk da bana yakistirdigi mesleklerdendi. Yillarca boyle yuzumu guldurdu anneannem ve aslinda bana hep yuzumu guldurecek bir oyun da birakti. Acaba benden baska neler olurdu?

Bir evlenme furyasinin icinde ardi ardina dugun hazirliklariyla ugrasinca; acaba  benden dugun organizatoru olur muydu?

Bir ara her hafta ucaklarda o ulkeden bu ulkeye proje pesinde kosturunca; acaba benden hava yollari denetcisi olur muydu?

Gezdigimiz yerleri yazmaya hevesim gunden gune artinca; acaba benden gezi yazari da olur muydu?

Evde hamur isleriyle hasir nesir olup stres atmaya baslayinca; acaba benden pastaci da olur muydu?

Dans etmeyi cok ozleyip gozlerimi kapadigimda sahnede oldugumu hayal edince; acaba benden dansci da olur muydu?

Ya daha kucucuk oldugum zamanlardan itibaren omlet bile yaparken hayali seyircilerime tarifler verince; acaba benden yemek programi sunucusu olur muydu?

Daha neler neler... 

Yukaridakileri bilmem de once kisacik zamana bol aktivite sigsin diye erken kalkmaya baslayinca, sonra bir sabah bazi yediklerimizden uyuyamayip gune 05:30 da baslayinca, ertesi sabah ucaga yetismek icin 04:30 da kalkinca, ertesi sabah baska bir ucaga yetismek icin 05:00te kalkinca dusundum de  bu aralar benden olsa olsa imam olurdu J

19 Ocak 2011 Çarşamba

19 Ocak'ta ne olmustu?

4 yildir Hrant yok…
4 yildir vicdan yok…
4 yildir yargic yok…
4 yildir savci yok…
4 yildir hukumet yok…
4 yildir partisi var adalet yok…
4 yildir meclis yok…
4 yildir yuzleri yok…
4 yildir yurekleri yok…

Ve 4 yildir huzun var… aci var… hala adalet icin cabalayanlar var… 
Onlar bugun saat 15:00’te Agos Gazetesi'nin ounde bulusuyorlar. 
Bir de 23 Ocak Pazartesi gunu Bogazici Universitesi Garanti Kultur Merkezi'nde Alismadan, unutmadan diyorlar...
http://www.facebook.com/event.php?eid=157125291004775

PS: Bir de yillar once 19 Ocak'ta aslinda benim canim abim dogmustu. 4 yil oncesine kadar 19 Ocak sadece canim abimin dogum gunuydu. Keske oyle kalsaydi. Ne kadar 19 Ocak golgelenmis olsa da dogum gunun kutlu olsun abicim! Senin hayatinda hergun isik dolu olsun. Iyi ki dogmussun, iyi ki benim abim olmussun...

12 Ocak 2011 Çarşamba

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhanelerıyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

........
Orhan Veli Kanık

7 Ocak 2011 Cuma

Ey sehir...

Ey sehir denizini, gunesini sakla
Döneceğim bir gün
İmbatindan derin bir nefes almak için...

Bilmem dogdugum, buyudugum yer oldugu icin mi seviyorum bu kadar Izmir'i. Yoksa hala ailem ve pek cok arkadasim orada oldugu icin mi? Yoksa sadece Izmir oldugu icin mi? Nedenini bilmiyorum. Nedenini merak da etmiyorum. Ne icin olursa olsun her Izmir'e gidisimde mutlu cok mutlu oluyorum. 

Hatay caddesinde bitmeyen metro insaati devam etse de, gunden gune artan araba sayisiyla trafigi Istanbul'u aratmaz hale gelse de, gittigimiz yerlerde park yeri bulmak bazen oraya varmaktan daha uzun zaman alsa da seviyorum Izmir'i. 

Dukkanlarda guler yuzlu insanlarla konusunca, restoranlarda garsonlara merhaba nasilsiniz diyip havadan sudan sohbet edebilince, Kordona karsi bir kafede elimde sicak cayim annemlerle sohbet edince bitmeyen insaatlari aklima bile getirmiyorum.

Sabah kahvalti sofrasini yagli boyoz ve Izmir tulum susleyince, aksam ustu sokak gevreginin kavruk susamlari caya eslik edince hele bir de annemlerin hazirladigi cesit cesit yemegin yanina halamin boregi sicak sicak eklenince trafikte gecirdigimiz sureyi aklima bile getirmiyorum.

Hadi bir cikip dolasalim diye arayan arkadaslarim kuzenlerim olunca, simdi kendimize ne hediye versek ne yesek diye Nilgun ablam butun aksam etrafimda dolasinca, sonra evimizde ailece oturup gulus ahenk sohbet edince yolda yuruken sagimdan solumdan yarim metre mesafe ile gecen arabalari aklima bile getirmiyorum.

Aslinda bir sehri guzel yapan ne agaci ne binasi ne denizi. Bir sehri guzel yapan orada yasayan sevdiklerin ve en onemlisi senin orayi ne kadar sevdigin. Hani V.izontele'de dedikleri gibi: Eğer bir yeri seviyorsan orası dünyanın en güzel yeridir... eğer o yeri sevmiyorsan orası dünyanın en güzel yeri değildir. Iste o yuzden belki de Izmir'im benim icin dunyanin en guzel yerlerinden biri... 

Bekle Izmir'im geliyorum; imbatindan derin bir nefes almak icin...

2 Ocak 2011 Pazar

Isvicre'den bildiriyorduk....

Bugun hava gunesli saniyorlar. Halbuki degil. Vazgercerler mi ki buralara gelmekten? Aslinda bir gelseler gorecekler gunes degil ki bugun mutlu olmak icin ihtiyaclari olan. Once Zurih'ten Lucern’e gelecekler; 50 dakikalik bir tren yolculugu bekliyor onlari. Sonra umarim benim oldugum yere gelmeyi kesfedecekler. Oyle heyecanla bekliyorum ki onlari. Pardon ne dediniz? Gelecekler kim mi? E tabi ki Gulcin ve Ozan. Duydum ki Gulcin ve Ozan da buradaymis. Bir de kara bayiliyorlarmis. Ben de tanismak icin heyecanla onlari bekliyorum.

Aa pardon siz “Sen kimsin?” diye mi soruyordunuz? Belki sizinle de tanismisizdir ben Pilatos daginda yasayan Davos kizaklarindan biriyim. Isvicre'de bizi cok severler. 7'den 70'e tum Isvicrelilerin elinin altindayizdir. Kar oldu mu bizsiz gun gecirmezler.

Bak lafa daldik onlar gelmisler bile. Oh be gelmezler diye cok korkmustum. Turist ofisindeki gorevliyle konusuyorlar. Akillarinda ya Pilatus dagina gitmek var ya da Rigi dagina. Anladigim kadariyla once sehri gezeceklermis. Ne yapalim, cok oyalanmasalar bari, ne guzel oynayacagiz burada! Ben Pilatus'ta bekliyorum onlari. Sehirden bir teleferige bindiler mi yarim saatte yanimdalar. Rigi hemen karsi komsumuz. O da gorkemlidir baya ama kisin oralara gitmek zor. Once  gemiye binmeleri lazim sonra da trene. Gun icinde gidip gelmek en az 5-6 saat aliyor. Orada da benim arkadaslarimla bulusurlardi da simdi vakit kaybetmesinler; istiyorum ki hemen gelsinler oynayalim biz!

Bak izliyorum onlari asagida. Gulcin’in akli fikri dar sokalarda, binalarin arasinda dolasmakta. Ozan kitabi, haritalari okumasa sokaklarda kaybolacak inanin. Bizim sehrimizin adi Lucern. Belki cok duyulmamistir adi ama aslinda Isvicre'nin en cok turist gelen sehirlerinden biridir. Hele baharda yazda hava gunesli oldu mu, bulutlar bizim daglari kapatmaktan vazgecti mi gol kiyisindan  manzaranin tadina doyum olmaz. Isvicre'nin ortasindayiz. Dolayisiyla baska sehirlere gelmis olsaniz bile bize ziyarete gelmeniz en fazla 1-2 saat alir; bekleriz. Ozan ve Gulcin'in su an ustunden gectikleri tahta kopru sehrimizin simgelerinden biri. Ayni zamanda Avrupa'nin ilk koprulerinden biri. Ne yazik ki 1993 yilinda suyun ustundeki bir gemide cikan yangin ona da sicradi. Ne zordu hicbir sey yapamadan yangini izlemek. Simdi eskiye sadik kalip yenilediler kopruyu de uzuntumuz biraz azaldi. Ah iste koprunun ardindan gorunen de Pilatus yani bizim dagimiz. Sonunda Gulcin de bizim dagi gordu asagidan. Sevinci gorulmeye deger. Bilse buraya bir gelsin bak nasil sevindirecegim ben onu. Bakin nasil da guzel gorunuyor kopru ve dagimiz oradan onlarin gozunden:

Ben anlatirken onlar da unlu Lion anitinin oraya geldiler. Bu anit Fransiz Ihtilali sirasinda Fransa'da oldurulen 700 Isvicreli askerin anisina yapildi. Kral silah kullanmalarini yasakladigindan askerler, halk ayaklanmasi gerceklestiginde kendilerini savunamamislar bile. Kim hakli kim haksiz soylemek mumkun degil. Bence hep karlarda kaysin insanlar hep eglensinler ne gerek var boyle seylere ama kim beni dinlesin! Sanirim Ozan cok begendi bu aniti etrafinda dolasip kitabi okuyor. Seviyor okumayi cocuk! Hadi Ozan bosver siz benimle oynamaya gelin!
Hava bulutlu da olsa gol kiyisina gitmeden olmaz tabi onlar da hakli ne diyeyim... Ama biraz acele etseler keske. Hayda simdi de S.t.arbucks'a gidiyorlar iyi mi Gulcin biraz calisacakmis. Gulcin gel sen bosver isi misi. Ssst duyuyor musun beni? Neyse napalim biraz daha sabredecegiz. Laf aramizda onlar boyle gezerken beni eglenmek icin gelen baska birisine kiralayacaklar diye cok korkuyorum. Sabirli olayim ama degil mi? Bakin ne fotograflar cektiler sehri gezerken:

Bizim buralara gelmek icin sehirden bir teleferige binmek yeterli. Ustelik teleferige kadar olan yol da yurumesi eglenceli bir yoldur park var kilise var yol ustunde sikilmazsiniz yani. Teleferige atladiniz mi 30 dakikada benimle bulusabileceginiz yerdesiniz. Ben dagin zirvesinde degilim. Oraya gitmek icin baska bir teleferige daha binmek lazim ama kisin o teleferik kapali. Laf aramizda iyi ki kapali yoksa benimle oynamaz zirveye giderlerdi degil mi? Ama baharda yazda, yani benimle oynayamayacaginiz zamanlarda harikadir orasi, oranin manzarasi benden soylemesi! 

Hadi canim, meger Gulcin teleferikle yukseklere cikmaktan korkuyormus. Cesur gorunmeye calisiyor ama suratindan belli nasil da korkuyor. Hadi dayan Gulcin oyle eglenecegiz ki ben sana o korkulari unutturacagim inan. Ustelik sadece yarim saat ne olacak ki? Sanki Ozanin telkinleri de ise yariyor. En azindan artik beresiyle gozlerini kapatmiyor da etrafin guzelliginin keyfini cikarabiliyor. Komik bir kizmis bu ya simdi yuksekten korkup benimle de oynayamazsa. Olur mu olur. Olmaz degil mi ama ya?

Bu arada nasil guzel bir kar basladi. Pamuk gibi kapladi yine her yeri. Iste ben de o karlarda kaymak uzere bekliyorum ya Gulcinle Ozani. Oley, teleferikleri de geldi. Mujde artik cok yakinimdalar! Bizim dagimizin restoranlari da meshurdur. Once bir yemek yiyiyorlar yaninda kirmizi sarapla ve sonra eglence baslayacak. Sabirsizlaniyorum inanin!

Bir saniye geldiler mi yoksa? Evet evet buradalar. Sey pardon beni almaya gelmisler beni! Hey hey onu degil beni! Yanlis kizagi veriyorsunuz ya hayir kime diyorum ben! Beni alacaklar beni! Ya hayir olamaz. Ozan Ozan! Ah evet Ozan harikasin beni sectigin icin. Dostum  bak gor nasil eglenecegiz!

Hah simdi once surada bir deneme kayisi yapalim... Resim mi cekelim diyorsunuz tamam o da olur ama biraz acele edin.

Evet Gulcin seninle baslayalim! Soyle hafif dik bir yokus buluyoruz ve ucuyoruzzzz!!!!!!! Ozan biraz daha basarili kabul edelim ama sen de fena degilsin! Bir daha deneyelim hadi ama daha yuksekten… Ucuyoruz!!!!!!!! Evet aynen boyle tekrar kaymak icin geri donerken hizli hizli kos ki daha cok eglenebilelim. Oleyyyy ucuyoruz!!!!!

Upps nasil yani? Ama ben sadece 1 kisilik bir kizagim iki kisiyi tasiyabilir miyim acaba? Amannn sizi mi kiracagim? Ozan zaten tek basina Gulcin cok yukseklerden kayamayacak gibi. Sana guvenim sonsuz dostum basarabiliriz. Hadi bakalim ucuyoruz!!!!! Bakin ne guzel kaydiniz ki cocuklar da sizinle yaris yapmak istiyor. Hadi Ozan yarisalim mi yarisalim mi? Hooop ucuyoruz!!!!!

Hey bir dakika niye aldiniz cantalari? Nereye gidiyoruz? Yamac otarafta degil bu tarafta. Oradan kayamayiz! Nasil yani gunun sonu mu? E nolur ki son teleferik gitse kaya kaya asagiya ineriz? Neler diyor bunlar ya? Kiyafetleri uygun degilmis. Ya bosverin kiyafeti kaya kaya ineriz. Heyyy duyuyor musunuz kime diyorum ben? Aaa gercekten gidiyoruz. Oh keyfe bak bir de sarap actilar teleferikte. Madem sarabiniz da vardi kaya kaya inseydik? Neyse tamam bir dahaki sefere. Ne guzel seyler soyluyorsunuz benim hakkimda. Demek cok eglendiniz. Utandiriyorsunuz inanin beni J

Ah Gulcin inan ben de uzuluyorum gitmenize. Sevdim bu kizi bir de tesekkur etti bana iyi mi? Daha uzun gelin. Heyyy ben hep buradayim yine gelin….Unutmayin tamam mi daha tepeden kayarak inecegiz. Eh artik ben de dinleneyim ne gundu be….

Ne gundu be… Ne eglendik… Karlarin ustunde hakikaten cocuklar gibi sendik. Iste Isvicrede bir gunu daha boyle bitirmistik. Bu kez bizim dilimizden degil Davos kizagimizin dilindendi hikaye…. 

Ve Luzen gecesinden bir iki resim de bizden yine...

Bunlar da ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails